🇰🇿Kazakistan Türkü bir vatandaşımızın tepkisi:
“Binlerce askeri, polisi şehit eden PKK’lılar Apo posterleriyle gösteri yapıyor.
Allah’ın bir kulu ‘hayırdır’ demiyor.”
Habertürk'ün 'Türk' Alerjisi: Canlı Yayında Skandal Sansür
💢Muhabir, İstiklal Marşı çalarken "Şimdi sıra Türk.... Türkiye milli marşında" diyerek AKP döneminde arşa çıkan "Türk" sansürünü gözler önüne serdi.
TÜRK MİLLİ MARŞI DİYECEKSİNİZ!
Atatürk'e hakaret ettikten sonra tutuklanıp sonrada verem sebebiyle cezaevinde kalamaz diye serbest bırakılan yobaz işine devam ediyor.
Bu şahıs veremse neden yemek sektöründe çalışıyor?
Ankara’da bir kurye, teslim almak üzere gittiği işletmede kutuya konulan tatlının gramajının eksik olduğunu fark etti. Durumu işletme yetkililerine bildirdiğinde, kendisine herhangi bir eksiklik olmadığı söylendi.
Bunun üzerine siparişi teslim etmek üzere yola çıkan kurye, yol üzerinde farklı bir işletmede tatlının gramajını tarttırdı ve ürünün gerçekten eksik gramajlı olduğunu gördü. Ardından işletmeyi tekrar arayarak durumu bildirdi. İşletme ise kutuda yeterli yer kalmadığı için tatlıyı eksik gramajla gönderdiklerini ifade etti.
Beyazıt Öztürk: Bu ünlü olduk, Beyaz Show başladı falan filan... Aradan iki üç sene geçti. Turne yaparken Artvin'e, Ardanuç'a gittim. Artvin Ardanuç'ta oyun oynadık ama köye de gittik.
Gümüşhane Köyü, bizim köyün adı.
Eee küçükken babam götürürdü. O zaman polisti, memur ailesiyiz. Küçükken köye senede bir kere, iki senede bir kere gittiğimizde, köyün harman yerinde bütün köy toplanırdı.
Eee bizim, "Biz geldik" diye, babamlarla biz geldik diye horonlar tepilirdi. Amcam, bütün köy akraba zaten herkes. Çok kalabalık, yani başka köyler de gelmiş belli.
Harman yerinde yine 500 kişi falan vardı, 300-400 kişi vardı. Horon tepiliyor işte bizim şerefimize. Annem falan, babam rahmetli olmuş o zaman. Horon tepilirken iki tane çocuk yanıma geldi senin yaşlarında. "Abi" dediler, "Bir şey söyleyebilir miyiz?"
İşte bak, ünlü kafası... Ne kadar "Değişmedik" desek bile, sesimiz yüksek çıktığından değiştiğimizi anlamıyoruz bazen. Değişiyor aslında insan.
İki tane çocuk dedi ki gecenin bir yarısı: "Abi" dediler, "Bir şey söyleyeyim mi?" "Söyle" dedim. Ben dedim ki, "Allah, şimdi imza alacaklar, fotoğraf çektirecekler." Olabilirdi. Horon da tepiliyor. "Şimdi iki kişiye verdin mi, herkes kalkar ya... Hani bu stüdyoda da oluyor ya."
Ben onu düşünürken çocuk dedi ki: "Abi" dedi, "Biz" dedi, "İki tane" dedi, "Dağ... Dağ geçip geldik. Sekiz saattir yürüyoruz" dedi. "Biz şimdi yola çıkarsak" dedi, "Gece saat 12, sabah 8'de anca evde olacağız. Biz gidersek sana ayıp olmaz değil mi?" dedi.
Benim kafamdaki düşünceye bak, çocukların kafasındaki hesaba bak. İşte, "Değişmedik" diyoruz, aslında değişiyoruz. Çok utanmıştım o gün. Ya, çok utanmıştım gerçekten.
"Meksika Azteca Stadyumu'nun rakımı 51 bin"
🗣️Hasan Arda Kaşıkçı:
"51 bin rakım ne demek lan?"
🗣️Hilmi:
"Bana bir tık abarta geliyor."
🗣️Hasan Arda Kaşıkçı:
"Ankara'nın rakımı neydi ya? 4 bin küsürdü sanırım."
🗣️Hilmi:
"Yok abi olamaz, 1200 civarıdır!"
"Ankara'nın rakımı 940!"
🗣️Hasan Arda Kaşıkçı:
"Meksika'nın 50 bin mi abi? Nasıl o stad 50 binde oluyor abi?"
🗣️Turancan:
"51 bin diyorlar."
🗣️Hasan Arda Kaşıkçı:
"Feet değil mi o? 51 bin feet beyler!"
🗣️Hilmi:
"O abartı yanlış, 2200 metre falan yazıyor!"
🗣️Hasan Arda Kaşıkçı:
"10 bin metreymiş!"
🗣️Hilmi:
"10 bin de olamaz!"
🗣️Turancan:
"Biz attığımız görselde uçağın bile uçmadığı yükseklikte diyordu. Demek ki görsel yanlışmış."
🗣️Hilmi:
"Everest, dünyanın en yüksek noktası 8800 metre. Nasıl onsan yüksek olsun!"
🗣️Hasan Arda Kaşıkçı:
"O deniz mesafesinden yüksekliği belki bu şehir rakım olarak yüksektir!"😅
🗣️Hilmi:
"O zaman dünyanın en yüksek dağı bu şehrin bir tepesidir. Anlatabilir miyim?"
🗣️Turancan:
"51 aymış abi ya! AI görsel açmışsın abi!"
🗣️Hilmi:
"Böyle bir şey olabilir mi?"
🗣️Hasan Arda Kaşıkçı:
"Görsel AI. Esas yüksekliği ne? Herkes tribe giriyor?"
🗣️Hilmi:
"2200 metre abi, ben baktım!"
🗣️Hasan Arda Kaşıkçı:
"2200 metre mi? Şehirde buymuş be. Oynanır abi, ben diyeyim."
🗣️Hilmi:
"51 bin falan demeniz ağır rezillikti ben söyleyeyim size."😅
🗣️Turancan:
"Bir şey olmaz olur öyle."
🗣️Hasan Arda Kaşıkçı:
"Olur öyle abi. Ne görüyorsak onu aktarıyoruz size!"
🗣️Hilmi:
"Uzun zamandır gördüğüm en büyük aya sıçmalardan biriydi son dakikalarınız!"
🗣️Turancan:
"Harbiden aya sıçma ha, 51 bin ft ya!"😅
🗣️Hilmi:
"51 bin ne ya? Everest Dağı, 8800 metre, en yüksek yer orası deniyor ya! Burası niye olmasın!"
🗣️Turancan:
"Dağ değil bu çünkü ondan ya!"😅
🗣️Hilmi:
"Buranın problemi dağ olmaması sence ya!"😅