Sen köyden çıkmış bir gariban olan Ahmet Uluçay, Altın Portakal kazanınca; ödül benim hakkımdı diye ortalığı ayağa kaldırmış adamsın.
2019 yılında ortalığı ayağa kaldırıp hepiniz Erdoğan'ın yanına gittiniz ve sinema yasasının çıkmasını sağladınız.
İktidar da bunu fırsat bilerek yasaya şu sansür maddesini ekledi: "8 üyeden oluşacak komisyon, sinema filmlerini gösterime girmeden önce değerlendirecek ve sınıflandıracak. Komisyon tarafından uygun görülmeyen filmler ticari dolaşıma ve gösterime sunulamayacak."
Sizin girişiminiz yüzünden 12 Eylül dönemini hatırlatan bir sansür düzeni kuruldu.
Şimdi çıkmış "Sinemayı ayağa kaldırmamız lazım." diyorsun.
Yok öyle.
Doğrusunu söyle: BKM'nin gelirleri düştü, o yüzden sinema aklına geldi.
Özgür Özel, kendisine yapılan ahlaksız teklifi ifşa etti:
"Geliyor diyor ki, Ankara merkezli siyaset yap, otobüsten in, Ekrem'i bırak... Daha 50 yaşındasın, 80 yaşına kadar partinin başında oturursun diyor.
Yol ayrımı burasıdır."
O nokta geçildi dediği noktayı “At yarışı mı bu? Ne kazanacak adayı? Aday Kılıçdaroğlu olmalı” diyerek bizzat geçirmişler, hala utanmadan hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi konuşuyorlar.
Hayatı ilk hamlede durduracaksın ki aşamayacakları bir sınır olduğunu bilecekler. Yatak odana kadar girmişler hala yatağa da yatarlarsa sonuçlarına katlanacaklar diye tehdit ediyorsun.
🔴#SONDAKİKA | ÖZGÜR ÖZEL KONUŞUYOR:
"Cumhurbaşkanlığı adaylığını kabul etseydim. İmamoğlu'na sırtımı dönseydim. Mansur Yavaş'ı görmezden gelseydim bugün herkes evindeydi arkadaşlar."
Türkiye'de demokrasinin büyük bir saldırı altında olduğu ve bu gidişatı durdurabilecek tek partinin CHP olduğu gerçeğinden hareketle, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'in günlük siyasi konularda yanlış tutum aldığını düşünsem dahi, bu iki isim seçimle iktidar değişimi hedefinden vazgeçmedikleri sürece onları sonuna kadar destekler ve eleştirilerimi belli bir eşiğin üzerine çıkarmam.
Türkiye'de demokrasiyi önemseyen herkesin de böyle yapması gerekir.
Bu iş İmamoğlu ve CHP meselesi olmaktan çıkalı çok oldu. İki kutup var: Serbest seçimlerden, demokrasiden, temel hak ve özgürlüklerden ve hukuk devletinden yana olanlar ve düzmece seçimlerden, otoriterlikten, despotizmden ve keyfi yönetimden taraf olanlar.
Muhalefetsiz, seçimsiz Türkiye projesi tam gaz devam. Son seçimi kazanan ve kazandıran kim varsa suçlu ilan edildi. Seçim komple iptal edilse bu süreçten daha hukuki olurdu
Galatasaray yöneticilerine;
" Çekil burdan yoksa dayak yersin ",
" seninle özel olarak uğraşıcam"
" gece rüyalarında beni göreceksin "
Camiaya: "şerefsiz, alçak, hırsız"
Diyeceksin.
Basiretsizliğin yüzünden haberin olmadığı ön alım hakkında Galatasaray'dan yardım bekleyeceksin.
HADİ ORDAN, HADİ ORDAN!
CENK MELİH YAZICI, TUNCAY MALDAN, GÖKMEN ÖZDEMİR'İN PLANI!
Uğur Karakullukcu: “Barış Alper Yılmaz transferinde Tuncay bey, Gökmen bey ve Neom’u temsil eden Cenk Melih bey… Üç kişi bir araya gelmişler. Neom’a denmiş ki: “Galatasaray'a sakın büyük para vermeyin. Zaten 30’a verir, 25-30 milyon civarı bir teklife bırakır” demişler!
Üç kişi bir araya gelmişler, Neom’a: “Galatasaray’a sakın büyük bir para vermeyin. Galatasaray’a vereceğiniz parayı bize verin” demişler!"