Tarihin en iyi hukuk felsefesi dersine hazır mısınız?
Harvard Üniversitesi'nden Michael Sandel’in "Adalet" Serisinin efsanevi bölümü:
🛤️ 1. Kısım: Cinayetin Ahlaki Yüzü
5 kişiyi kurtarmak için 1 kişiyi feda eder miydiniz? Yoksa hiçbir şey yapmadan 5 kişinin ölümünü mü izlerdiniz? Sandel, akıl yakan ikilemlerle ahlaki varsayımlarımızın aslında nasıl çelişebildiğini ve "doğru" olanın her zaman siyah-beyaz olmadığını gösteriyor.
🛶 2. Kısım: Yamyamlığa Giden Yol
19. yüzyılda batan bir gemide günlerce aç kalan mürettebat, hayatta kalmak için aralarındaki en zayıf kişiyi (genç miçoyu) feda eder. Bu sarsıcı olay üzerinden Jeremy Bentham'ın "Faydacılık" ilkesi sorgulanıyor: Gerçekten en doğru eylem, "en büyük çoğunluk için en büyük faydayı" sağlayan mıdır?
Hukukçu olun ya da olmayın, zihninizi zorlayacak bu felsefe fırtınasını mutlaka izleyin! 🧠👇
(Bir takipçimin ısrarı üzerine Türkçe altyazı ekledim)
#HukukFelsefesi #Adalet #Felsefe
Öğrencisinin derdiyle dertlenen, onun geleceği için yüreğiyle mücadele eden Kübra Öğretmen’e başarı belgesi takdim ettik.
Öğretmen, yalnızca bilgi aktaran değil; vicdanıyla, şefkatiyle, merhametiyle yoğrulmuş bir hayatı öğrencilerine rol model olarak sunan kişidir.
Bu değerli an aslında bir vicdan aynasıydı.
Müdürler toplantısından sonra bir öğretmenin adımlarındaki telaş, bir öğrencisinin derdine sevdalanmasının göstergesiydi.
Kübra Öğretmen’in elleri titriyordu, sesi titriyordu ama kalbi sevgiyle atıyordu, çünkü O, bir çocuğun umudu, bir ailenin duası, bir şehrin vicdanıydı.
Öğretmenlik, yalnızca sınıfta müfredat anlatmak değildir.
Öğretmenlik; bir öğrencinin dertlerini kendi derdi bilmek, evladının geleceğini kendi evladının geleceği gibi sahiplenmektir.
İşte o anda Kübra Öğretmen bize şunu hatırlattı: Şefkat bir ders konusu değil, bir yaşam biçimidir.
Merhamet bir ünite başlığı değil, nefesin her anında var olması gereken bir ruh halidir.
Bu olay, bir öğretmenin aslında topluma en büyük rol model olduğunu hepimize haykırıyordu.
Sınıfta anlattıklarını sokakta da yaşayan, kitap sayfalarındaki bilgiyi hayata taşıyan, vicdanıyla örnek olan bir insan portresi…
Öğrencisinin derdini çözmek için titreyen eller, aslında samimiyetin bütün yüreklere sirayet etmesinin habercisiydi.
Ve belki de Kübra Öğretmen’in o samimi hali, herkese en çok şunu düşündürdü:
İnsan olmak, kalbe dokunmakla başlar. Öğretmen, kalpten kalbe yol açandır.
Kübra Öğretmen’in koşusu bir şehri, bir ülkeyi duygulandırdı; çünkü o koşu, iyiliğe koşan bir insanın, insanlık adına attığı en kıymetli adımlardan biriydi.
Bizim bu insani olaydan çıkarabileceğimiz en değerli derslerden birisi de şudur:
İnsanı değerli kılan her yürek aslında değerli olandır ve bu millet o değerli olana değer vermeyi bilen necip ve irfan sahibi bir millettir.
Bir öğretmenin bütün toplumun samimi duygularını nasıl ortaya çıkardığını görünce, her şeyin bir insanla başladığını ve bir öğretmenin her şeyi değiştirebileceğini birlikte yaşayarak gördük.
İyiler ve iyilikler hep var olsun inşallah…
Teşekkürler Kübra Öğretmen.
@SehitkamilBel Başkanım 3 gündür elektrik yok mahallemizde bu kavurucu sıcakta bu halka zulüm değil midir siz yetkililerden çözüm bekliyoruz @umutymz@TEDASKurumsal
Kibirli ortamlarda mütevazı davranılmaz, sizden uzaklaşan kişiye yakın olmaya çalışılmaz, size değer vermeyenlere de zaman harcanmaz. Bu üç temel prensip, kendine saygıyı korumak ve sağlıklı ilişkiler kurmak için çok önemlidir.
Aileyi desteklemek 3-5 kuruş çocuk yardımı ile olmaz, gençleri evliliğe teşvik etmek iş vermekle, iş bulmakla, geleceğe dair umut vermekle olur.
Bir milyona yakın insan öğretmen olmak için beklerken, her yıl bunlara 100 bin daha ekleniyor.
Bu gençler hayata tutunmak istiyor!