tek bir kişinin sabah 9’dan akşam 18’e kadar çalışıp, günde 10.000 adım atmayı başardığını, haftada üç kez spor salonuna gittiğini, evde yemek pişirdiğini, evi pırıl pırıl tuttuğunu, geceleri sekiz saat uyumayı,kitap okumayı,dil öğrenmeyi ve hobilerine vakit ayırdığını düşünün
adamın maaşı kirasına bile yetmiyor,
"başka seçenek yok" diyor. irvin yalom, "yanlış seçimler hep böyle yapılır zaten. başka seçimin olmadığına kendini inandırarak" demişti. tam da dediği gibi.
Sosyal medyada gördüğünüz o kusursuz hayatlar,mutluluklar sizi kendi yolunuzdan şüphe ettirmesin.Herkesin zamanı farklı akar bu hayatta.Kimisi erken yürür yolunu, kimisi geç bulur çünkü herkesin sınavı, ritmi, kazancı farklıdır. Hayattaki en büyük başarı, birilerinin hızına yetişmek değil; kendi zamanını ıskalamamaktır.
“Hiçbir şey, kendiyle barışık bir ruh kadar güçlü olamaz.” Marcus Aurelius
Zayıf olan, dış dünyanın gürültüsü içinde kaybolur. Güçlü olan ise kendi sessizliğinde hüküm sürer.
İnsan bazen hayalinden değil, ona tutunmaya çalışmaktan vazgeçiyor. Olsa mutlu olur, olmazsa da yoluna devam ediyor. Bazen huzur, sahip olmakta değil; mecbur olmamaktadır. Büyümek, biraz da hayatı tek bir ihtimalin omuzlarına yüklemeyi bırakmak galiba…