Bir Türk sanatı güzelliği:
Kâbe Tasvirli Çiniler
Türk çini sanatının en nadide ve en özel örnekleri arasında yer alır.
Kökleri 15. yüzyıla kadar uzanır.
Rivayete göre, Kütahya’daki halıcıları ziyaret eden şeyhülislâm Kâbe tasvirinin halı üzerine işlenmesini uygun bulmaz ve bu tasviri yasaklar.
Bunun üzerine, daha dayanıklı ve kalıcı bir malzeme olan çini üzerinde Kâbe tasvirleri yapılmaya başlanır. Böylece bu anlatım, halıdan çiniye taşınır.
Bugün tarihsel öneme sahip 30’un üzerinde Kâbe tasvirli çini örneğinden söz edilmektedir.
Geçmiş ile gelecek arasında bir bağ kurmak için iki örneği paylaşalım:
İlki, Rüstem Paşa Camii’nin iç mekânında yer alan örnek.
1970’li yıllarda, büyük kültür insanı merhum Nuri Arlasez tarafından fotoğraflanmıştır.
İkincisi ise, Samsun Üniversitesi Fahrettin Ulusoy Camisi içinde yer alan ve dün bizim çektiğimiz, sanatçı Fatma Şan tarafından yapılmış çağdaş ve son derece zarif bir örnektir.
Bu iki eser, yalnızca bir tasvir geleneğini değil; inancın, estetiğin ve kültürel sürekliliğin yüzyıllar boyunca nasıl taşındığını da gösterir.
Bugün yolumuz çok özel bir camiye düştü:
Samsun Üniversitesi Fahrettin Ulusoy Camisi
Samsun’un çatılı cami geleneğinden ilham alan, günümüz estetik dokunuşlarıyla zarafetle inşa edilmiş çok kıymetli bir eser.
Hat yazıları, çinileri ve kalem işlerinde hissedilen özen ve ruh gerçekten etkileyici.
Bu güzel mescidin banilerinden mimarlarına; böylesine nitelikli bir esere ev sahipliği yapan Samsun Üniversitesi’ne kadar emeği geçen herkesten Rabbim razı olsun.
İstanbul’daki İlçe Belediyeleri, Dünya Çocuk Hakları Günü’nde İsrail soykırımına kurban giden 5 binin üzerindeki çocuğun sessiz çığlığını tüm dünyaya duyurmak için kültür merkezleri salonlarını Gazzeli şehit çocuklara ayırdı.
#DünyaÇocukHaklarıGünü#salonlargazzelisehitcocuklarin
Bizim başarımızın ötekinin yenilgisine dönüştüğü bir toplumda, mutlu olmamız zordur. Bireyciliğin azı karar, çoğu zarar. Kendi iyiliğimiz kadar ötekinin iyiliğini de gözettiğimiz bir toplum, hepimizi daha mutlu ve mutmain kılar.