Israrla Cengiz’i Beşiktaş’a getirten; Cengiz’i 1 ayda yıldız yaparım diyen Sergen
“150 futbolcu izledim ve Asllani’yi istedim.” Diyen yine Sergen
Mustafa’nın yıldız futbolcu olacağını söyleyen yine Sergen
Balotelli’ye laf söyleyip, sonra madara olan yine Sergen
Bunun gibi 100 tane yazarım.
Ciddiyetten uzak, öngörüsü olmayan, dünya futbolunu birçok taraftar kadar bile yakından takip etmeyen ki sezon performansı da oldukça kötü olan birinin Beşiktaş’a verebileceği tek şey zarardır.
Beşiktaş’ın çok iyi bir teknik direktöre ihtiyacı var.
Beşiktaş Sergen’e muhtaç değildir !
Okullarda doğru düzgün spor yok; müzik yok, yabancı dil yok, resim yok, tiyatro yok. Eleştiri yok, edebiyat yok. Doğayla, tarihle, toplumla kurulan sahici bağlar yok. Yerine, leş gibi bir sınav düzeni, yalancı ilişki ağı ve eşitsizliğin rutin hali var.
Kabullenmek zor olsada maalesef güzelim ülkede bu şekilde tedavi ve terbiye edilmesi gereken ciddi bir kitle var!! Acil bize şöyle bir uygulama lazım..
Bu yazıyı Amerika’dan yazıyorum. Burada okulda şiddetin “büyük haber” sayılabilmesi için ölü sayısının iki haneli olması gerekiyor! Türkiye o noktaya değil. İnşallah hiçbir zaman da olmaz. Ama o noktaya giden yol tam da böyle döşeniyor: her hafta bir olay, her olayda birkaç günlük tartışma, sonra unutuş, sonra yeni bir olay. Alışa alışa.
Türkiye’de okul çağındaki çocukların yarısı zorbalığa maruz kalıyor. Bin öğrenciye bir rehber öğretmen düşüyor. Öğretmenin risk bildirimi dosyalanıp kayboluyor.
Sistem uyarıldı. Yine duymadı.
Çözüm siyasette, çözüm tasarımda: Şiddeti gördüğümüz her yerde adil bir şekilde cezalandırmak ilk adım. Adalet yoksa gerisini konuşmayalım. Varsa çözüm için daha küçük okullar, daha çok rehber öğretmen ataması, ve okullarda pozitif iklim odaklı düzenleme (erken uyarı mekanizmaları) şart. Ama şeffaf kurallar, caydırıcı yaptırımlar ilk adım. Bu adım yoksa sıradaki kim sorusunun cevabı çok açık.
Fatma Nur öğretmen şunu söylemişti: “Sıradaki biz olabiliriz.”
Bugün Kahramanmaraş. Dün Urfa. İki gün. İki şehir. İki okulda şiddet vakası. Artık münferit vaka diyemeyiz.
Yazının tamamı @GazeteOksijen ‘de!
Trump’ın Hürmüz Boğazı için yardım talebine Avrupa ve NATO’dan olumlu yanıt gelmedi. Aksine ülkeler, tek tek savaşa dahil olmayacaklarını açıklıyorlar.
Muhafazakâr mahallelerinde kamusal alanın neredeyse tamamen denetim altında olduğu, sokağa çıkmanın dahi başlı başına bir "sorun" sayıldığı gerçeğini bilerek, gündelik hayatını daha seküler alanlarda geçirip eve dönerken "her yer açık saçık kadın, her yer alkol" diye homurdanan tiplerden sadece biri.
Bu, ahlaki bir hassasiyet değil, mekânla kurulan ikiyüzlü bir ilişki...
Kendi mahallesinde bastırılan hayatı tüketmek için öteki mahalleye giden, sonra da o hayatın varlığını suç unsuru gibi teşhir eden bir zihniyet.
@meenverkarahan Milletimizin en büyük sorunu 'ahlak',bugün iade kargosundan fondötene bulanmış bir ürün çıkardık,beyaz bir ürün,beğenmemiş hanfendi,'yersen'...
Maduro “kaçırıldı” haberi düşer düşmez memleketin her kanalı çarçabuk ‘Venezuela uzmanı’ doğurdu. Adamlar Caracas’ta patlama sayarken biz burada 7 dakikada Venezuela’nın bütçe açığını, halkın mutfağını ve jeopolitiğini çözdük. Tebrikler.
Amerika Maduro'yu almış çıkmış, bunun olacağı belliydi zamanlaması belli değildi. Dünyada gerçek anlamda özgür ve milli hükümetler tarafından yönetilen ülke yok. Tüm olan biten büyük bir tiyatronun sahneleri, sahnede rolünü oynayan çekiliyor.
Bizim de kahrolsun Amerika-kahrolsun İsrail diye bağırmamız rolümüzün parçası, aslında hiçbir şeyin değişmeyeceğini rolü ABD ya da İsrail karşıtı olan aktörlerin bağırıp çağırması ile gazımızın alınacağını biliyoruz.
Atatürk bu yüzden ölümsüz, halkı ve silah arkadaşları dışında kimse olmadan karşı durdu bu düzene, son milli ve bağımsız kahramandı.
Atatürk kendisinden sonra Türkiye yaşasın diye güvenebileceği ve korku veren bir ordu, bilinçli ve eğitimli bir halk bırakmak istedi ama o öldükten sonra o proje de bitti.
Sonuç: sonuç yok, uyuşturucu-silah-ilaç sektörlerinin bu kadar kuvvetli olduğu dünyada figüranız.
Kimseyi kahramanlaştırmaya gerek yok, kimse de vazgeçilmez değil, herkes rolü kadar var.
2026'da sizler için en iyi dileğim, Netflix ve her dahi entertainment aracından uzaklaşıp, bilgilenmek için her şeyi yapmanız.
Sizi kişiliksiz hale getirmeye çalışan bu eğlence içeriğini bırakmak ZORUNDASINIZ.
Bunun yanında bir de haberler. Haber ve gündeme dair yorumları izlemeyi ve tüketmeyi bırakmalısınız.
Herhangi biri olmaktan çıkıp, biri olabilmenin tek yolu bu.
Aşağıdaki videodaki müzisyeni tanımıyorum. Ancak sadece tipine baktığımda bile bir rol model ya da ikon olamayacağını, bir toplumu kalbinden vuramayacağını, insanları bu boktan, bu aşağılık müzik hariç başka hiçbir şekilde peşinden sürükleyemeyeceğini biliyorum.
Bu tipsiz insanları, bu kültürsüz asalakları, bu toplumu aşağılayan ve aptallaştıran insanları takip etmemek, 2026'da şiarınız olsun.
Son olarak ise, benim yaptığımı yapın. Yakınınızda izleyen varsa, ona da söyleyin bunları. Ben söylüyorum, bugüne kadar kötü tepki görmedim. Fark ettirmek lazım. Farkında değiller çünkü, yeterince akıl ayırmıyorlar bu tarz konulara. Ayırsalar onlar da aynı çıktıyı alacaklar.
14 gündür adres değişikliği yapamayan beceriksizler ordusu @araskargo@ArasKargoDESTEK iade ürünlerimi eski adresime gidip topluyorum sizin yüzünüzden,yapamıyorsunuz bellli,bırakın bu işi...