Bu Yetkiyi Size Millet Vermedi!
Hiç kimse, 85 milyon insanın ve henüz doğmamış çocuklarımızın kaderini birkaç yüz oyun arkasına saklanarak belirleyemez.
TBMM'de görüşülen bu çerçeve yasa, herhangi bir kanun değildir. Sonuçları yıllarca tartışılabilecek, Türkiye'nin geleceğini etkileyebilecek tarihî bir karardır.
Milletvekilleri elbette milleti temsil eder. Ancak hiçbir milletvekili, milletin ortak geleceğini ilgilendiren böylesine hayati bir konuda toplumun tamamı adına tek başına karar verme yetkisine sahip değildir. Sandıkta verilen temsil yetkisi, milletin doğrudan iradesinin yerine geçmez.
Bu nedenle soruyoruz:
Türkiye'nin geleceği birkaç siyasi partinin çoğunluk hesabına mı bırakılacaktır, yoksa son sözü egemenliğin gerçek sahibi olan millet mi söyleyecektir?
Bu kadar önemli bir konuda referandumdan kaçınmak, milletin iradesine güvenmemektir.
Eğer alınacak kararın ülke için doğru olduğuna gerçekten inanıyorsanız, milletten neden çekiniyorsunuz?
Bırakın kararını millet versin.
Bırakın herkes vicdanıyla sandığa gitsin.
Bırakın bu ülkenin geleceğini siyaset değil, halk belirlesin.
Çünkü demokrasi, sadece millet adına karar vermek değildir; gerektiğinde kararı doğrudan millete bırakabilme erdemidir.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu söz, duvarda asılı duran bir cümle değil; gerektiğinde uygulanması gereken anayasal ve demokratik bir ilkedir.
Bu nedenle çağrımız nettir: Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren bu tarihî konuda referandum yapılmalı, son sözü Türk milleti söylemelidir.
#ReferandumMutlaka @onralpyilmaz@muratagirel@aydinsule1@timursoykan@gazetesozcu@halktvcomtr@ComezTurhan@yenipartiyiz06@iyiparti@zankamedya@zaferpartisi
Sayın Özlem Zengin'e soruyoruz:
Daha önce çıplak arama iddialarıyla ilgili olarak, mağdur olduğunu söyleyen kadınların durumu belemeden derhal açıklaması gerektiğini savunmuştunuz https://t.co/S2ueLgPWRh.
Şimdi mahkeme huzurunda inanılmaz davranışlara mazur kaladığını dile getiren Fatoş Pınar Türker'in beyanları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Eline geçen ilk fırsatta ve hem de hakime anlattı.
Merak ettiğimiz konu şimdi sizin bu konudaki tutumunuz.
1- Bu yapılanların bağımsız ve şeffaf biçimde araştırılmasını destekliyor musunuz?
2- Kadınların beyanı, siyasi kimliklerine göre mi değerlidir; yoksa her kadın için aynı hassasiyet geçerli midir?
Kadınlar adına cevabınızı bekliyoruz.
#KadınPartisiSoruyor
#İnsanOnuruDokunulmazdır
Tüm annelerin ve anne hissedenlerin, gelecek nesillere, özgür ve mutlu bir ülke sözü verenlerin, barış ve huzur içinde bir ülke vadedenlerin ve bunun için emek harcayanların
Anneler Günü kutlu olsun
#annelergünü
Kadın–erkek, genç–yaşlı…
Emeğiyle yaşayan herkes için
eşitlik, adalet ve insanca yaşam istiyoruz.
Emeğin olduğu yerde umut vardır.
Yaşasın 1 Mayıs!
#1Mayıs#Emek#Eşitlik#Adalet
Timur Soykan: Bizim Milli Eğitim Bakanımız ne yapıyor biliyor musunuz? Bir okula güvenlik temin etmek, bir öğün yemek vermek... Bunlar onun gündemi değil. Onun gündemi tarikatları okullara doldurmak...
Okullara güvenlik bulamıyorlar ama imam buluyorlar...
ŞAŞIP KALKIYORUM,
Arap İngiliz'le birleşmiş Türk'ü arkadan vurmuş;
Ermeni Rus'la birleşmiş,
Doğu Anadolu'yu kana bulamış;
Rum Yunan'la, Yunan İngiliz'le birleşmiş,
Batı Anadolu'yu ele geçirmiş.
Ülkenin mahvolmadık, yıkılmadık, yanmadık, kan dökülmedik, kül olmadık hiçbir yeri kalmamış,
Elde avuçta İstanbul ile İzmir bile yok!..
Anadolu'nun altı yedi milyon nüfuslu en yoksul bölümüyle, yüzde doksan beşi okuma yazma bilmez, yorgun, yoksul, bitkin, ezik bir halk..
Nasıl kurtulmuşuz?..
Şaşıp kalıyorum...
Yunan'ı nasıl denize döküp hizaya getirmişiz,
İngiliz'i İstanbul'da nasıl çıkarmışız, dünyanın süper güçleriyle masaya nasıl eşit oturmuşuz?
Yıl 1923
Anadolu'da 10-11 milyon savaş artığı yaşıyor; aç biilaç, parasız; yüzde 95'i elifi görse mertek sanacak kadar alfabesiz... Ne yapacaksın?..
Demokrasi yap!.. Nasıl yapacaksın?..
2000'li yıllarda Nurcu tarikatının ardına bu kadar adam takılmışken, 1923'ün yanmış yıkılmış Anadolu'sunda nasıl demokrasi yapacaksın?..
Kalan ne?
Yıl 1923
Komşunun komşuyu boğazladığı iç savaşlardan, Anadolu'yu mezbahaya döndüren dış savaşlardan yeni çıkmışsın.
Fabrikan yok,
İşçin yok,
İş adamın yok,
Mühendisin yok,
Doktorun yok,
Uzmanın yok,
Tüccarın yok,
Suyun yok,
Barajın yok,
Elektriğin yok,
Kadınların çarşafta çuvala giriyor,
Erkeğin dört karı alıyor,
Yurttaşlik yasası yok,
Üniversiten yok,
Banka yok,
Burjuva yok,
Proletarya yok,
İhracatçı yok,
İthalatçı yok,
Sermayen yok.
Kalkın bakalım...
Nasıl kalkınacaksın?...
Sermayesiz ekonomik kalkınmanın yumurtasız omletten ne farkı var?
Mustafa Kemal kuşağı ne yapmış?..
Yöneticiler devletçiliğe neden ve nasıl sarılmış?..
Türkler bankacılığı nasıl öğrenmiş?..
Merkez Bankası 1930'a değin neden açılamamış?..
Özel sektör nasıl oluşturulmuş?..
Yeni devlet nasıl kurulmuş?..
Çağdaş öğretime nasıl geçilmiş?
1920'de 10-11 milyon nüfusun yüzde 95'i
Alfabesizken savaş artığı bir toplumla,
Okuma yazma seferberliği nasıl açılmış?
Kitaplıklarda kitap yokken,
Ulusal kütüphane nasıl kurulmuş?..
Okullarda tarih kitabı bile yokken tarih nasıl yazılmış?..
Yok olmanın kuyusundan çıkıp var olmanın doruğuna nasıl tırmanılmış?..
Yunanlı ile dostluk nasıl kurulmuş?..
Avrupa'da saygınlık nasıl kazanılmış?..
Şaşıp kalıyorum...
2000'li yılları geçtiğimiz,
Yetmiş milyonluk Türkiye'nin haline bakıyorum...
Hiçbir şeyimiz yokken neler yapmışız?..
Her şeyimiz varken neler yapamıyoruz?..
Bir de bu ortamda,
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' e saldıranlara bakıyorum...
İlhan Selçuk;
11 Mart 1925
21 Haziran 2010.....
Doğum Günü Anısına Sonsuz Saygıyla...🙏🌹❤️❤️🔥
DEM ve Bahçeli birine statü istiyorlar. Nasıl bir statü istiyorlar onu söylemiyorlar. Ne koparırsak mı? Yoksa göz daha yukarlarda mı? Açıkça söylesenize !
#andımızvar#sozcütv@KadinPartisi
📢BASINA VE KAMUOYUNA
Laik Eğitime Müdahaleyi Yargıya Taşıdık
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan gerekçesiyle okullara dayattığı uygulamaları idari yargıya taşıdık.
Bu uygulamalar;
laik eğitimi,
çocukların inanç özgürlüğünü,
eğitimde tarafsızlığı
açıkça ihlal etmektedir. #laiklik #anayasa #kadinpartisi
Bir Gece Yatıp Kalktık…
Türk Ordusu yok…
Darbe yapacaklardı ama silahları tarlada gömdükleri yeri de unuttular demek…
Darbe olacak mıydı, olmayacak mıydı derken, ordu artık yoktu…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Yargı yok…
Yargıyı bölüşmüşler yarısı hocaya, yarısı imama…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Cumhuriyetçi aydınlar yok…
Hücrelerdeler…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Medya yok…
Yarısını almışlar parayı bastırıp, kalan yarısının da gırtlağına bastırıp…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Ben yokum…
Muhterem karıma “Ben yok muydum şu köşede yahu?” dedim…
“Yoksun, kovuldun” dedi…
Ağladı…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Laiklik yok…
Devlet tekbirle açılıyor…
*
Bir gece yatıp kalktık…
“Türk” yok
*
Bir gece yatıp kalktık…
Bayrak yok…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Yarısı gitmiş…
“Türkiye” de yok…
*
Bir gece yatıp kalktık, marşlar yok, andımız yok, bayramlar yok…
Bir gece yatıp kalktık, bu 4+4+4’tür dediler…
Çocuklar yok…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Cumhuriyet yok…
*
Ve bir gece yatıp kalktık ki..
Biz yokuz…
*
Yatma o zaman…
Kaldır başını artık…
Bir böcek gibi ezilip, bir dal gibi kırılıp, bir sürü gibi güdülüp, bir toz gibi üfürülüp, bir ot gibi sökülüp, bir kuş gibi vurulacağına…
Yatma…
(3 Ocak 2015)Nurlar içinde ol
Bekir Coşkun.
HER "TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞIYIM VE NEREDEN NEREYE GELDİK" DİYENLERİN TEKRAR TEKRAR OKUMASI GEREKEN YAZI…
Yeni yıla girerken, kadınların eşit, özgür ve onurlu bir yaşam mücadelesini büyütme kararlılığımızı bir kez daha yeniliyoruz.
2026 yılının; emeğin görünür olduğu, adaletin güçlendiği, kadınların karar alma mekanizmalarında hak ettiği yeri aldığı bir yıl olmasını diliyoruz. #yeniyil #kadinpartisi