Biyoloji denen şey bazen öyle bir kart açıyor ki bütün bilim kurgu filmleri çöpe gidiyor. Annenizin hücreleri plasentayı geçip vücudunuza yerleşiyor tamam bunu duydunuz. Ama hikaye burada bitmiyor. O hücreler sadece oturup beklemiyor, dokularınızla bütünleşip aktif kalıyor. Yani anneniz kelimenin tam anlamıyla sizin içinizde yaşamaya devam ediyor. Hücresel düzeyde bir ölümsüzlük bu.
Ama asıl kafayı yiyeceğiniz kısım şu. Bu olay tek yönlü değil. Bebeğin hücreleri de annenin kan dolaşımına geçiyor. Fetal-maternal mikroşimerizm deniyor buna. Annenin beyninde kalbinde ve diğer dokularında bebeğin hücreleri bulunuyor. Ve bu hücreler annenin tamir süreçlerine yardım ediyor. Yani çocuk anneyi içeriden onarmaya çalışıyor. Bunu bir makine öğrenmesi modeli gibi düşünün, iki sistem birbirini sürekli güncelliyor.
Anne sütü meselesi daha da çılgın. Süt sadece beslenme değil gerçek zamanlı bir iletişim sistemi. Bebeğin tükürüğü hastalık sinyali gönderiyor ve anne sütü buna karşılık antikor ve hücre kompozisyonunu anlık değiştiriyor. Yani bebek ağzıyla anneye veri gönderiyor anne göğsüyle güncelleme yolluyor. Bu biyolojik bir API çağrısı resmen.
Bir de şu var kolostrum denen ilk süt büyüme faktörleri antikorlar beyaz kan hücreleri çinko ve a vitamini içeriyor. Laktoferrin denen madde kanser hücrelerinin ve bazı bakterilerin yayılmasını engelleyebiliyor. Bedavaya gelen bu savunma sistemi milyarlarca yıllık evrimsel mühendisliğin ürünü.
Ama bedeli de var. Annelerin hücreleri anne olmayanlara kıyasla 11 yıl daha hızlı yaşlanıyor. Yani anneniz size hayat verirken kendi biyolojik saatini ileri sardı. Bunu hiçbir yapay zeka hesaplayamaz hiçbir algoritma optimize edemez. Saf biyolojik fedakarlık.
Bu kadının yobaz ailesi kadını tecavüzcüsüyle evlendirmiş. Aynı şey çocuğuna olduğunda bile destek olunmamış. Tek başına savaşıp ölmüş, aileden yine tepki yok. Bunu aklım almıyor bakın hayatta hiç kimsesi yok.
Biz bu kadının arkasında durmak zorundayız.
Depremin ilk günü ben daha enkaza yeni vardığımda adıyaman valiliğinde hidrayı şehinşahı ve ekiplerini gördüm. adamlarla aynı vakitlerde varmıştık, tek fark onlar şehir dışından gelmişti. burdan hataya maraşa nasıl giderizi konuşuyorlardı, hatta artçı olmuştu da kaçmıştık ordan... yıllarca soytarı,serseri,hayırsız diye ana akım tv kültüründen bize olumsuz algı yapılan adamlar, canını hiçe sayıp felakete koşa koşa geldi.
bu vatanın gerçek evlatları bu adamlar, şov yapmadılar ve konuşulmadılar.
Abi budur ya. Budur işte. Ne katı bir feminizm ne de hayvani bir patriyarka. Basitçe sadece müşterek ve destek olarak birlikte nasıl gerekiyorsa öyle yaşamak.
Olması gereken işte bu.
Yıllar önce Ruhi Çenet videosundan. Bu olayı
1. Kuraklık-iklim değişikliği diye de anlatırsınız
2. İsraf-vahşi sulamanın sonucu olarak da görürsünüz.
4 yıl önceden 5.9 milyon izlenmiş video https://t.co/nRzxIPaojb
Bunu şöylede okuyabiliriz : Batı Nil virüsü, Chikungunya virüsü, Deng Humması virüsü ve diğer bir çok virüs. Kapsamlı bir tanı, koruma, tedavi sistematiğine ihtiyaç olduğu çok açık. THY Uçaklarının, özellikle Afrika ve Güney Asya rotalarından gelen uçakların belki temizliğine yönelik yeni önlemler de alınmalı!
New York Post kompresör ile işkence edilerek öldürülen 15 yaşındaki çocuğu yazmış. Haber Dünya gündemimde. Ve işin en kötü tarafı, bu şahıslar ilk etapta serbest bırakıldı.. Çocuk öldü.. Sonradan adamlar kaçarken yakalandı.
Diyecek söz bulamıyorum..
Midyeci ve kumpirciyle başlayan operasyonlar cadı avına döndü ve şimdi lokumcu, fırıncı ve kafeteryacıya operasyon yapıyorlar ama ölümlerde asıl sorumluluğu olan hekimi ve hastaneyi araştıran yok. Oysa aile zehirlendiklerini fark edip hastaneye gitmelerine rağmen hekim "bir şeyiniz yok" diyerek aileyi otellerine geri göndermişti. Adli birimler ve polis araştırmayı akıl edemiyorsa bari en azından gazeteciler araştırsa şu hekimi ve hastaneyi.
Ülkece unutma işini ne yazık ki çok iyi beceriyoruz…
Ateş sadece düştüğü yeri yakıyor. “Biz de yanalım” demiyorum ama en azından gözümüzden söndürmek için iki damla yaş aksın. Yanmayı göze almıyorsak, yakmayalım; yaktırmayalım Nizamettin amca gibi babaların, güzel annelerimizin kalbini…
Unutmayalım ki birileri hatırlasın, adalete ışık tutsun. Uyuyanlar uyansın.
“Ben bir şey değiştiremem” demeyin, çünkü biz olursak çok şey değişir.
Uzun zamandır edit yaparken ağladığım tek video olabilir… Belki de Nizamettin amcayı gerçekten tanıdığım için, onun kalbinin acısı kalbime sıçradığı için.
Normalde böyle bir ricada bulunmam ama lütfen bu videoyu olabildiğince çok insana ulaştırın. Sessiz kalmayın, kalmayalım…
Ki babalarımızdan, annelerimizden önce bu dünyadan göçüp gitmeyelim.
#RojinİcinAdelet #rojinicinadalet