📍Gebze Organize Sanayi Bölgesi
🚩 Grevlerini ilk günkü kararlıklarından, çoşkularından hiç ödün vermeden 52 gün boyunca sürdüren P&G işçileri kazandı! DİSK'e bağlı Lastik İş Sendikası'nda örgütlü olan P&G işçileri 12 Mayıs'ta patronun yüzde 5 zam dayatmasına kar��ı çoban ateşini yakmış, onurlu grevlerine çıkmıştı. İşçilerin birliği, mücadelesi ve dayanışması kırılmak bir yana, her geçen gün arttı. Orta Vadeli Program ile birlikte örgütlü ve sistematik şekilde işçi sınıfının haklarına saldıran, ücretleri yüksek olan yerlerde dahi açlık ve sefalet sınırlarına çekmek isteyen patronlara karşı onurlu bir mücadele verdiler ve sözleşmelerini işçilerin onayıyla imzaladılar.
✊Zafer direnen emekçinin oldu!
📢DİP Bildirisi: Sivas devletlû bir katliamdır! Faili emekçi halkın kanlısı NATO kontrgerillasıdır!
🔗https://t.co/n6MJHbktYi
2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde 35 canımızı bizden koparıp aldılar. Sivas katliamı, polisin de askerin de saatlerce müdahale etmemesiyle, devletin başındakilerin bu güçleri harekete geçirip katliamın önüne kolaylıkla geçebileceği halde geçmemesiyle, devletlû bir katliam olarak tarihe geçmiştir. Madımak Otel'inde bir grup faşistin ve siyasal İslamcının yaktığı ateşin arkasında, içinde yaşadığımız kirli düzenin ekip çalışması vardır: NATO beslemesi kontrgerilladan, devletin hâkim güçlerinden, düzen siyasetçilerinden oluşan koskoca bir ekip! Bu kanlı ve karanlık ekibi bir araya getiren, koordinasyonunu sağlayan kimdi? Bu soruya cevabımız NATO’dur! Ve bugün NATO Ankara’da bir zirve düzenlemeye hazırlanırken, bu örgütün terörist yüzünü açığa çıkarmak ve emekçi halkın kanlısı olduğunu hatırlatmak boynumuzun borcudur!
#2TemmuzSivaskatliamı #2TemmuzMadımakKatliamı #SivasKatliamınıUnutma #SivasKatliamı
📍 İzmir
7-8 Temmuz'da Ankara’da düzenlenecek olan NATO toplantısına karşı bir ses de İzmir'den yükseldi. Devrimci İşçi Partisi'nin de katıldığı eylemde Buca'da bulunan NATO karargahı önüne yüründü ve basın açıklaması yapıldı.
Açıklamada NATO toplantısının bir an önce iptal edilmesi, Türkiye'nin NATO'dan çıkması ve emperyalist üslerin kapatılması talebi yükseltildi.
📢 NATO’dan çıkılsın üsler kapatılsın!
📢 NATO'ya karşı genel greve!
📍 Ankara / Ulus
🚩 Devrimci İşçi Partisi olarak, DİSK’in “Savaşa değil barışa; silaha değil insana; ölüme değil yaşama bütçe ayırın!” çağrısıyla düzenlediği NATO karşıtı basın açıklamasına katıldık.
🚩 Ankara’da emekçi halkın hayatını durduran NATO rejimine karşı sesimizi yükselttik.
🚩 Başta Kürecik ve İncirlik olmak üzere emperyalist üsler kapatılsın!
❗️Savaşa değil emekçiye bütçe!
❗️Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!
❗️Kahrolsun emperyalizm!
❗️NATO’dan çıkılsın, NATO yıkılsın!
❗️NATO’ya karşı genel greve!
📍Gebze Organize Sanayi Bölgesin'nde bulunan P&G fabrikası işçileri grevlerini 44 gündür aynı kararlılıkla sürdürüyor. Doğruluğu meçhul olan TUİK enflasyon oranlarının bile altında teklifte bulunarak yoksulluğu dayatan patrona karşı işçiler talepleri karşılanana kadar üretimden gelen güçlerini kullanmaya devam edeceklerini dosta düşmana gösteriyor. Biz de Devrimci İşçi Partisi olarak P&G grevcilerini haklı mücadelelerinde destekliyor, zafere ulaşmaları için çaba gösteriyoruz.
✊🏽P&G grevi kazanacak!
✊🏽Yaşasın sınıf Dayanışması!
📍Ankara
❗ Haklarını arayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının (@ogretmensendika) ve mülakat mağduru öğretmenlerin açlık grevlerinin 9. günlerinde de Devrimci İşçi Partisi olarak yanlarındaydık.
❗ Özel sektör öğretmenleri taban maaş ve güvenceli çalışma koşulları taleplerinden vazgeçmiyor.
✊🏼Epstein koalisyonunun rahatı bozulmasın diye ilan edilen NATO rejiminin baskılarına karşı direnen eğitim emekçileri kazanacak!
🚩 Yaşasın sınıf dayanışması!
🚩Emekçiye değil patronlara barikat!
🚩 Kahrolsun istibdad yaşasın hürriyet!
‼️Hastanelere NATO ayarı: NATO için sağlık hizmetinin yavaşlatılmasına hayır! NATO’ya karşı genel greve evet!
🔗https://t.co/neRq8lIkFR
🔴Ankara’da NATO Zirvesi yaklaşırken kamu hastanelerinde bir mucize gerçekleşti! Yıllardır “olmaz”, “sistem kaldırmaz”, “randevu bulunamaz” denilerek hayata geçirilmeyen şey bir anda mümkün oldu. Şehir hastanelerinde poliklinik randevu sayıları NATO Zirvesi’nin gerçekleşeceği günlerde azaltıldı, muayene süreleri 20 dakikaya çıkarıldı.
🔴Bu, emekçi halkın sağlığına değil NATO’ya öncelik veren, sağlığı sonuna kadar sermayenin çıkarları için piyasaya açan, hastaneleri, hekim emeğini ve halk sağlığını emperyalist siyasetin ihtiyaçlarına göre düzenleyen iktidarın tercihi.
🔴Sağlık emekçilerinin örgütlü mücadelesi bu kavganın ayrılmaz bir parçası olacak. İstibdad zirve günlerinde sağlık hizmetini NATO için bilinçli şekilde baltalayıp yavaşlatıyor. Oysa hastanelerde NATO için değil NATO’ya karşı (Acil durumlar dışında) hizmet durmalı. NATO’ya karşı genel grev çağrısı bu yüzden sağlık emekçilerinin de çağrısıdır.
🚩DİP'li Öğrenciler olarak Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçlerinin çağrısı ile, direnişle haklarını kazanan Özşen madencilerini selamlamak ve hakları için mücadele ederken polis şiddetiyle gözaltına alınan eğitim emekçilerinin haklı mücadelesine destek vermek adına alanlardaydık.
📍Gebze
🚩Devrimci İşçi Partisi olarak ilk günden beri omuz omuza olduğumuz P&G işçilerini ziyaret ettik. DiSK'e bağlı Lastik-İş Sendikası'nda (@lastikis1949) örgütlü işçiler grevini 30. gününde de büyük bir kararlılıkla sürdürüyor.
🚩Ekmeğini büyütmek için yola çıkan P&G işçileri bu süreçte birçok zorlukla karşılaştı ancak hiçbiri onları yıldıramadı. Örneğin aynı fabrika çatısı altında patronla işbirliği içindeki farklı bir sendikal örgütlenmenin, işçilerin kabul noktasından uzak imzaladığı toplu iş sözleşmesine (TİS) karşı sınıf mücadeleci çizgiden ödün vermeyen Lastik-İş Sendikası Gebze Şubesi ve grevci işçiler, grevlerini baltalamaya yönelik girişimleri elinin tersiyle itiyor.
📢P&G işçisinin mücadelesi hepimizin mücadelesi!
📢Onlar kazanırsa hepimiz kazanırız!
📢Yaşasın iş, aş, hürriyet mücadelemiz!
✍️Tüm dünya işçilerinin ozanı: Nâzım Hikmet
🚩3 Haziran Nâzım Hikmet’in aramızdan ayrılışının 63. yıl dönümü. Şiirleriyle, tiyatro oyunlarıyla, romanlarıyla şüphesiz yirminci yüzyıl edebiyatına damgasını vuran bu toprakların kültürel mirası. Eserleri 50’den fazla dile çevrilen bu mirasın etkisi, bu toprakları aşarak dünyanın dört bir yanında yankılandı. Küç��k yaşlarından itibaren harcına katılan başkaldırı, kalemine ve bütün hayatına sirayet etmiştir Nâzım Hikmet’in. Millî Mücadele döneminde yoksul köylünün, sonrasında öğretmenlik göreviyle dolaştığı memleket insanının manzarasını cesurca anlatmıştır Nâzım Hikmet.
🚩Nâzım Hikmet, kendisini romantik, devrimci bir aşk şairinden ibaret görenlerin aksine, burjuvaziye karşı savaşını yalnızca şiirlerinde vermemiştir. Üyesi olduğu TKP’nin 1925’ten itibaren içine girdiği burjuvaziyle ittifak politikasını eleştirmiş, daha çok işçi kadrolarından oluşan “Muhalif TKP” çizgisinin öncülerinden olmuştur. Stalinist bürokrasinin çizgisiyle uzlaşmamış, Komintern tarafından Trotskist olmakla ve ihanetle suçlanmıştır. Hayatının büyük bir kısmını hapiste ve sürgünde geçirse de Nâzım sosyalizm mücadelesinden bir adım geri durmamıştır. Tüm bu sebeplerden dolayı Türkiye burjuvazisi ve burjuva aydınları tarafından onyıllardır Nazım Hikmet’in “sivri” yanları törpülenmiş, komünistliği gizlenmiş, mücadelesi “romantik”lik olarak atfedilmiştir. Oysaki, kendisinin de farklı biçimlerde defalarca ifade ettiği gibi, onun komünistliği ile şairliği birbirine etle tırnak gibi bağlıdır. Sürgünde, hapis yıllarında ve karşılaştığı bütün zorluklarda tercihini hep mücadeleden yana yapan Nazım Hikmet, işçi sınıfının bu toprakları aşan bir edebiyatçısıdır. Ölümünün 63. yılında hayatının merkezine koyduğu mücadelesini unutturanlara inat, Nâzım Hikmet işçi sınıfının şairidir, komünist ağabeyidir. 3 Haziran 1963’te Nâzım Hikmet bu dünyadan gitmiş olsa da daveti hâlâ yankılanmaktadır: “yok edin insanın insana kulluğunu!” #NazımHikmetRan
Today marks the centenary of the birth of Norma Jeane Mortenson, the woman the world knew as Marilyn Monroe.
While the bourgeois press continues to gape at the ghost of a manufactured icon, the Communist Party of Britain reclaims the intellectual and the comrade.
Her politics were born of the assembly line. From the foster homes of Los Angeles to the Radioplane munitions factory, Monroe’s class consciousness was forged in the heat of proletarian survival. She was a woman of fierce intelligence, possessing an IQ that dwarfed the men who sought to manage her, yet she was reduced to a commodity to be bought, sold, and traded by the parasitic studio system.
The FBI files, which tracked her until her final breath, confirm what the establishment feared - a sex symbol who had read Marx and admired the Chinese Revolution. She was a militant anti-racist who used her platform to shatter the colour bar for Ella Fitzgerald, and she stood firm against the cowardice of the McCarthyite witch hunts when she married the blacklisted playwright Arthur Miller.
We must recognise that Monroe’s struggle was the intersection of class exploitation and patriarchal violence. She was a worker whose labour was her own body, super-exploited by a system that demanded she be beautiful and silent. Her life was a constant act of rebellion against the male gaze of capital. On her 100th birthday, we do not celebrate a "bombshell". We honour a clear-minded socialist who understood that the liberation of her class was inseparable from the liberation of her sex.
Happy Centenary, Comrade Marilyn. The struggle continues.
#MarilynMonroe
❗️Yargı eliyle CHP’ye darbe! Hürriyet için düzen muhalefetine değil sınıf siyasetine!
🔴İstibdad rejimi Ankara Bölge İdare Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi eliyle ana muhalefet partisine darbe yapmıştır. CHP kurultaylarına dair gündeme getirilen şaibeler bu kararın darbe niteliğini ortadan kaldırmaz. CHP’nin yönetimine istibdad ile daha uyumlu bir ekibi getirmek için Anayasa’nın ve Siyasi Partiler Kanunu’nun en temel ilkeleri çiğnenmiştir. İstibdad rejimi 12 Eylül darbecilerinin yolundan giderek seçimlere kimin katılıp katılmayacağını belirlemeyi kendi uhdesine almış ve 19 Mart 2025’te Ekrem İmamoğlu’nu yargı eliyle eledikten sonra şimdi 21 Mayıs 2026’da CHP’ye fiilen kayyum atayarak aynı istikamette yürümeye devam etmektedir.
🔴Halkın istibdad yargısına yönelik giderek artan güvensizliği ortadadır. Bu sebeple gayri meşru darbenin hemen öncesinde, göstermelik kara para, bahis, uyuşturucu operasyonlarıyla, bilhassa bu operasyonlara bazı kötü ünlü istibdad aparatlarını da dahil ederek, bir makyaj çalışması yapılmıştır. Darbeden haberdar olan Kılıçdaroğlu butlan kararından bir gün önce uzun süredir devam eden sessizliğini bozarak sosyal medyadan bir açıklama yapmıştır. Kararın ardından da ekibiyle birlikte fiilen kayyım görevini ifa etmek üzere harekete geçmiştir. Herşey bir yargı kararına değil apaçık bir istibdad operasyonuna işaret etmektedir.
🔴İstibdadın operasyonu karşısında halk nezdinde CHP seçmenlerini de aşan, haklı bir hoşnutsuzluk ve tepki söz konusudur. Bununla birlikte düzen muhalefetinin yolu çıkmaz sokaktır. Çıkış için düzen muhalefetinden kopmak gerektiği bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Bu darbe ile CHP’nin başına tekrar geçirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde mevcut rejimi değiştirecek aday olarak dayatıldığını ve tüm düzen muhalefetinin onun arkasında hizalandığını, sosyalist hareketin dahi büyük çoğunluğuyla bu kervana katıldığını unutmuyoruz ve unutturmayacağız! Aynı zamanda 2024 yerel seçimlerinden hezimetle çıkan Cumhur İttifakı’nın üzerine gitmek yerine Erdoğan’la normalleşme politikası izleyip İngiliz Mehmet’in işçi düşmanı Orta Vadeli Programı’na arka çıkanın Özgür Özel’ler olduğunu da unutmadık.
🔴Hürriyet burjuvalarla, burjuva partileriyle ve bunların kuyruğuna takılanlarla gelmeyecek! İstibdada karşı hürriyet mücadelesinin adresi ne CHP’nin ne de başka bir düzen partisinin genel merkezi olmayacak. Dün de bugün de yarın da Kemal’e tek bir oy yok! Düzen siyasetinin tüm renklerinden kopmaktan da başka yol yok! İşçi sınıfı ve emekçi halkın iş aş hürriyet talebi yakıcılaşmakta, sınıfsal tepki ve öfke büyümektedir. Bu öfkenin düzen muhalefetinin kanallarına akarak soğurulması istibdadın politikasıdır. İstibdadı yenecek olan bu öfkenin devletten, sermayeden ve emperyalizmden bağımsız olarak örgütlenmesi, yeni ve gerçekçi çözüm olan sınıf siyasetinde birleştirilmesidir.
📍Çanakkale
Üniversitelerden gençler, sanayi havzalarından işçiler, emekçiler bir araya geldi ve güneşin sofrasında buluştu. Sınıf mücadelesini, gençliğin bu mücadeledeki önemini, gelecekte bizi bekleyen görevleri ve örgütlü mücadelenin gerekliliğini konuştuk, hep birlikte tartıştık. Halaylar, oyunlar ve hoş sohbetlerle dolu pikniğimizi geleceğe dönük umutlarla tamamladık.
📢Hedefimiz işçi sınıfının iktidarı!
🚩Bu mücadele zorlu, bu mücadele çetin. Ancak tüm engelleri aşacak güç işçi sınıfında! İşgallerden, grevlerden, direnişlerden aldığımız güçle işçi iktidarına giden yolu hep birlikte yürüyeceğiz!
🚩Biliyoruz ki bu yolu Atlen yoldaş da Sevda yoldaş da bizimle yürüyor! Onların mirasını devrimci mücadelemizle koruyacağız!
✊️Hürriyet işçilerle gelecek
✊️İş, aş, hürriyet!
✊️İşgal, grev, direniş!
✊️Atlen Yıldırım aramızda!
✊️Sevda Alyakut aramızda!
✊Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri 3 aydır greve devam ediyor!
🔗https://t.co/mjTquqCyUu
🔴Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri, insanca bir ücret alabilmek ve okuldaki ayrımcı politikaların son bulması için Tez Koop-İş sendikasında örgütlenip “Dersimiz grev!” diyerek tüm eğitim emekçilerine örnek olan bir hak mücadelesine atıldılar.
🔴22 Nisan’da da İtalyan Lisesi emekçileri, grevlerinin 80. gününde Ankara’ya giderek İtalya Büyükelçiliği önünde basın açıklaması gerçekleştirerek taleplerini haykırdılar. Devrimci İşçi Partisi olarak her zamanki gibi eğitim emekçilerinin yanındaydık.
🔴30 Nisan’da KESK’in düzenlediği 1 Mayıs’a çağrı amaçlı basın açıklamasında grevci öğretmenlerden Hamise Aydurmuş da söz alarak deneyimlerini paylaştı. Aydurmuş, örgütlü mücadeleye atılabilmek için sendikalaştıklarını ancak sendikalı olmanın suçmuş gibi davranılmasına karşı da ses çıkarmaya devam ettiklerini belirtti.
🔴4 Mayıs tarihinde öğretmenlerin haklı mücadelesi önemli bir sonuç verdi: Ankara İdare Mahkemesi, bu grev kırıcı uygulamaya durdurma kararı verdi. Direnen emekçiler, yapılan hukuksuzluklara karşı kararlı mücadeleleri sayesinde grev kırıcılık saldırısını geri püskürttü!
🔴Öğretmenler, sendikal faaliyetleri ve örgütlenmesi engellenen tüm işçi sınıfı için örnek olacak bir mücadele sergilerken, emekçi halkımız da bu greve kendi grevleriymiş gibi sahip çıkmalı, “iş, aş ve hürriyet kavgasını” kazanabilmek için omuz vermelidir.
📍Çanakkale
Devrimci İşçi Partisi olarak Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçleri'nin çağrısı ile Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan anmasına katıldık. Her 6 Mayıs'ta olduğu gibi yeniden haykırdık, Siyonistlerin saldırdığı her yaşam alanında, istibdadın işçi sınıfını her sindirme girişiminde, emperyalizmin varlık gösterdiği her coğrafyada Deniz olacağız, Hüseyin olacağız, Yusuf olacağız!
Katil ABD Ortadoğudan defol!
NATO'dan çık! NATO'yu yık!
Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği!