Bakın, İzmir Halk Konut Kooperatifler vurgunununu biliyorsunuz, çok daha sıkıntılısı “Karabağlar Osman Aksüner Mahallesi Kentsel Tasarım Projesi Lansmanı!”
Adrese teslim iş, ihale yok, yetki yok.
Chp Genel Başkanı Özgür Özel’de bugün bu programa katılarak maalesef bu işe alet edilmiş.
Naylon Kentsel Dönüşüm, Naylon Açılış, Naylon Faturalar, bu işi tarihe not düşelim ilerleyen günlerde daha çok konuşulur. Karabağlar halkının milyonlarca lirası heba edildi.
"Yalan Rüzgarı Treni" İzmir'de bu kez raydan çıktı…
İzmir, kooperatif dolandırıcılığının ardından şimdi de yerel yönetim eliyle yürütülen yeni bir "nitelikli dolandırıcılık" girişimiyle karşı karşıya.
Daha önce "Halk Konut Projesi" adı altında, CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na temel attırılarak büyük bir mağduriyet süreci yaşatılmış, binlerce İzmirli vatandaş mağdur edilmişti.
Şimdi de CHP'nin yeni Genel Başkanı aynı şekilde yerel yönetim eliyle yeni bir nitelikli dolandırıcılık işine alet ediliyor.
Dün Kılıçdaroğlu'nu vitrine çıkartıp vatandaşı dolandıranlar, şimdi Özel'i vitrine çıkartıp "yeni tur yeni şans" diyor.
Bu kez adres Karabağlar…
Onay olmayan, yetki olmayan, imar uygulaması olmayan alanda; Karabağlar Osman Aksüner Mahallesi Kentsel Tasarım Projesi Lansmanı!
Evet, yanlış duymadınız.
Ortada onay yok…
Yetki yok…
Tamamlanmış imar uygulaması yok…
1- İmar planları, 26 Mayıs 2023 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kesinleştirildiği halde; Karabağlar Belediyesi tarafından yapılması gereken imar uygulamaları henüz yapılmamıştır.
2- Karabağlar Belediyesi'ne Bakanlıkça verilmiş henüz yapıma yönelik bir yetki bulunmamaktadır.
3- Karabağlar Belediye Meclisi tarafından harcama yetkisi husunda alınmış bir karar yoktur.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in böyle bir nitelikli dolandırıcılık işine nasıl alet edildiği tam bir muamma.
İzmir'de CHP'li yerel yönetimlere vergilerimizden gelen her yıl 130 Milyar TL kaynağı şişirilmiş belediye kadrolarına, eşe dosta, İzmir'den Uşak'a uzanan yakın arkadaş hattına harcamanız yetmedi!
Halk Konut Projesi adı altında, nereye harcandığı belli olmayan paraları toplayıp, binlerce ev sahibi olmak isteyen İzmirliyi mağdur etmeniz yetmedi!
Şimdi de gözünüzü Karabağlar'da yıllardır Kentsel Dönüşüm bekleyen hemşehrilerimizin topraklarına mı diktiniz!
Yazık, yazık, yazık…
Had bildirmekten bahsetmişsiniz.
Bozuk yollara, akmayan çeşmelere, toplanmayan ve bertaraf edilmeyen çöplere, kokuya, Çin işkencesine dönen trafiğe mahkum ettiğiniz İzmir size öyle bir had bildirecek ki, kibirle kurduğunuz cümleler kendi üzerinize yıkılacak.
İzmir size öyle bir ders verecek ki, milletin sabrını küçümsemenin ne demek olduğunu anlayacaksınız.
Sadece o günü bekleyin!
Not: Çıkıp da "Belediye CHP'li, Bakanlık işte ondan yetki vermedi" deme ihtimalinize binaen baştan söyleyeyim; Kanuna, usule ve tekniğe uygun şekilde daha önce müracat eden CHP'li Narlıdere ve Karşıyaka Belediyelerine Bakanlıkça yapıma yönelik yetki verilmiştir.
Cumhurbaşkanımız Sn.Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde verdiğimiz sözleri yerine getirmeye devam ediyoruz.
Sözleşmeli erlerimize kamuda istihdam hakkı hayırlı olsun.
Erinden generaline kadar Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için; şehit aileleri ve gazilerimiz için çalışmalarımız kesintisiz devam edecektir. 🇹🇷
Tüm hemşehrilerimizin ve milletimizin Kurban Bayramı mübarek olsun.
Bayramın; sağlık, huzur, bereket ve kardeşlik duygularını güçlendirmesini temenni ediyor, sevdiklerinizle birlikte nice güzel bayramlar diliyorum. 🌙
Bakın bu durum Türkiye’de bir türlü önüne geçilemeyen büyük bir skandaldır…
Sahiller halkındır…Ama neredeyse bütün sahiller işletmelerin işgali altında…
Onlar daha çok kazansın diye insanlar denize giremiyor.
🇹🇷 19 Mayıs 1919; bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, milletimizin yeniden ayağa kalktığı tarihtir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı kurtuluş mücadelesinin 107. yılında; başta Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷
"Yalan Rüzgarı Treni" İzmir'de bu kez raydan çıktı…
İzmir, kooperatif dolandırıcılığının ardından şimdi de yerel yönetim eliyle yürütülen yeni bir "nitelikli dolandırıcılık" girişimiyle karşı karşıya.
Daha önce "Halk Konut Projesi" adı altında, CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na temel attırılarak büyük bir mağduriyet süreci yaşatılmış, binlerce İzmirli vatandaş mağdur edilmişti.
Şimdi de CHP'nin yeni Genel Başkanı aynı şekilde yerel yönetim eliyle yeni bir nitelikli dolandırıcılık işine alet ediliyor.
Dün Kılıçdaroğlu'nu vitrine çıkartıp vatandaşı dolandıranlar, şimdi Özel'i vitrine çıkartıp "yeni tur yeni şans" diyor.
Bu kez adres Karabağlar…
Onay olmayan, yetki olmayan, imar uygulaması olmayan alanda; Karabağlar Osman Aksüner Mahallesi Kentsel Tasarım Projesi Lansmanı!
Evet, yanlış duymadınız.
Ortada onay yok…
Yetki yok…
Tamamlanmış imar uygulaması yok…
1- İmar planları, 26 Mayıs 2023 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kesinleştirildiği halde; Karabağlar Belediyesi tarafından yapılması gereken imar uygulamaları henüz yapılmamıştır.
2- Karabağlar Belediyesi'ne Bakanlıkça verilmiş henüz yapıma yönelik bir yetki bulunmamaktadır.
3- Karabağlar Belediye Meclisi tarafından harcama yetkisi husunda alınmış bir karar yoktur.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in böyle bir nitelikli dolandırıcılık işine nasıl alet edildiği tam bir muamma.
İzmir'de CHP'li yerel yönetimlere vergilerimizden gelen her yıl 130 Milyar TL kaynağı şişirilmiş belediye kadrolarına, eşe dosta, İzmir'den Uşak'a uzanan yakın arkadaş hattına harcamanız yetmedi!
Halk Konut Projesi adı altında, nereye harcandığı belli olmayan paraları toplayıp, binlerce ev sahibi olmak isteyen İzmirliyi mağdur etmeniz yetmedi!
Şimdi de gözünüzü Karabağlar'da yıllardır Kentsel Dönüşüm bekleyen hemşehrilerimizin topraklarına mı diktiniz!
Yazık, yazık, yazık…
Had bildirmekten bahsetmişsiniz.
Bozuk yollara, akmayan çeşmelere, toplanmayan ve bertaraf edilmeyen çöplere, kokuya, Çin işkencesine dönen trafiğe mahkum ettiğiniz İzmir size öyle bir had bildirecek ki, kibirle kurduğunuz cümleler kendi üzerinize yıkılacak.
İzmir size öyle bir ders verecek ki, milletin sabrını küçümsemenin ne demek olduğunu anlayacaksınız.
Sadece o günü bekleyin!
Not: Çıkıp da "Belediye CHP'li, Bakanlık işte ondan yetki vermedi" deme ihtimalinize binaen baştan söyleyeyim; Kanuna, usule ve tekniğe uygun şekilde daha önce müracat eden CHP'li Narlıdere ve Karşıyaka Belediyelerine Bakanlıkça yapıma yönelik yetki verilmiştir.
Sayın Özgür Özel; benim siyasi geçmişimde 'hasbelkader' tek bir an yoktur ama senin genel başkanlığın rüşvet ve delege borsasıyla şaibelidir.
Bizi kendinle karıştırma!
Bize iftira atmadan önce; dönüp orada oturan protokole, o büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarına destek görüp görmediklerini sor.
Sana gerçeği söylemiyorlarsa, aranızdaki iletişim dağınıklığını biz toparlayacak değiliz.
WhatsApp’tan arkadaşlarına küfürler saydıracağına, git kendi başkanlarından doğru bilgi al.
Onları kendinden ve rüşvetçi arkadaşlarından uzak tut da biraz iş üretsinler.
Senin hezeyanların ve iftiraların yüzünden biz İzmir için çalışmaktan geri durmayız.
Duruşumuz nettir: İzmir için taş üstüne taş koyan herkesin emrindeyiz.
AK Parti İzmir Büyükşehir ve Ödemiş Belediye Meclis Üyemiz, dava ve yol arkadaşımız Halil Deveci’nin vefatını derin bir teessürle öğrenmiş bulunuyorum.
Merhum Halil Deveci’ye Cenab-ı Allah’tan rahmet; kıymetli ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve AK Parti teşkilatımıza sabır ve başsağlığı diliyorum.
Mekânı cennet olsun.
İzmir’de CHP, şeffaflıktan korkan bir anlayış sergiliyor!
CHP’nin yönettiği İzmir Büyükşehir Belediyesi, mecliste gündem dışı görüşmelerin canlı yayınını keserek, aslında neyi saklamak istediğini açıkça ortaya koymuştur. Meclis Başkan Vekili Levent Yıldır’ın AK Parti Grubumuza karşı “CHP grup üyeleri de sizin gibi İzmirlilere sesini duyurmayacak” sözleri ise bu sansürün bilinçli bir tercih olduğunu itiraf niteliğindedir.
Bu yaklaşım, demokrasiden kaçışın, milletten kopuşun ve hesap vermekten duyulan rahatsızlığın açık göstergesidir. İzmirlinin gerçekleri duymasını engellemek, eleştiriden kaçmak ve muhalefetin sesini kısmak adına atılan bu adımlar kabul edilemez.
Üstelik önergeler için getirilen süre kısıtlaması da, meclisi bir tiyatro sahnesine çevirmekten başka bir şey değildir. Sözde çoğulculuk, pratikte baskı ve susturma düzenine dönüşmüştür.
Tüm bunlar yaşanırken meclise gelmeyen, verdiği emirlerle halkın iradesi olan meclisi susturmaya çalışan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kente hizmet etmediği gibi hizmetsizliğini bu şekilde saklayabileceğini sanıyor. Yaptıklarından anlaşılıyor ki, kendilerine anti demokratik yönetim özlemi var.
Dahası, İzmir tarihinde ilk kez komisyon raporlarının ve gündem maddelerinin görüşülmesinde konuşma sınırı getirilmiştir. Demokrasinin kalbi olan İzmir’de, 150 yıllık yerel yönetim geleneğine yakışmayan bu anlayışı kınıyoruz. Söze gelince demokrasi diyenler, yetki ellerine geçtiğinde İzmir’e “konuşma, tartışma, 3 dakika konuş ve yerine otur” demektedir. Bu anlayışın adı açıkça CHP demokrasisidir!
İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimi, şeffaflıktan kaçamaz, gerçekleri saklayamaz!
İzmir halkının iradesini yok sayan, meclisi sansürleyen bu anlayışı İzmirli hemşehrilerimizin takdirine bırakıyoruz.
Atatürk’ü rakı bardağına yazıp kendin uçmayacaksın, füzenin üzerine yazıp füzeyi uçuracaksın. Tam bağımsızlık budur!
İçerdeki ürken balıklar dahil tüm dünya Yıldırımhan ile Recep Tayyip Erdoğan siyasetinin boyunu ve işlevini gördü!
Ücret tahsil etmeye gelince en öndesiniz, hizmete gelince ortada yoksunuz! Belediyecilik esnafın sadece parasını almak değil; sokağına, çöpüne, yoluna sahip çıkmaktır.
O çukurları kapatacaksınız! 👇 #İzmir
▪️Cumhurbaşkanımıza, inancımıza, değerlerimize hakareti siyaset zanneden hadsiz gözaltına alındı.
▪️Bu tavırlar artık CHP için hayatın olağan akışı haline geldi.
▪️Karabağlar Belediye Meclisi’nde gündeme gelen CHP'li üye Kadir Dalgıç'ın seviyesiz paylaşımına, Cumhur İttifakı olarak arkadaşlarımız anında gerekli yanıtı verdi.
▪️Ancak bu hadsizliğin, bu seviyesizliğin kronikleşmesi hem İzmirimiz hem de ülkemiz adına utanç verici.
▪️Benzer hadsizliklere devam etmeyi düşünenleri peşinen uyaralım:
▪️Altına imza attığınız her çirkinliğin mutlaka bir bedeli olacaktır.
▪️Bunu bilin adımınızı ona göre atın.
@akpartiizmir
Cumhurbaşkanına hakaret, dini değerlere hakaret, halkı kin ve nefrete tahrik, Türk Bayrağı’na hakaret suçlarını işleyen birini hem mecliste, hem karakolda savunması bizleri şaşırtmadı. Herkes Helil Kınay’ı iyice araştırsın özellikle chpliler lütfen.
CHP yine aynı CHP!
Milletimizin tam 24 yıldır sandıkta açık iradesiyle yetki verdiği Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik hadsiz ifadeler; o iradeyi ortaya koyan milyonların onurunu hedef almaktadır. İnancımıza, mukaddesatımıza ve şanlı Türk Bayrağı’na uzanan bu çirkin dil; ne “yanlışlık” ne de “bilmeden yapılmış bir paylaşım” bahanesiyle örtülebilir. Bu, bilinçli ve kökleşmiş bir zihniyetin açık tezahürüdür.
Karabağlar’da bir CHP’li meclis üyesinin sergilediği bu seviyesiz tavır ve ardından gelen sözde “özür”, milletin aklıyla alay etmektir. Ortada bir gaf değil, değerlerimize yönelik sistematik bir saygısızlık vardır. Özrü kabahatinden büyük olan bu yaklaşım, samimiyetsizliğin ve sorumsuzluğun en net göstergesidir.
CHP’nin milletimizin değerlerine karşı takındığı bu mesafeli ve yer yer düşmanca tutum artık istisna değil, adeta kurumsallaşmış bir anlayıştır. Dün de aynıydı, bugün de değişen bir şey yok. Bu toprakların ruhunu anlamayan, milletin kutsallarına yabancılaşmış bir zihniyetin Türkiye’ye söyleyecek sözü de kalmamıştır.
Milletimiz, kendisine tepeden bakanı da, değerlerini hedef alanı da bugüne kadar nasıl sandıkta cezalandırdıysa, bundan sonra da gereken cevabı vermeye devam edecektir. Bu çirkin ve kabul edilemez tavrı en sert şekilde kınıyorum.
Bazı şeyler vardır ki; ne “yanlışlıkla” yapılır ne de sonradan kurulan cümlelerle üzeri örtülebilir.
Mesele bir paylaşım ya da birkaç söz değil; mesele, bu milletin değerlerine karşı takınılan tavrın kendisidir. İnancımıza, bayrağımıza ve ortak hafızamıza yönelen her küçümseme; aslında milletin bizatihi kendisine yönelmiş bir saygısızlıktır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu milletin sandıkta defalarca tecelli eden iradesinin temsilidir. Ona yönelik her hadsiz ifade, doğrudan doğruya milletin tercihine ve onuruna yöneliktir. Bu gerçeği görmezden gelmek, siyaseti sorumluluk zemininin dışına taşımaktır.
Değerler söz konusu olduğunda gri alan yoktur. Ya yanında durursunuz ya da karşısında. Bugün söylenen “yanlış anlaşıldım” cümleleri, dün sergilenen tavrın ağırlığını hafifletmez.
Bizim durduğumuz yer nettir: Milletimizin inancına, birliğine ve iradesine uzanan hiçbir dile sessiz kalmayız. Yapılan hakaretleri kınıyorum.
Kamuoyunun Dikkatine;
Dün gerçekleştirilen belediye meclisinde, sosyal medya paylaşımlarıyla gündeme gelen CHP Meclis Üyesi Kadir Dalgıç bir açıklama yapmış, özetle;
“Kazara paylaşmış”, “tam izleyememiş”, “yanlış anlaşılmış” demiştir.
Ancak ortada bir tane değil, aralıklarla yapılan üç ayrı paylaşım bulunmaktadır.
Üç paylaşımı da izlemediniz ve idrak edemediniz mi? (3 videonun ekran görüntüsü ekte)
Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik hakaret içerikli yürüyüşlerle gündeme gelen Belediye Başkanı Helil Kınay’dan ilham almış olabilirsiniz.
Bugün çıkıp “yanlış anlaşıldım” diyerek geri adım atmanız, yapılanın bilinçli olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.
Karabağlar Belediyesini son iki yıldır yolsuzluk iddialarıyla anılan bir belediye hâline getiren anlayışın içerisinde; Uğantaş ailesi, Helil Kınay ve sizin gibi isimlerin olduğu kamuoyunun malumudur.
Video paylaşımında Cumhurbaşkanına hakaret, dini değerlere hakaret, halkı kin ve nefrete tahrik, Türk Bayrağı’na hakaret ve nice suç konusu. Kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz.
'Yapay zeka' siyasetçileri!
Zıvanadan çıkmış siyaset dillerine yapay zekayı da alet ederek Cumhurbaşkanımıza hakaret etme hadsizliklerini katmerlemişler!
Karabağlar Belediyesi'nin CHP'li meclis üyesi Kadir Dalgıç, Büyükşehir Belediye Başkanları Cemil Tugay'ın aşağılayıcı, egoist tavrını örnek alıyor belli ki.
Bu; kendi adaylarını yapay zeka ile belirleyen, kritersiz, basiretsiz ana muhalefet partisi temsilcilerine çok yakışıyor aslında(!)
Ama altını çizmek gerekiyor ki; bu ülkenin Cumhurbaşkanına, bu milletin manevi değerlerine kimse kinini ve irinini bu dille akıtamaz!