Ablamın birkaç hafta önce, günü önceden belli olan bir doğumu olacaktı ve yanında da annem bulunacaktı. Tam o gün mahalleye sütçü gelecekti. Annem, ilk defa bu kadından bir ricada bulunarak, "Doğuma gideceğiz, sütü benim yerime alıp mayalar mısın?" dedi.
Aile üyelerimizin yardım edebileceği her türlü imkandan sonuna kadar faydalanan bu kadın, tabii ki yine "Benim işim var," diyerek annemi reddetti. Üstelik bu olaydan sadece beş gün sonra, hiç utanmadan anneme gelip, "Ben arkadaşlarımla kahve içmeye gideceğim, çocukları sana bırakayım," dedi.
Bir şemsiyeyi bile götürecek partnerliği yapmayıp, "Yok, ben onu orada göremem," diyerek götürmüyor. Annem o günden sonra araya biraz mesafe koyuyor ama kadın, işi düştüğünde o kadar iyi davranıyor ki annem yine dayanamayıp yardımcı olmaya devam ediyor.
Bu kadın, kendi kardeşinin düğünü için elbise satın almamış; ablamın üzerinde daha önce gördüğü bir abiyeyi istiyor. Ablam da kıyamayıp, "Ne olacak, altı üstü bir elbise," diyerek veriyor. Lakin, gelgelelim olayların artık cana tak ettiği o güne…
Annemin bir komşusu var, sürekli annemden bir şeyler istiyor. Mesela babam bazen kardeşimi arabayla okula götürüyor; komşu, "Benim kızı da götürün ya da getirin," diyor. Mahalleye her hafta köy sütü satan biri geliyor, anneme aldırıyor. Hava sıcak olduğu için süt bozulmasın diye de annem sütü pişirip mayalıyor. Bir işi çıktığında, aynı binada kayınvalidesi olduğu hâlde çocuklarını sürekli anneme bırakıyor.
Neyse, bu kadın bir gün okula giderken hava yağmurluymuş. Annem de "Şemsiye versem benim kıza verir misin?" diyor sadece…
Teyzem 4 aylık evliyken akraba oturmasında biri sırf şirinlik olsun diye teyzeme laf çarptı.
O an hiç bozuntuya vermeden, son derece saygılı bir üslupla aynen şunu söyledi:
“Ben karıma incitmekten korkarak sarılırken, sen ne caretle benim eşime laf söyleyip incitmeye çalışıyorsun ?”
O günden sonra eniştem ortamda olmasa bile kimse teyzeme yan bakamadı. Boşuna dememişler; doğru adam kadını başa taç eder, yanlış adam rezil eder. :)