İÇTİHAT DEĞİŞİKLİĞİ❗️❗️❗️
Bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi, raporun kabul edildiği anlamına gelmez. Rapora karşı sessiz kalınması karşı taraf için usuli kazanılmış hak oluşturmaz.
Yargıtay HGK 2026/10-129 E, 2026/299 K, 06.05.2026 T.
@alexconia 30 dakika biraz iddialı :)
Evet ben yaptım, 2 haftalık hummalı bir çalışma oldu, Claude/codex işbirliği ile devam ettim ve ciddi bir emek ve mesai sonunda ortaya gerçekten başarılı bir şey çıktığını düşünüyorum.
Yıllardır sahip olduğum alan adının içini ancak doldurdum ama değdi.
Bağlı çalışan avukatların düşünce ve hisleri çok farklı, oldukları konum ile meslekleri arasında sıkışıp garip bir psikoloji içine giriyorlar.
Ne yazık ki iş hayatında hiçbir basamak üçer beşer çıkılmıyor. Herkes daha çok kazanmak ve saygı görmek istiyor…
Ancak işveren avukat da kendi ofisindeki işlerin devamı ve iş verimi için başka bir avukatla birlikte çalışmak istiyor. Bu yüzden bir ödeme yapıyor ve bu ödeme karşılığında bir beklenti içine giriyor. Özellikle yeni meslektaşlar ne verdiği ile ne istediği arasındaki dengeyi…
Beklenen karar geldi:
Kira sözleşmesinde artış şartı bulunduğundan dava hakkı doğmadan önce arabuluculuğa başvurmaya engel yoktur.
Tekirdağ BAM 2 HD 2026/117 E 2026/1187 K 22.05.2026
Ancak gerekçede bir sorun var: Artış şartı yoksa zaten erken dava açmak zorundasın
Av. Oğuzhan Aslan’ın Avukatın Vergilendirilmesi konulu eğitiminden notlar - 1
Hepimizin diline pelesenk olmuş bir "makbuz 7 gün içinde kesilir" ya da "ay sonuna kadar vaktimiz var nasılsa" efsanesi var. Eğitimci meslektaşımız üzerine basa basa söyledi: Lütfen bu konuyu kapatalım. SMM, yapısı gereği bir "tahsilat" makbuzudur. Bu yüzden kural çok net; tahsilat yapıldığı anda, aynı gün ve aynı saatte düzenlenmesi gerekiyor.
İçimizden eminim çoğumuz, "Aynı ay içinde kesiyorum nasılsa, zaten KDV'si bir sonraki ay beyan ediliyor, devleti zarara uğratmıyorum ki" diye düşünüyordur. Teknik olarak çok haklıyız, vergilendirme açısından gerçekten bir problem olmuyor. Ama Maliye sahada çok can sıkıcı bir uygulama yapıyor: Paranın yattığı gün makbuzu kesmediyseniz, aynı ay içinde kesmiş olsanız dahi Vergi Usul Kanunu 353. maddeye dayanarak anında özel usulsüzlük cezasını kesiyorlar.
Aslında eğitimde bunun hukuki boyutu da konuşuldu; Maliye'nin kestiği bu ceza tamamen kanunsuz. Vergi hukukunda kanunilik ilkesi vardır ve bir belgenin "süresinde düzenlenmediği için hiç düzenlenmemiş sayılması" yaptırımı kanunda sadece fatura ve gider pusulası için öngörülmüştür (onların 7 günlük yasal süresi var). Kanunda SMM için böyle bir hüküm yok. Yani sırf makbuzu 3 gün sonra kestik diye bizi yasal olarak "hiç makbuz kesmemiş" sayamazlar.
"E o zaman dava açar iptal ettiririz" dediğinizi duyar gibiyim. Ben de öyle düşündüm ama eğitimci bunun neden pratik olmadığını şöyle açıkladı: Kesilen ceza miktarı genellikle tek hakim sınırında kalıyor. Mahkemeye gitsek, bir de üzerine aleyhimize karşı vekalet ücreti çıkma riski var. Yani iptal ettirmeye çalıştığımız cezadan çok daha fazlasını mahkeme masrafı ve karşı vekalet olarak ödemek zorunda kalabiliriz. Hocanın deyimiyle: "Korkulu rüya görmektense uyanık olmak evladır." Riske girmeyip makbuzu mutlaka tahsilat günü kesiyoruz.
Eğitimdeki en aydınlatıcı kısımlardan biri de, para henüz cebimize girmese dahi makbuz kesmek zorunda olduğumuz istisnai durumlardı. Gelir Vergisi Kanunu 67. maddesinde çok eski bir tabir geçiyor: "Ittıla hasıl etmesi". Yani öğrenmek, haberdar olmak. Eğer adınıza bir icra dairesine, kamu kurumuna, bankaya veya notere para yatırılmışsa, parayı almamışsanız bile durumu öğrendiğiniz an itibarıyla tahsil etmiş sayılıyorsunuz. Bunun 3 önemli örneği var:
1. UYAP ve İcra Dosyaları:
Diyelim ki icra dosyasına vekalet ücretimiz yattı. UYAP'ı açtık ve dosyada parayı gördük. İşte o an (ıttıla ettiğimiz an) parayı cebimize koymuş gibi vergi doğuyor. "Dur hemen bir reddiyat isteyeyim, para hesabıma geçsin öyle makbuzu keserim" yapmamamız gerekiyormuş. Eğitimci hoca özellikle uyardı: Reddiyat istemek için acele etmeyin. Parayı görünce reddiyat yollayıp, para hesaba 3 gün sonra düşünce makbuz keserseniz, Maliye'nin radarına girdiğinizde "Sen parayı 3 gün önce öğrenmişsin, makbuzda gecikmişsin" diyerek ceza kesebiliyorlar. Gördüğümüz gün makbuzu keseceğiz.
2. Banka Hesabı ve Tatil Durumu:
Müvekkil parayı hesabımıza atmış ama biz o sıra yurt dışındayız veya tatildeyiz, bankaya hiç bakmamışız. Bir hafta sonra dönüp hesabı görünce panik yapmamıza gerek yok. GVK 67'ye göre parayı öğrendiğimiz gün makbuz kesebiliyoruz. Ama çok kritik bir detay var: Parayı hesapta görüp hemen oradan kredi kartı borcunu ödediyseniz veya sağa sola EFT yaptıysanız, artık "Benim sonradan haberim oldu" savunması yapamıyorsunuz. Parayı harcadığınız/işlem yaptığınız o gün, haberdar olduğunuz gün sayılıyor.
3. Alacağın Temliki ve Takas (Mahsuplaşma):
Eğer vekalet ücreti alacağımızı bir başkasına temlik edersek, yasa bunu tahsilat sayıyor. Tam temlik ettiğimiz gün SMM kesmemiz şart. Aynı kural müvekkille takas yaptığımızda da geçerli. Örneğin, müvekkiliniz bir araç kiralama şirketi. Onlara bir kiralama borcunuz var, onların da size vekalet ücreti borcu var. "Biz aramızda mahsuplaştık, hesap kapandı" deyip makbuz kesmemezlik edemiyoruz. Şirket bize faturasını kesecek, biz de mahsuplaşma tarihinde avukatlık ücretimiz için makbuzumuzu düzenleyeceğiz.
✅ Araç satışında bedelin tamamı ödendikten sonra teslim gecikmesi nedeniyle oluşan ÖTV artışı alıcıya yüklenemez. Bu risk satıcıya aittir; ancak alıcının bu artıştan sorumlu olacağı sözleşmede açıkça belirtilmiş ve ispatlanmışsa durum farklılaşır.
📌 Yargıtay 11. HD, 2024/5600 E. — 2025/140 K.
Araç satın alındı, bedelin tamamı 28 Eylül'de ödendi. Araç ancak 27 Ekim'de teslim edilebildi. Bu sürede ÖTV oranı değişti. Satıcı 23.423 TL ÖTV farkını alıcıdan talep etti, alıcı ihtirazi kayıtla ödedi sonra istirdat davası açtı.
🔍 Yargıtay ne dedi?
HGK bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada şu tespit yapıldı: teslim gecikmesinden kaynaklanan ÖTV artışının alıcıya yükleneceğinin önceden açıkça bildirilmediği ve ispat edilmediği ortada. Gecikme kusurunun da satıcıya ait olduğu anlaşılıyor. Edimler tamamlanıp araç teslim edildikten sonra geriye dönük ÖTV farkı talep edilemez.
✅ Araç alırken ödemeyi tamamladıysanız teslim gecikmesinden doğan vergi artışlarından sorumlu değilsiniz. Satıcı bu riski sözleşmede açıkça düzenlemediyse fark kendisine aittir.
Ortaya koydukları mücadeleyle bizlere büyük gurur yaşatan 17 Yaş Altı Milli Takımımızı yürekten kutluyorum. 🇹🇷🏀
FIBA U17 Basketbol Dünya Kupası yarı finalinde son saniyeye kadar mücadele eden gençlerimize teşekkür ediyor, yarın üçüncülük maçına çıkacak Millilerimize başarılar diliyorum. 👏
Uğur Fora:
“Sizce basketbol formamızdan kaç adet satıldı? Sıkı durun, söylüyorum: 810 adet.
Hepimizin dilinden düşürmediği basketbol şubesine yönelik sahiplenme ve aidiyetimiz maalesef 810 forma ile sınırlı.
Bunun birinci sorumlusu benim. Buraya gelene kadar hayatımda hiç basketbol forması almamıştım. Bunu hepimizin, özellikle de divan üyelerimizin bilmesi ve ortak akılla bir çözüm üretmesi gerekiyor."
Asliye Ceza Mahkemesi sanığın müdafiisi olan bana, duruşmaya gelmezsem “zorla getirileceğime” hatta yakalama kararı çıkarılabileceğine” dair az önce e-tebligat gönderdi. Çok şükür bunu da gördü bu gözler😀
Bir avukatın, otuz yıl önce hukukî yardım sunduğu bir müvekkili ile otuz yıl sonra bir vesileyle karşılaştığında ona sunduğu hukukî yardımı ve olumlu sonucunu sanki dün olmuş gibi anımsaması, eski müvekkilinin ise anımsayamaması...
Avukatlığın bir cilvesi galiba!
Yetersiz bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olması usuli kazanılmış hak doğurmaz. Mahkeme yetersiz rapora dayanarak hüküm kuramaz.
*Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2022/508 E. 2023/226 K.
*Gaziantep BAM 17. HD
2022/2435 E. 2024/1448 K. 23.12.2024
@muratulger_ Albert Einstein’a atfedilen meşhur bir söz vardır: "Bir şeyi 6 yaşındaki bir çocuğa anlatamıyorsanız, siz de tam olarak anlamamışsınız demektir".
Cevapları merakla bekliyorum:)
En güvenli yol, avukatın site avukatı / hukuk müşaviri olarak yalnızca hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermesidir. Yönetici sıfatının, karar ve icra sorumluluğunun, tahsilat/idare/işletme fonksiyonlarının üstlenilmemesi daha doğru bir yaklaşımdır.
Avukat oturduğu sitede kat maliki ise, ücretli yönetici olmasında mesleki bir sakınca bulunmamaktadır.
Kat maliki olmayan ve ücret karşılığı yöneticilik yapan avukata baro tarafından verilen kınama cezasına yapılan itiraz, TBB D. Kurulu tarafında reddedilmiştir.(01.02.1992-94/4)
Sırf avukatım diye 26 yaşındaki beni apartman yöneticisi yapmak istiyorlar, çok sanıklı ağır ceza duruşmasına girerim ama 60 yaş üstü 20 tane insanla uğraşamam çok korkuyorum
Her ne kadar yeni kanunda doğrudan bir karşılığı olmasa da Avukatlık Kanunu m.135/2-e:
“Avukatlıkla birleşmeyen veya mesleğin onuruyla bağdaşması mümkün olmayan işlerle uğraşmak” kınama cezasını gerektiren hâller arasında düzenlenmiştir.
TBB Disiplin Kurulu 11.02.2005 tarih, 2004/359 E., 2005/35 K. sayılı kararında “kat maliki olmayan avukatın yöneticilik görevini üstlenmesi kabul edilemez” denilmiş; ayrıca yöneticilik ücretinin fiilen ödenmemiş olmasının sonucu değiştirmeyeceği belirtilmiştir.