Milli İrade Platformu tarafından düzenlenen 15. Milli İrade Platformu Buluşmaları kapsamında, "Türkiye Yüzyılı’nda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" programına MÜSİAD Genel Merkezimizde ev sahipliği yaptık.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’un (@Murat_Kurum) teşrifleri, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Necmeddin Bilal Erdoğan, İstanbul Valimiz Sayın Davut Gül (@Gul_Davut) ve Milli İrade Platformu’nun kıymetli üyelerinin katılımlarıyla gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı buluşmada; şehirlerimizin sürdürülebilir ve dirençli geleceğini ortak akıl ekseninde ele aldık.
"Türkiye Yüzyılı" vizyonumuza yakışır, çevre dostu yerleşim alanlarının inşası ve iklim değişikliği ile mücadele yolunda sivil toplumun kamu iradesiyle böylesine güçlü bir koordinasyon içinde olmasını çok kıymetli buluyoruz. Gelecek nesillere daha yeşil, daha yaşanabilir ve güvenli şehirler bırakmak adına atılacak her stratejik adım, ülkemizin küresel rekabet gücünü ve kalkınma hamlesini daha da tahkim edecektir.
Ufuk açıcı değerlendirmeleri ve teşrifleriyle programımıza değer katan Sayın Bakanımıza, Sayın Necmeddin Bilal Erdoğan’a, Sayın Valimize ve tüm platform üyelerimize şükranlarımı sunuyor; toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve çevre geleceğimiz adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
@milliiradeplatf
İslam coğrafyasının birçok köşesine Türk Kızılay aracılığıyla ulaştırdığımız yardımlardan dolayı layık görüldüğümüz bu müstesna ödülü, tüm mazlum coğrafyaların hamisi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın (@RTErdogan) elinden almış olmaktan büyük onur duyuyorum.
Bu kıymetli ödül; Asrın Felaketi Kahramanmaraş depremlerindeki seferberliğimizden, Filistin’deki mazlum kardeşlerimize ulaştırdığımız yardım gemilerine, dünyanın farklı coğrafyalarındaki insani yardım koridorlarından yurt içindeki köklü dayanışma hareketlerimize kadar Kızılay ile uzun yıllardır omuz omuza yürüttüğümüz güçlü ortaklıkların ve iyilik projelerinin bir nişanesidir.
MÜSİAD olarak bu anlamlı takdiri, aziz milletimizin merhamet ve şefkat elinin dünyadaki en güçlü kurumsal temsilcisi olan Türk Kızılay’ın 158. kuruluş yıl dönümünü kutladığımız bu özel günde almayı, geleceğe yönelik sorumluluğumuzu artıran çok daha anlamlı bir gurur vesilesi olarak görüyoruz.
Bu büyük gururu MÜSİAD’a yaşatan, yeryüzünün neresinde bir ihtiyaç sahibi varsa oraya merhamet köprüleri kuran tüm hayırsever üyelerimize şükranlarımı sunuyor; bizleri bu ödüle layık gören başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türk Kızılay Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’a (@FatmaMericYlmaz) ve sahada canla başla çalışan tüm Kızılay gönüllülerine teşekkür ediyorum.
Rusya-Ukrayna savaşı ile Hürmüz’ün kapanması bize şunu öğretmiştir:
Enerji arz güvenliğinin sağlanması sadece bir kalkınma meselesi değil, aynı zamanda bir egemenlik ve millî güvenlik meselesidir.
36 yıl önce, aynı idealler etrafında bir araya gelen inanmış insanların attığı adım; bugün Türkiye’nin üretim gücünü büyüten, dünyanın dört bir yanında ülkemizi temsil eden güçlü bir medeniyet yürüyüşüne dönüşmüş durumda.
9 Mayıs itibarıyla Genel Başkanlık görevimizde bir yılı geride bırakırken; bu büyük emaneti daha ileri taşımak adına attığımız her adımda, MÜSİAD’ın köklerinden aldığı ahlakı, üretim iradesini ve dayanışma ruhunu merkeze almaya devam ediyoruz.
Kuruluşumuzdan bugüne bu çatı altında emek veren tüm büyüklerimize, dava ve yol arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyor, ebediyete irtihal eden tüm üyelerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyorum.
Nice yıllar boyunca aynı inanç, aynı heyecan ve aynı sorumluluk bilinciyle Türkiye için üretmeye devam edeceğiz.
#Türkiyeİçin36Yıl
Bülent Turan @turanbulent teşkilatlarla ilgili net konuştu:
- Adam İl Başkanı, kardeşi İl Müdürü olmaz!
- Adam milletvekili, yeğeni bilmem ne temsilcisi olmaz!
Teşkilatı bozmayalım.
📍Bir adamın nefsi için Erdoğan'ı yormayalım!"
Bin yıl falan sürmedi! Geleceğimizi ve milletin iradesini son kez çaldılar. Bozdukları her şeyi düzelttik, çaldıklarını geri aldık.
Yine de unutmuyoruz, unutmayacağız, unutturmayacağız.
#28Şubat#28ŞubatıUnutma#PostModernDarbe
@ahmetercanlar Hoca bu maçların ciddiyetini daha bilmiyor bir de bu duran gol atmayı bırak üç dört maçtır gol pozisyonuna bile giremiyor bir gamsızlıklı desem bir umursamazlık mı bilemiyorum.
Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına; başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yoktur.
Türkiye’nin başkentinde yaşayan milyonlarca vatandaşımız kışın ortasında haftalarca susuzluğa mahkûm edildi, insanlar gece yarılarında ellerinde bidonlarıyla su kuyruklarına girdi.
Dün bir tanesi çıkmış, kışın ortasında susuz bıraktığı insanlarımızdan özür dilemek yerine sorunu haberleştirdiği için TRT’yi suçluyor, Anadolu Ajansımızı suçluyor, özel televizyon kanallarını suçluyor, yüzü kızarmadan özgür basını suçluyor.
Aynı zatın genel başkanı, yönetim zafiyetini kabul etmek yerine itham ve iftira yüklü ifadelerle şahsımızı hedef alıyor.
Kapasite açıklarını suç bastırarak kapatmaya çalışan bu beceriksizler korosuna bizim buradan şunları sormamız lazım:
Gecenin ayazında vatandaşı elinde su bidonlarıyla sıraya sokanlar mı suçlu, yoksa bunu haberleştirenler mi?
Kabahat, kış mevsiminin ortasında şehirlerimizi susuz bırakanlarda mı, yoksa vatandaşın çilesini ekrana taşıyanlarda mı?
Basının görevi kamu adına yöneticileri denetlemek, halkın şikâyetlerine mikrofon uzatmak, vatandaşın sorunlarını ekrana taşımak değil midir?
Lafa gelince basın hürriyeti konusunda mangalda kül bırakmayanların nasıl birden faşizme dümen kırdığını vatandaşlarımızın da ibretle takip ettiğine inanıyor, bunları milletimizin ferasetine havale ediyorum.
Biz ana muhalefetin başındaki zat gibi yabancılardan “5 dakikacık” ilgi dilenmiyor, muhataplarımıza “5 dakikalık bir görüşme” için yalvarmıyoruz.
Ne kuru hamaset ne ucuz polemik peşindeyiz ne de rol kapma, rol çalma derdindeyiz.
Büyük bir milletin ve büyük bir devletin mensubu olduğumuzun bilinciyle her yerde dik duruyor ama diklenmiyoruz.
Biz Türkiye Cumhuriyeti’ni tüm dünyada şanla, şerefle, iftiharla temsil etmenin mücadelesi içindeyiz.
Türkiye, sık sık vurguladığım üzere her alanda dünyanın dikkatle, takdirle, çoğu zaman gıptayla ve hayranlıkla takip ettiği bir atılım gerçekleştiriyor.
Bunun önünü kimse kesemeyecek.
Uzak olmayan bir gelecekte inşallah daha güçlü, daha müreffeh, hemen her alanda daha itibarlı bir ülkede hep beraber yaşayacağız.