“Aynı sokakta yürüyorum.
Kaldırımda derin bir çukur.
Orada olduğunu görüyorum, yine de içine düşüyorum.
Bir alışkanlık. Benim suçum. Nerede olduğumu biliyorum.
Hızla çıkıyorum.”
"Tanrım neden beni ebedi hoşnutsuzluk içinde yarattın?”
Kış Işığı (Nattvardsgästerna - 1963) - Varlığın bir başka varlıkta değer... https://t.co/3p533KMHIo @YouTube aracılığıyla
Hangilerinin en az katlanılır olduğunu keşfetmeye çalışmak için geçmişin ve şimdinin bahtsızlıklarımı kendi aralarında kıyaslamak hiçbir işe yaramaz. Her eziyet kendi döneminde vurur ve ceza çektirir.”
“Acısı çekilen kayıplar ve ödenecek bedeller hatırlandığında ya da anıldığında yaşanan bütün dehşete ve mide bulantısına rağmen, bizi en fazla rahatsız eden ve acı veren şey günümüzün kayıpları ve yarın ödenecek bedellerdir.
"Utanç" demişti Bergman, "Dünyayı bir tek utanan insanlar kurtarabilir. Çünkü utanmak "kibir" denilen en büyük günahın panzehiridir. Yalanın, iftiranın, hırsızlığın, pişkinliğin, arsızlığın önündeki en büyük engeldir."
@avuntusaati Merhabalar hocam, Freud’un Dostoyevski hakkındaki bu ifadesine yönelik kaynağa rastlayamadım. Rica etsem kaynak paylaşabilir misiniz, teşekkürler
"Kendi doğrularına bağlı kalmaya
çalışan bir kişi, dürüst olmayan yollara başvurabilen birine oranla yaşam savaşında daha ağır koşullarla karşı karşıyadır."
—Engin Geçtan
doğru koşuyoruz. Elimizdekilerle yetinmeyip verilen sözlerle yaşıyor, günümüzün ışığı yerine, sonunda bize uygun bir güneşin doğacağını umut ettiğimiz geleceğin karanlığında yaşamayı yeğliyoruz.”
“Sürekli bir telaş içinde, evrimsel geçmişimizin henüz yakalayamadığı günümüzden çok gelecekte ve onun getirmeye söz verdiği hayal ürünü bir altın çağda yaşıyoruz. Giderek artan bir verimsizlik duygusunun, hoşnutsuzluğun ve huzursuzluğun kamçılamasıyla, düşüncesizce yeniliklere +