İnanılır gibi değil.
Maden işçileri günlerdir haklarını arıyor.
Hak ararken zulme uğruyor.
Sonunda şirketten itiraf gibi skandal bir açıklama geldi.
İşçilerin ücretlerini aylardır ödemediklerini itiraf ettiler.
Özetle şöyle diyolar: "Ücretleri ödeyemedik ama işçiler eylem yapmasın!"
Türkiye'de angarya yasaktır!
İşçiler köle değildir!
Ücretlerin zamanında ödenmesi zorunludur.
Pes doğrusu!
Ve önemli soru şu: Başkentin göbeğin işçiler hak ararken, şirket suçunu itiraf ederken, hak arayan işçiler kolluk kuvvetlerince dağıtılırken ülkenin Çalışma Bakanı nerede?
İşçilerin yanına gitmeye, sorunu çözmeye vakti mi yok, gücü mü yok?
Sırrı Süreyya Önder'in kızı Ceren Önder Kandemir:
"Barışı görmek istiyordun. Bir tür barış mıydı bilmiyorum ama hastane koridorlarındaki hüzünlü umutlu kalabalıkta barışa benzer bir şey gördüm ben."
@Eulgene2023 Bunun cok da farkli olmayan halini Londra'da yasayan biri olarak yasadim ve bazi donemler hala yasiyorum maalesef. Yillardir Ingiltere'de yasayan ozellikle bizim ulkemizden insanlar biz sonradan gelenlere karsi fazlasiyla acimazsiz davraniyor maalesef.
Bugün İstanbul başta olmak üzere birçok ilde 20’den fazla köklü liseye ani yönetici ve öğretmen atamaları yapıldı.
Kimseye haber verilmeden, gerekçe dahi sunulmadan;
muhalif kimliğiyle bilinen, öğrencisine sahip çıkan öğretmenler açığa alındı.
Yerlerine çoğu siyasi referanslı, torpilli isimler atandı.
Süre doldu, görev değişikliği gibi bahanelerle yürütülen bu operasyon;
tam anlamıyla bir tasfiye ve susturma hamlesidir.
Bu sadece bir görev değişikliği değil, bir ideolojik müdahaledir.
Bu sadece öğretmenlerin meselesi değil, hepimizin vicdan sınavıdır.
Yarın Eyüp Meydanı’nda yapılacak basın açıklamasına destek verin.
Çünkü bu sadece öğretmenlerin değil,
gençliğin, bilimin, özgürlüğün meselesidir.
Yeterince gündem olduğunu düşünmüyorum.
12’si 18 yaşının altında 47 kişi bugün parkta oturdu diye gözaltına alındı.
12’si 18 yaşının altında 47 kişi bugün parkta oturdu diye gözaltına alındı.
12’si 18 yaşının altında 47 kişi bugün parkta oturdu diye gözaltına alındı.
#Gülhane
Almanya’da yaşayıp Suriye’deki bütün Alevi erkeklerin katledilmesini ve kadınların da köle olarak satılmasını isteyen bu kişinin yakalanması için lütfen destek olun!👇
#stopalawitegenocidelnsyria
El Colani terör örgütü, Alevi sivilleri evlerinden alarak dağlık alanlarda infaz ediyor. Dünya, bu soykırıma hala sessiz kalıyor. İşte yeni görüntüler.
AK Parti İBB yönetimindeyken 34 kişiye ‘eğitim bursu’ adıyla 4 milyon dolar, 300 bin euro, 177 bin pound ve 1 milyon 630 bin lira verilmiş.
Yeni video:
https://t.co/MshCrzvg2X
ülkenin geleceği genç arkadaşlarımız, dinleyicilerimiz gözaltında, hapishanelerde.
dostlar, sessizlik, eylemsizlik rock müziğe yakışmıyor.
Meslek büyüğümüz Pink Floyd’un söylediği gibi.
“Together we stand, divided we fall”
🤘
Eski İngiltere İşçi Partisi lideri, Bağımsız Milletvekili Jeremy Corbyn'den dayanışma mesajı:
"Dayanışmamız; Türkiye'de insan hakları, barış, adalet ve demokrasi için mücadele eden tüm kardeşlerimizledir!"
ORTAK AÇIKLAMA
Hukuk Devleti ve Demokratik İradenin Savunucularıyız!
Hukukun üstünlüğü ve baroların bağımsızlığı demokratik bir toplumun vazgeçilmez unsurlarıdır. Ancak ne yazık ki, gerek İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyelerinin görevden alınmasına ilişkin davada varılan sonuç, gerekse İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bazı ilçe belediye başkanları ve belediye bürokratları hakkında başlatılan soruşturma nedeniyle yapılan başsavcılık açıklaması; soruşturma süreçlerinde yaşanan hak ihlalleri, somut olgulara dayanmayan gizli tanık beyanları, sebep-sonuç ilişkisi kurulamayan mesnetsiz suçlamalar ve hukuka aykırı şekilde uygulanan tutuklama tedbiri, adalet sistemimizi derinden sarsmış; hukuki güvenlik ve özgürlük hakkını ihlal eden bir sürecin parçası olarak toplumda derin bir endişeye yol açmış, seçilmiş yöneticilere yönelik gözaltı, tutuklama ve görevden alma işlemleriyle seçmen iradesi yok sayılmış, seçme-seçilme hakkı fiilen ortadan kaldırılmıştır.
Seçilmiş baro başkan ve yöneticilerinin görevlerinin sona erdirilmesi, belediye başkanlarının gözaltına alınması, tutuklanması ve yerlerine kayyım atanması, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik hukuk devleti olma vasfını zedelemektedir.
Biz, aşağıda imzası bulunan barolar olarak, İstanbul Barosu'nun ve meslektaşlarımızın baroların bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü mücadelesinde yanlarında olduğumuzu ve her türlü hukuksuzluğa karşı hukuk çerçevesinde mücadele edeceğimizi; yargının araçsallaştırılmasına, baroların susturulmaya çalışılmasına, adil yargılanma ilkesinin yok sayılmasına ve bireylerin özgürlüklerinin keyfi şekilde kısıtlanmasına karşı durduğumuzu, hukukun üstünlüğü yok sayılarak yaratılmak istenen hukuksuzluk düzenine boyun eğmeyeceğimizi ve demokratik değerleri savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.