En çok penaltıyı Beşiktaş almış. En az kartı Trabzonspor görmüş. Rakipleri en çok kırmızı kart gören Fenerbahçe olmuş. En çok golü iptal edilen de Galatasaray olmuş. Yapı sizsiniz, sizi üst üste koyan BİZİZ !
6 Gün Savaşları’nın ilk günü olan 5 Haziran 1967’de İsrail Mısır uçaklarının konuşlu olduğu toplam 11 hava üssünü vurdu. Vurulan ilk üslerden biri Nasır’ın 2 hafta önce Mısırlı pilotlarla birlikte kameralar önüne geçip büyük bir özgüvenle “savaşa hazırız, İsrail gelirse ‘ehlen ve sehlen’ der, gereğini yaparız” dediği Jifjafa’ydı. Bu özgüvenin altı boş sayılmazdı, zira Mısır’ın elinde 500’e yakın muharip uçak varken İsrail’de bu sayı sadece 192’ydi. Mısır’ın yanında savaşa katılan Suriye, Ürdün ve Irak’la birlikte Arap ordularındaki toplam muharip uçak sayısı 600’ü geçerken İsrail tam bir ateş çemberi içine alınmıştı.
Nasır’ın özgüven dolu açıklama yaptığı Jifjafa Hava Üssü, bu sembolik öneminin yanı sıra Sina Yarımadası’nda bulunması sebebiyle İsrail’e en yakın üslerden biriydi, dolayısıyla ilk hedeflerden biri burası oldu. İsrail’in ‘Odak Operasyonu’ adını verdiği harekatın amacı Arap ordularının sayıca ezici üstünlüğe sahip olduğu savaş uçaklarını yerden kalkamadan yok etmekti. İsrail pilotları Mısır hava savunma sistemlerine yakalanmamak için Akdeniz üzerinde sadece 20 metre yükseklikte, telsizleri kapalı halde uçarak radarları alt etmeyi başardı. Pilotlar için olağanüstü dikkat gerektiren ve en ufak konsantrasyon kaybında yere ya da denize çakılma sonucunu doğuracak olan bu uçuş hatasız tamamlandı ve 5 Haziran sabahı Mısır’ın Sina Yarımadası’ndaki üsleri dakikalar içinde pistlerinde ya da hangarlarında bulunan uçaklarla birlikte yok edildi. Bununla yetinmeyen İsrailli pilotlar rotayı Kahire yönüne çevirerek bu fotoğrafın çekildiği Ansaş üssüne hareket etti ve Mısır’ın uyarı/alarm sistemlerinden önce üsse ulaşarak bir toplu uçak kırımını da burada gerçekleştirdi. Savaştan sonra Ansaş başta olmak üzere Mısır’ın saldırıya uğrayan tüm üslerindeki disiplin zafiyeti büyük eleştiri konusu olurken İsrail ordusu 20. yüzyıl savaşlarında niteliğin nicelikten daha belirleyici olduğunu tüm dünyaya ispatladı. Buna karşılık Mısır, sadece birkaç saat içinde yok olan yüzlerce savaş uçağının satın alımından kaynaklanan devasa borcu on yıllar boyunca, Sovyetler Birliği dağılıncaya kadar ödemeye devam etti.
İsrailli pilotlar Mısır’ın kalbine kadar sessizce sızarak sadece birkaç saat süren Odak Operasyonu sonucunda 400’e yakın Mısır uçağıyla birlikte hava üslerinin kalkış rampalarını tamamen yok ederken 6 Gün Savaşları’nın kaderini de belirlemiş oldu. Bu operasyon sonrası hava desteği alamayan Arap orduları toz şeker gibi dağıldı ve bugünkü İsrail’in en güçlü temel taşı dikildi. Odak Operasyonu’na dair çarpıcı bir diğer not da harekattan iki hafta önce Nasır’ın “ehlen ve sehlen” şovunu yaptığı Jifjafa üssünün kroki ve karşı koyma planlarının aylar önce İsrail istihbaratı tarafından ele geçirilmiş olmasıydı. Yani Nasır’ın ilk kez savaştan iki hafta önce gittiği üssü İsrailli pilotlar avuçlarının içi gibi biliyorlardı, bütün uçakların yerde imha edildiği baskın da üssün en savunmasız olduğu anda gerçekleştirildi.
Malumunuz, iktidarın siyasi muhaliflerinin olur olmaz gerekçeler ve uydurmalarla hapse atıldığı bir ülkedeyiz. “Tutuksuz yargılama esastır” ilkesini savunmaktan vazgeçmedik, vazgeçmeyiz elbette. Yine de bu prensibin neden her seferinde alengirli işlere bulaşan, suç delilleri de sabit olan iktidar mahfillerine uygulanmadığının bir yanıtı verilmeli.
“Nereden edinildiği de açıklanmayan toplam 163 milyon TL’yi eşiyle tek bir hisseye yatırıp kısa sürede 2 milyar 200 milyon TL’nin üzerinde para kazandığı ortaya çıkan fon soyguncularından eski bakan ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya neden hala tutuklanmadı” diye sormak elzemdir mesela.
Bu önemli hatırlatmadan sonra diğer konumuza geçelim.
Süzer Holding’i bilirsiniz; bilmiyorsanız İstanbul’da yaşayan herkes gibi "Gökkafes" olarak anılan Süzer Plaza’yı bilirsiniz. Belirtmeden geçmeyelim, Türkiye’deki Ritz-Carlton otel zincirinin sahibi de Süzer Holding. Holdingin yönetim kurulu üyesi ve veliaht Ali Baran Süzer, 2025 yılının sonlarında İstanbul’da, Akın Gürlek’in başsavcı olduğu sırada düzenlenen uyuşturucu soruşturması kapsamında bir grup şüpheliye birlikte gözaltına alındı. İlk etapta adliyeye sevk edilen 3 kişiden birisi tutuklanırken veliaht Süzer ve diğer şüpheli adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı diye belirtip devam edelim.
Bu Süzer Plaza çok hareketli yer. CHP’nin İstanbul kayyımı Gürsel Tekin, defaatle bu Süzer Plaza’daki “Nobu” isimli restoranda görülüyor. Hem de kimlerle hem de kayyım olmasından önce... Ama daha önemlisi var: Son günlerin olaylı kurumu SPK de Süzer Plaza’da bulunuyor. Denilen o ki soruşturmalar vesilesiyle SPK ile yakından ilgili bakan da Süzer Plaza’daki en lüks dairelerden birinde kiracıymış. Hayli yüksek bir meblağ olan kirası ödeniyor mu? Ödeniyorsa memur maaşıyla nasıl oluyor bilmiyoruz. Bir de kiracısı olduğu lüks dairenin tadilat ve dayanıp döşenmesi kısmının da Süzerler tarafından karşılandığı söyleniyor. SPK’nin, Süzer Plaza’ya taşınmasına önayak olduğu kamuoyunda yaygın olarak kabul gören AKP’li iş insanı Davut Yasin Bilen var bir de… Bu dairenin sahibinin de o olduğu iddia ediliyor. Davut Yasin Bilen ile devam edelim. Bilen, Süzer Plaza’da yaşıyor (kaynak yaşatılıyor diye aktardı) ve iddiaya göre bir takım alengirli işlerin çözülmesinde ilgili taraflara yardımcı oluyor.
83 yaşında olmasına rağmen her gün işinin başında olan baba Mustafa Süzer’in büyük bir hayali var. İstinye sırtlarında kendisine ait olan çok büyük bir araziye içinde alışveriş merkezlerinin de bulunduğu “Marmara” isminde bir konut projesini hayata geçirmek istiyor Mustafa Süzer. Ama bildiğiniz gibi bir yandan da Süzer Plaza’nın kendisi zaten kaçak. Usulsüz birçok işlemle oraya dikildi ve yıkılamadı. Bedrettin Dalan’ın belediye başkanlığı döneminde ruhsat izni verilen inşaatın durdurulup yapılanların yıkımı için sonraki belediye başkanları Nurettin Sözen ve Recep Tayyip Erdoğan çok uğraştı. Ama dönemin ANAP iktidarında yıkımın engellenmesi için Şişli ve Beyoğlu ilçelerinin sınırları değiştirildi. ANAP’lı Şişli Belediyesi'nden gerekli izin ve onaylar alınarak projenin önü açıldı.
(Meraklısı, Gökkafes diye anılan Süzer Plazanın hikayesini şu linkten okuyabilir: https://t.co/QxRYpeKy4a)
Her ne kadar her şey kitabına uydurulmuş gibi görünse de bu konu Demokles’in kılıcı gibi Süzerler üzerinde sallanıyor. Türkiye’de geçerli rejimin bir tek kişinin dudakları arasındayken ve yargı da o dudaklardan dökülecek söze çok kıymet verdiğinden kimsenin ve hiçbir şeyin garantisi yok. Bir de oğul Süzer gözaltında iken Süzer Plaza’da Davut Yasin Bilen’in ev sahipliğinde milyonlarca doların çok sık konuşulduğu hayli hareketli günler yaşanmış. Bu hareketli günlerde Süzerlere ait Bebek’teki villalardan da konu açılmış ama nihayetinde ortalık sakinleştikten sonra Akın Gürlek Ritz Carlton’daki dairelerden birinde kiracı olmuş. Tapu kaydının Davut Yasin Bilen adına olduğu öne sürülen daire, yeni taşınacaklar için tadilat yapıldıktan sonra içi de dayanıp döşendikten sonra teslim edilmiş. Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve döşenmesi işlemleri de Süzerlere ait şirket tarafından gerçekleştirilmiş iddiaya göre. Dairenin kirasıysa 750 bin TL… Ritz Carltonda kiracı olan Gürleklerin üst kat komşusu uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Baran Süzer, yan daire komşusu ise yine uyuşturucu soruşturması şüphelisi olan Ali Ulusoy. SPK’nin de içinde bulunması nedeniyle Elif Gülşah Gürlek, İstanbul’un trafik sorunuyla boğuşmadan evle işi arasındaki mesafeyi asansörle katediyor. Hatta yemeklerini de plazanın içindeki lüks restoranda yiyor.
Şimdi Akın Gürlek’e sorularımıza geçelim:
1-) Davut Yasin Bilen’in veya yakınlarından birinin Süzer Plaza’da dairesi var mıdır?
2-) Akın Gürlek ve eşi Elif Gülşah Gürlek bu dairede kiracı mıdır?
3-) Dairenin aylık 750 bin TL kira bedeli ödenmekte midir? Kim tarafından? Dekontlrı var mıdır?
4-) Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve dayanıp döşenmesi maliyeti kim tarafından karşılanmıştır?
5-) Tapuda evin sahibi olarak görünen Davut Yasin Bilen‘le ne tür bir ilişkiniz vardır?
6-) Aynı zamanda SPK’nin yönetiminde olan Elif Gülşah Gürlek’in plazada bulunan “Nobu” isimli restorandaki yediği yemeklerin aylık 250 bin TL’nin faturası kendisi mi Bakan bey mi yoksa Süzer holding mi ödemektedir?
Galatasaray 8. Olurken Galatasaray 13. Olurken feto yok Galatasaray ayağa kalkıp bunları domaltmaya başlayınca feto var. Sümüklü bir tarikat hocasını kendi camialardan üstün gören hamam böcekleridir bunlar. Galatasaray hepinizi sikti kabul edin.
27 alametleri;
İlk 10 maç, beklenmedik ağır yenilgi, Avrupa maçı hezimeti, ilk 11’den en az 2 sakat, iyi futbolcular formsuz, Patron’un sezonda bir kere sakar gol yedirmesi, Tor sezonda 1 maç kötü oynar, Hoca’ya Başkan’a istifayı umursamamaları, Terim sesleri, milli ara.
@yagmuryuklu Şeriatın hükümlerini hayatınızda her zaman uygulayabilirsiniz hanımefendi. Memlekette rejimin değişmesine ne gerek var? İslam dini izin vermiyorsa hukuk dalında çalışmanıza çalışmayıverin. Niye Allah’ın hükümlerine karşı geliyorsunuz?
11 Yaşındaki Otizimli Esra Yücel. 3 Kişi Tarafından Kaçırıldı Sabaha kadar T*cavüze Uğradı, Dövüldü En Son Kanlar İçinde Kalınca "Öldü" Zannedip Bir Kenara Atmişlar, Arıcılar Esrayı Buldu. Deliller Toplandı Ve Dava Açıldı 3 Sanığın Avukatı Hakkari AKP İl Başkanıydı+