Meslektaşımız Av. Sinan Derman, Bakırköy Belediyesine yönelik ev baskınları kapsamında mesleki faaliyetleri sebebiyle gözaltına alınmıştır.
Av. Sinan Derman’ın gözaltına alınmasını kabul etmiyor, kendisiyle dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.
@ulku_av@AvAykutBayrakci Bu arada tivit çok fazla yürüdüğü ve meslektaşım olmayan ( birkaç tane de meslektaş ama neyse ) birçok kişiden hakaret, nefret, şiddet içerikli yanıtlar geldiğinden kaldırdım. Sizin nazik cevabınız için teşekkür ederim.
@ulku_av@AvAykutBayrakci Anlık görüntüye cevap vermiştim ve sadece o görüntüden bahsetmiştim. Yanıtım benim düşüncelerimi ifade etmektedir. Bunu söylememe gerek kalmasaydı keşke. Sizin adınıza sevindim. Tabi ki, beraber eğlenmeniz çok güzel.
bu kurulda şarkı söyleyen deliye gülüp eğleniyoruz da
1) konuşması esnasında avukatlar için "neredeyse iç çamaşırlarıyla geliyorlar adliyeye, başlarında baro yok ki!!" şeklinde bizleri baro yönetimine şikayet etti :)
2) tecavüz faili yakın dostu/meslektaşına siper olan biri.
Güldük eğlendik, biraz da gerçekler. Gülbeyaz hanım, çok sevgili bir meslektaşınız da yanında çalışan stajyer avukatlara cinsel saldırıda bulunmaktan yargılanmıştı. Hatta beyefendinin yazdığı bir notta da tam olarak şu ifadeler yer alıyordu:
“Yaptığım en açık deyimiyle tecavüzdü. Üstelik bu tecavüz kabul edeyim bana o an heyecan da verdi. Tabii ki sizin için asla öyle bir şey olamaz. Aramızdaki büyük yaş farkını göz önüne alacak olursak acı verdiği de mutlak. Pişmanlık duymadım. Tecavüz ederken çok açık bir şekilde zevk aldım.”
O 'genç meslektaşlarınızın' da sesi oldunuz mu? Ben daha çok tecavüzcü arkadaşınızın cezaevinden çıktıktan sonraki aşırı dramatik (!) hapisane anılarına seri like attığınızı gördüm de...
İstanbul Barosunun 128. Genel Kurulunda yaptığı konuşma nedeniyle İstanbul Barosu Başkan Adayı Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında soruşturma başlatılması, hukuk devleti ve ifade özgürlüğü bakımından ciddi bir sorundur.
Avukatın görevi, yalnızca yargı önünde savunma yapmak değildir. Hukuka aykırılıkları dile getirmek, yargının işleyişini eleştirmek ve anayasal değerleri savunmak da mesleki sorumluluğunun ayrılmaz parçasıdır.
Bir baro genel kurulunda açıklanan görüşlerin ceza soruşturmasına konu edilmesi, demokratik tartışma ortamını ve bağımsız savunmayı doğrudan etkiler.
Sayın Kanadoğlu ile görüş ayrılıklarımız olabilir. Ancak temel hak ve özgürlüklerin korunması, görüş birliği gerektirmez. Tam tersine, farklı görüşlerin özgürlüğünü de savunabilmek hukuk devletine bağlılığın gereğidir.
Baro kürsüleri avukatlarındır. Savunma susturulamaz.
Bu sözlerden dolayı Korkut Hocaya soruşturma açılmasına dair herkesin bilmesinde yarar var:
Korkut Hoca yalnız değildir!
Dün Genel Kurulda rakibimizdi, ama fakültede Hocamızdı!
Hocamızın yanındayız!
İstanbul Barosu başkan adayı Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında, İstanbul Barosu Genel Kurulunda yaptığı konuşma nedeniyle soruşturma başlatılmıştır.
Baro kürsüleri avukatlarındır.
Sav, savunma ve hükümden oluşan yargı bütünlüğü içinde bağımsız savunmayı temsil eden avukatların yargıyı eleştirmesi, hukuka aykırılıklara karşı çıkması ve bunların giderilmesi için mücadele etmesi, mesleki sorumluluklarının doğal bir gereğidir.
Değişim İçin Avukatlar olarak, ifade özgürlüğü kapsamında kalan ve suç oluşturmayan sözleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan meslektaşımız Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu’nun yanındayız.
İstanbul Barosu biat etmez!
Değişim İçin Avukatlar
@ibrahimkaboglu
Hoppp. Orada durun bakalım. Baro kürsüsüne yapılan tüm avukatlara yapılmış sayılır. Mesleğine saygısı olan herkes, amasız fakatsız Korkut Kanadoğlu’nun yanında olmalıdır, olacaktır!
Genel Kurulumuzun iradesiyle yönetimde görev alacak meslektaşlarımıza başarılar dilerim.
İki yıllık görev süremiz boyunca, başta meslektaşlarımız olmak üzere hakkı ihlal edilenlerin ayrımsız bir şekilde yanında olduk.
Avukatlar için yeni iş olanağı yaratacak işler yaptık, dijital yenilenme yolunda önemli adımlar attık. Merkez ve komisyon yürütmelerinin seçimle belirlenmesini sağladık, Baroyu demokratikleştirdik.
En önemli işlerimizden ikisi ise kısmen eksik kaldı, zamanımız yetmedi.
İlki açılışını yaptığımız kütüphanemizin sistemi tam oluşturulamadı.
İkincisi, bizzat Baromuzun işleteceği Lokal 1878'i açamadık. Ama mutfak ekipmanlarının alımını gerçekleştirdik, ödemesinin dahi önemli bir kısmını yaptık. Büyük ekipmanların imalat süreci devam ediyor. Ruhsat da çıkmak üzere.
Bir gözümüz Lokalde olacak. Buranın da birilerine peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz. Ucuz, kaliteli ve sağlıklı yeme içme imkanını sağlayacak bir Baro bıraktık, takipçisi olacağız.
GELECEK UZUN SÜRER
İstanbul Barosu seçimlerini listesinde MHP milletvekili adayı bulunan, insan haklarını birilerinin hakları parantezine alan, barodaki seçim süreci dışında yıllardır yer yerinden oynarken Silivri'den yolu geçmemiş, İmamoğlu'na açıkça hakaret eden, avukatlar yoksulluktan intihar ederken Kanlıca ve Balmumcu rezaletinin mimarı olan, kurucusunun tarikat şeyhi olduğu BTP genel başkanının kendisine açıktan desteğini açıkladığı, 2017 referandumunda rejim değişikliğinin taşları döşenirken tek bir kelam etmeyen, konuşmasında avukatların sorununa dair tek bir cümle olmayan, seçimi kazanınca butlancıların kendisine destek tweetleri attığı Kocasakal kazandı.
Diğer yanda ise, ömrünü insan haklarını mücadelesine adamış, birlikte çalıştığı yönetim ile iki yılda avukatlar için onlarca somut iş çıkarmış, toplumsal davalarda kim olursa olsun hukuka aykırı muameleye maruz kalanın yanında durmuş, İBB davasında daha en başından tavrını belli etmiş, Silivri'deki davalarda en başından beri bulunmuş ve mücadele etmiş, BaroLokal'i avukatlara kazandırmış,BaroKütüphane'yi kurmuş ve 5500 kitabını buraya bağışlamış, 19 Mart sürecinde gençlerin yanında ekibi ile gece gündüz demeden durmuş, baro davasından sonra bize "Taksim'e yürüyeceğiz" demiş, iradesi ile barikatı ve Taksim yasağını aşmamıza vesile olmuş, bizimle birlikte dövüşen, bizimle birlikte sevinen, 25 Kasım'da 8 Mart'ta 1 Mayıs'ta baroyu sahaya, sokağa taşıran bir başkan vardı.
Durum buyken, kimse bize diyemez ki Cumhuriyet kazandı. Ve oy kullananan tüm meslektaşlarımızın bunu ilk seçimde göreceğine eminim. Çünkü biz bunları her bir meslektaşımıza satır satır açıklayacak, konuşacak, anlatacağız.
İki sene önce bu seçimi kazandığımızda 22 senelik süreklilik anlatısı içinde, tarihte bir kopuş anı yaratmıştık. Kimsenin, bu kopuşu bir süreklilik anlatısına dönüştüreceğimizden de şüphesi olmasın.
Bizim içimizde yılgınlık hiç olmadı, çünkü muktedirlerden taraf olmayı hiç bilmedik. Ömrümüz mücadele ile geçti, geçiyor ve geçecek.
Üretmeye, örgütlenmeye, dayanışmaya ve en önemlisi de hamaseti değil insan hakları mücadelesini büyütmeye devam ediyoruz.
Türkiye'de de, baroda da, değişim sürecek.
Gelecek uzun sürer. Unutmayalım.
Tabi ki öyle değil, eleştiri hakkını keşke suçlama yaparak kullanmasaydın. Ama hakaret ve tehditlerin yanında senin üslup ve ifaden bence de eleştiri sınırları içerisinde ve bu yüzden de konuşabiliyoruz. Ancak lafı çevirdiğim ve algı yaptığım şeklindeki iddialarını eleştiri amacından farklı buluyorum. Tabi ki bu da benim görüşüm. Katkıların için teşekkürler,
Sevgiler.