Adli mahkumu kaderine terkerttiniz.
Terör örgütünün işlemi olduğu ‘kasten adam öldürme suçu’ hariç . Cezaları’ nın ertelenmesi söz konusu iken, Adli mahkum görmezden gelindi…
Söylenecek söz çok, yazıp yazıp siliyorum…
Cezaevlerinde adalet ve eşitlik arayanlar için 2 yıl sonra PKK örgüt üyesi siyasetçilerden, medet ve umut umacağı yeni bir döneme girdik.
Yapımda emeği geçen herkesin ............
Yeni bir kavram daha türedi: "Suça karışmamış PKK'lı." Sanki ülkeyi bölmek amacıyla kurulmuş bir terör örgütüne katılmak başlı başına suç değilmiş gibi.
Binlerce şehit evladı, siz pkk’lı teröristlere af düzenlemesi yapın diye mi babasız kaldı? Benim babam hangi tabutun içinde diye tabutlara koşan çocuklardan utanmayacak mısınız?
- PKK, 50 binden fazla vatandaşımızın katlinden sorumlu, dünyanın en azılı terör örgütüdür.
- Onları serbest bırakmanın adı af değilde düzenleme ise, cezaevinde olan hangi suçluya, hangi gerekçe ile size düzenleme yapmıyoruz denilecek?
Bu af sayılmıyor mu? Her biri onlarca insanı öld��rmüş olanları hapishaneden kurtar sonra da af yok de! Düzenleme ise herkese düzenleme yapılır, hainlere tanınan bu ayrıcalık niye?
Terör suçları devlete karşı işlenmiş bir suç değildir. Bizzat milletin evlatlarına karşı işlenmiş en ağır suçlardandır. Böyle bir kılıf bulunarak bir tarafta zarar giderildiği halde mal varlığına karşı suçlar, çek suçları gibi ekonomik suçlardan insanlar içeride yatarken bu yönde atılacak bir adım toplum vicdanını yaralayacaktır. Olması gereken tüm suçları kapsayan eşit ve adil bir infaz düzenlemesi yapılmasıdır!
Lan siz ne zaman bu sıcaklarda susamış hayvanın suyuna benzin koyacak kadar insanlıktan çıktınız da vicdan yoksunu oldunuz. Dünden beri aklımdan çıkmıyo bu haber. Umarım tez zamanda siz de o can çekişen hayvan gibi acı çeke çeke g.berirsiniz. Yavş💡lar.
Bugün Urfa'da bir cezaevinde, adi bir suçtan tutuklu bulunan müvekkilimi ziyaret ettim.
Bana söylediği ilk şey şu oldu: "Avukat Bey, gözünü seveyim beni buradan çıkar. Daracık koğuşta 33 kişi kalıyoruz. Hava çok sıcak, adım atacak yer yok. Gençler var, kendi aralarında sürekli kavga ediyorlar. Kur'an okuyorum, onlara namazı tavsiye ediyorum ama dayanılacak gibi değil."
Şimdi soruyorum:
Bir insanın özgürlüğünün kısıtlanması zaten cezanın kendisi değil midir?
Cezaevindeki aşırı kalabalık, bunaltıcı sıcak, insanın kişisel alanının neredeyse tamamen ortadan kalkması, yaşı ve yaşam tarzıyla bağdaşmayan kişilerle aynı ortamda tutulması da cezanın bir parçası mıdır?
Hukuk devleti, kişiyi özgürlüğünden mahrum bırakabilir. Ancak onu insan onurundan da mahrum bırakabilir mi?
Bir cezaevinin ölçüsü, içerideki insanların ne kadar cezalandırıldığı değil; insanlık onurunun ne kadar korunabildiğidir.
Sizce cezaevlerimiz insan onuruna uygun koşullara sahip mi?
Şaka gibi. İban mevzusunda dönüp dolaşıp başa sarmaları inanılır gibi değil. Herkesi suçu bilerek işleyen komisyon alan kişiler olarak değerlendirmek mantık dışı. Ne hayatlar karardı haberiniz yok. Suç işleme kastını mahkeme ispatlayacakken sanıklardan bekleniyor. Millet de ona göre karar versin artık !