Sağlık Bakanlığı görevlendirmeleri iptal etti. Güzel bir adım. Ancak asıl mesele şimdi başlıyor:
Çoğu kurumda görevlendirmesi sonlandırılan kişilerin nerede, hangi görevle çalıştığı hâlâ belli değil.
Bakanlık ne zaman doğru bir işe imza atsa, bazı kurum yöneticileri bunu kendi düzenlerine göre eğip büküyor.
Alanın binlerce hemşire, ebe ve tekniker açığı varken; hemşire sarf depoda, sağlık çalışanı masa başında, bazı kişiler ise alandan uzak ve rahat görevlerde tutuluyorsa burada ciddi bir sorun vardır.
Üstelik disiplin cezası almış, kamu zararına neden olmuş veya hakkında disiplin soruşturması yürütülmüş kişilerin alandan uzaklaştırılıp adeta ödül gibi daha rahat birimlerde görevlendirilmesi kabul edilemez.
Kalitede çalışmak, masa başında oturmak kolay.
Önce alanda çalışacaksın.
Hastanın başında olacaksın.
İş yükünü, personel eksikliğini, nöbeti ve sahadaki gerçekliği bileceksin.
Sahadan kopuk olan, sahayı yönetemez.
Biz zaten evimizden çok hastanelerdeyiz. Üç kişinin yapacağı işi tek kişiyle yapıyoruz. Yetmiyor; bir de torpille alandan uzak tutulduğu düşünülen kişilerin yükünü ve eziyetini çekiyoruz.
Yok öyle yağma!
Hastam bu düzen yüzünden iyi hizmet alamayacaksa, o koltukta oturanlar da bunun hesabını vermeli.
Kim nerede, hangi gerekçeyle görevlendirildi?
Kim neden alan dışında tutuluyor?
Kim hakkında hangi işlem yapıldı?
Ve en önemlisi: Bu kişileri kim, neden koruyor?
Bunların tamamı araştırılmalı.
Mevzuata aykırı olduğunu düşündüğümüz her uygulamayı dile getirmekten, soru sormaktan ve takip etmekten vazgeçmeyeceğiz.
Kaybedecek neyimiz var? Görevimizi zaten yapıyoruz.
Hastanın hakkı için, çalışanların hakkı için, kamu yararı için:
Sürekli soracağız. Sürekli şikâyet edeceğiz. Sürekli gündeme getireceğiz.
Çünkü sağlık hizmetinde torpilin bedelini en sonunda hasta ve sahadaki çalışan ödüyor.
#hemşire #ebe #görevlendirme
Genel Başkanımız Yunus Şimşek Balıkesir Bandırma İlçe Devlet Hastanesi Önünden Kamuoyuna ve Sağlık Bakanlığına çağrıda bulundu!
Genel Başkanımız Yunus Şimşek sahadan uyardı: Hastanelerimizde personel yetersizliği artık can yakıyor!
Bakanlık geçici görevlendirmelerin iptal edildiğini duyurmuştu. O halde soruyoruz: İptal edilen görevlendirmelere rağmen bu personeller nerede? Neden hastanelerimiz hala boş, neden sahadaki eksiklik giderilmedi?
Sağlık emekçilerimiz ağır iş yükü altında tükenirken, kağıt üzerindeki düzenlemeler değil; sahada gerçek çözümler istiyoruz.
Acil istihdam ve atama şart!
@saglikbakanligi@drmemisoglu
#HEPSEN #YetersizPersonel #SağlıktaİstihdamŞart
@ynsmsek
@Turknurse34 Keşke şu yazdıklarınız gibi olsa.Ancak ne sahadaki gerçeklerimizden haberleri var ne de planlama koordinasyon adına attıkları olumlu bir adım.Bir yanda az elemanla gün aşırı nöbetlere gelip çalışmaktan canı çıkanlar,bir yanda çark dönüyo zaten deyip hatır gönül ile adam kayıranlr
@yesilyurt_97840@_menderesozer Manzara çok tanıdık iflahımızı kuruttular,bir avuç hemşireyle yoğun bakımları servisleri çeviriyoruz ama sırtı pek olanlar sahaya dönmemek için hala bi yerlerden telefon bekliyor . İyi ki Allahın adaleti var ..
Sahadan gelen her itirazı “rahatsızlık” olarak tanımlamak kolaydır.
Zor olan, o itirazın arkasındaki gerçeğe bakmaktır.
Bir sağlık çalışanı neden itiraz ediyor?
Neden ses çıkarıyor?
Neden mücadele ediyor?
Bunları sormadan yalnızca sesi kısmaya çalışmak, sorunu değil yalnızca görünürlüğünü ortadan kaldırır.
Üyesinin sesi olmayan bir sendika, sendikal görevini yerine getiremez.
Gerçekleri söylemeye devam edeceğiz.
Gerçekler feshedilemez.
Sendikal mücadele gasp edilemez.
#GerçeklerFeshedilemez
Sevgili meslektaşlarım,
Bulunduğunuz sendikayı bir futbol takımı gibi koşulsuz desteklemek zorunda değilsiniz. Eleştirebilir, sorgulayabilir, konuşabilir, tartışabilir; gerektiğinde sendikanızı değiştirebilirsiniz.
Unutmayın: Siz sendikanın haklarını savunmak için değil, sendikanızın sizin haklarınızı savunması için varsınız.
Hiç kimse, özgür iradenizle sendikanızı değiştirdiğiniz için size “hain” diyemez. Sendika üyeliği bir sadakat yemini değil, hak ve emek mücadelesinde bir tercihtir.
Hemşirelerin iş yükünün çok olmasına isyan eden kadın:
• Şimdi işten çıktım. Yani gerçekten "İmdat!" diye bağırmak istiyorum.
• Hemşireler olarak ne zaman bir araya gelip de “Yeter artık!" diyeceğiz bilmiyorum ama artık bir an önce dememiz gerekiyor.
• "Personel eksik” hemşire idare etsin. “Şu olmuyor” hemşire halletsin. “İlaç gelecek” hemşire gitsin. “Şu olacak” hemşire idare etsin, hemşire çözsün, hemşire yapsın.
• Utanmasalar "Hemşire yerleri silsin" bile diyecekler, o da olacak!
• Ama hemşire bir şey söyleyince de "Aa, siz hekim dışı personelsiniz, yardımcı sağlık personeliniz."
• Hangi yardımcı sağlık personeli hemşire gibi çalışıyor ya?
• Lütfen artık bir araya gelelim, birlik olalım. Yeter artık ya! Kim buna "Yeter" diyecek?
• Buna "Yeter" demenin zamanı gelmedi mi? Lütfen, hemşire arkadaşlarım sesimi duyun lütfen!
@ajansmuhbir1923 Sendikamız sağolsun! Yöneticilerimiz var! olsun. Bu durum sadece büyük şehirlerde değil arkadaşlar emin olun küçük şehirlerde de aynı !
@navy_bulut_1979@ajansmuhbir1923 Umarım yolun bir gün yoğun bakım a düşerde hemşirelerin orda neler yaptığına kendi gözlerinle şahit olursun (devlette çalışan hemşire)
Milli takım oyuncumuz Merih Demiral'dan sonra, Avrupa şampiyonu olan milli güreşçimiz Alperen Berber de bozkurt işareti yaptı.
Kudurun ulan kudurun!
Bozkurtlar her yerde! 🤘🇹🇷
#AsBayraklarıAs#UefaMafia
Türk tarihinde ‘Bozkurt’ bir semboldür, idoldür. Öyle sadece bir partinin, grubun sembolü değildir. Biz çöl takımından değiliz, steplerden gelen bir milletiz. O yüzden kurt bizim için mühim ve manalı bir semboldür. Destanları, hikâyeleri var. Tür olarak da çok dayanıklıdır. Kurt sırtını herhangi bir şekilde dayamadan, sırtını garantiye almadan öyle bir ihtiyaç duymadan savaşabilen bir hayvandır. Yaşam savaşı verme bakımından çok beceriklidir. Sürü halinde de avlanır ama tek başına da çok dirayetli ve dirençlidir.
O yüzden yaşam savaşı veren, özgürlük savaşı veren milletler için ayrı bir sembolik değeri ve önemi vardır. Millî Mücadele’de de sembol olarak vardır. Devlet çok kullandı. Eserlerde vardır. Kimseyi alakadar etmez. Gamalı haç ve Naziler ile bir benzerlik kurmak saçmalıktır. Bozkurt birinin kafasından çıkmış, sonradan üretilmiş bir sembol değildir. Bir milletin mücadele azmi ve kararlığını ifade eden tarihi bir derinliği vardır. Roma’nın (Remus ve Romulus’u büyüten) kurduyla bağlantısı var mıdır bilemem ama başka milletler de kullanmıştır onu. Macarlar mesela. Ayrıca Volga Nehri boyunca kullanılır o sembol. Ecnebiler de Atatürk’e ‘Bozkurt’ diyordu. Atatürk de bozkurt sembolünü benimserdi. Paraların üzerinde kullanıldı, hatırlayın o dönemi. Başka yerlerde de semboldü. Dönemin siyasi ortamı gereği İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kalktı o semboller. https://t.co/bdg6KO9RsQ