Köklü bir geçmişin, onurlu bir mesleki yürüyüşün ve adanmış bir emeğin izlerini taşımak… Ne büyük bir gurur ve ne kıymetli bir miras.
41 yıla sığan bu istikrar, sadece bir meslek hayatı değil; aynı zamanda bir vizyonun, sorumluluğun ve toplumsal katkının hikâyesi.
Rahmetli Adnan Kahveci gibi devlet adamlarıyla aynı çizgide yürümek, mesleki yasaların oluşumuna katkı sunmak…
Bu sadece bir meslek değil, bir dönemin tanıklığı, bir neslin emanetidir.
Sizin gibi öncü isimler sayesinde bugün genç meslektaşlar daha sağlam bir zeminde ilerleyebiliyor.
Nice yılara, sağlıkla, bilgiyle, ilhamla…
Saygıyla 🌿📜✨
SEVGİ TOP
30.Yıl değil 41. Yıl;
1983 Yılı Yaz döneminde, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme bölümünden mezun oldum. Ve 1983 yılında kösele imalatı yapan özel sektörde İdari ve Mali işler Müdürü olarak başladığım mesleki çalışmama 10.07.1987 tarihinde SMMM Bürosu açarak devam ettim.
Örnek Devlet Adamı Rahmetli Adnan KAHVECİ ile 3568 sayılı meslek Yasası hazırlanması ve İSMMM odasının kuruluş çalışmalarında bulundum.
Yürüttüğüm bu çalışmalar, İSMMMO'nun 30.Yıl ONUR BELGESİ ile tescil edildi. İSMMMO yönetimine ve Onur belgesini takdim eden Kartal Temsilciliğine teşekkür ederim.
Kamu hizmeti anlayışı ile gururla yaptığım mesleki çalışmalarıma, Yönetim danışmanı/SMMM olarak devam etmekteyim.
PRODA YÖNETİM DANIŞMANLIĞI A.Ş.
MİKROP GİBİSİNİZ AKP!
Bir dostum gönderdi. Anton Çehov’un sözü imiş.
“Üç çeşit insan vardır.
Birincisi, EKMEK gibidir. Her zaman ararsın ama bazen bulursun!
İkincisi, İLAÇ gibidir. İhtiyacın olduğunda ararsın, “pek az” bulursun!
Üçüncüsü, Mikrop gibidir, sen aramasan da olur, o seni her zaman bulur!”
Türkiye, 7-8 Temmuz’da NATO ANKARA ZİRVESİNE ev sahipliği yapacak!
Devlet kademelerinin tümünde, Belediyelerde öyle bir telaş var ki;
sanki “Gelenler, ülkenin sahibi, iktidar onların görevlendirdiği müstemleke memurları, vatandaşlar ise köleler topluluğu!”
Ne yapıyorsunuz eyy AKP?
Siz kendinize müstemleke memurluğunu yakıştırabilirsiniz ama, bizlere saygılı davranmak zorundasınız! Türkiye sanki faşist bir dikta ile yönetiliyormuş gibi, insanları “Potansiyel Teröristler” olarak sorgusuz sualsiz gözaltına alıyor, tutukluyorsunuz? Yapamazsınız, Türk Milleti buna izin vermez. Sağlığı bozuk, vatandaşta itibarı kalmamış, gitmesi için gün sayan bir iktidarın böyle davranmasına izin verilmez! Aklınızı başınıza alın.
Ankara’da her şeyi yasaklıyorsunuz! Buna hakkınız yok ki!
Güvenlik tedbirlerini, vatandaşın günlük yaşamını, işini engellemeden alın.
Yasaklamakla neyi çözebilirsiniz ki? Yüreğiniz yetiyorsa “Bebek Katilinin Mitinglerini yasaklasanız ya! Uyarıyoruz! Bu mitinglere izin vermekle “Anayasa İhlal suçu” işliyorsunuz?
Türk Devleti, daha önce ve çok defa 7-8 Temmuzdaki toplantılar düzenledi.
Konuklarını, Türk Misafirperverliğine yakışır şekilde ağırladı, uğurladı. Vatandaşına da sıkıntı çektirmedi!
G20 Liderler Zirvesi (2015) “Obama-Putin-Şi Cinping gibi küresel liderler,
NATO İstanbul Zirvesi (2004) 7 Doğu Avrupa Ülkesinin ilk katılımıyla,
BM İnsani Zirvesi (2016) 173 ülkeden 9 Bin delegenin katılımıyla,
Habitat 2 (1996) ve Dünya Su Forumu (2009) Büyük Toplantıları,
İktidar, “Kudüs Valisi” İçişler Bakanı ve tetikçi Savcılarınız karışmasınlar,
Türk Devletinin sorumlu Bürokratları gerekeni en iyi şekilde yapar…
Muhalif TV ve Gazetecilere, “Ambargo” uygulamasına gelince;
Hangi TV, hangi Gazeteci, Öcalan’ın hısmı Hakan Fidan’ın oğlunun, yolsuzluklarını, aşırı zenginleşmesini yazdı ise, kamuoyuna duyurdu ise,
onların NATO Toplantılarını izlenmeleri yasaklandı!
Böyle giderse hem kendi başına, hem de Erdoğan’ın başına çok dertler açacak bu Fidan! İzliyoruz…
Sağlık ve başarı dileklerimle
27 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
Erdem Atay’a Yanıtımızdır!
Erdem Bey Merhaba.
Belge olarak 1972 yılının (54 yıl önceki) Günaydın Gazetesini gösteriyorsunuz. Aslan Bulut Bey ve Cengiz Özakıncı Bey’de aynı alıntıyı yapmışlar. Gazete haberi belge değildir. Yazanın, kendisine söyleneni nasıl anladığını yansıtır.
Sayın Demirel’in herhangi bir yerde, resmi veya siyasi toplantıda, Üniter Yapıya aykırı bir beyanını göremezsiniz.
O yılları hatırlamamanız gayet normal. Siz doğmadan 10 yıl önceden bahsediyoruz. 1965-1971 yılları arasında %5 enflasyon, %7 büyümenin yaşandığı, ülkenin bir şantiyeye döndüğü yıllardı. Maalesef bir daha o ekonomik başarıyı gösteremedik.
Demirel, ülkemizin her yerini yöresini çok iyi bilen, DSİ Genel Müdürlüğü zamanında çoğu yeri yürüyerek gezen bir devlet adamı idi. Böyle bir söz, sadece ekonomik kalkınma amacıyla söylenmiş olabilir!
Demirel’in bir sözünü, ülkenin bölünmesi içinmiş gibi, Üniter Yapıya karşıymış gibi gösterecek anlamı çıkan beyanlar doğru değildir.
Böyle bir yanlış görüşü dillendirmek, size yanıt vermek imkanı olmayan ve tarihe mal olmuş birini suçlamak etik değildir.
Beyninin bir kıvrımının, şimdiki kabinenin tamamından daha akıllı ve milli olan birini, ülkeye 250 Baraj, 1000 Büyük Gölet, binlerce sanayi tesisi kazandırmış bir devlet adamını, böyle yanlış anlamak ve tanıtmak asla kabul edilemez.
Bir gecede, ülkemizdeki 22 ABD Üssünü kullanıma kapatan ve aynı gün 5500 ABD Askerini sınır dışı edecek DEMİREL bir Devlet Adamı bulun da, başımıza taç yapalım…
Olmadı Erdem Bet olmadı, size yakışmadı…
Sağlık ve başarı dileklerimle
25 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
YÜCE DİVANDA BİR CUMHURBAŞKANI
Celal Bayar, Atatürk’ün en güvendiği ve özellikle ekonomi politikalarını emanet ettiği lider kadronun başında geliyordu.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 3’ncü Cumhurbaşkanı ve CHP’nin 2’ci Genel Başkanıdır! (Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat ettiği 10 Kasım 1938 ile 26 Aralık 1938 tarihleri arasında 46 gün Genel Başkanlığa vekalet etmiştir.)
Atatürk vefat ettiğinde, Bayar T.C. Devletinin Başbakanı idi.
Bayar, Atatürk’e sadece büyük bir sevgi beslemekle kalmaz, ona sarsılmaz bir saygı ve hayranlık duyardı. Siyasi hayatı boyunca ve sonrasında Atatürk’ün Devrimlerine ve mirasına her zaman sadık kaldı.
“Atatürk’ü sevmek bir ibadettir” sözü Bayar’ındır.
Atatürk’ü Koruma Kanunu olarak bilinen 5816 sayılı yasa 1951 yılında Bayar ve Menderes tarafından meclise getirilmiş ve kabul edilmiştir.
Bayar, “Galip Hoca” kimliğiyle, Ege dağlarında düşmanla göğüs göğüse çarpışmış bir Kuvvacıdır.
Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklal Madalyası sahibidir. (Bu madalya, hem cephede fiilen çarpışan, hem de o dönem Mecliste Milletvekili olarak görev yapan son derece kısıtlı ve özel bir gruba nasip olmuştur.)
Bayar, Yüksek Adalet Divanı denilen mahkeme tarafından İdama mahkum edildi. O tarihte 78 yaşında olan Bayar’ın cezası, Müebbet Hapse çevrildi ve Kayseri Cezaevine gönderildi…
Bunları, hem yakın tarihimizi okumak-araştırmak zahmetinde bulunmayan gençlerimiz için, hem de görev yapan siyaset insanları için ibret olması temennisiyle yazdım. Özellikle, Türkiye üzerine oynadıkları oyunların sonuna yaklaştıklarını sanan emperyalist çetelerle işbirliği içinde olanların, nasıl bir ihanetin içine düştüklerini son bir kez daha düşünmelerini istedim.
Bayar, ABD-İSRAİL maşası olan “Silahlı bir dinci örgütü” devletin en hassas birimlerine girmesi için emir verir miydi?!
İşgalci düşman ile, kurşun kurşuna çarpışan Bayar, sizce ülkemizin Kozmik Odasına, CIA elemanlarının girmesine izin verir miydi?
Bayar ve arkadaşları, darbe yönetimi tarafından yolsuzluk-hırsızlık-rüşvet olaylarıyla suçlandı mı? Bir kuruş yolsuzluk tespit edildi mi?
CB Bayar’ın ve Başbakan Menderes’in Bakanlarından bir tanesi; “Ben ne yaptıysam, Başbakan tarafından emredildiği için yaptım” dedi mi?
Bayar’ın Türkiye dışında “Usulsüz edinilmiş para-mal varlığı” olduğu yabancı istihbarat örgütleri tarafından iddia edildi mi?
Bayar, 54 Bin insanımızın yaşamını çalan kanlı Narko Terör Örgütünün başı “Bebek Katili” bir pisliği serbest bırakır mıydı?
Bayar, Atatürk’ün talimatıyla başta İş Bankası olmak üzere, çok sayıda fabrika ve tesisin açılmasını başaran ekibin önemli bir üyesi olarak. Türk Milletinin BİR TANE TESİSİNİ sattı mı?
Bayar, Türk Devletinin sofrasına Atatürk düşmanlarını asla oturtmadı.
Gelelim sözün özüne;
26 05 1960 akşamı yatan “İzmir Mebusu Küçük Menderes” lakaplı Ecz. Kemal Serdaroğlu ertesi gün, tutuklanacağını ve yavrularına 6 yıl sonra kavuşacağını biliyor muydu!
Ya, 11 09 1980’de ülkenin en genç Belediye Başkanı olan Rifat Serdaroğlu, ertesi gün “Siyasi Yasaklı” olacağını biliyor muydu?
Allah, kimse ile sözleşme yapmaz. Yarın ne olacağını, uyanıp uyanmayacağımızı veya nerede uyanacağımızı sadece o bilir…
Kimse kendisini “Vazgeçilmez” zannetmesin, kimse ben ölürsem ülke batar diye hayale kapılmasın. Mustafa Kemal öldü, ülkemiz battı mı?
Milyonlarca Mustafa Kemal’in Askeri olarak nasıl vatanımıza sahip çıktıysak, yarın da Cumhuriyetimize sahip çıkarız evvelallah…
Ders almak isteyen aynaya baksın ve altı delik ayakkabı ile dolaştığı günleri hiç ama hiç unutmasın! Bizler buradayız…
Sağlık ve başarı dileklerimle
26 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
KALİTE VE KALİBRE
AKP Genel Başkanı; “Bizim Kalite ve Kalibremize uygun bir Ana Muhalefet Partisi bulamadık. Her işi yaptık, bunu yapamadık, dedi!
Yaa işte AKP bu! Her kuşu silkti, bi kaldı Hacı Leylek…
AKP’nin Kalitesini tüm dünya biliyor!
“Koruyacağım ve Uyacağım” diyerek, ”Namusları-Şerefleri” üzerine yemin ettikleri Anayasa’yı ihlal etmede, dünya birincisi olan partinin adının AKP olduğunu tüm dünya biliyor!
“Hukukun Üstünlüğü” ilkesini, önce FETÖ adlı bir Terör Örgütüne, daha sonra ise kendi iktidarının tetikçilerine kurban eden ve Hukuk’u sopa olarak kullanan partinin AKP olduğunu,
Demokratik rejimin olanaklarından yararlanıp iktidar olan, ülkesini “Federe İslam Devletine” dönüştürmek için çalışan partinin adının AKP olduğunu,
Liderlik kadrosunun çoğunun yurtdışında kanunsuzca edindikleri mal ve para varlıkları için, ABD Temsilciler Meclisinde “Araştırma Komisyonu” kurulmasına karar verilen partinin adının AKP olduğunu, tüm dünyada bilmeyen var mı?
AKP’nin Kalibresini de tüm dünya biliyor!
“Türk Milleti” yerine, “İbrahim ve Ümmet Milleti” diyenin AKP olduğunu,
Bir gün bile savaşmadan, 22 adet adamızı, Yunan’a verenin AKP olduğunu,
Kamu Bankalarından TC ibaresini kaldıranın AKP olduğunu,
Milli Andımızı okullardan kaldıranın AKP olduğunu,
Binlerce Türk Kadının, tecavüze uğrayıp katledildiği Akdamar Kilisesini açan partinin AKP olduğunu,
BOP Eşbaşkanlığı statüsünü kabul ederek, Libya-Suriye-Irak Gazze-Filistin-Lübnan da milyonlarca Müslüman’ın öldürülmesi felaketine destek verenin AKP olduğunu tüm dünyada bilmeyen var mı?
Zamanın birinde, kasabanın en hilebaz, en yalancı fırıncısı misafirlerine;
Benim fırınımın ekmeğindeki kalite ve kalibre herkesçe bilinir. Bizde gramajdan çalma yoktur. Asla bayat un kullanmayız. Bir bu işin kitabını yazdık, diye övünürken, çırak seslenir; Usta, çürük unları yine yeni gelen unlara karıştırayım mı, diye sorar.
Misafir, “Usta senin kaliten de kalibren de, fırının kapısına kadarmış.”
Hadi bize eyvallah….
Ha unutmadan! AKP kadar tek ayak üstünde kırk yalan söyleyebilen, yalanı çamaşır ipinin üzerinde bağdaş kurdurup oturtacak kadar usta olan bir parti bulunamaz. Tüm dünya bilir ki, AKP fırsatını bulsun, Allah’ın cebinden Peygamberi bile çalar…
işte size KALİTE, işte size KALİBRE…
Sağlık ve başarı dileklerimle
24 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
KALİTE VE KALİBRE
AKP Genel Başkanı; “Bizim Kalite ve Kalibremize uygun bir Ana Muhalefet Partisi bulamadık. Her işi yaptık, bunu yapamadık, dedi!
Yaa işte AKP bu! Her kuşu silkti, bi kaldı Hacı Leylek…
AKP’nin Kalitesini tüm dünya biliyor!
“Koruyacağım ve Uyacağım” diyerek, ”Namusları-Şerefleri” üzerine yemin ettikleri Anayasa’yı ihlal etmede, dünya birincisi olan partinin adının AKP olduğunu tüm dünya biliyor!
“Hukukun Üstünlüğü” ilkesini, önce FETÖ adlı bir Terör Örgütüne, daha sonra ise kendi iktidarının tetikçilerine kurban eden ve Hukuk’u sopa olarak kullanan partinin AKP olduğunu,
Demokratik rejimin olanaklarından yararlanıp iktidar olan, ülkesini “Federe İslam Devletine” dönüştürmek için çalışan partinin adının AKP olduğunu,
Liderlik kadrosunun çoğunun yurtdışında kanunsuzca edindikleri mal ve para varlıkları için, ABD Temsilciler Meclisinde “Araştırma Komisyonu” kurulmasına karar verilen partinin adının AKP olduğunu, tüm dünyada bilmeyen var mı?
AKP’nin Kalibresini de tüm dünya biliyor!
“Türk Milleti” yerine, “İbrahim ve Ümmet Milleti” diyenin AKP olduğunu,
Bir gün bile savaşmadan, 22 adet adamızı, Yunan’a verenin AKP olduğunu,
Kamu Bankalarından TC ibaresini kaldıranın AKP olduğunu,
Milli Andımızı okullardan kaldıranın AKP olduğunu,
Binlerce Türk Kadının, tecavüze uğrayıp katledildiği Akdamar Kilisesini açan partinin AKP olduğunu,
BOP Eşbaşkanlığı statüsünü kabul ederek, Libya-Suriye-Irak Gazze-Filistin-Lübnan da milyonlarca Müslüman’ın öldürülmesi felaketine destek verenin AKP olduğunu tüm dünyada bilmeyen var mı?
Zamanın birinde, kasabanın en hilebaz, en yalancı fırıncısı misafirlerine;
Benim fırınımın ekmeğindeki kalite ve kalibre herkesçe bilinir. Bizde gramajdan çalma yoktur. Asla bayat un kullanmayız. Bir bu işin kitabını yazdık, diye övünürken, çırak seslenir; Usta, çürük unları yine yeni gelen unlara karıştırayım mı, diye sorar.
Misafir, “Usta senin kaliten de kalibren de, fırının kapısına kadarmış.”
Hadi bize eyvallah….
Ha unutmadan! AKP kadar tek ayak üstünde kırk yalan söyleyebilen, yalanı çamaşır ipinin üzerinde bağdaş kurdurup oturtacak kadar usta olan bir parti bulunamaz. Tüm dünya bilir ki, AKP fırsatını bulsun, Allah’ın cebinden Peygamberi bile çalar…
işte size KALİTE, işte size KALİBRE…
Sağlık ve başarı dileklerimle 24 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
AÇILIM TEHLİKESİNE KARŞI VE MİLLÎ BİRLİK İÇİN TANDOĞAN’DAYIZ
Doğru Parti Başkanlık Divanı olarak, İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun yaptığı çağrı üzerine, 27 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 18,00 de Ankara Tandoğan Meydanı’nda teröre karşı düzenlenecek mitinge destek verme ve katılma kararı almış bulunmaktayız.
Türk Devleti’nin bekası için verilen kutsal mücadeleler, Çoban Ateşi ve Doğru Parti felsefesinin temelini oluşturmaktadır.
Cumhuriyet sevdalıları ve Kuvvacılar olarak, şanlı Türk Bayrağımızla Tandoğan’dayız.
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE
VE SÖZÜNDEN DÖNMEYENE
DOĞRU PARTİ
BAŞKANLIK DİVANI
TÜRK MİLLETİNE AÇIK MEKTUP
Türk Devletinin geleceğini belirleyecek kara günlere gelmek üzereyiz. Tıpkı Atatürk’ün 27 Aralık’ta Ankara’ya geldiği “Kızılcagün” gibi. Yıllardır, tedbir alınmazsa bu günlerin geleceğini söyledik, çözüm yolları önerdik!
Artık şunu çok iyi anlamamız şarttır!
Emperyalist Devletlere yani “Küresel Eşkıyalara” İktidarı dizayn etme fırsatını verirseniz, onlar da muhalefeti İhanete teşne pislikleri kullanarak
kendilerine göre düzenlerler!
Türk Milleti olarak “Muhalefet Partileri nasılsa Cumhuriyete ve Demokrasiye sahip çıkar” diye düşünürken, en büyük ihanetin muhalefetten geldiğini görürsünüz!
İktidar AKP ve açık-gizli ortakları MHP-HÜDA PAR (Hizbullah)- DEM (PKK) tamamı, ABD-İSRAİL tarafından rehin alınmış durumdadır. Bunların alacağı her karar her eylem Türk Milletinin aleyhinedir!
Ana Muhalefet CHP ise, Saray’ın ayak oyunları ve Saray Yargısının darbesi sonucu, kendisini koruyacak tedbirleri alamamış, kendilerine verilen tavsiyeleri de dinlemeyerek şimdilik iki parçaya ayrılmış durumdadır.
Diğer bazı muhalefet partileri de, tıpkı Sinan Ogan rezaletinde olduğu gibi, sıkıştıklarında koşa koşa Sarayın yanında konumlanacaklardır.
Aziz Türk Milleti;
Atatürk’ün, silah arkadaşlarının, Şehitlerimizin, Gazilerimizin emaneti olan Cumhuriyetimizi korumak, yaşatmak için Türk Milletinden başka gücümüz yoktur. Ülkemizi, Ortadoğu çukuruna atmak isteyen iktidar ve küresel patronlarının karşısında tek başımızayız!
Bu gerçeği, herhangi bir çekinme-korku ifadesi olarak yazmıyoruz. Bilakis,
Türk Milleti olarak Cumhuriyette, Demokraside, Atatürk’te birleşince, Türkiye’nin en büyük gücü olacağımızı bilmemizin, Anayasal çerçevede yapacağımız tüm eylemlerimizin önünde kimsenin duramayacağını belirtmek için yazdım.
İktidarın AKP-MHP-HİZBULLAH-DEM PKK suç örgütünün, Türk Milletine nasıl baktıklarını, HİÇ UNUTMAMANIZ ricasıyla aktarmak istiyorum!
Sapık bir Tarikat Şeyhi, 6 (ALTI) yaşındaki öz kızını 29 yaşındaki bir adama
EŞ olarak verince, yargılandı ve 18 Yıl 9 ay hapse mahkum oldu.
Bu sapık sözde “Sağlık nedeniyle” CB Erdoğan tarafından serbest bırakıldı!
Sapık, tahliye olunca, yüzlerce arabalık konvoy ve binlerce tarikat müridi tarafından karşılandı, evine götürüldü! Polis, yolunu açtı ve onu korudu!
Aynı anda Anayasal Hakları olan “HAK MÜCADELESİ” veren Kadın Öğretmenlerimiz açlık grevine başladılar. Polis orantısız güç kullanarak, kafa göz yararak, biber gazı kullanarak kadın öğretmenlerimizi hastanelik etti!
Bu iki tabloyu lütfen hep hatırlayın. Eğer Türk Milleti olarak kaderimize el koymazsak, hepimizin sonu Mollaların ve Polis Devletinin elinden olacak!
Sağlık ve başarı dileklerimle 23 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
BU KADAR MI ALÇALDINIZ?
ABD Temsilciler Meclisi Üyeleri (Demokrat Gus Bilirakis ile Cumhuriyetçi Brad Schneider) ve arkadaşları kongreye bir yasa tasarısı sundular.
Bu tasarı, ABD Dışişleri bünyesinde Türkiye ile ilgili politikaları yürüten masanın (Birimin) değiştirilmesini “Sınıfının düşürülmesini” öngörüyor!
Daha açık anlatalım!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ABD ile ilişkilerinde bugüne kadar, “Avrupa ve Avrasya İşleri Bürosu” (EUR) ile muhatap oluyordu. Almanya-Fransa gibi!
Tasarı yasalaşırsa, Türk Devleti artık “Yakın Doğu İşleri Bürosu” (NEA) ile muhatap olacak. Aynen İran-Suriye-Lübnan-Libya gibi!
Bu tasarı yasalaşırsa ne olacak?
-Türkiye artık bir Avrupa Ülkesi olarak değil, Ortadoğu ülkesi diye tanınacak!
-AB kapıları sonsuza dek Türkiye’ye kapanacak.
-Sadece ABD değil, tüm ülkeler T.C Vatandaşlarına vize vermede daha titiz davranacaklar. Vize alabilenler, geçişlerde en aşağılayıcı muamele görecek!
-Yabancı Yatırımcılar çekilecek.
-Türkiye BOP içine dahil edilecek, parçalanacak.
Özetle, tasarı yasalaşırsa T.C Devleti resmen Ortadoğu bataklığına ve İsrail’in emrine girmiş olacak…
Azizi Türk Milleti;
Emperyalist ABD’nin dünyanın en acımasız sömürgeci devleti olduğunu, dostluğuna güvenilemeyeceğini, dünya üzerindeki 50’den fazla devlete uyguladığı yıkım-soygun politikalarından biliyoruz.
24 yıldır Türk Devletini yöneten AKP-MHP-HÜDA PAR-DEM Organize suç örgütünü de çok iyi biliyoruz. Böyle bir rezaleti öngörüp tedbir almamalarını da anlıyoruz. Gereken tavrı gösterip, cesur bir yanıtı veremeyeceklerini de biliyoruz. Çünkü istedikleri zaten, bir Ortadoğu ülkesi olup demokratik rejimi değiştirmek ve Federe İslam Devletini kurmak!
Yalnız bazı gerçekleri yüzlerine karşı söylemek bizim için bir görevdir.
Eyy Epstein adası gediklisi Pedofili Trump!
ABD Temsilciler Meclisi Üyelerinin bu tavrı, gönül kırıklığı yaratmıştır.
Türklerde bir deyiş vardır; “Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı hiç unutmaz!”
Türk Devleti, 1949 yılında kurulan Avrupa Konseyinin KURUCU Üyesidir.
1952’den beri NATO üyesi ve en büyük askeri gücüdür.
Türk Milleti, ABD’nin ülkemizdeki Askeri Darbelerdeki etkisini çok iyi bilmektedir. Sözde stratejik ortak olduğumuz halde, PKK türevi YPG’ye
binlerce TIR dolusu ağır silahlar verdiğinizi hiç unutmayacaktır.
HTŞ ve YPG kanlı terör örgütlerini Suriye’nin başına CB Erdoğan ile beraber oturttuğunuz da unutulmayacaktır…
Şunu da unutmayın;
Erdoğan demek TÜRK DEVLETİ demek değildir. Trump denen kibir abidesinin ABD demek olmadığı gibi.
Bu meselemizi yakında Anayasa çerçevesinde çözeceğiz. İşte o zaman size söylenecek olan şudur;
“Mr. President, Türkiye’yi Ortadoğu ülkeleri arasına atmak istiyorsunuz ya!
Lütfen ülkemizdeki 22 adet Üssünüzü, Avrupa’nın çeşitli ülkelerine derhal taşıyınız. Ülkemizde konuk bulunan 13 Milyon sığınmacıyı ve 2 milyon Afganlı ABD Askerlerini de istediğiniz ülkeye bir hafta içinde taşıyınız…”
Not; Erivan sevdalıları Bahçeli ve Fidan efendiler!
ABD’nin tavrı sizlerin hassas kalplerinizi incitmedi mi? Sizler de kökenlerinize dönseniz ya? Huzur içinde yaşarsınız…
Sağlık ve başarı dileklerimle
21 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
BABA…
Hayatın her anında varlıklarıyla evlatlarının destekçisi , çocuklarını geleceğe hazırlamada annelerin en büyük dayanağı olan babalar, aile kurumunun temel direğidir. Hayatı boyunca hiçbir karşılık beklemeden büyük bir özveri gösteren babaların yegâne isteği, çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak, onların başarılarıyla gurur duymak, vatana ve millete faydalı olduklarını görmektir.
Bizler, sadece bu anlamlı günde değil, inancımızın, kültürümüzün ve vefamızın bir gereği olarak babalarımıza hürmette kusur etmeden daima gönüllerini hoş tutmalıyız, saygı ve sevgimizi içtenlikle göstermeliyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta binbir emekle yetiştirdikleri evlatlarını “Vatan Sağ Olsun” diyecek kadar büyük vakarla; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ecdadımızın bize emaneti olan Vatanımız için kendini feda eden şehitlerimizin babaları olmak üzere, hayatı boyunca maddi ve manevi bütün imkânlarını ailesi için seferber eden, çocuklarına karşı müşfik ve merhamet sahibi olan, tecrübeleriyle her zaman yol gösteren tüm babaların “Babalar Günü’nü” kutlu olsun.
AK EPSTEİN
6 Şubat 2023’te 11 İlimizi kapsayan büyük bir deprem felaketi yaşadık.
Her yaştan insanlarımızı kaybettik. Tarihi kentlerimiz, tarihi eserlerimiz yıkıldı. Telafisi mümkün olmayan maddi manevi kayıplar yaşadık.
Hükümet, kayıp insan sayısını 53 BİN 537 olarak açıkladı!
AKP, deprem bölgesindeki “Askeri Birliklerin” arama-kurtarma çalışmalarına katılmalarına ÜÇ gün izin vermedi!
Henüz yıkıntı altında yaşam mücadelesi veren, kurtarılmayı bekleyen insanlarımız varken, internet önce ağırlaştırıldı ve tamamen kesildi!
İnsanlar bilerek ölüme terkedildi!
Gerek, 11 İlimizdeki teşkilatlarımızın, gerek bilim insanlarımızın ortak kanaatleri kayıp sayımızın, açıklanan rakamdan çok fazla olduğu idi.
DOĞRU Parti ve POLİMETRE Veri Mühendisliği (Sn. Günal Ölçer) ile çok yoğun bir çalışma başlattık!
6 Şubat 2023 öncesi kesinleşmiş “Sandık Seçmen Listeleri” ile, 6 Şubat sonrası (14 Mayıs 2023 öncesi) kesinleşmiş “Sandık Seçmen Listeleri” ve
“Yurtdışı Seçmen Listelerini de” bilgisayar ortamında karşılaştırdık.
11 İl’deki, Seçmen yaşının altındaki vatandaşlarımızı da bulduğumuz kayıp sayısına eklediğimizde KAYIP İNSAN SAYISI 220 BİNi (İKİ YÜZ YİRMİ BİN) AŞIYORDU!
Çalışmamızı ve sonuçlarını Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP ile paylaştık, kamuoyunu bilgilendirmekte destek istedik. Maalesef yanıt alamadık!
Veri Madenciliği Uzmanı Günal Bey ve ben Tele1 TV’de çalışmalarımızı anlattık. AKP İktidarına, şu önerilerde bulunduk;
-Size, 53.537 rakamını veren uzmanlarınızla, bizim bulduğumuz 220.000
rakamlarını tartışalım. Bu insanlar buhar olup uçmadı ya! Bir kişi bile olsa, bunun sorumluluğunu kimse taşıyamaz, gelin doğruyu bulalım, dedik, ama AKP yönetimi insanlara, yakınlarının mezarlarının olmasını bile çok gördü!
-Madem tartışmaktan çekiniyorsunuz, o zaman şunları yapın, dedik!
6 Şubat’tan sonra, 11 İl’deki hiç çalışmayan (susan) CEP telefonlarının sayısını, yine bölgede hiç kullanılmayan KREDİ Kartlarının sayılarını açıklayın!
Müslüman olmakla, yalan söylememekle, kul hakkı yememekle övünen AKP, hiçbirini yapmadı!
Elimizde, şimdi söyleyeceğim iddianın kesin delilleri HENÜZ YOK ama bazı bilgiler yakında elimizde olacak!
Epstein belgeleri yayınlanmaya başladı. Daha da açıklanacak! Açıklanan kadarı bile insanı dehşete düşürüyor! Epstein hesaplarından Türkiye’ye gönderilen büyük miktarlarda para transferi var.
Özellikle emperyalist devletlerin yöneticilerinin, dünyanın her yerindeki dolar milyarderlerinin, o rezil ömürlerini uzatmak için “Cenin Kanıyla”, “kız çocuklarının etiyle” beslendikleri de maalesef bir gerçek.
Bir de küçük çocukların Pedofili hastaları tarafından (Trump-Barrack gibiler)
sex objeleri olarak kullanma gerçekleri var!
Türkiye’ye doldurulan sığınmacıların, Türk Askeri henüz sahaya çıkmadan, bölgede, çocuk kaçırdıkları da bilinen bir gerçek!
İnsan olan bu olayı en sonuna kadar araştırması ve kamuoyuna açıklaması şarttır. DOĞRU Parti bunu yapacaktır…
Sağlık ve başarı dileklerimle 20 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
SERDAROĞLU;
Sayın Özgür Özel,
CHP üyelerini, görevden alınan İl Başkanlarınızı korumak için direnişe çağırıyorsunuz. Üyeler de sizi dinliyor.
Üyelerinizden gelen önemli bir talebi de ben size ileteyim! Bakalım siz üyelerinizi dinleyecek misiniz?
Bebek Katilini serbest bırakmak için kurulan TERÖR KOMİSYONUNDAKİ 10 MV Üyenizi çeker misiniz oradan?
Doğru değil Özgür Bey!
Görevden alınan İl Başkanlarına destek için partililerinizi, il binalarını korumak için çağırdınız!
Sizin Genel Merkez binasını koruduğunuz gibi mi?
Özgür Bey, bırakın bu boş işleri!
Akıl akıldan üstündür. Danışmak esastır. Çağırın, çözüm önerilerimizi konuşalım. Cumhuriyet yıkıldıktan sonra, partilerimizin ne gereği var?
AÇILIM TEHLİKESİNE KARŞI VE MİLLÎ BİRLİK İÇİN TANDOĞAN’DAYIZ
Doğru Parti Başkanlık Divanı olarak, İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun yaptığı çağrı üzerine, 27 Haziran’da Ankara Tandoğan Meydanı’nda teröre karşı düzenlenecek mitinge destek verme ve katılma kararı almış bulunmaktayız.
Türk Devleti’nin bekası için verilen kutsal mücadeleler, Çoban Ateşi ve Doğru Parti felsefesinin temelini oluşturmaktadır.
Cumhuriyet sevdalıları ve Kuvvacılar olarak, şanlı Türk Bayrağımızla Tandoğan’dayız.
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE
VE SÖZÜNDEN DÖNMEYENE
DOĞRU PARTİ
BAŞKANLIK DİVANI
HERKES ÇALSIN PARTİSİ (2)
Dünden devam edelim,
KANUNA AYKIRI EĞİTİM KURUMU AÇMAK;
Anayasa Md ;14; “Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.”
Anayasa Md 24; “Din ve Ahlak eğitim ve öğretimi Devletin denetimi altında yapılır.”
Anayasa Md 42; “Eğitim ve Öğretim, Atatürk İlkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim, öğretim yerleri açılamaz.”
5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanununun) 263. Maddesi, bu suçu işleyenler için 6 aydan-3 yıla kadar hapis düzenlemekteydi.
AKP, 17 Nisan 2013 te 6460 kanunun 13. Maddesi ile TCK 263’ncü maddesini tamamen yürürlükten kaldırdı…
AKP, Anayasanın kesin emrine rağmen, “Anayasa İhlal suçu” işleyerek Anayasayı çiğnemiştir. Olayın daha korkunç yanı ise, AYM, CHP’nin iki itirazını da reddetmiştir. İlk itirazı oybirliği ile, ikinci itirazı ise oy çokluğu ile reddederek, Cumhuriyetin kurucu felsefesine ve anayasanın öğretim birliği ilkesine ve kendi saygınlığına çok ağır bir darbe indirmiştir.
Şimdi, Türkiye’nin derslikler dahil yaklaşık 170 bin yerinde, yüz binlerce çocuk, ehliyetsiz hoca müsveddelerinin elinde her türlü istismara açık olarak birer TALİBAN Militanı gibi yetiştirilmektedir. Bu çocukların birer Cumhuriyet düşmanı olarak yetiştirilmesinin suçu ve günahı, önce AKP’ye, sonra Yargıtay Başsavcılığı ve CHP’nin itirazını reddeden AYM’ye aittir. Ayrıca binlerce apartman dairesi kiliselerinde, Hristiyanlık propagandası yapılmaktadır.
DİYANET AKADEMİSİNİN KURULMASI
İslam’da RUHBAN sınıfı yoktur. Kul ile Allah arasına, ne hoca ne hacı kimse giremez. Ruhban Sınıfı Hıristiyan dininde vardır. Bu sınıf, “Günah Çıkarmak”, insanları dinden kovalamak (Aforoz) dahil bazı yetkiler kullanırlar. Osmanlı döneminde tarikatlar, din adamları çok ayrıcalıklı bir sınıf idi. Askere gitmezler, vergi vermezler, halktan din baskısıyla para toplarlardı. Diyanet Akademisi, “Dinlerarası Diyalog” uydurmasıyla, Laiklik İlkesine indirilmiş bir darbedir. TBMM’de bunun oylamasında CHP ve İYİ P OLUMLU OY kullandılar. 24 Mart 2022 de RG de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Şu an, askerlikten muaf tutuldular, yakında vergi muafiyeti de gelir.
GIDA BANKACILIĞI SOYGUNU
30 Aralık 2004 tarihli 5281 sayılı kanunla kapsamı genişletilmiş ve Gıdanın yanına Temizlik malzemeleri ve Yakacak da ilave edilmiştir.
Sistem ilk bakışta israfı önlemek ve yoksullara yardım etmek amacıyla kurulmuş insani bir model gibi görünse de, Denetim mekanizmalarındaki boşluklar nedeniyle, özellikle belirli vakıf ve derneklerin, yandaşlarından ve holdinglerden, büyük şirketlerden “Bağış” adı altında vergisiz mal ve kaynak devşirilmesine, bir nevi alternatif bir MALİ HAVUZ oluşturulmasına zemin hazırladığı gerekçesiyle, vergi kaybı yoluyla devletin soyulmasına sebep oldu.
KAMU İHALE KANUNU
1 Ocak 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, üzerinde en çok oynanan, metinlerinden biridir. En son verilere göre şimdiye kadar 206 kez değiştirilmiştir.
Kanunun özellikle “İstisnaları” düzenleyen 3’mcü maddesi o kadar sık ve fazla değiştirilmiştir ki, alfabedeki A dan Z ye kadar tüm harfler bittiği için ek maddeler (AA), (BB), (CC), (DD) gibi fıkralarla genişletilmeye devam edilmiştir. “Her ihaleye göre, İhale kanunu yapılır) anlayışıyla, devlet büyük zararlara uğratılmıştır…
Aziz Türk Milleti;
24 yıllık AKP döneminde “Taşlar sıkı sıkıya bağlanmış ama hırsız köpekler serbest bırakılmıştır. Devleti zarara uğratan büyük meblağlı ihaleler tarafımızca incelenmektedir. Bu paralar, mutlaka alınacak ve esas yeri olan Türk Hazinesine iade edilecektir…
Sağlık ve başarı dileklerimle
17 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
Türk siyasi hayatının ve devlet adamlarının en müstesna şahsiyetlerinden
9. Cumhurbaşkanımız merhum Süleyman Demirel,
Hukukun üstünlüğüne, Atatürk’ün laik, cumhuriyet ve demokrasinin temel ilkelerine özen gösteren merkez sağın gerçek temsilcisi olmuştur. Doğru Parti olarak vefatının
11. yılında rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Rifat Serdaroğlu
Doğru Parti Genel Başkanı