Otelde duş alırken bunu gördüm direkt gizli kamera diye düşündüm hemen çıkıp üzerimi giyindim 😭 Sizce ben mi abartıyorum, yoksa ilk aklınıza sizinde aynı şey mi gelirdi ?
Bakın, bu videoda gördüğünüz cennet yer, "Milli Takım oyuncularına villa hediye ediyoruz" bahanesiyle katledilmek istenen bölgedir. Burası, yıllardır birinci derece sit alanı olarak korunan, nesli tükenmekte olan binlerce canlıya ev sahipliği yapan ve antik kent dokusuna sahip muhteşem bir doğa harikasıdır. Bizim uyanık Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, futbolcular üzerinden bu cennet yerin reklamını yaptırarak, bugüne kadar korunması için alınmış tüm mahkeme kararlarını hiçe sayıyor. Sit alanı olan bu bölge için yeniden mahkemeye başvurup onay çıkartarak, imara açılan bu yere tam 4 bin adet villa inşa edecek…Hiçbir futbolcumuz bu evleri istemezken "Zorla bu çocuklara evlerini vereceğim" diyerek haber ve basında algı oluşturup, arka tarafında 9.7 milyon metrekarelik devasa doğayı katledecekler.
📍İspanya dağı taşı zeytine boğdu,
📍Suudi Arabistan çölü zeytin denizine dönüştürüyor.
📍Çin Türkiye kadar çölü tarım alanına çeviriyor.
🇹🇷Türkiye bir avuç kömür için ülkesini çöle çeviriyor.(Maden)
Paylaşımlarımız sonrası kamuoyu ayağa kalkınca Alagöz Maden bugün Tirebolu Doğankent'teki atık havuzlarından dereye toprak karıştırıp, zehirlerini çamur akıtarak örtbas etmeye başlamış. Bunlar şeytana pabucunu ters giydirir. Pes gerçekten!
Abi üzüntüden kalp krizi geçireceğiz artık. Lütfen yeter, durun artık. Dünya'nın en güzel coğrafyası ve insanı yaklaşık 4-5 bin kişilik bir aç gözlüler ordusu tarafından sömürülüyor
Ordu’da 2 bin hektar yayla kapatıldı, 1 ay giriş yasak.
220 noktada sondaj, köylü kendi toprağına alınmıyor.
Doğasını savunan halka dava, üstüne 10 milyon $ talep.
Yaylalar halkındır, talana teslim olmayacak! #PerşembeYaylası
5 yaşındaki bir çocuğun son anları:
- Tarifsiz bir korku.
- Dayanılmaz bir acı.
- Körpe bedenini koparan yırtıcıların arasındaki çaresizlik...
🔴 Meydanlarda eylem yapan bir avuç terörist uğruna görmezden gelenler:
Vallahi hesabınız çok ağır olacak!
🚨SES OLALIM!🚨
Neden kimse Esra’ya ses olmuyor? Neden kimse Esra’nın sesini duymuyor? Godoman değil diye mi? Zengin değil diye mi? Ünlü değil diye mi?
Muğla Milas’lı ve Akbelen direnişçisi Esra Işık kardeşimiz, sadece havayı, doğayı, toprağı, zeytin ağaçlarını savunduğu için TAM 1 AYDIR cezaevinde!
Bugün duruşması var ve onun için özgürlük talep ediyoruz:
ESRA IŞIK’A ÖZGÜRLÜK!
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?