İmtihan içre imtihan sırrı:
Sütü tülbentten geçirirler, ona ait olmayan şeylerden arınır. İçinde gizli olan kaymak ise ancak kaynatılınca ortaya çıkar.
Yine kumar borçları nedeniyle tefecilerin eline düşmüş, bir tefeciden kurtulucam derken başka tefecilerin eline düşmüştü. Karşılıksız çıkan çekleri/senetleri nihayetinde mafyanın eline geçmiş, tehdit edildiği mafyadan korunmak için başka mafyalara sığınmak ve rehin olmak zorunda kalmıştı. Biz Sami Aksel liderliğindeki suç örgütü kapsamında teknik takip yaparken bu konu geçmiş, bu mafyatik kişilerle bizzat görüşmeleri takibe takılmış ve Haluk’un borcundan kaynaklı iki grup arasında restleşme, tehditleşmeler ve yağma girişimleri olduğu için Haluk’un da şüpheli olarak ifadesi alınması gerekmişti. Eş zamanlı operasyonda Kıbrıs’ta olduğundan dönüşünde sadece bir gün gözaltına alınmış, ifadesi alındıktan sonra adliyede serbest kalmıştı. Hem polis hem savcılık aşamasında bir mafya üyesi veya bilinçli bir azmettirici muamelesi değil, kötü alışkanlıkları nedeniyle mücbir durumlardan mafyanın eline düşmüş ve bir anlamda rehin olmuş, onların Haluk adına yaptığı işlere de istese de sesini çıkartamayan düşmüş bir insan muamelesi gördü. Zaten bu yüzden serbest kaldı ve bu yüzden bir süre sonra berat etti.
Ama sonradan anlaşıldı ki sadece bir kumar müptelası değil, aynı zamanda gözaltına alınışında kendi hatasını kabul etme olgunluğu olmayan ve rejim aparatı Nedim ile bir olup depremin en sıcak günlerinde bile hali hazırda soykırıma uğrayan bir kitleyi kriminalize eden bir karaktersizmiş.
#MuhsinYazıcıoğlu soruşturmasında bugün gözaltına alınanlar daha önce soruşturulmuş, bazıları tutuklanmış isimler.
İki askerin eşini de eklemişler. Hiç ilgisi olmayan bir isim daha eklenmiş.
Feridun Seren bilim adamlarının hayatını kaybettiği Isparta kazasının kaza kırım ekibinden.
15 Temmuz'un yıl dönümünde, zaman ayarlı bir algı ve @abakingurlek'i parlatma operasyonu olduğunu söylemek mümkün.
Oysa ki Yazıcıoğlu'nun helikopteri düştüğünde yeri nokta atışı bulunmuştu. Ancak Genelkurmay'dan Maraş'a gönderilen lokasyon tam tersi istikametteydi.
Peki o lokasyonu bildiren birimin başında kim vardı ?
AKP'li tümgeneral Şirin Ünal. 15 Temmuz'da da aktif rolü olan bu ismi 17 yıl boyunca kimse sorgulamadı.
Eğer ilk anda tespit edilen yere gidilse herşey çok farklı olabilirdi.
Yine, yeniden 'fütü sakızı' ile dosyalar kapatılıyor, siyasi rant peşinde koşuluyor.
Şu yayını izleyin, gerçekleri görün 👇
https://t.co/AbJrrBtEc1
FELÇLİ VE YAŞLI AMCAYA UZUN NAMLULU SİLAHLARLA BASKIN
Bu sabah 81 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınanlardan biri de felçli ve yaşlı bir amcaydı.
Görüntülerde bir kolunu kullanamadığı, güçlükle yürüdüğü açıkça görülüyor. Buna rağmen evine uzun namlulu silahlarla, maskeli polislerle baskın düzenlediler.
İktidarın “terörle mücadele” diye sunduğu tablo işte bu: Yaşlılar, hastalar, engelliler…
Vicdanı olan herkes bu görüntüler karşısında utanmalı.
Hepinizi Allah’a havale ediyorum. Hakkınızdan Rabbim gelsin.
#15Temmuz için binlerce organizasyon yaptı @RTErdogan rejimi. Bilal'in arkadaşları için dev bir endüstriye dönüştü 15 Temmuz.
Fakat 10 yıldır şu soruya cevap veren çıkmadı; 'Darbe' bildirgesi herkesden çok önce A Haber'de yayınlanmıştı.
Serhat Albayrak, darbe bildirisini TRT'den önce nasıl edinip yayınladıklarını anlatmadı.
Merhabalar, son yazımı yayınlamayı reddettikleri için TR 724’le yolları ayırdık. Deniz efendinin “ifade özgürlüğü”nü tatlı tatlı savunanların kendi yazarlarının ifade özgürlüğünü kolayca kısıtlamaları trajikomik oldu biraz. Maksadın aksine çokça okunması dileğiyle paylaşıyorum:)
"KIZIM SIRTINDA 22 VİDAYLA CEZAEVİNDE YAŞAM MÜCADELESİ VERİYOR"
12 Haziran'dan bu yana İzmir'de tutuklu olan üniversite öğrencisi Meryem Yılmaz'ın (21) annesi:
"Kızım çok ağır bir skolyoz hastası. Geçen sene ameliyat oldu. Doktorlar sırtına 22 vida ve platin yerleştirdiler. Sırtında boydan boya ameliyat izi var. Gözaltında bayıldı. Cezaevinde de sürekli bayılıyor. Sevk istemiş hala doktora götürülmedi. Kızımın sağlığı için endişeliyim. Onun bir suçu yok. Serbest bırakılmasını istiyorum."
https://t.co/6xeb7jysWw
Sizin ihraç müdürleriniz, ihraç polis arkadaşlarınız, daha az teçhizat ile BTÖ’nün kurtarılmış bölge ilan ettiği karanlık mekanlara girmiştiler..
İçinde ders kitapları olan bir evi basmaya ve arsızca bunun yayınını yapmaya hiç utanmadınız mı, hiç mi utanmadınız, @EmniyetGM?!
Bu haber doğru değil
Diğer taraftan akıllı bir gazetecinin Cemaat önyargısı ve tarafgirlik nedeniyle nasıl bir tutarsızlık ve ilkesizlik içine düştüğünü insan üzülerek okuyor.
Sayın Mengu'ye sorulacak daha acı soru şudur;
Madem Cemaat kaynaklı davalarda kisiler ve kurumlar hakkında Türkiye'de verilen mahkeme kararları siyasi degil o zaman Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Can Atalay, Ekrem İmamoğlu ve diğer tum siyasi muhalifler icin verilen mahkeme kararlarına neden itiraz ediyorsunuz.
Abd New York'ta görülen davanın gerçeklerini yazalım takdiri de kamuoyuna bırakalım.
1-Oncelikle davanın ilk derece mahkeme aşaması bitmiştir. Okul yonetiminin karara itiraz etmesi halinde üst mahkemede borcun azalması ihtimal dairesindedir.
2- 2021 tarihinde açılan davada Türkiye anapara, faiz ve diger masraflarla birlikte 36 milyon dolar talep etti. Okul yönetiminin 5 yılık hukuki mücadelesi sonunda bu rakam simdilik 12 milyon dolara inmiştir.
Türkiye kaybettigi 24 milyon doları degil simdilik kazandığı 12 milyon doların reklamını yaptırıyor.
3- Mahkeme "Türkiye'nin mahkeme kararları siyasi değil" şeklinde bir tespit yapmadı
Kararda "dava konusu kredi alacak-borç ilişkisine dayanmakta ve Turkiye'de siyasi yargılamalar mahkememizin konusu degildir" şeklinde tespit yaptı.
4- Sayın @nevsinmengu 'nun ilginç bulduğu Ali Akbulut'un kredi borcuna rehin karşılık bıraktığı 13 milyon dolar için Türkiye'nin tüm ısrarlı siyasi terör para savunması mahkemece kabul edilmedi ve toplam borçtan mahsup edilmiştir.
Mengu'nun söylediğinin tam aksine Türkiye'nin Cemaat terör tanımı ve teror kaynaklı el konulan 13 milyon dolar kara para savunmasına mahkeme itibar etmemiştir.
5- Yine sayın Mengu'nun söylediğinin tam aksine Okul yonetimi davada borç yoktur ve ödememezlik savunması yapmamış aksine 2021 yılında mahkeme aracılığıyla 7 milyon dolar anlaşma teklif etmiş Türkiye 36 milyon dolar alacak iddiasında ısrar ettiğinden dava 2026'ya kadar sürmüştür.
6- Okul yonetimi 2011'de 15,5 milyon dolar krediyle bina satın almış, bina 2026'da 40 milyon dolar değere ulaşmıştır. Tum borçlarını ödemesi halinde dahi elinde 25 milyon dolar kalacaktır.
Türkiye 36 milyon dolar talepli dava ile Okul binasını ele geçirmeye, faaliyetleri durdurmayı ve mali kriz hedeflemesine ragmen Okul yonetimi egitim faaliyetlerini ara vermeksizin 10 yıldır devam ettirmiş, hukuki mücadelesini yapmış ve dava sonunda da 25 milyon dolar malvarlığı kazanmıştır.
7- Davada Turkiyenin simdilik kazandigi 12 milyon dolar okul borcunun Türkiye tarafından tahsil edip edemeyeceği de halen belli degildir. Bu yonde hukuki girişimler ve itirazlar devam etmektedir.
8-Sayın Mengu'nun
"...yargı süreçlerinde "siyasi" savunmasının ABD’deki mahkemeden dönmesi, uluslararası hukuk açısından da yeni bir dönemi işaret ediyor.. ." tespiti hukuki bir gerçeklik degil gönlünde geçen temenniden ibarettir.
Sadece Abd, Avrupa ve hukuk kırıntısı olan ulkeler degil tüm dünyadaki 195 ulkeden 191 ulke Türkiye’nin 10 yıllık çabasına ragmen Cemaati teror orgutu olarak kabul etmemiştir.
Turkiye'nin bunlar terörist diye 119 ülkede 2765 kişinin iadesi istenmiş fakat 1072 dosya siyasi talep diye devletler ret etmiştir. Diğer taleplerde inceleme devam ediyor gerekcesiyle 10 yıldır kimse iade edilmemistir.
Türkiye Cemaat davalarında sayin Mengu'nun dediğinin tam aksine ulkemizin taraf oldugu uluslararası mahkemelerde tüm davaları kaybetmiştir. Bu yargılamaların siyasi olduğu, mahkeme kararlarinin hukuki bir deger ifade etmedigi uluslararası mahkemelerde tescil edilmiştir. Sadece Aihm'de son 3 yılda 2650 ihlal kararı alınmıştır.
Temenniler başka
Gerçekler başka
Entellektüel iddiasında olan vicdanların mahalle ayrımı yapmadan tüm hukuksuzluklara karsı çıkması beklenir.
Sayın @nevsinmengu 'den de Cemaate degil kendisine saygı geregi gerceklerin yanında, hukuksuzlukların tam karşısında olması beklenir.
Mücadeleye devam
Dava dosyasını okudum. Olay kredi-borç davası. Okul 15 Temmuz sonrası kredi borcuna karşılık banka neznindeki 13 M dolar teminatın kullanılmasını, kalan kısmını da ödemeyi teklif ediyor. TMSF ise söz konusu teminata zaten el konduğunu teminata kullanılamayacağını iddia ediyor. Nihayetinde mahkeme teminatı borçtan düşüyor ama yıllardır devam eden dava nedeniyle anormal bir faiz borcu çıkıyor. Davanın her aşamasında devletin kötü niyeti gözüküyor. Mesela okulun lehine olan belgeleri ABD'deki mahkemeden saklamışlar. Siyasi boyutu okulun 'siyasi baskı nedeniyle öğrenci sayısının azaldığı, bu da ödemeleri zora soktuğu' yönündeki argümanlarından birisi. Mahkeme bu argümanı 'olay bankacılık ve sözleşme hukuku ile ilgili' diyerek dikkate almamış. Yani söylediğiniz gibi bir durum yok.
İşte görüyorsunuz. AK Parti eski milletvekili ve komisyon başkanı Reşat Petek, hazırlanan raporu dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman'a bizzat teslim ediyor. Buradan “Kayıtlarımızda böyle bir rapor bulunmamaktadır” diyen Meclis Başkanlığı'na sesleniyorum: Hiç utanmıyor musunuz? 2 aydır bu konuyu soruyorum. 24 soruluk soru önergesi verdim. Ne raporu ortaya koyabiliyorsunuz ne de sorulara cevap verebiliyorsunuz. Sayın @NumanKurtulmus bu ne haldir? Bu nasıl bir skandaldır? Millet adına soruyorum: Bu rapor nerededir?
Türkiye'de 4 yıl hapis yattıktan sonra NASA'daki görevine dönen Serkan Gölge, bugün ABD Temsilciler Meclisi İnsan Hakları Komisyonu’nda çok etkileyici bir konuşma yaptı:
"Sıradan bir hayatım vardı. NASA’da çalışıyordum. Türkiye’ye eşimin ailesini ziyaret etmek için gittim. İndikten kısa süre sonra gözaltına alındım. Bana yöneltilen suçlamalar arasında Fatih Üniversitesi’nden mezun olmak, Bank Asya’da hesap bulundurmak, akrabalarımla telefon görüşmesi yapmak ve hatta cüzdanımda 1 dolarlık banknot taşımak bile vardı. Bunlar bir bilim insanını 'terör örgütü üyesi’ yapmaya yetti."
Ayrıntılı bilgi: https://t.co/GVaFa5bfiS
AbdullahDede Tahliye
Boğazım düğüm düğüm. Bize bunu yaşatanlara, Rabbim gönlümüze teselli olacak bir son nasip etsin. Dört duvar arasında, kapalı kapılar ardında, çaresiz insanlara bunu yapanlara Celal, Müntakim ismiyle muamelede bulunsun. 😔🤲
ömrüm boyunca bu davanın takipçisi olacağımı söyledim. Aktif sabırla üzerime düşen her şeyi yaptıktan sonra sonucu da sabırla bekledim. Bu hem haksızlığa karşı mücadelem hem de eşime vefa borcumdu. 9 yıl 9 ay sonra sonunda beklenen karar çıktı. Hayırlara vesile olsun.
AYM'DEN TARİHİ KARAR
ARKADAŞLAR RİCA EDİYORUM, ELDEN ELE LÜTFEN TÜM DÜNYAYA DUYURALIM
Anayasa Mahkemesi, 5 Ağustos 2016'da İstanbul Emniyet Müdürlüğü işkence gördükten sonra vefat eden KHK'lı öğretmen Gökhan Açıkkollu'nun "yaşam hakkı" ve "kötü muamele yasağı"nın ihlal edildiğine karar verdi. Devletin ölüm olayındaki sorumluluğu resmen tescil edildi.
Gökhan Açıkkollu’nun son anlarına ait görüntüleri 5 Ağustos 2019’da ilk kez yayınladığımızda başta 'bazı hukukçular' olmak üzere birçok kişi bize tepki gösterdi. Ancak bugün gelinen noktada gerçekler bir kez daha ortaya çıktı. Haksızlık karşısında susmamak, şartlar ne olursa olsun hakikati dile getirmek çok önemliydi.
Bu görüntülerin ortaya çıkması için uzun süre mücadele ettik. Şimdi bu tarihi kararı herkesin duyması gerekiyor.
Lütfen paylaşın, duyurun.
Ayrıntılı bilgi: https://t.co/UNjOEO5Ce9
#İşimiziGeriİstiyoruz
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum:
FETÖ, artık ‘kült’ hareket değil sadece casusluk hareketi olarak kendisini emperyalistlerin hizmetine sunduğu ölçüde varlığını sürdürme gayretindedir.
KHK’lılara yönelik çözüm bulma talepleri gibi ‘FETÖ’cüler için istenen her türlü hoşgörü siyaseti’, bu casusluk ve ihanete bilerek ya da bilmeden destek vermek anlamına gelir.
Bu tuzağa asla düşülmemelidir.