AK Parti’miz her zaman “doğru”ların yanında “yanlış”ların karşısındadır.
AK Parti’mizin “kuruluş felsefesi” ve “varlık sebebi” budur.
Fon krizi olarak adlandırılan gündemin her bir maddesi ve detayı, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ilk andan itibaren partideki yetkili kurumlarımız tarafından titizlikle takip edilmekte ve değerlendirilmektedir.
Bu değerlendirmeleri yaparken temel ilkemiz, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımızın “sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacaktır” ifadesidir.
Bu ilke çerçevesinde, her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele “tavizsiz” verilecektir.
Fon krizi olarak adlandırılan bu süreçten olumsuz etkilenen vatandaşlarımızın hak ve hukuku titizlikle ele alınacaktır.
Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, Adalet Bakanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere tüm kurumlarımızın tam bir koordinasyon içinde kapsamlı çalışmaları, olayların tüm boyutlarını açığa çıkaracak, karanlıkta hiçbir şey kalmayacak ve gereği yapılacaktır.
Ortada bir iddia varsa araştırılacaktır. Tüm usulsüzlükler ortaya çıkarılacaktır. Yanlış yapanlar, hukuk önünde hesabını verecektir.
Finansal sistemimize ve Türkiye ekonomisine yönelik sistemik bir risk yoktur. Temellerimiz sağlamdır.
Sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünde, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundur. Bu sorunun üzerine gidilirken, Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, “benzer bir problemin yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa bunların da hayata geçirilmesini sağlayacak” çalışmaları kapsamlı bir şekilde yapıyoruz.
Tüm denetim kurumları görevinin başındadır. Şeffaflık, denetim ve hesap verilebilirlik ilkelerini koruyacak ve güçlendireceğiz. Milletimizin her alandaki emanetine sahip çıkma irademiz tamdır. Milletimizin emanetine sahip çıkarken hiçbir taviz, istisna ve kararsızlık söz konusu olamaz.
AK Parti’mizde “siyasetimizin alfabesi” her türlü yanlışla sonuna kadar mücadele etmektir.
ABD DEVLET DIŞI AKTÖRLER İLE YOLA DEVAM ETMEYECEK
Ortadoğu'da çağdaş Lawrance'lar eşliğinde sahaya sürülen tiyatronun sonuna geldik.
Geçtiğimiz günlerde Obama ve Biden yönetimlerinin karanlık prensi Brett McGurk adeta tüyleri yolunmuş bir kümes hayvanı kadar itibarsız bir halde Suriye Devlet Başkanı Ahmed El Şara'nın karşısına oturtuldu 👇🏽
İMAMOĞLU İNŞAAT'TAN YABANCILARA SATILAN 81 TAŞINMAZ, 10 MİLYON TL'LİK SATIŞ KOMİSYONU VE 150 MİLYON TL'LİK KAYIT DIŞI PARA.
İmamoğlu İnşaat'ın İn Mari Marmara Projesi'nde yabancı uyruklu şahıslara sattığı 81 taşınmazın 51'i için banka hesaplarından yaklaşık 10 MİLYON TL, emlak komisyonu açıklamasıyla emlakçılara yollanıyor. Yabancı şahısların İmamoğlu İnşaat'ın banka hesabına taşınmaz başına ortalama 1 MİLYON – 1 MİLYON 200 BİN TL arasında değişen banka transferleri dikkate alındığında, 81 taşınmaz için yaklaşık 100 MİLYON TL'lik transfer gerçekleşiyor.
14 Ekim 2020'de yürürlüğe giren Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'e göre emlak alım satımında aracılık hizmet bedeli, KDV hariç satış bedelinin toplam % 4'ünü aşamıyor. Bu oran üzerinden hesaplandığında, 51 taşınmaz için yaklaşık 10 MİLYON TL'lik komisyon ödemesi sadece 51 taşınmazın için 250 MİLYON TL'lik bir satış bedeline karşılık geliyor. Tek başına 51 taşınmaz ve karşılığında ödenen komisyon dikkate alındığında yasal yollarla İmamoğlu İnşaat'ın kasasına girmesi gereken en az 250 MİLYON TL olması gerekirken 81 taşınmazın tamamı için kasaya giren para yaklaşık 100 MİLYON TL. Bu satışlardan elde edilen en az 150 MİLYON TL ise kayıt dışı durumunda.
Bu satışlardan yalnızca birinde, Expert Emlak Yatırım Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi, Makka Khasanova adına A1 Blok 49 numaralı daire için 09.08.2021 saat 15:20:28'de İmamoğlu İnşaat'a 865.762 TL gönderdi. İmamoğlu İnşaat ise ertesi gün, 10.08.2021 saat 11:30:05'te Expert Emlak'a "Expert Emlak İn Mari A1 49 Komisyon Ödemesi" açıklamasıyla 84.671 TL ödedi.
Satış komisyonu olarak ödenen 84.671 TL, %4 üzerinden hesaplandığında 2.116.775 TL'lik bir satış bedeline karşılık geliyor. Expert Emlak'ın İmamoğlu İnşaat'a, İn Mari Marmara A1 Blok 49 numaralı daire için banka üzerinden gönderdiği 865.762 TL ile bu dairenin satışı için yasal sınır içinde ödenen %4'lük komisyon bedeli olan 84.671 TL'nin işaret ettiği 2.116.775 TL'lik satış bedeli arasında kayıt dışı 1.251.013 TL'lik bir fark bulunuyor. Bu farkın kaynağının, satış sözleşmesi, tapu kaydı, fatura ve banka hareketleri birlikte incelenerek ortaya konulması gerekiyor.
@istanbulCBS tarafından 51 taşınmaz için komisyon hesabına esas alınan satış bedelleri ile tapuda beyan edilen bedellerin ve banka transferlerinin örtüşüp örtüşmediği; bankadan transfer edilen tutarlar ile emlakçılara satış komisyonu olarak ödenen miktarlar karşılaştırılarak aradaki farkın kaynağının ne olduğu, satış sözleşmeleri, tapu kayıtları, faturalar ve banka hareketleri birlikte incelenerek ortaya konulmalı.
FETÖ’den tutuklanan eski emniyet müdürü Bayram Özbek, Samanyolu Televizyonunda yer alan Tek Türkiye ve Şefkat Tepe dizisinde yer alan Karanlık Kurul diyaloglarını yazmış, FETÖ dizide diyaloglarla hedef gösterilen isimler ve gruplara operasyonlar düzenlemişti. (Örnek: Tahşiye grubu)
Kurtlar Vadisi’nde yer alan diyalogları kim yazdı? (Kaşif Kozinoğlu diyalogları) @abakingurlek
Fotoğraftaki kişiler hepsi aynı isim: Bayram Özbek
Yuh artık...
Uyuşturucu ve fuhuş operasyonundan milletvekili çıktı.
Operasyon kapsamında gözaltına alınan Arda Birinci'nin yazışmalarında Yeni Parti Milletvekili Mustafa Erdem'e, Adli Tıp'ta Muhittin Böcek lehine iş takibi için 5 milyon dolar rüşvet teklif edildiği ortaya çıktı.
İşte o yazışmalar:
Ayrıca işin içinde yasa dışı kumar da var.
İçeriden aldıkları özel bilgilerle servetlerini katlayan fon zenginlerine merhum Alev Alatlı’nın veciz sözünden hareketle şu soruyu yöneltelim:
-Yaptığınız iş hukuki olabilir ama helal mi?
Ölçüsü “Allah rızası” olanlar haramı ve helali karıştırmazlar.
The Economist’ten ilginç kapak!
Dergi, ABD Ortadoğu’dan çekilirse “ne olurun” cevabını veriyor.
Peki Türkiye’ye övgü mü yapılıyor, Türkiye hedefe mi konuluyor?…👇
https://t.co/1rEQtEu3dP
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önerisine destek vererek BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin veto yetkisine son vermek amacıyla reform yapılmasını talep etti.
DOLANDIRICILAR İÇİN ÇEMBER DARALIYOR 🇹🇷
Bugün, hazırlıkları devam eden DOLUNAY Projesi çalışma toplantımızı gerçekleştirdik.
DOLUNAY sayesinde siber dolandırıcılık vakalarına karşı yapay zekâ destekli analiz, hızlı adli süreç ve kurumlar arası güçlü koordinasyon sağlayacağız.
İhbarlara dakikalar içinde müdahale edilecek, suçluların para trafiği ve dijital izleri anlık olarak takip edilip vatandaşlarımızın mağduriyeti büyümeden önlenecek. Devletimizin tüm imkânlarını milletimizin huzuru ve güvenliği için seferber ediyoruz.
Milletimizin iyi niyetini suistimal ederek alın terinin karşılığını, emeğini ve helal rızkını çalanlar şunu çok iyi bilsinler: Peşinizdeyiz. Hangi deliğe saklanırsanız saklanın, tüm izlerinizi adım adım takip edip sizi mutlaka yakalayacak ve adalete teslim edeceğiz. Hiçbir suç cezasız kalmayacak.
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedefimiz doğrultusunda halkımızın huzuru, güvenliği ve esenliği için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
@TC_icisleri@jandarma@EmniyetGM
HUKUKUN ÖTESİNE DE BAKMAK GEREKİR Mİ?
AKLANIP ÇIKABİLİRLİR Mİ?
Fon dolandırıcılığı;
''Türkiye’nin birikimlerini toplayıp Türkiye dışına kaçırma tezgahıdır.
Kimin olduğuna bakmayın, bunlar milli servettir.
Üretim ve birikim Türkiye’de yapılmış, kazanılmıştır.
Ve bu adamlar, bir tazgah kurup;
Bu paraları toplayıp Londra’ya, İsviçre’ye, Dubai’’ye kaçırdı.
Şimdi bu, basit dolandırıcılık mı?
Nitelikli dolandırıcılık mı?
Örneğini çok yaşadığımız yolsuzluk mu?
Hiç biri değil.
Bu, Türkiye’ye içeriden mali saldırıdır.
Sadece mali suçlarla soruşturulursa, bu kişiler de sadece dolandırıcılıktan yargılanırsa, bazıları birkaç ay içinde çıkabilir de.
“Aklanmış” olur, beraat etmiş olur ve yollarına devam ederler.
Bir kardeş CHP’den bir kardeş AK Parti’den tezgahı artık bayatladı. Bu tuzaklara düşme dönemi geçmiş olmalı.
Mesela Alkin kardeşler.
Biri Erdoğan karşıtı. Biri Erdoğan’a yakın gösteriyor kendini.
Yıllardır bu tazgahı yürütüyorlar.
Kendini AK Partili olarak pazarlayan Kerem Alkin'in kamu görevlerine bakalım;
Türkiye’nin OECD nezdindeki Daimi Temsilcisi ve Büyükelçisi.
Halk Bankası YK üyeliği.
TiM Genel Sekreterliği.
Türkiye Varlık Fonu YK üyeliği.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Şura Üyeliği .
Nişantaşı Üniversitesi Rektörlüğü.
Ne bulunmaz adammış, Dünya çapında bir değermiş adam!
Ve Erdoğan karşıtı ağabeyi ile tazgahı kurmuş.
Ağabeyi bile rektör olmuş.
TERA diye bir tezgahı yönetmişler.
Milyarlar süpürülüp götürülmüş.
Nereye? Yurt dışına.
E ne olacak şimdi?
Aklanacaklar mı?
Bu tezgah, bu suç aklanır mı?
Her şey sadece hukuk değil.
Belki, hukukun ötesi daha da tehlikeli suçları içeriyordur.''
İbrahim Karagül
İki laf da buna edin, dilinizi mi yuttunuz?
İşte gerçek parsel parselci:
7 yılda 42 milyarlık satış gerçekleştirdi. Şimdi de Altındağ'da 4 milyar 21 milyon 500 bin lira muhammen bedelle 5 taşınmazı daha satışa çıkarıyor.
Melih Gökçek çıraklık yapamaz satış konusunda Mansur Yavaş'ın yanında.
🔴İÇİMİZDE FON YOLSUZLUĞUNA BULAŞMIŞ ARKADAŞLARIMIZ VARSA, LÜTFEN GEREĞİNİ YAPSIN!
Birilerinin çıkıp adınızı açıklamasını beklemeyin. Siyaseti bırakın, milletten özür dileyin ve gereğini kendiniz yapın.
Aksi takdirde Ekrem İmamoğlu’na yönelttiğimiz eleştiriler havada kalır.
Kendi içimizdeki yanlışlara göz yumup başkasını eleştirirsek millet bize inanmaz.
Önce kendi içimizdeki “Ekremleri” temizlemeliyiz ki Ekrem İmamoğlu’na yönelttiğimiz eleştirilerin bir karşılığı olsun.
Yüzyılda bir yetişen sayın Recep Tayyip Erdoğan gibi bir lidere, şahsi çıkarlarınız ve yanlış ilişkileriniz yüzünden zarar verme hakkınız yoktur.
Bu ülkenin garibanının, işçisinin, emeklisinin, küçük yatırımcısının alın teri ve yılların birikimi üzerinden hiç kimsenin siyaset yapma, servet edinme veya güç devşirme lüksü yoktur.
Kim bu işlere bulaşmışsa, kim olursa olsun gereğini yapmalıdır.
ÇÜNKÜ BAŞKASINDAN HESAP SORABİLMENİN İLK ŞARTI, ÖNCE KENDİ İÇİMİZDE HESABI TEMİZ TUTMAKTIR.
VATANDAŞIMIZIN HUKUKUNA SAHİP ÇIKIYORUZ!
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın yakından takip ettiği fon soruşturmasında önceliğimiz; vatandaşlarımızın haklarını korumak, birikimlerinin istismar edilmesine izin vermemek ve uğradıkları mağduriyetlerin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesini sağlamaktır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
Bu kapsamda bugün yeni bir adım daha atılmış; 1 Temmuz-16 Eylül tarihleri arasındaki fonlardan para çıkışları en yüksek tutardan başlamak üzere incelenerek 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı dondurulmuş; haklarında daha önce herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.
Bu kapsamda; devir, temlik, satış, bağış, ipotek ve rehin tesisi, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi, EFT/havale ve malvarlığını azaltıcı diğer işlemlerin önlenmesi; sermaye piyasası araçlarının dondurulması ve şüpheli işlemlerin gecikmeksizin adli makamlara bildirilmesi amacıyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlara müzekkereler yazılmıştır.
Amacımız açıktır: Soruşturma konusu malvarlığı değerlerinin kaçırılmasına, el değiştirmesine veya üçüncü kişiler üzerine geçirilmesine imkân vermemek; suçtan elde edildiği tespit edilen değerleri güvence altına almak ve mağdur vatandaşlarımızın haklarına kavuşmasını sağlamaktır.
Para hangi hesaba aktarılmış, malvarlığı hangi şirketin veya kişinin üzerine geçirilmiş olursa olsun; izini sonuna kadar süreceğiz. İyi niyetli vatandaşlarımızın yılların emeğiyle oluşturduğu birikimlerin birtakım kişi ve yapılar tarafından istismar edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz.
Hukuka aykırı işlemleri ve bağlantılarını ortaya çıkaracak, kanunun öngördüğü şartlar çerçevesinde mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması için gereken bütün hukuki tedbirleri kararlılıkla uygulayacağız.
Vatandaşımızın hakkını, emeğini ve birikimini korumak için hukukun bize verdiği bütün imkânlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Şu ana kadar Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'dan herhangi bir açıklama gelmediğine göre haklarındaki iddiaları kabul ediyorlar demek ki.
Bu iddialar, Fatma Betül Sayan Kaya'nın sadece AK Parti'den istifa etmesiyle geçiştirilemez!
İstifa ötesinde karı ve koca olarak hesap vermeleri gerekir! Şu saatten sonra "Fatma Betül Sayan Kaya, ak parti'den istifa etti" haberi değil, "Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi gözaltına alındı, banka hesapları ve mal varlıklarına tedbir konuldu" haberi duymak ve okumak istiyorum.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan ve eşi İlyas Kaya’yla ilgili fon iddiası, çok vahim.
İddiaya göre;
Karı koca toplam 163 milyon 46 bin lira yatırıp 5 ay sonra 2.17 milyar lira çekmişler.
Sayan ve eşi şu ana kadar bir açıklama yapmadı.
Açıkçası yorum için biraz da onu bekledim.
Eğer iddialar doğruysa, kabul edilebilir bir durum değil.
Hemen istifası gerekir.
İddialar doğru değilse, hemen yalanlamalı ve dava açmalıdır.
Hiç kimse makamını kişisel zenginleşme aracı olarak kullanamaz.
Bu arada benzer şekilde fon üzerinden zenginleşen ve servetini katlayan başka dostlar varsa onlar da fazla beklemeden gereğini yapsınlar.
Bakın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı son 3 ayda fonlardan çıkış yapanların listesini istedi, haberiniz olsun.
Hadi bekliyoruz.
"Gizemli 12 kişi gizemli 12 kişi" diye kafamızın etini yediler, kuruluşta 12 değil 11 yatırımcı varmış, hepsinin ismi açıklandı, gizemli kimse yok 🤷♂️ Şimdi gizemli 159 kişi diye kıyamet kopuyor :) Onu açıklayınca da gizemli 2000 kişi şeklinde katlanarak devam edecek...