Ben manevi miras olarak hiçbir nas-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş, kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar.
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, Üsküdar Belediyesi’nde bazı meclis üyelerinin gözaltında bulunduğu sırada başkanvekilliği seçiminin ilan edilmesine tepki gösterdi
📌Zeybek, “Cumartesi günü seçim var ve bu meclis üyeleri seçim günü gözaltında olacak. Bunun adı, milletin aklıyla ve oyuyla alay etmektir” dedi
https://t.co/T5K3U0Tv2J
50 yıllık Üsküdarlıyım, Üsküdar seçmeniyim ömrümde böyle rezalet görmedim!
Önce seçimleri açık ara kazanan başkanımız @sdedetas hukuksuz biçimde gözaltına alındı ve tutuklandı.
İfadeye davet edilmedi. Oysa olağan yol buydu. Tutuksuz yargılama yolu seçilmedi. Oysa olağan yargılama yolu buydu.
Herkes hakkında soruşturma açılabilir. herkes yargılanabilir. Ama siyasi partiye göre farklı muamele yapılıyorsa orada yargı siyasallaşmış demektir.
Bu çifte standardın hukuki olduğuna kimse inanmaz.
Ardından yapılan başkanvekili seçimlerini içine sindiremeyenler bu kez seçimlerin iptali için dava açtı.
Seçmene rağmen Üsküdar'ı geri almak istiyorlar. Milli iradenin, sandığın bir önemi yok onlar için!
İdari yargıda jet hızıyla karar alındı. Bu da tesadüf tabii!
Ardından yeni seçim tarihi ilan edildi ve seçime iki gün kala üç belediye meclisi üyesi gözaltına alındı.
Bu da tesadüf tabii!
Üsküdar'da iktidar partisine rağmen seçimleri kazananlara bedel ödettiriliyor.
Hedef net: Sandıkta kaybettikleri belediyeyi kumpasla almaya çalışıyorlar.
Ama Üsküdarlı bunu unutmaz! Milli iradeye fesat karıştırmayı unutmaz.
Ne yapacaksınız, sandık geldiğinde ön binlerce Üsküdarlıyı gözaltına mı aldıracaksınız?
Oyuma saygı istiyorum.
Sandığa saygı istiyorum.
Kumpasa isyan ediyorum.
Bu kumpası kuranları da buna ortak olanları da millet affetmez ve sandıkta hesabını sorar.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Nokta!
İl Başkanımız Özgür Çelik:
"Yine bir şafak operasyonuyla, İBB’deki 13 bürokratımızı, 3 Üsküdar Belediye Meclis Üyemizi gözaltına aldılar.
Kumpas belli, seçimi iptal ettir, meclis üyelerini gözaltına al ve yeniden seçim yap!
Önce Üsküdar halkının gururu Sinem Dedetaş’ı haksız hukuksuz şekilde tutukladılar. Ardından belediye başkan vekilliği seçimi yapıldı, kurdukları kumpasa rağmen biz kazandık.
Aday bile çıkartmaları gayriahlaki iken, kaybettikleri seçimin iptali için yargıya gittiler. Tabi ki, seçimi iptal ettirdiler, sonra Cumartesi gününe yeni seçim koydular ve bu sırada da 2 belediye meclis üyemizi ifadeye çağırdılar 3 belediye meclis üyemizi gözaltına aldılar.
Bu yöntem, kaybedenlerin yöntemidir.
Seçimde kazanamadığını, kah tehdit ve şantaja dayalı transferlerle, kah siyasi yargı operasyonlarıyla kazanmaya çalışanlar, milletin gönlünden çoktan silinmiştir.
Siyasetine ve çalışkanlığına güvenen partiler, seçmenleri ikna eder, sandıkta yetkisini alır ve görev süresini en iyi şekilde değerlendirirler.
Tükenmiş iktidarlar, siyasi iflas yaşayanlar, topluma vaadi ve gelecek ufku kalmamış olanlar ise baskı, zulüm, zorbalık ile çaresiz şekilde uzatmaları oynarlar.
AKP’nin içinde bulunduğu hal de tam olarak budur.
Bizler meclis üyelerimizin, bürokratlarımızın, yol arkadaşlarımızın her birinin masumiyetine inanıyoruz.
İçinden geçtiğimiz zorlu günlerin, şafak sökmeden önceki karanlık olduğunu biliyoruz.
Milletimizin hakkaniyetine, iradesine ve demokrasiye olan bağlılığına güveniyoruz.
Öyle ya da böyle, Türkiye’de YENİ bir dönem başlayacak."
Şu kadarını söyleyeyim: Eğer gözaltındaki meclis üyeleri yarına kadar serbest bırakılmayıp seçim, onlar olmadan yapılırsa, bu, genel seçimlere dönük bir gözdağı, meydan okumadır. Devlet elimizde her türlü seçimleri çalarız iddiasıdır. @eczozgurozel bunu böyle okumalı ve bugünden Üsküdar’a yığınak yapıp adil seçim için @yenipartiyiz seferber edilmelidir. Sıradan bir kötülük değil bu.
#İBBDavası'nda 2.Celse 11.gün
Şehir Plancısı ve Akademisyen #BuğraGökce:
"Sizden merhamet falan dilenmiyorum efendim.
Hiç böyle bir talebim yok.
Hastalıklarımı falan söyleyecek de değilim.
Ağzımı açmak niyetinde değilim.
Sağlıklıyım, turp gibi.
Kronik hastalıklarım 20 senedir var, umurumda da değil.
Ailem için buradayım.
Adalet istiyorum. Başka bir talebim yok.
Başka bir talebim yok."
Buğra Gökçe'nin konuşması tüm salon tarafından alkışlandı.
Ahmet Davutoğlu’nun geçmişte yaptığı ve sosyal medyada yeniden dolaşıma giren konuşmasının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti.
Başsavcılık, feshedilen Gelecek Partisi’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında, söz konusu konuşmada yer alan ifadeleri nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 299/1. maddesi kapsamında soruşturma başlattı.
Güne, İBB bürokratlarımıza ve bir meclis üyemize yönelik gözaltılarla başladık.
Tabi ki, hakkında suç şüphesi olan herkesle ilgili hukuki süreçler yürütülebilir, ancak çağrılması durumunda ifade vermeye gidecek, yeri yurdu belli, kamu hizmetindeki isimlerin peşinen suçlu gibi, en ağır tedbir olan gözaltı uygulamasına maruz bırakılması ne yazık ki halkımızın adalete olan güvenini zedelemektedir.
Hukukun herkese eşit ve adil şekilde uygulanmasını bekliyoruz.
Bize, ülkemize, binlerce yıllık devlet geleneğimize yakışan budur.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir'den Üsküdar Belediyesi seçimleri hakkında şok iddia:
"Üsküdar'da meclis üyeleri toplantı yapıyor, Ahmet Başbaydar isimli meclis üyesi, oğlunun KCK davasından hüküm giydiğini, 15 yıldır İngiltere'de olduğunu, Adalet Bakanlığı'ndan birilerinin kendisini arayıp 'AKP lehine oy verirsen senin oğlunu getirtiriz' dediğini, kendisinin de AKP lehine oy verdiğini ve vereceğini söylüyor."
Ben üç çocuk sahibi bir anneyim.
35 yıllık avukatım,
1 yıl belediye başkanlığı yaptım, 1,5 yıldır hapis yatıyorum.
Suçum yok, delil yok, suç iddiası olan kişilerle temasım yok.
Buna rağmen tutukluluğum devam ediyor.
İddiaların hepsinden suçlu bulunsaydım bile yattığım süre göz önünde bulundurulup kapalı cezaevinden salınmam gerekirdi.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu tip bir mağduriyet yaşatılan ilk kişiyim.
Benden ne isteniyor?
Çocuklarıma ve memleketime kavuşmak için ne yapmalıyım?
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın haksız hukuksuz bir soruşturmayla tutuklanmasının ardından yapılan meclis oylamasında başkan vekilliğine Sibel Tan Çetinkaya seçilmişti.
5 Ağustos'ta yapılan oylamada oy pusulaları teker teker gösterilerek sayılmıştı. Tüm baskı ve tehditlere rağmen AKP’nin adayı seçimi alamamıştı.
Bu seçim hukuksuzca iptal edildi.
➡️Seçimden sonra iki meclis üyesi istifa ettirildi. Ardından 4 Belediye meclis üyemiz ifadeye çağrıldı. 2 meclis üyemiz gözaltına alındı ve 4 gün boyunca gözaltında kalacaklar.
➡️Gözaltı kararından bir süre sonra ise İstanbul Valiliği tarafından Belediye Başkan Vekilliği için yeni seçim tarihi belirlendi.
➡️Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçimi 5 Eylül Cumartesi günü yapılacak. Yani gözaltı süresi devam ederken.
Bunun tek bir anlamı var: 30 yıl sonra AKP’nin kaybettiği Üsküdar Belediyesi, yargı ve siyaset işbirliğiyle gasp ediliyor. Seçimi AKP’nin alabilmesi için önceden tüm önlemler alınıyor.
Yazıklar olsun!
#ÜsküdarBelediyesi #SinemDedetaş #Seçim
Ekrem İmamoğlu’nu betona gömmelerine bu halk asla izin vermez, Bu millet Ekrem İmamoğlu’nun arkasındadır!
Bu hesabı takip edin; Ekrem İmamoğlu’ndan haberler vermeye devam edeceğiz.
#İBBDavası'nda 2.Celse 10.gün
"Şu an evim de yok."
"Bu 18 ay, her an her dakikası çocuklarıma özlemle geçti."
Medya A.Ş Genel Müdürü #FatoşPınarTürker tutukluluk incelemesi öncesi beyanda bulundu.
Son 2 ay içinde hem sağlıkla uğraşırken hem duruşmalara gidip gelirken bir yandan da 10 yıldır oturduğum evimden oldum.
Evimde kiracıydım, bunları anlatmıştım daha detaylı olarak.
Ben tutuklu olduğum için, devam eden burada tabii pek çok ev sahibi-kiracı davası vardır, bizim de vardı.
Hiçbir şekilde istinafta olan, benim lehime devam eden bir duruşmadan aleyhime karar çıkıyor.
Ve babam 86 yaşında, annem 77 yaşında...
Daha fazla ev sahibinin baskısına dayanamayarak eşyalarımı topluyorlar, bir depoya koyuyorlar.
Dolayısıyla şu an zannedersem bugün avukatım da adres değişikliği dilekçesi verecek.
Şu an evim de yok.
Babamın evinin adresini sayın mahkemenize de sunacağız.
İşlemediğim bir suçtan, hakkımda somut iddia olmayan bir suçtan tutuklu kaldığım bu süreçte kızlarımı, sağlığımı, evimi, paramı kaybettim.
Herkes size sordu; benim tutukluluğumun kime ne faydası var, ben de soruyorum.
Bu 18 ay, her an her dakikası çocuklarıma özlemle geçti.
Ben tutuklandım, mevsimler değişti.
Kızlarımın okulu kapandı. Büyük kızım liseden mezun oldu, okulları açıldı, büyük kızım üniversiteye başladı. Okulları kapandı, küçük kızım ortaokuldan mezun oldu. Şimdi tekrar okullar açılıyor.
Büyük kızım üniversite ikinci sınıfa başlayacak, bir kızım da liseye başlıyor.
Ama ben kızlarımın son 1,5 yıldır tüm önemli anlarını kaçırdım, yanlarında olamadım.
Bir insan anne olunca...
Çocuklarının yüzü, gözü, saçı, kokusu, elleri, ayakları her şeyi aklınızda oluyor.
İlk tutuklandığımda asla çocuklarımın fotoğraflarının cezaevinde olmasını istemediğim için hiç fotoğraf istemedim.
Gözlerimi kapattığımda her şeylerini çok net hatırlıyordum.
Şimdi, geçen gün anneme telefonda da söyledim; sanki çocuklarım geride kalıyor, yani biz uzaklaşıyoruz gibi hissediyorum.
Hatırlamıyorum...
Kokularını, ellerini de hatırlamıyorum,
ayaklarını da hatırlamıyorum.
Halbuki her sabah uyandırıp çoraplarını giydirirdim.
Bir anne olarak bu çok tarif edilemez ve ağır bir duygu."
Emin Çapa:
“AKP gider, 3-5 senede ekonomi düzelir, kiracı ev sahibi olur.
Ama adalet ve eğitim çok zor düzelir; koca bir nesli kaybettik.
Üniversiteyi bitirmiş birine, ‘Sen liseyi kötü okudun, tekrar oku,’ diyemezsin.
Milli Eğitim bitti; çok acil önlem alınmalı.”