ADI AYBERK AKSU.
Kendisi %98’lerde otistik bir çocuktu. Annesi ve babası o küçükken ayrıldı. Bir tek babasıyla iletişim kuruyordu. Annesi hastalığını kabullenmişti. Ona bakıcı tutulmuş, krize girmesin diye ne istiyorsa yapılıyordu. Ayberk’in aldığı eğitim onu kendi dünyasından çıkaramamıştı. Hastalığından dolayı saçına bile dokundurtmuyordu. 90 kilo civarındaydı. Ağız kaslarını kontrol edemediğinden salyası akıyordu. Yani görüntüsü hiç de iyi değildi. Babası Naciye adlı biriyle evlenmiş. Daha sonra Naciye Aksu, eşine Ayberk’i yanına almayı istediğini söyledi. Bir gün Naciye Aksu, Ayberk havuzdayken, havuza havlu attı. Ayberk gidip onu aldı ve belli bir seviyede ona geri verdi. Bunu daha uzak olarak 3 kere yaptı ve üçünde de geri getirdi. En son geitrişinde farketti ki, Ayberk ona gülümsüyordu. Naciye, onun dünyasına girmeyi başarmıştı. Otizmi araştırmaya başladı ve ödül almış bir bilim adamının aslında otistik olduğunu öğrendi. Bu onda büyük umut yarattı ve Ayberk için uğraşmaya başladı. İlk olarak ona ”ver” demeyi öğretti. Bunun için en sevdiği soslu makarnayı kullandı. Ver demeyi öğrenmesi için onu aç yatırdığı bile oldu. Ve başardı, Ayberk ”makarna ver.” dedi. eğitimi yanında onun görünüşünün de düzelmesi gerekiyordu. Sürekli ”sallanma Ayberk, ağzını kapa Ayberk” diyerek onu uyarmaya başladı. Uyarma süreleri arasındaki fark günden güne açılıyordu. Evet bunu da başarmıştı. Yüzme yanında yürüyüş bandında da çalışmasını istedi. Ayberk başta istemedi, krize girdi. Ama Naciye Aksu, bu sefer de patates kızartmasıyla kandırarak onu banda çıkardı ve yürüyüşe başlattı. Ayberk giderek kilo veriyor ve fit bir görünüm elde ediyordu. Kendi isteğiyle berbere gitti ve saçını kestirdi. Kendine baktıkça mutlu oluyordu. Bu sırada eğitiminde ilerleme kaydederken yemeğe ilgisi olduğunu fark ettiler. o geleceğin aşçısı olacaktı. İlerlemeler çok iyi sonuç verdi, Otizm %20’ lere kadar geriledi. Ayberk artık normal bir genç gibiydi ve bir ilki gerçekleştirdi. O ilk otistik fotomodel oldu.#kiğılı da manken oldu. Şimdide Türkiye'nin ve dünyanın ilk otizmli mankeni oldu.13 yıl aldığı tüm tıbbi ve eğitimler sonucu asla konuşamaz dediklerı Ayberk şuan şarkı söylüyor. Okuma yazma öğrenmeye başladı.
Eger Ayberk bunları 14 yaşında yapabildiyse sizler %100 başarırsınız diyor annesı. ve ne imkan, ne para, ne ilaç, ne de akedemik eğitim gerekmediğini. Sadece normal gorup normal davranıp hayatımıza katıp yaşamı yaşayarak öğretmek.
Anlatmaktaki amacım, bunun yayılmasını istiyorum. Çünkü ülkemizde hala otizmin tedavisi yok diye biliniyor.
Otizmin tedavisi var, Sevgi..
TAYİNCİ ÇOCUĞU TAHSİN
Hele bi bak Tahsin
Tahsin'in babası subaydı. Tayinci çocuğu derlerdi. Erzurum'a gittiler okul yıllarında. Bir oda, beş sınıf; ikiden başladı. Konuşmadı, konuşamadı; okuyamadı da...
Derken yine tayin; Erzurum'dan Kayseri'ye...
▫️
Okuyamayan, konuşmayan Tahsin'i birinci sınıfa geri çektiler. Birinci sınıflarda Aliye Öğretmen vardı. Kekemelik tutmuştu Tahsin'i... Her gün, bütün çocuklar gittikten sonra Aliye Öğretmen Tahsin'le çalıştı, konuşma çalıştılar. Bir buçuk yıl sürdü bu konuşma talimleri...
▪️
Birgün Aliye Öğretmen;
"Senin en kolay söylediğin kelime nedir," diye sordu.
"Hele'dir öğretmenim"
"Peki, bu kelimenin arkasına kelime ekleyerek konuş, hele be, hele sen gel, hele git gibi..."
"Hele be öğretmenim, hele sen gel öğretmenim."
Sorun çözüldü.
▫️
5'inci sınıfta okul birincisi oldu Tahsin. Aliye Öğretmen tuttu elinden bilgi yarışmalarına katıldı Tayinci çocuğu.
Yine tayin Kayseri'den İstanbul'a...
▪️
Okudu. Makine mühendisi oldu. Bir daha okudu. Gazetecilik Yüksek Okulu'nu bitirdi.
▫️
Yıllar sonra,
Kayseri PTT'den ismi Aliye olan ne kadar insan varsa hepsinin telefonunu aldı. Bir bir aradı.
▪️
"Aliye isminde, şu şekilde, şurada bir öğretmenim vardı, onu arıyorum..."
Yılmadı Tahsin.
Telefonlardan biri "bir akrabasının tanıma uyduğunu" söyledi ve ekledi "hep sizin adınızı söylerdi..."
▫️
İzini sürdü ve buldu.
Ellerinden öptü öğretmeninin...
▪️
Tahsin...
▫️
Reklamı sevmedi. Bir tıraş bıçağının tüm dünyada yayınlanacak reklamını da otomobil markasının reklamını da kabul etmedi. Şampuan, diş macunu, banka hepsine "hayır" dedi.
▪️
"Dünyada her şey para değildir," dedi.
▫️
Yine tayin...
Bu dünyadan 16 Eylül 2016'da tayini çıktı...
Hele bir gitti...
Hele Allah rahmet eylesin...
Hele saygıyla...
▪️
Tahsin!
Tahsin Tarık Üregül
▫️
Tarık AKAN diye bilinir.
Anısına saygıyla...
BU KADINI TANIYINIZ..
BU HANIMEFENDİ..
Geçen yüz yıl
İngiltere'de doğdu.
Babası petrol mühendisiydi,
İş için Afrika'ya taşındılar,
Uganda'da yaşadılar,
Svahili dilini öğrendi, uçsuz bucaksız savanlarda çıplak ayakla koşturdu, macera filmlerini andıran hayatı işte böyle başladı.
Çılgın, güzel etrafına ışık saçan bir kızdı.
Londra'ya döndüklerinde,
Bale, tiyatro, şan dersleri aldı, sahnelerde olmayı düşlüyordu ama, henüz 20'sinde aşık oldu,
Evlendi,
Eşi çok zengindi,
Aralarında ciddi yaş farkı vardı, bambaşka bir hayata savruldu, düşündükleri gibi gitmedi,
Boşandılar.
Bir başkasına aşık oldu,
Gene evlendi,
Bu seferki eşi daha da zengindi,
Önce New York'a taşındılar,
Sonra Cenevre'ye yerleştiler, muhteşem bir malikanede yaşıyorlardı,
Jet sosyetedeydi,
Işıltılı partilerdeydi ama,
Afrika savanlarında koşturan ruhunun aradığı bu değildi,
Gene boşandı.
Küçücük bir yelkenli aldı,
Tek başına, .
Akdeniz'e açıldı.
Yunan adalarına demirledi.
20 sene…
Şu adadan bu adaya dolaşırken,
Ege denizini avucunun içi gibi bilen, tecrübeli bir kaptan haline geldi.
1975 yılında .
Ömründe ilk defa .
Marmaris'e uğradı.
Dalyan'a .
İztuzu plajına vuruldu adeta.
Seneye gene geldi.
Öbür sene,
Gene...
Olacak gibi değildi,
Ayrı duramıyordu.
1986 yılında 64 yaşındayken…
Tası tarağı sattı, .
Dalyan'a taşındı.
İztuzu plajında derme çatma, ilkel bir barakaya yerleşti.
Bir sabah uyandı ki etrafı carettalarla dolu.
Meğer yuvasını, carettaların yuvasına yapmıştı !
Çocuğu yoktu,
Kaplumbağaları evlat edindi.*
Gel zaman git zaman…
İztuzu Plajı'na beş yıldızlı otel yapılacağı anlaşıldı.
İngiliz-Arap ortaklığı,
1800 yataklı bir otel dikilecekti.
Doğal Hayatı Koruma Derneği'yle elele verdi,
Dünyayı ayağa kaldırdı, .
ABD'de İngiltere'de İsviçre'de kampanya başlattı,
Turgut Özal hükümetine geri adım attırdı,
Otel projesini iptal ettirdi,
İztuzu plajı .
SİT alanı ilan edildi,
Carettalar .
Doga.
İlelebet kurtuldu.
Bir daha böyle bir tehlike yaşanmasın diye…
Deniz Kaplumbağaları Koruma Vakfı'nı kurdu.
Vakfın kurulması için gerekli olan parayı kendi cebinden verdi.
2009'da 87 yaşındayken .
Türk vatandaşı oldu.
#Joan Christine Fairey Haimoff.#
Kısaca
#Kaptan June#
Olarak tanındı..
Sekiz köpeği ve dokuz kedisiyle birlikte o barakada yaşadı.
1966 model vosvosuyla.
Dalyan sokaklarında dolaştı.
bilgisayar kullandı.,
Gündemi takip etti, .
İztuzu'na çivi çakılmasın,
Carettaların üreme alanlarına zarar gelmesin diye mücadelesini ölene dek sürdürdü.,
Bölgedeki tüm çevreci eylemlere en önde katıldı.
96 yaşında…
Memleketinden binlerce kilometre uzakta,
Bizim memleketimizi,
Bizim topraklarımızı, .
Bizim doğamızı,
Bizim faunamızı .
Bizim İnsanlarımızı.
Ve de.
#Carettaları.#
Çok sevdi.
Ve de.
Can'ı pahasına korudu.
Ve de.
En sonunda.
Tüm sevgisiyle mücadele ettiği.
Bu toprakların bağrına.
#Ölünmez dağı#
Eteklerine.
Vasiyeti gereği emanet edildi.
#Ölümsüzleşti#
Bu Topraklar.
Bu Doga.
Bu İnsanlar.
Ve de.
#Carettalar.#
Seni asla unutmayacak.
RUH'UN ŞAD.
MEKANIN CENNET OLSUN.
İNŞAALLAH.
#KAPTAN JUNE#
Nihat Mutlu.
Tarih Araştırmacısı.
. Peki, Erdal’ı asmak için yaşını büyük gösteren doktoru nasıl bir gelecek bekliyordu?
O doktor, Oktay Ç. isimli bir stajyerdi.
Yıllar sonra beyin cerrahı olarak yolu Bursa’ya düştü.
Onu tanıyan bir meslektaşı gözünün içine bakarak sordu:
-Neden yaptınız?
Oktay Ç. gözlerini kaçırarak yanıtladı:
-Çok yoksulduk. Liseyi lastik ayakkabıyla okudum. Çok korkuttular bizi. Sonraları daha çok acı çektim.
-Ne zaman?
-Benim de oğlum olduğu zaman!
Doktorun oğlu da babasının izinden giderek Tıp Fakültesine girmişti.
Ve bir gün uyuşturucu bulundurmaktan tutuklandı. Ne kadar uğraşsalar da, tedavisi mümkün olamadı. Heder oldu gitti.
Doktor Oktay Ç.’ye gelince,
O da sonraki yıllarda felç geçirerek yatağa düştü.
Acılar içinde, Erdal Eren’in asıldığı ayın içinde hayata veda etti.
Dünyanın en iyi hissettiren videolarından kanımca.
Fransız müzisyen aile Isaac et Nora.
Küçük kızın (Nora) çocuk yaşta söylediği ve onları tüm dünyada fenomen haline getiren o ünlü İspanyolca şarkı Küba kökenli bir klasik "Veinte Años" (Yirmi Yıl)
In my early 20s I learned of the 100+ cognitive biases that distort my reality to help me navigate a complicated world.
Simple things like falling prey to the gravitational force of any ideas that confirm what I already believe or becoming certain that once I know how it turned out, I'm certain I saw it coming.
It shattered my world view that I was a purely rational being. That shattering was further compounded when I learned that becoming aware of the cognitive bias wouldn't cure me of the affliction. I can't. It's beyond my abilities.
It's a forever sentence to being an irrational being.
It happened again when I was chronically depressed. My brain told me that things were hopeless and I was better off ending it all. Thankfully I learned, those thoughts are not mine. My brain was autogenerating them and subjecting me to torture. I could choose to observe them and not be them. That was my first step out of that dark place.
These two discoveries of myself have led me to be suspicious of everything my mind tells me. By default, I don't trust my own mind.
By default, I don't trust other people's minds either.
This has been on my mind for the past ten years as I've tried to figure out how to think about AI. Is it friend or foe? Do I feel excitement or dread? Is utopia or dystopia imminent?
This book I'm currently reading chronicles how humanity has been thinking about AI for thousands of years and how current societal AI discourse repeats ancient cultural myths. The myths serve the role of determining what questions a society asks itself.
This does not mean that the ideas or questions are wrong. Old worries can be the correct worries.
The rebellion script is a 20th century modernization of much older archetypes. Other traditions imagined coexistence.
Much of what a specific society thinks about AI is a reflection of their local cultural heritage and not derived from first principles.
Who in the world can actually think clearly about AI?
Who is sufficiently meticulous to examine the origin of their thoughts, stand independent of their culture, overcome their own biases, and reign supreme in offering coherent, rational analysis?
I don’t think anyone clears that bar wholesale. Clarity is a property of individual positions and not an individual.
I'm personally trying to untangle my own thoughts: the inherited cultural myths, my biases, and my local, cultural traditions.
Then, try and eek out the tiniest bit of sober thought.
Who in your estimation is best at this?
@bryan_johnson . I really appreciate your transparency and honesty. What you have done so far, is valuable for the humankind. Looking forward to hearing from you. Hope you get well in soon 🙏.
A note of gratitude.
I've received thousands of thoughtful messages. People sharing their own hardships, expressing their willingness to help in any way, and standing in solidarity.
Thank you. Means more than you know.
Prof. Dr. Canan Karatay:
"Benim kolesterolüm 350. Geçen hafta damarlarıma bakıldı, doktor hanım bana 'Hocam 18 yaşındaki kız damarları bunlar' dedi.
İyi veya kötü kolesterol yoktur, bu ilaç firmalarının bir oyunudur."
@bryan_johnson You're such a brave person to make the health experiements on your body. You and your team are the experts. Please let me share my humble opinion that it might be good to consume extra Virgin olive oil on empty stomach everyday, as much as your body&stomach allows.
I had low iron for 11 years.
Yes, even when I ate meat, my ferritin was low and averaged 38 ng/mL.
I’ve finally boosted it back to healthy levels. You can see my protocol below.
On the surface, my low ferritin was easy to dismiss by most standards of care. Most doctors miss this or don't investigate it deeply enough, including mine during those years. I get it. The human body is complicated and the science is constantly evolving.
My hemoglobin and hematocrit were normal. Ferritin measures stored iron, while hemoglobin measures circulating iron, and because the body drains its reserves first to keep hemoglobin normal, you can be fully iron deficient with a perfectly normal hemoglobin and hematocrit.
This is why my low ferritin kept getting dismissed: the numbers that define anemia looked fine, so no one asked why my iron reserves wouldn't refill.
During these 11 years, before doing health stuff and when on my longevity protocol, I sadly did not fully understand how important iron was to my body. Now, everywhere I look, I see iron playing a central role.
Still, during those 11 years, I tried everything to fix it, including eating meat and every type of oral iron supplementation, using every timing trick and every formulation. None of the iron would stick and we couldn’t figure out why.
I overhauled my medical team earlier this year.
With greater capacity, we revisited everything.
Then we discovered my autoimmune gastritis (AIG). With AIG, my stomach doesn't make enough acid to absorb iron.
The only route left was to bypass the gut and deliver it intravenously.
Most people treat anemia as the threshold to watch. But long before hemoglobin drops, low iron starves the enzymes your cells depend on: the ones your mitochondria use to make energy, synthesize DNA, build dopamine and other neurotransmitters, and power immune defense. That is why you can feel fatigue, brain fog, and worse endurance even with normal hemoglobin and an otherwise "normal" iron panel.
We did a deep dive on possible iron infusion therapies.
I ended up getting a 1000mg monoferric infusion.
Why we chose Monoferric:
> Monoferric is more tolerable, allowing a higher dose of up to 1000 mg
> a complete replenishment dose in one infusion
> other IV irons require multiple infusions (3-5)
> head-to-head randomized trials show it causes hypophosphatemia in only about 8% of patients compared to 74% with Injectafer
> its most common side effects are mild nausea and rash occurring in roughly 1% of patients
> other options, including Iron dextran (INFeD), carries a black-box FDA warning for potentially life-threatening allergic reactions and requires a mandatory test dose before each new treatment course
> it's very expensive. Your doctor can write a letter to your insurance company to justify medical necessity.
Ferritin levels post infusion:
+ 205 ng/mL 2 weeks post infusion
+ 195 ng/mL 4 weeks post infusion
Our target is 80 ng/mL.
We will continue to monitor. Levels are expected to settle around 6-8 weeks post-infusion.
The lessons I’ve learned:
+ don’t mess with low iron
+ don’t accept it as ok
+ it could be pointing to a more serious problem
+ try your preferred method to correct: meat, supplements, etc.
+ and if it doesn’t correct, investigate why, and consider an infusion