@cobanavukat1 Geçenlerde sevgili @cihancelik3 hocam başarısızlığı da anlatmamız gerek demişti. (Bu arada sizinkinin başarısızlık olduğunu düşünmüyorum tabii ki, bir parantez daha veteriner hekimim) 🤗
@gezzenoglak Az önce ilk kez büyük çekirge gördüm, bence devdi çünkü ömrümde böylesini ilk kez gördüm, ortancasına hiç rastlamadım, kedilerim avlayıp yediler 😔 sad story dfhfujn
📍TBMM
Ankara’mız için çalışmaya devam ediyoruz! 🎈
Ankara Tiftik Keçisinin eski günlerine dönmesi uzun vadeli ve bütüncül planlamalar, sabırla bir sistem inşa etmekle mümkün. 🐐🐑
Ankara Tiftik Keçisine ilişkin olarak yürüttüğümüz kapsamlı ve çok paydaşlı projeleri değerlendirmek üzere; ilgili bakanlıklarımız, üniversitemiz, kalkınma ajansımız ve kurumlarımızın değerli temsilcileriyle geçtiğimiz süreçte bir araya geldik.
Köklü geçmişimizden aldığımız bu mirası yenilikçi yöntemlerle yarına aktarırken, üreticimizin gücüne güç katmaya devam edeceğiz.
Bu vizyonu ortaya koyan Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan ‘a , ilgili Bakanlıklarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ederim.
Fotoğraftaki bu canlı kırmızı çiçek, narinliğiyle bildiğimiz ama aslında doğanın en inatçı savaşçılarından biri olan gelincik çiçeği.
Bu çiçeğin o kadar acayip özellikleri var ki, ilk öğrendiğimde ben de çok şaşırmıştım. Mesela, bu çiçeğin tohumları toprak altında hiç hava ve ışık almadan tam 100 yıl boyunca bozulmadan uyuyabiliyor.
Ne zaman ki bir tarla sürülüyor, yol çalışması yapılıyor ya da toprak altüst oluyor, işte o zaman bu tohumlar gün ışığıyla buluşup aniden çimleniyor. Zaten doğada bir anda her yeri gelinciklerin kaplamasının sırrı da bu.
İlkbaharda hava ısınıp günler uzamaya başlayınca, toprak altındaki milyonlarca tohuma aynı anda bir uyanış sinyali gidiyor ve tarlalar birkaç günde kıpkırmızı oluveriyor.
Yaşam döngüleri de çok hızlı; tek yıllık bir bitki olduğu için birkaç ay içinde hemen büyüyüp çiçek açıyor, rüzgarda kuruyan kapsülünden binlerce tohum saçıp bir sonraki bahara kadar ortadan kayboluyor.
Yapısı da inanılmaz hassas. Bir gelinciğe dokunduğunuz ya da dalından kopardığınız anda o güzelim taç yapraklarını hemen döküp soluveriyor. Ama bir o kadar da güçlü bir savunma mekanizması var; sapı kırıldığında hemen beyaz, süte benzer yapışkan bir sıvı salgılıyor ve bu sıvı kuruyarak yarayı kapatıp bitkiyi mikroplardan koruyor.
Biz insanlar ona baktığımızda sadece kırmızı bir renk görüyoruz ama arıların gözleri çok farklı çalışıyor. Gelincik yaprakları yoğun şekilde ultraviyole ışık yansıttığı için arılar bu kırmızılığı göremiyor, onun yerine çiçeği parıldayan neon bir hedef tahtası gibi algılayıp doğrudan ona yöneliyorlar.
Ayrıca bu yapraklardan doğal kırmızı gıda boyası yapılıyor, geleneksel tıpta da sakinleştirici olarak kullanılıyor.
Tarihi ve kültürel hikayesi ise bambaşka bir boyutta. Bizim kültürümüzde narinliğinden ötürü hüznün ve kavuşamayan aşkların sembolü olan gelincik, dünyada ise bir savaş ve anma sembolü.
1. Dünya Savaşı sırasında Belçika'daki cephelerde bombalar yüzünden toprak tamamen altüst olunca, yüzyıllardır uyuyan milyonlarca gelincik tohumu bir anda patlamış ve her yer kan kırmızısı çiçeklerle dolmuş. Bu manzara askerleri o kadar etkilemiş ki, o günden beri başta İngiltere olmak üzere birçok ülkede savaşta hayatını kaybeden askerleri anmak için yakalara yapay gelincikler takılıyor.
Kısacası gelincik, sadece güzel bir kır çiçeği değil; doğru zamanı beklemeyi bilen en zeki stratejistlerinden biri.
@opheliacomeback Karaca’nın Allah cezasını versin, 5-6 ay oldu herhalde çatal kaşık bıçak takımım paslandı, rezalet de bir müşteri hizmetleri var, bulaşmıyorum o yüzden.