Memur emeklisi dostlara duyurulur.
Bu arada Bölge Adliye Mahkemesinde bekleyen ve tüm emeklileri ilgilendiren TÜİK davasının da yakında sonuçlanmasını bekliyoruz.
Her iki davanın da lehimize sonuçlanması için, tıpkı 25 Eylül Cuma günü AYM önünde yapacağımız basın açıklamasında olduğu gibi tüm emekliler ve örgütleri olarak birlikte hareket etmemiz çok önemli. Hep birlikte mücadele edersek mutlaka kazanacağız.
Sevgi, selam ve iyi dileklerimle.
Ankara / TUSAŞ
Millî havacılığımızın iki önemli platformuyla gökyüzündeydik. 🇹🇷✈️
Hava Kuvvetleri Komutanımız Orgeneral Rafet Dalkıran ile HÜRKUŞ-II ve HÜRJET’in kokpitlerinde yerimizi aldık, gökyüzüne yükseldik. 🛫
Bir uçağın kokpitine oturduğunuzda; tasarım masasından üretim hattına, testlerden uçuşa kadar uzanan büyük emeği çok daha yakından hissediyorsunuz.
Şimdi bu emeğin yeni bir karşılığı daha geliyor: İlk HÜRKUŞ-II’lerimizi kısa süre içerisinde Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edeceğiz.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu başarıya omuz veren @tcsavunma, @tusas_tr, Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza, sorumluluk alan tüm alt yüklenici şirketlerimize, mühendislerimize, teknisyenlerimize ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. 🇹🇷
#MillîYetkinlikHamlesi
#MillîTeknolojiHamlesi
@halukgorgun 1964 Kıbrıs Olayları sonrası ABD başkanı Johnson'un yazdığı mektup sonucunda, 1970de Türk Hava Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı kurulması ve sloganı olan "Kendi uçağını kendin yap" ile kurulan TUSAŞ'ın son yıllardaki hızla artan başarıları gurur verici.
📍 Ankara / TUSAŞ
HÜRJET’te ileri teknoloji yeteneklerimizi Gök Vatan'da test ettik. ✈️🇹🇷
Hava Kuvvetleri Komutanımız Orgeneral Rafet Dalkıran ile HÜRJET’in test uçuşuna katıldık.
Uçuş kapsamında HÜRJET P2 uçağından ASELSAN'ın milli MURAD AESA radarı ile HÜRJET P1 uçağına yönelik hem tespit hem de radar kilidi faaliyeti gerçekleştirildi.
Millî Savunma Bakanlığımıza, TUSAŞ’ımıza, Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza, süreçte görev alan alt yüklenicilerimize, mühendislerimize, teknisyenlerimize ve HÜRJET’te emeği bulunan tüm ekiplerimize teşekkür ediyorum. 🇹🇷
#MillîYetkinlikHamlesi
#MillîTeknolojiHamlesi
🚨 TÜRK GEMİSİNE SALDIRI İLK KEZ LAHEY’E TAŞINDI
Son 24 saatte Türkiye açısından en önemli gelişme, Türk bayraklı MV Reyhan Sarı’ya yönelik saldırı hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığına başvuru yapılmasıdır. Geminin sahibi T&O Denizcilik, saldırıda hayatını kaybeden denizci Savaş Çakar’ın ailesi ve saldırıdan kurtulan mürettebat, olayın savaş suçu kapsamında incelenmesini istedi ve delilleri Savcılık Ofisine sundu.
MV Reyhan Sarı, 21 Temmuz’da Rusya’nın Taman Limanı’ndan Trabzon’a kömür taşırken Novorossiysk açıklarında İHA saldırısına uğramış; 54 yaşındaki Türk denizci Savaş Çakar hayatını kaybetmiş, başka mürettebat yaralanmıştı. Başvuruda saldırının Ukrayna tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülüyor.
Bu, Türkiye açısından önemli bir hukuki eşiktir. Daha önce Cihat Yaycı ‘nın üzerinde durduğu “ticaret gemilerine yapılan saldırılar için uluslararası hukuk yollarına başvurulmalıdır” şeklindeki görüşümüz artık somut bir uluslararası dosyaya dönüşmüş durumda.
Dosyanın özellikle dikkat çekici tarafı geminin yüküdür: kömür. Geminin gerçekten sivil ticari sefer yaptığı ve askeri hedef niteliği kazanmadığı ortaya konulursa, sırf Rus limanından yük aldığı gerekçesiyle hedef alınması uluslararası insancıl hukuk bakımından ciddi sorun doğurur. Bu dosya ilerlerse yalnız Reyhan Sarı için değil, Karadeniz’de vurulan diğer Türk sahipli ve Türk bayraklı gemiler bakımından da hukuki bir yol oluşturabilir.
Ayrıca Dışişleri Bakanı Hakan Fidan son açıklamasında Türkiye’nin savaşın başından beri Karadeniz’i çatışmanın dışında tutmaya çalıştığını, Montrö Boğazlar Sözleşmesini titizlikle uyguladığını ve son aylarda sivil gemilere yönelik saldırıların can, mal, seyir ve çevre güvenliğini ciddi biçimde tehdit ettiğini söyledi. Türk ve Azerbaycanlı denizcilerin hayatlarını kaybettiğini hatırlatarak savaşın vatandaşlarımızı ve Türk şirketlerinin faaliyetlerini tehdit etmesinin “kabul edilebilir olmadığını” açıkça ifade etti.
TÜBİTAK SAGE tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen görüş ötesi hava-hava füzemiz GÖKDOĞAN zorlu test atışlarını başarıyla tamamlayarak seri üretim sürecine girdi.
Dünyada görüş ötesi hava hava füzelerinin başlıcaları ise⤵️
Rum liderden Yunanistan Başbakanı’na: ‘’Bizi 1974’te sattınız, şimdi de mi satacaksınız?’’
📍GÜNEY Kıbrıs’ın en önemli siyasi figürlerinden eski AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, 2017 Crans-Montana’da Kıbrıs zirvesi ile ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı, ‘’Rum tarafı istediklerini almıştı; ama çözümü dönemin Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis ve ekibi engelledi’’ dedi.
Eski Rum Ulusal Konsey üyesi de olan Kiprianu, o dönem Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras ile Rum Başkan Nikos Anastasiadis’in de bir birine girdiğini belirtti.
Kiprianu, Türkiye’nin çözüm konusunda önemli bir irade gösterdiğini ama Kıbrıs Rum liderliğinin masadan kaçtığını kaydetti. Kiprianu, Crans-Montana’da yaşananları detayları ile şöyle anlattı:
Cuma gecesi BM Genel Sekreteri António Guterres altı maddelik çerçeveyi verdi. Anastasiadis gece 00.30’da geldi. Sabah 09.00’da Ulusal Konsey toplandı.
Müzakereci Andreas Mavroyannis brifing verdi; konuşma tonu “neredeyse kutlama” şeklindeydi: “İstediğimize yaklaşık ulaşmış durumdayız.” Brifing gece üç civarı bitti.
Eski Cumhurbaşkanı Yorgos Vasiliu geldi: “En iyi viskiyi seçin, Kıbrıs sorununu çözdük” dedi. Yanımızda DİSİ Başkanı Averof Neofitu da vardı. Averof bana, “Kıbrıs sorununu çözecek, sen ona (Anastasiadis’e) güvenmiyordun” dedi. Ben de “Averof, gün ağarana kadar bekle” cevabını verdim.
Ulusal Konsey toplandığında Anastasiadis’in suratı asıktı. Bir şeylerin ters gittiği belliydi. Akşam yemeğinde Averof benden özür diledi: “Haklıymışsın. İşler Cuma’daki gibi değil.”
BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Espen Barth Eide, “Anastasiadis, Cuma gecesi herkes çerçeveyi müzakere zemini kabul etmişti; Anastasiadis’i ikna et” dedi. Ben de “İkna edemem, zaten sürekli çatışıyoruz” dedim.
Pazartesi gece Ulusal Konsey’de kavga büyüdü. Anastasiadis bana, “Böyle konuşmayı Türkiye’nin yandaşlarından duyuyorum” dedi. Ben de “Bu şekilde devam edersen Kıbrıs’a döndüğümde yaşananları anlatacağım” dedim.
Akşam yemeğinde Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras beni aradı: “Anastasiadis’e söyle, önerileni kabul etsin. Elde edebileceğinin en iyisi bu” dedi. Ben de “Ben ikna edemem, sen konuş” dedim. Tsipras’ın cevabı, “İki kez konuştum. Kötü kavga ettik” oldu.
Tsipras, bana dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın Crans-Montana’ya gelmeye hazır olduğunu söyledi. Yıldırım ve Tsipras anlaşmayı bitirmeye gelecekti.
Anastasiadis, Tsipras’ın baskısı üzerine “Yunanistan olarak bizi 1974’te sattınız, şimdi de mi satacaksınız?” diye çıkışmış. Tsipras da “Nikos, vatan senin, sorumluluk senin, karar senin” demiş.
Seyyanen ilave ödeme artışı Memur Emeklisinin Anayasa ve yasalarla güvence altına alınmış hakkıdır
Geciktirilmeden geçmiş 40 aylık kayıplarla ödenmelidir
@Akparti@RTErdogan@drbetulsayan@tcbestepe@_cevdetyilmaz Thomas Reis
Ezgi
Akın Gürlek
26 Ekim Pazartesi
İETT
Galatasaray - Fenerbahçe
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik
tutuklanan çağla öz
Çağlayan Adliyesi
Satılık Bahçeli Villa
Ahilik Haftası
Beşiktaş - Galatasaray
Kısa Vade Kader Olamaz
Apple TV
Mazot 100
Ozan Kütahyalı
İstanbul Fatih
#EmekliMemur
#MemurEmeklisineAdalet
@turkdegs Lozan da Yunanlılara savaş tazminatı takdir edilmişti. Eğer Lozan da bu tazminata karşılık, Selanik'e kadar olan kısmı ve adaları isteseydik ve alsaydık, bunlar yaşanmazdı. Hala ödenmeyen bu tazminat karşılığında buralara el koyabiliriz.
🇹🇷 Cihat Yaycı :
‼️ MEİS ÜZERİNDEN TÜRKİYE’YE MEYDAN OKUNAMAZ!
Miçotakis’in Türkiye kıyılarından yalnızca iki kilometre uzaktaki Meis’e giderek ülkemizi tehdit eden ifadeler kullanması, asker ve güvenlik görevlilerine yıllık 5 bin avro, adaya yerleşecek ailelere de çocuk başına ilave ödeme vadetmesi açık bir tahriktir. Bu adımlar sıradan bir yerleşim siyaseti değil, Türkiye’nin hemen karşısında nüfus ve askeri varlık tahkim etme girişimidir.
Meis’in Yunanistan’a devri kayıtsız ve şartsız değildir. 1947 Paris Barış Antlaşması’nın 14. maddesi uyarınca ada, gayri askeri statüde kalması şartıyla Yunanistan’a devredilmiştir. Yunanistan, Meis’i silahlandırarak ve buradaki askeri varlığını kalıcı hale getirerek egemenlik devrinin esaslı şartını kökten ihlal etmiştir. Bu nedenle Meis üzerindeki egemenlik devrinin hukuki dayanağı artık ortadan kalkmıştır. Türkiye, Meis’in egemenlik statüsünü uluslararası hukuk zemininde açıkça tartışmaya açmalıdır.
Ayrıca Meis’in yanındaki Karaada ve Fener Adası hiçbir geçerli uluslararası antlaşmayla Yunanistan’a devredilmemiştir. Bu adalar 1947 Paris Barış Antlaşması’nın Yunanistan’a devrettiği adalar arasında ismen bulunmamaktadır. Onaylanmamış 28 Aralık 1932 zabıtnamesi de Yunanistan’a egemenlik kazandıramaz. Devredilmeyen vatan toprağı devreden devletin halefinde kalır. Dolayısıyla Karaada ve Fener Adası Yunanistan’ın değil, Türkiye’nindir!
Yunanistan’a açıkça hatırlatıyoruz: Türkiye’yi tehdit eden, antlaşmaları çiğneyen ve silahsız olması gereken adaları askeri üs haline getiren taraf Türkiye değil, Yunanistan’dır. Meis üzerinden Türkiye’ye meydan okumaya kalkışmak, Yunanistan’ın egemenlik iddialarını güçlendirmez; tam tersine Meis’in egemenliğini de tartışmaya açar!
‼️ Yunanistan medyası Cihat Yaycı’yı hedef aldı!
“Mavi Vatan’ın ‘babası’ndan Patrik’e saldırı!”
Haberde, Cihat Yaycı’nın daha önce Sümela Manastırı, Ayasofya, Heybeliada Ruhban Okulu ve Fener Rum Kilisesinin Ayvalık’taki faaliyetleri hakkındaki çıkışlarının ardından bu defa Bodrum’daki Aya Nikola Kilisesi projesine karşı çıktığı belirtildi.
Yunan sitesi, Yaycı’nın Fener Rum Kilisesi Başpapazı Bartholomeos’un 26 Ağustos’ta Bodrum’a gelmesine, Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ile görüşmesine ve yeniden yapılması planlanan kilisenin maketinin kendisine sunulmasına tepki gösterdiğini yazdı.
Cihat Yaycı’nın Bartholomeos için “Fener Rum Kilisesi Başpapazı” ifadesini kullanması da sözde ekümenik sıfatın reddedilmesi ve kurumun tarihi rolünü küçümseme girişimi olarak gösterildi.
Ancak haberde Cihat Yaycı’nın ortaya koyduğu temel gerçeklerin hiçbirine cevap verilmedi:
Batı Trakya’da Türk-İslam eserleri yok edilirken, camiler kapatılırken ve Türk azınlığın dini hakları kısıtlanırken Bodrum’da yıkılmış bir kilise neden “onarım” adı altında yeniden inşa edilmektedir? Projenin siyasi ve tarihi amacı nedir? Neden tekabüliyet ilkesi uygulanmamaktadır?
Yunan basını bu sorulara cevap vermek yerine Cihat Yaycı’nın açıklamalarını “hezeyan” ve “Patrik’e saldırı” olarak göstermeyi ve onu hedef almayı tercih etti.
Fakat bütün saldırgan ifadelerinin arasında önemli bir gerçeği de itiraf etmek zorunda kaldı:
Cihat Yaycı, Mavi Vatan’ın babasıdır!
https://t.co/gvC8GJZo1s
ASELSAN'ın alçak irtifa hava savunmasına yönelik top ve füze tabanlı mobil çözümü GÜRZ
🔸GÜRZ'ün ilk savunma katmanı, IIR güdümlü BOZDOĞAN hava-hava füzelerinden türetilen füzelerdir. BOZDOĞAN füzesinin yüksek manevra kabiliyeti, uçak ve seyir füzelerinin angaje edilmesine uygundur.
🔸Bir sonraki katmanın çok kısa menzilli ROKETSAN'ın SUNGUR'u seçenekler arasında yer alıyor.
🔸Son savunma hattı, ATOM hava patlamalı mühimmatını ateşleyebilen 35 mm'lik bir otomatik top. ATOM'un hava patlama süresi namludan çıkışı sırasında atanır.
@aselsan
📍 Ankara | 🇹🇷🤝🇺🇿
Özbekistan Savunma Bakan Yardımcısı Sayın Alisher Tuhtayevich Narbayev ve Özbekistan’ın Ankara Büyükelçisi Sayın Ilkham Khaydarov’u Başkanlığımızda ağırladık.
Görüşmemizde, dost ülke Özbekistan ile savunma sanayii alanındaki mevcut iş birliğimizi ve ilişkilerimizi derinleştirme imkanlarını değerlendirdik.
Değerli ziyaretleri için kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum.
#MilliYetkinlikHamlesi
#MilliTeknolojiHamlesi