Vatanını En Çok Seven; Görevini En İyi Yapandır...
👉TRABZON DÜŞÜNCE VE KÜLTÜR PLATFORMU (Genel Koordinatör)
👉Gazeteci 👉Radyo-TV Programcısı 👉@ViraTRHaber
Oflu Saral ailesi ağırlıklı olarak CHP'li. 12 Eylül’e kadar yüzde 95 seviyesinde
En komünistimiz, ben onlardan biri idim, devletle hiç savaşmadık
Biz devletle savaşmayız...
Devrim Hacısalihoğlu sordu, Hilmi Saral anlattı.
Tamamı:
▶️
https://t.co/shINgiFNLj
#trabzonlu#saral
Cumhuriyet’e, Atatürk’e ve Cumhuriyet’in temel değerlerine düşman olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, her yıl olduğu gibi bu yıl da 10 Kasım'a denk getirecek bir iş buldu: Ortak yazılı sınavlar.
Kurtuluş Savaşı için “Neyden kurtuluyoruz?” diye soran Yusuf Tekin’in bu tutumu şaşırtıcı değildir. 10 Kasım; öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, tüm yurttaşlarımızın Ata’mızı saygı, özlem ve minnetle andığı, Cumhuriyet'imizin kuruluş mücadelesini ve temel değerlerini gelecek kuşaklara aktardığı gündür.
Bugüne ortak yazılı sınav tarihleri denk getirilmemeli, tarihler derhal değişmeli, öğrencilerimizin Ata’mızı okullarında anmasına engel yaratılmamalıdır!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin kurucusu, kurtarıcısı ve ortak değeridir. Onun hatırasını da Cumhuriyet’in temel ilke ve değerlerini de okullarımızdan silemeye cüret edemezsiniz!
GÖRÜYOR MUSUN, KRAL ÇIPLAK❗️
Öğrenciye burs vermek, yaşlılarımıza huzurevi yapmak için vakıf kurmuştuk (BOL-SEV).
528 Bolulu çocuğa 1,5 yıldır burs veriyorduk. Burs için kaynağı da vakfın 40 büyük LED ekranında reklam yayınlayarak sağlıyorduk. Trilyonlarca lira para kazanan 3 harfli marketlerden de reklam istedik. 2 bin–10 bin TL arası reklam verdiler. “Zorlayarak (icbar) reklam aldınız.” dediler, 300 yıl hapis istemiyle dava açtılar, tutuklayıp Sincan’a sürgün ettiler.
Yedi sülalemizi araştırdılar, MASAK raporu aldılar. Sonuç itibarıyla benim ve arkadaşlarımın 1 kuruşluk şüpheli işlemini tespit edemediler. Sonuç olarak kendilerine menfaat sağlamadan, 3 harfli marketlerden reklam alıp geliriyle de sadece öğrenciye burs vermekten 7 yıl 3 ay hapis cezası verdirttiler. (İsteyen dosyayı inceleyebilir.)
Vatandaşın milyarlarca lirasını çalanın cezasının sadece WhatsApp grubundan atılmak olduğu Türkiye’de; çalmadan, cebine tek kuruş menfaat sağlamadan, sadece burs verenin terörist gibi muamele gördüğü günleri de yaşattılar.
Öğrencinin cebine giren üç kuruşa ceza verdirteceğinize,
keşke teröristleri affetmenize, sığınmacı istilalarına gösterdiğim tepkiye daha ağır ceza verseydiniz.
En azından mert olsaydınız!!!
KAMUOYUNUN DİKKATİNE
Cuma akşamı Sözcü TV yayınındayken +63 ile başlayan bir telefon numarasından arandım. Yayında olduğum için telefonu açamadım. Daha sonra bana bir mesaj gönderildi. Mesajda, Daltonlar örgütünün yöneticisi olduğu iddia edilen bir kişinin adı verilerek yayını terk etmem istendi.
Numarayı engelledim. Daha sonra +62 ile başlayan başka bir numaradan arandım. Arayan kişi, kendisini tanıtarak Daltonlar örgütünün liderinden izin aldığını söyledi. Bana 5 milyon lira ceza kestiğini, bu parayı vermezsem beni öldüreceğini belirtti.
Konuyla ilgili elimizdeki belgelerle birlikte suç duyurusunda bulundum ve koruma talep ettim. Bir emniyet mensubu tanıdığım aracılığıyla İstanbul Emniyetine de ulaştım ve onlarla istişare etmek istedim. Bugün için bana randevu verildi. Ancak daha sonra aranarak, konuyu bir karakola anlatmam gerektiği söylendi ve randevum iptal edildi.
Bu aşamada, yaşadıklarıma ilişkin somut bilgileri en ufak bir yorum katmadan sizlerle paylaştım. Konuyla ilgili henüz siyasi veya şahsi bir yorum da yapmayacağım, yaşadığım yalın gerçek budur;
“Ülkenin en tehlikeli suç örgütlerinden birinin adı kullanılarak tehdit edildim. Televizyon yayınını terk etmem, istenen 5 milyon lirayı ödemezsem öldürüleceğim söylendi.”
Şu an itibarıyla hayatım tehdit altında. Devletten başka beni koruyacak bir merci, halktan başka da bir dayanağım yok.
20.10.2026
Av. Afşin Hatipoğlu
YENİ Parti Lideri Özgür Özel Mersin'de konuştu:
💬 "Bunların bir hesabı var. Seni korkutmak, yıldırmak, bezdirmek, 'bu iktidar değişmez' demek, ümidi kaybetmek ve senin sandıktan ümidini kesmek. Ama buradan andolsun ki söylüyorum, o sandığa varacağız, o seçimi alacağız!"
2 Ekim gecesi, gece yarısı, Çorlu Karatepe Kuyu Tipi Cezaevi’nden yüzlerce kilometre uzaktaki Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne sevk edildim. Bana makul, hukuki ve somut tek bir gerekçe dahi sunulmadı. Bunun yerine yapılanın “rutin bir uygulama” olduğu söylendi.
İnsanları gece yarısı uykularından uyandırıp dakikalar içinde eşyalarını toplatarak yüzlerce kilometre uzağa götürmek ne zamandan beri rutin?
Haftanın dört günü aralıksız devam eden duruşmaların tam ortasında, savunma hakkını fiilen kullanılamaz hale getirecek şekilde başka bir şehre sevk edilmek ne zamandan beri rutin?
Adını doğru koyalım: Bu, rutin bir uygulama değil. Bu eziyettir, zulümdür.
Sevk edilmeseydim, ayda yalnızca bir kez açık görüşte kavuşabildiğim kızımı görecektim. Sevkin özellikle gece yarısı, apar topar yapılmasının amacı bu muydu? Kızımı görmemi engellemek, canımı acıtmak mı istediniz?
Merakınızı gidereyim: Vurduğunuz yer acıdı.
Yargılarken de, kapattığınız cezaevlerinde de adaletin değil, eziyetin ve zulmün peşinden gidiyorsunuz.
Av. Mehmet Pehlivan
Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi
@Marmaraytcdd Her seferinde aynı ifade kullanılıyor. ÜZÜCÜ diye ifade edilen olay nedir? Bunu açık açık yazmaya neden korkuyorsunuz? "Milleti bunalıma soktuk ve intihar ediyorlar" diyemiyorsunuz galiba...
Bugün 30 Eylül!
Tam 29 yıl önce bugün, İstanbul'da dünyaya gelmişti can oğlum @manas_onsel!
(Fotoda 3,5 yaşında)
Özlemle oğlum, büyük özlemle...
Seni, 23 yıl 7 ay 21 gün bize konuk eden Tanrıya sonsuz şükürlerimle...
Rahmet ve dua ile oğlum...
Trabzon’un yetiştirdiği, sanata hayatını adamış usta isim Bedri Rahmi Eyüboğlu’nu, aramızdan ayrılışının 51. yıl dönümünde rahmetle ve derin bir özlemle anıyoruz.
Bir şehir plancısı olarak, eğitimimden bugüne kadar geçen yıllarda kentin yalnızca fiziksel yapısını değil, insan hayatına dokunan yönünü düşünerek çalıştım.
Her bir çizim, her bir planlama; bir kentin bugününü ve yarınını düşünmek, o kentte yaşayan insanların hayatlarına dokunmak demektir.
İşte bizim mesleğimizi en değerli kılan şey de bu aslında. Kentler yalnızca bugün için değil; çocuklarımızın ve gelecek nesillerin yaşamı için planlanır.
Bugün, hem benim hem de tüm meslektaşlarımın dayanışma günü.
Ancak bizler bugün dayanışmamızı kentlerimizi güzelleştirmek için kullanmak yerine; mahkeme salonlarında, görüştüğümüz kısa anlarda, yeni bir günün doğacağına ve ailelerimize yeniden kavuşacağımıza dair inancımızı ve umudumuzu birbirimizle paylaşıyoruz.
Dayanışmanın, umudun ve mesleğimize olan inancımızın güç verdiği bu süreçte; tüm mühendis, mimar ve şehir plancılarının 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü’nü kutluyorum.
TÜRKER ERTÜRK’ÜN MESAJI ve SAVUNMASI;
👇🏻👇🏻
Bugün duruşmama gelerek ve mesaj çekerek destek veren tüm dostlara ve vatanseverlere teşekkür ederim. İyi ki varsınız.
Ne yazık ki hukuksuzluğun kol gezdiği ülkemizde mahkeme haksız ve hukuksuz bir karara imza attı ve tulukluluğuma devam kararı verdi. Umarım vicdanları rahattır!
Tüm vatanseverle saygı ve sevgilerimi sunarım.
Türker ERTÜRK
@Orsatramola
Türker Ertürk’ten mesaj var…
Bugün duruşmama gelerek ve mesaj çekerek destek veren tüm dostlara ve vatanseverlere teşekkür ederim. İyi ki varsınız.
Ne yazık ki hukuksuzluğun kol gezdiği ülkemizde mahkeme haksız ve hukuksuz bir karara imza attı ve tutukluluğuma devam kararı verdi. Umarım vicdanları rahattır!
Tüm vatanseverlere saygı ve sevgilerimi sunarım.
@Orsatramola