Bir başkasının utanç duyacağı bir duruma düşeceğini öngörürsem yakınlık düzeyime göre, haddimi aşmadan onu uyarmaya ya da durumu kurtarmaya çalışırım. Kendime ve insanlığa borç bilirim bunu. Bayrağı yere düşürmemek gibi bir şeydir benim için. Bugün, insanların başkalarını utandırmak için fırsat kollamalarını, birbirlerini alenen rezil etmeye çalışmalarını, utanca gömülen birini gördüklerinde şehvete kapılmalarını içim almıyor. Aklım alıyor, nedenleri belli. Ama içim almıyor.
Bu itibar denen şey niye sadece erkeklere ait sayılıyor, hiç düşündünüz mü? Kadın her şeyi her ölçüte göre doğru yaptığında bile itibarın değil ancak itibar suikastinin konusu olabiliyor?
Utanç gibi itibar da taraf değiştirecek.
Hiçbir tacizci herkesi taciz etmez. Kendi mahallelerinden, kendi güç dengelerince daha dokunulmaz saydıkları kadınlara karşı çok daha saygılı olabilirler. Bu tacizci olmadıkları anlamına gelmez; güç ve aklanma denklemlerini çok iyi bilen pragmatik manipülatörler oldukları anlamına gelir. Şeytanın bile arkadaşa, yandaşa ihtiyacı vardır, hatta bu konuda çok iyidir. İkiyle ikiyi toplayalım.
Herhangi bir şey için kendinden vazgeçmek çok zor çünkü ilk önce kendini bulmuş olmayı gerektiriyor. Kendini bulmayı başarmış kişinin de o halden kolay kolay vazgeçebileceğini sanmıyorum.
Ortaokuldayken sınıfta herkesin helvacıoğlu flütü varken benim besan flütüm var diye dalga geçilip dert sahibi edilmiştim. Öteki gibi hissettirildiğim konu başlığı ile bir ötekiymişim adeta.
Pişmanlığına mı teslim edeceğiz bu ihtimalin silinmesini? Ya da daha önce başarısız olmuş iradesine mi? Bütün yollar yine “ben en iyisi tetikte olayım”a çıkıyor. Eğer tetikteysem affetmiş sayılır mıyım peki? Hooop başa döndük.
Affetmeye inanırım ama “birinin aklı bir kez o karanlık yere gittiyse, tekrar gitme ihtimalinin yok olması için hiçbir sebep yok” gerçeği de yanında bedava geliyor.
Bu katliamda yayın yasağı, "biz üstümüze düşeni yapsaydık ölenler şu an yaşıyor olacaktı" demek.
Hiçbir önlem alınmamış, denetlenmemiş şu ölüm tuzağı otelin American Horror Story'den birer kare gibi duran fotoğrafları zaten "her şey çok güzel olacak, her şey yanana kadar," diyor.
Djokovic Alcaraz ve Zverev birbirlerini kırarken, Sinner yine güle oynaya finale yürüyecek. Adamın çektiği kuralar da tenisi gibi sıkıcı. #AusOpen#australianopen2025