Madem Azerbaycan'ı anlamaya başladınız, ufaktan-ufaktan Hazar'ın öteki tarafındaki başkanlardan da bir cacık olmayacağını anlamanız an meselesi.
Türkmenistan malum zaten, babadan oğula geçen rejim. Orada cumhurbaşkanı Allah'tan daha yetkili biri gibi kabul ediliyor. Özbekistan lideri eski cumhurbaşkanından boşalan diktatörlük koltuğuna oturdu, koltuk babadan kıza geçecek. Kendi içlerinde bir başka Türki halk olan Karakalpaklar daha geçen yıllarda az kala düşmanmış gibi saldırıya uğradı bunun emriyle. Kazakistan, Kırgızistanı da kendiniz araştırın.
Bu Sovyet döküntülerini, imparatorluk artıklarını yata-kalka övmeyin artık. Bu ülkelerin halkları neler çekiyor bunlardan yıllardır...
Başörtüsü hakkında ağzını açan herkese “bitmedi mağduriyetiniz” diyip duranların 2026 yılında Azerbaycan’daki başörtüsü yasağını ölümüne desteklemeleri şaşırtıcı mı?
Ben anlayamadım Azerbaycan’ı her savunan Türk, Türklük, Türk dünyası 101 çekiyor bize. O ağlatılan kız çocukları Türk değil mi? Karşınızda gavur mu var da kalkıp Türklük üzerinden bir kardeşlik hukuku korumak için susun diyorsunuz?
Başörtüsü yasağını savunan kim varsa İslam düşmanıdır. Aynı ırktan olmamız bizi kardeş yapmaz. Karun da Musa ile aynı ırktandı ama kardeş falan değillerdir.
Dərmə tökmə evlərdən 18 yaşlı uşaqları səfərbərliklə yığıb muharibəyə aparanda heç baxmırdız anası bacısı hicablıdı, dini məzhəbi nədi.
Onda Allah Allah deyirdiz.
İndi həmin şəhidlərin, qazilərin, muharibə iştirakçılarının balaların, bacıların məktəblərə buraxmırsız.
Mən öz dövlətimdən heç bu qədər utanmamışdım…
Demek ki Suriye halkının uğradığı mezalimi anlatacak daha çok eser kaleme alınmalı, sanat eseri yapılmalı ki bu tezviratların önüne geçilebilsin.
Son nefesine kadar Tahran-Moskova hattından zihinleri felç eden dezenformasyon makinalarına çomak sokmayan en adi şerefsiz olsun.
Şu gördüğünüz belediyeye ait havaalanı transfer aracında 40 kişi var ve hepsi uçaklarına yetişmeye çalışıyor…Ama öndeki düğün konvoyu bütün yolu işgal etmiş, ne geçen araçlara yol veriyor ne de otobüsün geçmesine izin veriyor. Daha da kötüsü, kornaya basıp yol isteyen araçlara da ellerini kollarını sallayarak küfür ediyorlar. Siz kimsiniz de hem yolu babanızın malı gibi işgal edip hem de insanlara küfür edebiliyorsunuz? Bu insanların evlenip üremesi bile toplum sağlığı için güvenli değil…Umarım yetkililer, araçta bulunan 40 kişinin adına en ağır şekilde cezai işlem uygular.
Erkekoğlu. İnanıyorum ki Allah Resulü’ne sas muhabbetle yapılan her amel ecrini alacaktır. Duysak ki; bir kimse, bir yerde sırf Allah razı ve Resulü sas memnun olsun diye bir taşı yerinden kaldırsa ve böylece müminlere bir eziyeti de ortadan kaldırsa gönlümüz hoş oluyor. Allahım müminlere hayırlar ver.
Sevgili motorcu kardeşlerim,
Araba kullanan insanın sağından sağından geçmeyin. Geberip başımıza iş açmayın. Geçmenin tek yolu vardır o da adı üstünde “sollamak” tamam mı? Arabanın biri gibi şeridinizde kalın sövdürmeyin. Teşekkürler iyi çalışmalar.
Cumartesi gününden beri Hollanda, Belçika, Fransa arası araba kullanıyorum. Araç kiralık ve üzerinde kiralama firmasının logosu var, rengimden de buraların yabancısı olduğum belli. 5 gündür tek bir trafik polisi gördüm, o da kaza olduğu için gelmişti. Otobanda ters parketmiş polis arabası, radar işareti, tuzak kurmuş polis ekibi, şehir giriş çıkışlarında polis kontrol noktası falan yok. Değil şehir, ülke değiştirirken bile ülke değiştirdiğinizi farketmiyorsunuz. Şehirler/ülkeler arası yolda sol şerit üst sınırın yaklaşık %50’si kadar daha hızlı akıyor. Ceza falan yok. Ülkemizde normal vatandaş yolda “polis ensemizde” diye araba kullanırken burada vatandaş “ihtiyaç duyduğumda polis yanımda” diye araba kullanıyor. Daha önce İspanya, Fransa, Bosna, Karadağ ve Arnavutluk’ta da kullandım. Sadece bir defa süratli kullandığım için gelen şikayet üzerine polis çevirdi, Türk olduğumu görünce gülerek ceza kesmeden bıraktı. Türkiye’de polis vatandaş ilişkisini iki tarafın birbirini rakip/karşı taraf olarak görmeyecekleri bir şekilde yeniden düzenlemek lazım. @mustafaciftcitr
Türkiye'de 90'larda isteyen herkes hükümeti bol kepçe eleştirebilirdi.
Amaaa...
Hiç kimse her gün ana haberlerin ilk gündemi olan generalleri eleştiremezdi.
İstisnasız her konuda, her gün beyanat veren ve halkın her işine karışma hakkını elinde bulunduran kudretli paşaları eleştirmek imkânsızdı.
Bu gün gençler için anlamak zor olsa da, o günlerde hükümetler emanetçi memur, generaller devletti.
Eğitimden tutun sokakta giyeceğiniz kıyafete kadar her şey onların ağzından çıkan söze bakardı. Medyaya, ekonomiye ve siyasete hep onlar yön verirdi.
Basın ve medya siyasileri hiç umursamaz, kudretli generallerin ağzının içine bakar, peşinden koşardı.
Eğer bu ortam size çok demokratik geliyorsa, o günleri muhtemelen yaşamadınız demektir.
Sözün özü, bizim ülkemizde her zaman eleştirilemez bir güç odağı oldu. Belki de kişiler ve kurumların ötesinde kültürel bir yönümüz bu.
Evet bugün demokrasimiz yeterli değil, fakat 90'larda çok daha zavallı durumdaydı.
90'lara özlem duyacaksınız; samimi dostluklar, sokakta oyunla geçen çocukluk ve aile bağları en başta kaybettiklerimiz. 🫤
Gerisi, fakirlik ve askeri vesayet altında geri kalmış bir ülke...
Bu Koruma-Makam aracı neden tünele bu kadar hızlı girdi biliyor musunuz?
Çünkü senin bir değerin yok.
Çakar gördüğün an toparlanman kümelenmen gerektiğini biliyor.
Bahanen yok.
Ama işte bazen fiziksel şartlar yolu çakara açmana yetmiyor.
Samsun Kültür Yolu Festivali’nde sahne alan Bayhan’ın gençlere söylediği şu şarkıda geçen; “cigara”yı (cigara ifadesinin uyuşturucu kullananların diline pelesenk olmuş bir ifade olduğu gerçeğini de göz önünde bulundurursak), “İçime seni çekerim”, “İçtiğim şaraptı hayalin”, “Dumanında seni çekerim” gibi sözlerle neye özendirdiğini kültürlü arkadaşlar izah etsin!
Gençlerimizin uyuşturucu batağına düşmemesi, sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklara eğilim göstermemeleri için devlet eliyle yürütülen uyarıcı kamu spotları ile binlerce gencin katıldığı bu konserde söylenen şarkı sözleri arasında bir tezat yok mu?
Ve hiç kimse kusura bakmasın; bu Kültür Yolu Festivali’nde, gençlere kötü örnek olabilecek ya da onları alkol, sigara ve cigara gibi alışkanlıklara teşvik edebilecek şarkıların ve şarkı sözlerinin seslendirilmemesi için bir oto kontrol sistemi yok mu?
Sayın @TCKulturTurizm Bakanım…
Onca ekip, onca bakanlık görevlisi bu festivalde ne iş yapıyor acaba?
@tcbestepe@RTErdogan
- Haklarını biliyor, temiz bir şekilde savunuyor, kendini ezdirmiyor.
- Hakaret etmiyor, saygısızlık yapmıyor. Haklıyken haksız duruma düşmüyor.
Ve sonuçta kazanıyor. Vatandaşlık dersi gibi video.
🔴 Dini hitabetin ruhuna aykırı, daha çok bir okul ödevi veya kamu spotu tadında Cuma hutbeleri geri döndü.
Son dönemde camilerde okunan Cuma hutbelerinde gözlemlenen üslup değişikliği tartışılmaya başlandı.
Hutbelerin, "duyarlılık", "çevre bilinci" ve "zaman yönetimi" gibi genel ahlaki temalar üzerine kurulu, ilkokul kompozisyonlarını andıran basit ve didaktik bir dille sunulması dikkat çekiyor.