If you want to see how an autocracy handles a financial heist inside its own palace, look at Turkey right now.
The latest saga surrounding Erdogan's inner circle refuses to end, and it tells you everything about the total collapse of justice in this country.
A ruling party deputy was caught in a multi-billion lira stock market extraction. The palace panicked. Government media then released a story claiming she simply "refunded the money."
No documents. No bank receipts.
They expect 86 million citizens to ignore basic criminal law. Returning stolen funds does not erase the crime. The legal penalty is double the amount, reaching 4.4 billion liras.
But the question nobody dares answer: where did a political official find 163 million liras in cash to make the initial investment?
The double standard is staggering.
A university student posts a critical tweet and anti-terror police kick down their door at midnight. Ekrem Imamoglu wins an election and gets 2,300 years of fabricated charges. But when a regime insider loots billions, the state issues a polite press release and calls it resolved.
This is not a government managing an economy.
It is a money laundering operation with a national flag.
BECAYİŞTE YAŞANAN MAĞDURİYETLERİN GİDERİLMESİ İÇİN YÖK’E BAŞVURDUK
Yükseköğretim kurumlarında görev yapan idari personelin yıllardır beklediği karşılıklı naklen atanma sürecinin her aşamasını yakından takip ediyoruz. Başvuruların alınmasından eşleştirme sonuçlarının açıklanmasına kadar geçen süreçte taleplerinizi ve karşılaştığınız sorunları ilgili kurumlara ilettik. Eşleşme sonrasında ortaya çıkan mağduriyetler için de tekrar Yükseköğretim Kuruluna resmî başvuruda bulunduk.
Sendikamıza ulaşan başvurular, eşleşmenin yapılmış olmasının her personel için atamayla sonuçlanmadığını gösteriyor. Eşleşen taraflardan birinin atanmaktan vazgeçmesi, ilgili üniversitelerce muvafakat verilmemesi veya işlemin farklı nedenlerle tamamlanamaması sebebiyle nakil bekleyen personel yeniden belirsizlikle karşı karşıya kalıyor. Özellikle karşı tarafın vazgeçmesi nedeniyle, kendi kusuru bulunmadığı hâlde ataması gerçekleşmeyen arkadaşlarımızın süreç dışında bırakılması kabul edilemez.
YÖK’e gönderdiğimiz yazıda, ataması sonuçlanmayan personelin mevcut başvuru ve tercihleri esas alınarak yeniden eşleştirmeye dâhil edilmesini talep ettik. Ayrıca bu personel ile ilk aşamada eşleşme sağlanamayan başvuru sahiplerini kapsayan yeni bir eşleştirmenin ivedilikle yapılması gerektiğini bildirdik.
Başvurumuzda, şef kadrosunda görev yapan personelin de karşılıklı naklen atanma kapsamına alınması talebimize ayrıca yer verdik. Şef kadrosundaki arkadaşlarımızın yer değişikliği ihtiyaçlarının değerlendirilmesini ve bu imkândan yararlanabilmeleri için gerekli adımların atılmasını istedik.
Teknik Hizmetler Sınıfında görev yapan arkadaşlarımızın eşleşme sorunu da göz ardı edilemez. Unvan, kadro ve eğitim alanı farklılıkları nedeniyle tercih ettikleri yerlere eşleşemeyen personelin durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Teknik personelin yer değişikliği ihtiyacına karşılık verecek, görevlerin gerektirdiği nitelikleri gözeten uygulanabilir eşleştirme seçenekleri oluşturulmasını ve eşleşemeyenlerin yeniden yapılacak değerlendirmeye dâhil edilmesini talep ediyoruz.
Karşılıklı naklen atanma sürecinin yalnızca eşleştirme listelerinin yayımlanmasıyla tamamlanmadığının farkındayız. Asıl önemli olan, başvuruların atamayla sonuçlanabilmesi ve çeşitli nedenlerle sonuçlanmayan işlemler için personele yeniden değerlendirme imkânı tanınmasıdır.
Becayiş, üniversite idari personelinin tayin ve nakil sorununa kalıcı çözüm değildir. Bir kamu görevlisinin ailesine kavuşması, sağlık koşullarına uygun bir yerde yaşaması ya da hayatını yeniden kurması, karşılıklı yer değiştirebileceği birini bulmasına ve eşleşmenin son aşamaya kadar bozulmamasına bağlı bırakılamaz.
Üniversite idari personeli için objektif ölçütlere ve hizmet puanına dayalı bir tayin ve nakil yönetmeliği çıkarılmalıdır. Bugün eşleşmesi sonuçlanmayan, hiç eşleşemeyen veya mevcut koşullar nedeniyle sürece dâhil olamayan arkadaşlarımız için verdiğimiz mücadele, bu kalıcı talebimizin bir parçasıdır.
Bu hak, idari personelin ortak sesi ve kararlı mücadelesiyle kazanılacaktır. Sesimiz büyüdükçe talebimiz daha güçlü duyulacak. ÜNİPERSEN olarak hiçbir arkadaşımızı tayin belirsizliğiyle baş başa bırakmayacak, puana dayalı tayin ve nakil hakkı güvence altına alınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Yükseköğretim Kurulu'nun Ağustos ayı içerisinde taleplerini topladığı üniversite idari personelinin karşılıklı yer değişikliği sonuçları sonrasında hakkından feragat edenlerin çıkarılıp sistemin yeniden çalıştırılması için talep yazımızı gönderdik.
@unipersen
ANAYASA MAHKEMESİ ÖNÜNDE YAŞANAN İNTİHARIN SORUMLULARI, İLAVE EK “SEYYANEN” ZAM UCUBESİNİ İCAT EDEN İKTİDAR VE BUNA ONAY VEREN 'SENDİKAMSI YAPILARDIR'!
BU ZAM MEMUR EMEKLİLERİNE DE DERHAL YANSITILMALIDIR!
2023 yılında memurlara verilen ve memur emeklilerine verilmeyen, katsayıya bağlanan 8.077 TL’lik seyyanen “ilave ek zam” bugün itibarıyla 25.000 TL’yi geçmiş olup her maaş artışı oranında artmaktadır.
Sendikamız, tarafımızdan ucube olarak nitelendirilen bu zam çeşidiyle bizlere mezarlıkta emeklilik dayatıldığını ifade etmiş ve mahkemeye taşımıştı. Bu zamma yetkilendirilmiş sendikamsı yapı ve toplu sözleşme döneminde birlikte hareket eden sarı sendika sesiz kalmış ve onaylamışlardı.
Bizim dışımızda emekli örgütleri ve bazı bireyler de mahkemeye başvurmuştu. Mahkemelerde reddedilen talepler Anayasa Mahkemesi’ne taşınmış ve bugün esastan görüşülmeye başlanmıştı.
Yaşanan mağduriyeti dile getirmek isteyen emekliler Anayasa Mahkemesi önünde toplanmış ve taleplerini dile getirmek istemişlerdi.
Yaşatılan hukuksuzluğa, terk edilmiş yoksulluğa, açlığa dayanamayan emekli polis memuru Ali Şekeroğlu, bu etkinlik sırasında intihar girişiminde bulunmuş ve maalesef hayatını kaybetmiştir.
Yaşamını yitiren Ali Şekeroğlu'nun ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz.
Geçmişte memur emeklilerinin aylık bağlanma oranları çalışırken aldıklarının yüzde 75’i iken; emekli memur maaşlarını çalışırken aldıklarının yüzde 35-40’ına düşüren ve açlığa mahkûm eden, gittikçe de daha da düşürecek olan bu ucube sistemin getirdiği ücret rejiminden vazgeçilmelidir.
Bugün yaşanan bu üzücü olayın sorumlusu, o gün buna ses çıkarmayan ve memurları toplu sözleşme masasında güya temsil eden sendikalardır.
#SESimiz30Yaşında
📌YÖK’ÜN BECAYİŞ KRİTERLERİNİ ÖNCEDEN AÇIKLAMAMASI MAĞDURİYETE NEDEN OLDU!
📌YÖK’ün 2026 yılı idari personel becayiş (karşılıklı yer değiştirme) sürecinde kriterleri önceden açıklamaması ve getirdiği kısıtlamalar binlerce çalışanı mağdur etti!
📌Başvurular alındıktan sonra açıklanan kriterler büyük bir hayal kırıklığı yarattı.
📌Eşleşen personel arasında en fazla 10 yıl yaş farkı aranması,
📌3 yıl çalışma şartı ve mazeretlerin (sağlık, eş durumu vb.) dikkate alınmaması süreci neredeyse imkansız hale getirdi.
📌Şeffaf olmayan bu uygulama çalışanların haklarını kısıtladı.
Çözüm Çağrısı:
📌Kısıtlayıcı kriterler derhal kaldırılmalı,
📌2027 yılının ilk yarısında daha kapsamlı bir becayiş hakkı tanınmalı,
📌Sorunun kökten çözümü için Üniversiteler Arası Naklen Yer Değiştirme Yönetmeliği bir an önce çıkarılmalıdır!
#anadolusağlıksen #becayiş #yök #profdrerolözvar @erolozvar
Memur ay sonunu zor getirirken, sendika il başkanlarına araç tahsis ediliyor.
Bu arkadaşlar sizin toplu taşımaya mecbur kaldığınızı anlayabilir mi?
Geçim derdinizi anlayabilir mi?
Bunlara bu gücü üye olarak sen veriyorsun arkadaşım, senin sırtından alınıyor bu araçlar!
Üniversitelere sürekli
şeffaf olun diyen @YuksekogretimK
Tayin hakkımızı eline yüzüne bulaştırdı
Ama bir açıklama yok,
Bir izahat yok!
Nasıl olsa hesap soran da yok!
Yetkili sendika mı?
Üniversite personeli
umurlarında bile değil!
Sayın @erolozvar
Bu yaşananlar normal mi şimdi?
Çocuklarımızı, öğretmenlerimizi ve tüm eğitim emekçilerini korumak zorundasınız.Cemaatlerle protokol değil, güvenli okullar istiyoruz. #YusufTekinİstifa@sesgenelmerkezi@egitimsen
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’ı ziyaret ederek üniversite hastanelerinde görev yapan çalışanlarının sorunları, talepleri ve çalışma hayatına ilişkin güncel gelişmeler hakkında kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik.
Görüşmemizde aşağıdaki başlıkları gündeme taşıyarak çözüm önerilerimizi ve taleplerimizi Sayın Başkan’a ilettik:
2026 Yılı Becayiş Sürecinde Yaşanan Sorunlar
2026 yılı yükseköğretim kurumları arası karşılıklı yer değişikliği (becayiş) sürecinde yaşanan sorunları ve personelin karşılaştığı mağduriyetleri gündeme getirdik. Tercih sürecinde kriterlerin değiştirilmesi gibi uygulamaların yol açtığı sorunların giderilmesini talep ettik.
Bu kapsamda;
· Liste dışında kalan personele ek becayiş ve tercih imkânı tanınması,
· Becayiş sürecinin belirli ve öngörülebilir bir takvime bağlanması,
· Yaşanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması taleplerimizi ilettik.
Sayın YÖK Başkanı, konuyla ilgili YÖK Genel Sekreterliğinin çalışma yürüttüğünü, yaşanan sorunların karşılıklı iletişim ve iş birliği içerisinde değerlendirilerek çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Üniversitelerde Atama ve Nakil Düzenlemesi
Üniversitelerde görev yapan personelin tayin ve yer değişikliği süreçlerine ilişkin genel bir çözüm sağlanması amacıyla Üniversiteler İçin Atama ve Nakil Yönetmeliği hazırlanması yönündeki talebimizi yineledik.
Üniversite Hastanelerinin Mali Yapısı ve Çalışanların Ek Ödeme Sorunları
Üniversite hastanelerinde yaşanan ek ödeme düşüşlerinin giderilmesi, çalışanlar arasında adaletin sağlanması ve döner sermaye katsayılarının artırılması gerektiğini vurguladık.
Ayrıca, 4/D statüsünde görev yapan işçilerin mali haklarının merkezi bütçeden karşılanması yönündeki talebimizi de Sayın Başkan’a ilettik.
Diğer Taleplerimiz
Görüşmemizde ayrıca;
· Üniversitelerde görevde yükselme sınavlarının iki yılda bir düzenli olarak yapılması,
· Disiplin kurullarında sendika temsilcilerinin yer alması,
· Üniversite hastanelerindeki personel eksikliğinin giderilmesi,
· Üniversitelerde yaşanan kreş sorununa çözüm üretilmesi yönündeki taleplerimizi de gündeme getirdik.
Sayın YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite hastanelerinin mali yapılarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek bu konuda hep birlikte çalışma yapılması gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca görevde yükselme sınavları konusunda üniversitelerin uyarıldığını, kreşlerle ilgili olarak da üniversitelere yazı gönderildiğini ifade etti.
Sayın Başkan’a, görüşmemizde gündeme getirdiğimiz konulara gösterdiği hassasiyet ve çözüm odaklı yaklaşımı nedeniyle teşekkür ediyoruz.
Üniversitelerde görev yapan çalışanlarımızın sorunlarının çözümü, haklarının korunması ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi için ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde mücadelemizi sürdüreceğiz.
YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BECAYİŞ LİSTELERİNİ YİNE GÜNCELLEDİ!
Yükseköğretim Kurulu tarafından çalışması yapılan karşılıklı yer değişikliği çalışması 15 gün önce yayınlanmıştı. Sendikamıza yansıyan problemleri YÖK'e yönlendirmiş, listeler tekrar güncellenmişti. Eşleşmesi gereken kişilerin hala olduğunu yazıyla YÖK'e bildirmiştik.
Bugün itibariyle YÖK becayiş listelerini güncelleyerek yeniden üniversitelere gönderdi. Ciddi sayıda eşleşmeler olduğunu biliyoruz. İdari personel arkadaşlarımızın personel daire başkanlıkları ile iletişime geçmeleri gerekmektedir.
@unipersen
YÖK’TE LİSTELER DEĞİŞİYOR, GEREKÇELER AÇIKLANMIYOR!
YÖK tarafından açıklanan üniversiteler arası karşılıklı yer değiştirme sonuçları, önce 11 Eylül 2026 tarihinde, ardından 21 Eylül 2026 tarihinde yeniden güncellendi. Ancak yapılan değişikliklerin ne olduğu, hangi gerekçelere dayandığı, kaç personeli etkilediği ve son listenin kesin olup olmadığı konusunda tek bir tatmin edici açıklama yapılmadı.
İdari personelin görev yerini, aile bütünlüğünü ve geleceğini doğrudan etkileyen böylesine önemli bir süreç, yalnızca “liste güncellendi” denilerek geçiştirilemez. İnsanlar her yeni duyuruda kendi isminin listeden çıkarılıp çıkarılmadığını, eşleştirmesinin değiştirilip değiştirilmediğini kontrol etmek zorunda bırakılamaz.
YÖK açıkça cevap vermelidir:
• Listeler neden tekrar tekrar güncellenmektedir?
• Hangi eşleştirmeler, hangi gerekçelerle değiştirilmiştir?
• Listeye sonradan eklenen veya listeden çıkarılan personel var mıdır?
• Yapılan değişikliklerden kaç personel etkilenmiştir?
• Açıklanan son liste kesin midir, yoksa yeniden değiştirilecek midir?
• Mağduriyet yaşayan personelin hakları nasıl korunacaktır?
Şeffaflık bir tercih veya lütuf değil, kamu yönetiminin temel sorumluluğudur. Personelin hayatını etkileyen kararların gerekçesi açıklanmak zorundadır. Sessizlik sürdükçe sürece yönelik soru işaretleri ve güvensizlik daha da büyümektedir.
İnsanların hayatı, gerekçesi açıklanmayan ve sürekli değiştirilen listelere teslim edilemez. YÖK bu belirsizliğe derhâl son vermeli; bütün değişiklikleri, gerekçeleriyle birlikte kamuoyuna açıklamalıdır.
Listeler değil, artık belirsizlik son bulmalıdır,
@YuksekogretimK@erolozvar@unipersen #tayin
🔴#ÖNEMLİ | Türkiye'de yeni bir dolandırıcılık sistemi türedi. TÜM VATANDAŞLARIN VE İLGİLİ KURUMLARIN BİLGİSİNE SUNUYORUM.
Son 1 haftada 3 kişiden benzer ihbar aldım.
Sistem şu şekilde ilerliyor:
• WhatsApp'tan vatandaşların yakınlarına ait numaralardan “Borç para” isteniyor.
• Borç isteyen numara WhatsApp'ta daha önce konuştuğu yakınları yani farklı bir numara değil.
• “Zor durumdayım.” gibi mesajlar gönderiliyor ve mesajlarda daha önce konuşulan mesajlar da görünüyor ve o mesaja uygun bir dilde yazılıyor.
• Daha sonra ise IBAN gönderiyor. Vatandaş inanırsa dolandırıcıya para gönderiyor ancak para gönderdiği kişi arkadaşı değil, dolandırıcı.
• İşin en garip kısmıysa gerçekten o numaraya sahip olan ve adına para istenen kişi, “Kendi numarasından gönderilen mesajları göremiyor.” Yani hiçbir şeyden haberi olmuyor.
• Arkadaşının gönderdiği mesajı da göremiyor. Sadece o andan önceki mesajları görüyor.
META yetkilileri de dâhil, ilgili eksiklikleri olan her kim varsa bu konuda hesap vermeli.
Tüm vatandaşlara uyarım: Lütfen bunu çevrenizle paylaşın. Parayı isteyenlerin gönderdiği IBAN'daki isim her zaman farklı oluyor, arkadaşınıza ait olmayabiliyor. Her ne olursa olsun borç isteyen kişiyi bizzat arayın ya da yakınını arayıp teyit edin.
Şahsen böyle bir şey benim de başıma gelse dolandırılabilirim. Herkes dikkat etmeli.
@adalet_bakanlik@SiberayEGM@abakingurlek
Evet @YuksekogretimK urumunu
Kendilerine örnek alan
Üniversite yönetimleri,
Web sayfalarından idari personele yer vermiyor!
Biz yokmuşuz gibi davranıyorlar
Biz de yokmuşuz gibi davranırsak
Rektörler dahil
Maaş bile alamazlar
Bizi görecekler @erolozvar
Bunu önce siz yapacaksınız!
2026 yılı YÖK becayiş sonuçlarındaki belirsizliklerin giderilmesi ve tüm eşleştirmelerin hakkaniyetle yeniden değerlendirilmesi için resmî başvurumuzu yaptık.
Şeffaf süreç ve eşit uygulama için sürecin takipçisiyiz. ⚖️
@mfaarslan@gencegitimsen#becayiş#üniversiteçalışanları
📌ÜNİVERSİTE İDARİ PERSONELİNİN BECAYİŞ SÜRECİNDE YAŞANAN BELİRSİZLİK KABUL EDİLEMEZ ❗
BU KADAR HASSAS BİR SÜREÇ DAHA DİKKATLİ YÜRÜTÜLMELİYDİ ❗
YANLIŞ SİSTEM, HATALI EŞLEŞME, GERİ ÇEKİLEN LİSTELER…
Üniversite idari personelinin becayiş yoluyla karşılıklı naklen atanmasına ilişkin YÖK tarafından üniversitelere gönderilen listelerin, eksik bilgi girişi nedeniyle iptal edildiği ifade edilmektedir.
Üniversite çalışanları artık belirsizlik değil, netlik ve adalet istemektedir.
Yıllardır mağduriyet yaşayan çalışanların umutları bir kez daha ertelenmemelidir.
YÖK Becayiş sonuçlarını Revize edecek .
#YÖK #Becayiş #ÜniversiteÇalışanları #KamuÇalışanları