Bu işin adı ‘gönüllü iade’ mi, ‘gönül alma’ mı?
9 Ekim’de 214 gerçek ve tüzel kişinin, fonlardan tam 187 milyar 653 milyon lira gelir elde ettiği, TMSF’nin bu kişilere bildirim göndermeye başladığı açıklanmıştı.
8 günde sadece 9 kişi, 2 milyar 1 milyon 170 bin lirayı TMSF’ye “gön��llü” olarak iade etmiş!
Ne güzel memleket!
Millet anaparasını almayı beklerken;
Fon soyguncularının paraları faiz ve başka yatırımlarla değerlendirmelerini mi bekleyeceğiz? Başka hesaplara aktarmalarını, mal varlıklarını elden çıkarmalarını, paranın izini kaybettirmelerini mi bekleyeceğiz?
TMSF bu paraların güvence altına alınması için bir tedbir aldı mı?
Ortada 187 milyar lirayı aşan bir gelir var. İade edilen tutar bunun yalnızca yüzde 1’i.
Bu büyüklükte bir para trafiğinin hesabı, kimsenin keyfine bırakılamaz!
Her işimiz ters!
Okullarımızda çocuklarımızın güvenliği sağlansın diye bekçi görevlendiriyorsunuz, bekçi gidip sendikal faaliyeti engelliyor!
İzmir Bornova’da Sait Güzelcan Ortaokulu’nu ziyaret eden Eğitim Sen yöneticileri, okul yönetiminin bilgisi olmasına rağmen polise bildiriliyor ve gözaltına alınıyor.
Yahu, bu nasıl bir güvenlik anlayışıdır?
Çocuklarımız okullarda şiddete uğrarken, hatta hayatını kaybederken güvenlik önlemlerinin yetersizliğini konuşuyoruz. Ama konu sendikacılar olunca maşallah, güvenlik mekanizması anında harekete geçiyor!
Keşke çocuklarımızı korumakta da bu kadar hızlı ve hassas olabilseniz!
Bekçinin görevi okulu ve çocukları korumaktır. Öğretmenlerin örgütlenme hakkını, sendikaların faaliyetlerini engellemek değil!
Sendikacılardan korktuğunuz kadar, şiddetten korksanız bu kadar evladımızı kaybetmezdik!
Fabrikada üretim varsa işçinin emeğiyle var. Kazanç varsa işçinin alın teriyle var.
İşçinin alın terinden kazanacaksınız, sonra da hangi sendikaya üye olacağına siz karar vereceksiniz! Öyle yağma yok!
İzmir Aliağa’da sendika seçme iradesine sahip çıktıkları için Kod 46’yla işten çıkarılan 83 Smart Solar işçisinin yanındayız. Konuyu Meclis gündemine taşıdık, takipçisi olacağız.
@diskinsesi@enerjisen
#SmartSolarİşçisiKazanacak
@mmkubilay Burada mesele aidatların geri alınması değil. Milletvekillerinden, Anayasa Mahkemesi’ne itiraz için alınan imzaların (rızası olmayanlar dahil) kopyalanarak bankadan para çekmek için kullanılması. Belgede sahtecilik desen var, açığa imzanın kötü kullanılması desen var.
@AltanSancar1 Burada asıl mesele, milletvekili aidatlarının geri alınması mı? Yoksa Anayasa Mahkemesi’ne itiraz başvurusu için verilen imzaların, milletvekillerinin bilgisi ve rızası dışında kopyalanarak bankadan para çekmek amacıyla kullanılması mı?
TCK 207 ve 209 devreye girer.
@MullaogluServet@samiltayyar27 Olay sizin paranızı geri istemeniz değil sayın vekil. Olay, Anayasa Mahkemesi’ne itiraz için atılan imzaların (parayı geri istemeyenler de dahil) kopyalanıp bankadan para almak için kullanılması. Bunun da hangi suçları doğurduğunu bir avukat olarak herkesten iyi bilirsiniz.
Basın Özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 163’üncü sıradayız.
Eylül ayında 1270 X hesabına erişim engeli getirildi. 30 Eylül’den itibaren fon soygununu konuşan 147 hesap kapatıldı.
Gazetecileri susturarak, hesaplara erişim engeli getirerek gerçeklerin üstünü kapatamazsınız.
Gülista Doku,
Rabia Naz Vatan,
Veli Eren Atay,
Rojin Kabaiş…
İsmini saymadığım ama hala yüreği yangın yeri olan aileler var. Önümüzdeki dönemde de bu tür dosyaların takipçisi olmaya devam edeceğiz.
@HaberturkTV@nasuhigungor
İkinci kez toplanmışlar.
Hazine ve Maliye Bakanı orada.
SPK orada. BDDK orada. Borsa İstanbul orada. İstifa etmesi gerekenlerden, krizi yaratanlardan; krize çöz��m bekliyoruz! Daha çok bekleriz.
İnsan gerçekten merak ediyor:
Bu masada kim, kime “Bu nasıl oldu?” diye soracak?
Hepiniz oradaydınız! Hepiniz biliyordunuz!
Bir kadının kapısını sabaha karşı çalıp, geceliğiyle çekilmiş görüntülerini bütün ülkeye izletmek soruşturmanın parçası olamaz.
Gecelikle çekilen görüntüleri servis etmekle neyi amaçlıyorsunuz? Soruşturmaya nasıl bir katkısı var bu görüntülerin?
Anayasa’nın 20’nci maddesi özel hayatın gizliliğini, 38’inci maddesi masumiyet karinesini güvence altına alıyor. Soruşturma yürütme yetkisi, bir insanın mahremiyetini kamuoyuna teşhir etme yetkisi vermez. CMK Madde 157, soruşturma evresindeki işlemlerin gizli yürütüleceğini düzenler. İnsanları daha yargılama başlamadan kamuoyu önünde suçlu gibi göstermek ve teşhir etmek bu güvencelerle bağdaşmaz.
Bir kadının mahremiyetini siyasi gösterinize malzeme yapacak kadar mı gözünüz döndü?
Bu görüntülerin kim tarafından, kimin talimatıyla servis edildiği araştırılmalı, sorumlular hesap vermelidir!
Basın özgürlüğünde 179 ülke arasında 163’üncü sıradayız. Bizden sonra; Kuzey Kore, Çin, İran, Suudi Arabistan, Mısır ve Nikaragua gibi ülkeler geliyor!
Bu tablo kendiliğinden oluşmadı.
Gazeteciye soruşturma, haber sitesine erişim engeli, televizyona ceza…
Ekonomik baskı, kamu ilanı ve reklamı üzerinden hizaya sokma çabası…
İktidar, kendisini denetlemesi gereken basını susturdukça mesele gazetecilerin meselesi olmaktan çıkıyor. Halkın gerçeğe ulaşma hakkı da daralıyor.
Basının özgür olmadığı yerde iktidar hesap vermez; yalnızca kendi hikayesini anlatır.
TBMM 28’inci Dönem 5’inci Yasama Yılı bugün başladı. CHP Grubu olarak;
📌 Ücretli çalışanlar ve emeklilerin sorunları
📌 Emeklilikte adalet arayanlar
📌 Staj ve Çıraklık Sigortası mağdurları
📌 Bağ-Kur prim şartının 7200’e düşürülmesi
📌 Çiftçilerin sorunları
📌 Taşerona kadro
📌 3600 Ek gösterge
📌 Kamu atamaları
📌 Mülakatın kaldırılması
📌 Laik ve çağdaş eğitim
📌 Hayat pahalılığı
📌 Hak ve Özgürlüklerin Korunması ve Geliştirilmesi
📌 Yargı Bağımsızlığı, Tarafsızlığı ve Şeffaflığının Geliştirilmesi
📌 İnfaz düzenlemesi
📌 Ehliyet affı
gibi toplumun beklentilerini gündemde tutarak halkımız için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın 2,2 milyar lirayı iade ettiği söyleniyor.
Ancak burada cevaplanması gereken çok ciddi sorular var:
Bu ödeme hangi hukuki usule göre yapıldı?
Fatma Betül Sayan Kaya hakkında SPKn’nin 107/1. maddesi kapsamında alınmış bir suç duyurusu kararı var mı?
Varsa buna ilişkin SPK kararı ve bülteni nerede?
Yoksa 2,2 milyar liralık ödeme hangi mevzuata, hangi Kurul kararına dayanıyor?
SPK’nın açıkladığı etkin pişmanlık prosedüründe, elde edilen veya elde edilmesine sebep olunan menfaatin iki katının Hazine’ye ödenmesi öngörülüyor.
O halde kamuoyunun bilmeye hakkı var:
2,2 milyar lira neyin karşılığıdır?
Hangi hesaba ödenmiştir?
Hangi Kurul kararına dayanılarak hesaplanmıştır?
Yoksa bazıları için farklı bir hukuk mu uygulanmıştır?
Milyarlarca liralık bir işlem “para iade edildi” denilerek geçiştirilemez.
SPK bütün süreci, hukuki dayanağı ve belgeleriyle kamuoyuna açıklamalıdır.
#AnaParamızıGeriVerin
#ppftamödensin