Millî kültür ancak ve ancak bilgi ve büyük feragatle çalışabilen üstün kabiliyetli kimselerin elinde gelişip olgunlaşır. İhbarcılıkla ve iftira ile itibar peşinde olanların elinde, bu bizlerce mukaddes olan millî kültür sadece yağmaya uğrar ve söner.”
Prof. Dr. Aysu Ata tarafından yayımlanmıştı. Şu paragraf enfestir: “İlim sahasında yetişmenin ve yetiştirmenin ne olduğunu çok iyi bilirsiniz. Biz millet olarak bugünkü içtimai durumumuzda iyi yetişmiş bir insanı, mesleği boşuna harcayacak devirde değiliz; özellikle millî alanda!
Türk dili araştırmacılarının şahikalarından Prof. Dr. Semih Tezcan. Hoca’nın videoda bahsettiği problemli profesörlük süreci üzerine hocası Prof. Dr. Saadet Çağatay’ın öğrencisini savunmak amacıyla Doğramacı’ya yazdığı mektup muhteşemdir.
Kalem Güzeli’nin hiç basılmamış kısımları (ya da cildi) olduğunu bilmiyordum. Gördüğüme çok sevindim ama Diyanet’ten çıkan ciltlerin devamı olarak basılamadığına da üzüldüm.
Neden öyle ol(a)madı acaba?
Excited to share a glimpse of a network graphic derived from the Ottoman fiscal codex (Muhallefat/Zimemat defteri, 1808-1840), which Fatma Oncel (@fatmaoncely), Fikret Yilmaz, and I have been working on for the past five years (with me working on it for at least 10 years!) as part of a Stanford-Bahçeşehir collaboration. This graphic, produced by our intern Jordan Rothkowitz, a Stanford undergraduate, reflects the financial capacity of key individuals involved in three major estate settlement cases, including that of Alemdar Mustafa Pasha.
Yazarını bir türlü hatırlayamadığım bir metinde yine bir Arabistan şehrinde yine İstanbul sularını sayıklayan bir kadından bahsediliyordu. Ve hakkında “bir kadın” olduğundan daha fazla malumat vardı. Tanpınar’ın bahsettiği kadının hep o olduğunu kurmuşumdur. Ama hâla bulamadım
"Her şu başını bir hasret masalı yapan bu meraka senelerden sonra ancak bir mâna verebildim.
İstanbul, bu kadın için serin, berrak, şifalı suların şehriydi..."
@MustafaTimuri Emin beyin göçü ve hissiyatınız bana ömrü tanışıklığımıza cefa etmeyen sevgili @tkbodur u hatırlattı. Her ikisine de sonsuz rahmet dilerim. Ruhları şad olsun..
"insanın nasıl bir dünyada yaşadığını bilmesi ve yaşadığı hayatın yalanlarla dolanlarla karartıldığını idrâk etmesi gerekir. verili olanla derdi olmayanın, yatacak yeri yok. ... bunlar tek boyutlu, piyasaya, talim terbiyeye yenilerek devam ediyor hayata."
https://t.co/URB6wbEbDQ
“Serveti Fünun” yerine çıkan “Resimli Uyanış” dergisinin başlığı da Kenan Temizan’ın elinden çıkmadır (imzası sağ altta). Bu tasarımlar çizilerek oluşturulan yazı tasarımları, tipografi açısından bir anlamda lettering (harfleme) tasarımı diyebiliriz.
@omerdurmaz Muhakkak nazarıyla bakıyorum ben de Vedat Nedim’in işi olduğuna. Derginin ilk sayısında Tör kurucu olarak ifade etmiş kendisini. İmtiyaz sahibinden çok daha güçlü bir ifade..
sonra ne olduysa Kemal Zeki ayrılmış ya da tard edilmiş ve Tör onun vasfını almış..
“Kapaktaki ‘Hep Bu Topraktan’ yazısı Berlin Güzel San’atlar Mektebi Profesörlerinden iken İstanbul Güzel San’atlar Akademisine tayin olan Profesör Kenan tarafından” yazılmıştır (Nisan 1943)
Milli İstihbarat Akademisi İsrail’in Gazze üzerinde uyguladığı katliam ile yeniden tartışılmaya başlanan İsrail siyasetindeki fanatik, şiddet yanlısı aşırı sağ ideolojiyi rapor haline getirdi.
Rapora bu linkten ulaşabilirsiniz: https://t.co/sUGXRCcFAd