Bugün pamuk gibi bir gün geçirdim. Arkadaşım keyfim yerine gelsin diye tırnağımda ki ojeyi almış bana, başka bir arkadaşım geçmiş olsun pastası getirdi, en son durakta beklediğimi gören eski bir öğrencim gül hediye etti🥹🥹
Çok elit bir kaza geçirdim. Karşı arabanın şoförü ile birbirimizin iyi olup olmadığına sorduktan sonra şoka giren sağ koltuk prensesimizi hep beraber sakinleştirmeye çalıştık
Bazı acılar geçmiyor, kalmıyor da bekliyor sadece, şekil değiştiriyor ortaya çıkmak için zaman kolluyor. Sonra bir şey oluyor tetikleniyor her şey. Ardından tekrardan beklemeye geçiyor. Bu döngüye alışmak gerekiyor sadece. Her acı bitmez.
Uzun zamandır kendimi bir nehirin ortasındaki taş gibi hissediyordum. Üzerimden sular, balıklar, bulutlar geçip gidiyordu ama ben aynı yerdeydim. Taş olmak isteyip istemediğimi bilmiyordum ama aynı yerdeymiş hissi bana iyi gelmiyordu.
Duygularıma bakıyorum uzun suredir donmuş gibi. çok korkuyorum, içimde büyük bir boşluk var. Koşarak kaçmak isterken ayaklarım yere mıhlanmış gibi. Mantıklı mı davranıyorum yoksa sadece akışa mı kapılıyorum bilmiyorum. 15. katta ki evimde tek başıma kalmaya korkuyorum.
Evlerini, eşyalarını, canlarını kaybetmiş insanlar varken evimde korkuyorum demeye utanıyorum. Yıkılmış binaların yerlerine bakıyorum hayalet binalar var sanki. Hayatını kaybeden insanların hikayalelerini dinliyorum. Bütün acılar dile gelmeye çalışıyor.
Pazar günü yeni eve taşındım, pazartesi müdür yardımcılığı görevinden istifa edip okuldan ayrıldım, salı günü(bugün) yeni okulumda psikolojik danışman olarak göreve başladım, yarın da aşkı bulursam bu haftayı her sene kutlarım ✌️