@samiltayyar27 Ülke bekası, siyaseti terör meselesi de artık Akp ye oy kazandırmaz, ben 2002 den beri Akp oy verdim, çok büyük hata etmişim vala benim 7 oyum var yemin olsun artık vermiyeceğim, açız aç şamil bey
🔴MİLLET SUSUYORSA ASALETİNDENDİR..
🔴 SAHADAN YÜKSELEN SES DUYULMALIDIR..
Sayın Mehmet Şimşek Bakanım,
Uyguladığınız ekonomi paketleri; çiftçiyi, esnafı, iş insanını, memuru,işçiyi ve emekliyi memnun etmiyorsa, toplumun her kesiminden şikâyet sesleri yükseliyorsa, burada durup sahadaki gerçeği yeniden değerlendirmeniz gerekir.
Çünkü ekonomi; rakamlardan, tablolardan ve sunumlardan ibaret değildir.
Ekonomi; pazardaki annenin filesidir, siftah yapamayan esnafın duasıdır, borcunu ödeyemeyen çiftçinin alın teridir, geçim derdiyle boğuşan emeklinin ve işçinin nefesidir.
Eğer amacınız gerçekten milleti refaha, huzura ve güvene kavuşturmaksa; fazla oyalanmanın, milleti oyalamanın ve sürekli sabır telkin etmenin bu ülkeye faydadan çok zarar verdiği artık açıkça görülmektedir.
Bugün sahada ciddi bir ekonomik bunalmışlık, derin bir geçim sıkıntısı ve büyüyen bir toplumsal rahatsızlık vardır.
Millet artık sadece açıklama değil, çözüm görmek istemektedir.
Üstelik bu yanlış ekonomi politikalarının oluşturduğu yük ve toplumsal tepki, milletin sigortası olarak gördüğü Sayın Cumhurbaşkanımıza da büyük zarar vermektedir.
Sayın Cumhurbaşkanımıza haksızlık yapılmaktadır.
Şunu da unutmamak gerekir ki; ekonomi üzerinden Sayın Cumhurbaşkanımızı yıpratmak, yalnızlaştırmak ya da siyasi olarak zayıflatıp tasfiye etmek isteyen çevreler her zaman vardır.
Ekonomik memnuniyetsizlikler üzerinden yürütülen algılar, sadece hükümeti değil, doğrudan devletin istikrarını hedef almaktadır.
Siz bu ülkenin bir evladı olarak çok daha dikkatli olmalı, milletin sesine kulak vermeli ve hiçbir hesabın, hiçbir senaryonun parçası hâline gelmemelisiniz.
İngilizlerin notuna değil, halkınızın notuna bakmalısınız..
Ben sahayı çok gezen; köyüyle, kentiyle, sokağıyla, caddesiyle, zenginiyle, fakiriyle halkın nabzını yakından tutan bir siyasetçiyim.
İnsanlarımızın gözlerindeki endişeyi, esnafın sessiz çığlığını, emeklinin çaresizliğini, gençlerin umutsuzluğunu, çiftçinin feryadını birebir görüyorum.
Bir kardeşiniz olarak; sahadaki havayı, milletin yükselen sesini ve giderek büyüyen rahatsızlığı tamamen iyi niyetlerle sizlere aktarıyorum.
Takdir elbette sizindir…
Bazen tarihi kağıda yazarsın bazen tarihi kağıdı yırtarak yazarsın.
1971 BM Güvenlik Konseyi. Pakistan İslam Cumhuriyeti Devlet Başkanı Zülfikar Ali Butto, büyük güçlerin çifte standartını yüzlerine vurur. Nükleer güç olamayacaklarını Hindistan karşısında eli kolu bağlı beklemeleri gerektiği dayatmasını kabul etmez. Biz bir sıçan gibi saklanmayacağız der. Güvenlik konseyinizi terk ediyorum, ülkeme dönüp savaşacağım diyerek elindeki konsey kararını yırtar ve toplantıdan ayrılır.
"Gerekirse ot yeriz ama nükleer bombamızı yaparız."
Tarih 15 Aralık 1971
Pakistan Cumhurbaşkanı Zülfikar Ali Butto'nun Birleşmiş Milletler'de Pakistan'ın nükleer silahlara sahip olmamasını emrettiğinde BM belgesini yırttığı anlar...
"Ben bir sıçan değilim. Hayatım boyu hiç kaçmadım. Güvenlik Konseyinizi alabilirsiniz!" diyerek karar taslağını yırtmış ve salonu terk etmiştir.
Zülfikâr Ali Butto, bu olaydan kısa bir süre sonra 1972'de Pakistan'ın nükleer programını resmen başlatmıştır. Ünlü "Gerekirse ot yeriz ama nükleer bombamızı yaparız" sözünü de bu dönemde, Hindistan'ın nükleer kapasitesine karşı ülkesinin güvenliğini sağlamak için söylemiştir.
Dr. Rebwar Huseyîn: Rojava’da 2500-3000 civarı cami var. Qamışlo’da 140,Heseke’de 150 cami var. Peki siz kime karşı fetih bildirisi yayınlıyorsunuz? Kime karşı sabaha kadar camilerde sela ve tekbir okutuyorsunuz? Bu insanlar teröre(İŞİD) karşı 20 bin, 25 bin şehit verdi. Siz şu an onlar sayesinde orada oturuyorsunuz….
Dünya genelinde 6.000 dil var, Kürtçe 26. sırada ancak Kürtçe yok sayılıyor. Hiç bir hak tanınmıyor. Dünyada 700 bin nüfusa sahip bir çok milletin devleti var 70 milyonluk Kürt nüfüsünün bir bayrağının dalgalanmasına tahammül edemiyorsunuz”
PKK kendini feshetti, #KCK adıyla açıklama yapan Kandil’e acil çağrı…
#Kürtlerin hak, hukuku ve selameti için zerre kadar endişe duyuyorsanız #Suriye ve Rojava ile her türlü ilişkinizi kestiğinizi ve oradaki Kürtlerle hiçbir bağınızın olmadığını dünyaya ilan edin.
Kürtleri sizin üzerinizden hedef alıyorlar ve sizi bahane ediyorlar.
#PKK zaten kalmadı, KCK ve Kandil olarak hiçbir ilişkimiz, bağımız ve hukumuz yoktur diyin…
Suriye’de Rojava halkı kendi özgür iradesi ile hareket eder ve bizim hiçbir dahilimiz yoktur diyin.
Eğer gerçekten orada size bağlı askeri ve siyasi komiserler varsa derhal çekin.
Rojava Kürtlerini yeni bir soykırımla baş bırakmayın…
Eğer Kürt gibi bir derdiniz varsa sorumluluğunuzu yerine getirin…
#Suriye
Ulusalcısı, muhafazakârı, İslamcısı, milliyetçisi; dünden beri Kürtler katlediliyor diye adeta zil takıp oynuyor. Ya sizi İŞİD çizgisine sürükleyen bu kin neyin nesidir?
AK Parti görevi Kasım 2002’de devraldığında enflasyon oranı % 31 idi. Gerçek bir dezenflasyon politikası izlediler ve Mayıs 2004’te enflasyonu tek haneye (% 8.8) düşürdüler. Dikkat edin, bunu 18 ayda yaptılar. Nasıl başardılar bunu?
Hükümet bir bütün olarak samimi ve kararlıydı. Zamana oynamıyorlardı.
Gelelim bugüne.
Mehmet Şimşek, 2023 Haziran ayında ekonominin başına geldi. O sırada enflasyon % 39 idi.
Aynı hedefle yani tek haneli enflasyon hedefle yola çıktı. Sonuç?
30 ay sonra Aralık 2025’te, tekrar yazıyorum 30 ay sonra enflasyon bugün % 30!...
Mehmet Şimşek bize ne anlatıyor?...
👉Şehirlerinin %90’ı yıkıldı.
👉70 Bin insan öldü
��Yüzbinlercesi yaralandı
👉1 Milyon insan evini terk etti
👉Açıklıktan ölenler oldu
👉Dünyada tek bir ülke bile kuşatmayı kıramadı, tek başlarına kaldılar
FAKAT
🇵🇸Teslim olmadılar
🇵🇸Baş eğmediler
🇵🇸Yıkık hastanelerde Doktor mezun ettiler
🇵🇸Çökmüş evlerin önünde düğün yaptılar
🇵🇸Çadırlarda hafız yetiştirdiler
🇵🇸Yani işgale direnmeye devam ettiler
Filistin kutsal bir direnişin, mübarek insanların toprağıdır
#FreePalestine #gaza #gazze
Yalnızca üst düzey yöneticiler ile bazı kariyer meslek gruplarını kapsayan maaş artışı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilmiştir. Ancak Mil-Diyanet Sen olarak bu düzenlemeyi adaletsiz, hakkaniyetten uzak ve çalışma barışını bozan bir yaklaşım olarak görüyoruz. Yıllardır Diyanet çalışanlarının emeği, alın teri ve fedakârlığı görmezden gelinirken; belli kesimlere ayrıcalıklı zam kapılarının aralanması kabul edilemez.
Diyanet çalışanlarının ay sonunu getirmekte zorlandığını her fırsatta dile getiriyoruz. Buna rağmen milyonlarca kamu çalışanını yok sayıp “seçici iyileştirme” yapmak, hele ki bu ekonomik şartlarda, hakkaniyetle değil, vicdanla bile bağdaşmamaktadır.
Mil-Diyanet Sen olarak çağrımız nettir: Meclis Genel Kurulu, bu dar kapsamlı düzenlemeyi derhal genişletmeli; Diyanet çalışanları başta olmak üzere tüm kamu görevlilerini kapsayacak adil ve kuşatıcı bir iyileştirmeyi hayata geçirmelidir. Aksi hâlde bu karar, emekçilerin gönlünde karşılığını bulmayacaktır.
Celaleddin Gül
Mil-Diyanet Sen
Genel Başkanı
#seyyanen
30 Bin
#diyanet
#kamu
#memur
#zam
Süleyman Serin hocamız, Fatsa Büyük Sanayi Sitesi Camii’nde yıllarca emek vermiş, gönül insanı bir din görevlisiydi. Cami avlusundaki tentelerin değiştirilmesi için usta çağırmış, eski tenteleri de iş bitince sabah çöpe atılmak üzere bir kenara koymuştu. Yani her şey usulünce ve gayet doğal bir şekilde ilerliyordu.
Ancak ne yazık ki basit, masum bir çöp konusu büyütülerek büyük bir mesele hâline getirildi. “Bu çöpleri çöpe mi atacaksın?” diyerek alaycı tavırlarla yaklaşan Sanayi Sitesi esnafından bir kişi, hocamızın verdiği makul cevaptan hoşnut olmayınca eski tente görüntülerini videoya kaydedip şikâyet konusu yaptı.
Şikâyet, sırasıyla önce Sanayi Sitesi Başkanlığına, oradan Valiliğe, Valilikten de İl Müftülüğüne iletildi. Yetmedi; şikayet biraz daha güçlü olsun diye yıllardır cemaat olmadığı için kılınmayan sabah namazlarının sorumluluğunu bile hocamızın üzerine yıkmaya çalıştılar.
Ağır kalp hastası olan, kalbi yalnızca yüzde 30 çalışan ve elinde “merkeze yakın yerde görev yapması uygundur” şeklinde heyet raporu bulunan hocamız, buna rağmen yer değişikliğiyle cezalandırıldı. Üstelik bu yer değişikliği, Fatsa’ya yaklaşık iki saat uzaklıktaki Gürgentepe il��esine yapıldı. Defalarca kalp krizi geçirmiş olmasına rağmen merhum hocamızın talepleri dikkate alınmadı.
Ve işte sonuç…
Süleyman hocamız, öğle namazını kıldırdıktan sonra evine dönerken kalbi bu yükü ve haksızlığı daha fazla taşıyamadı. 61 yaşında, geride hafız evlatlar ve bir eş bırakarak Hakk’a yürüdü.
Şimdi soruyoruz:
Değdi mi?
Muradınıza erdiniz mi?
Onca uğraş, onca şikâyet, onca baskının sonunda ortaya çıkan bu acı tablodan gerçekten memnun musunuz?
Bir insanı kırmak, incitmek, baskı altına almak bu kadar kolay da gönül yapmak niçin bu kadar zor? Bu soruların cevabı vicdanlarda saklıdır.
Not: Bu yazı, hocamızın vefatından önce tüm bu gelişmeleri anlattığı ses kaydından alıntılanmıştır.
Celaleddin GÜL
Mil-Diyanet Sen
Genel Başkanı
#ordu #fatsa #diyanet #imam
🔴 CUMHURBAŞKANI GELİYOR, SENDİKALAR SUSUYOR!
Cumhurbaşkanı Hak-İş ve Memur-Sen kongrelerine kadar geliyor; ancak Hak-İş Başkanı her konuya değinirken asgari ücreti nedense gündeme almıyor. Memur-Sen Başkanı ise memurun gerçek sorunlarını ve sıkıntılarını dile getirmekten ısrarla kaçınıyor.
Yahu, Cumhurbaşkanı ayağınıza kadar gelmiş! Kamu görevlilerinin problemleri ortada…
Peki siz nasıl sendikacısınız Allah aşkına?
Sendikacılık; fotoğraf çektirmekle, genel geçer konuşmalar yapmakla değil, üyelerinizin hakkını masaya koymakla olur. Memurun sesini kısmakla değil, o sesi gür bir şekilde duyurmakla olur!
#memursen #hakiş #memur #diyanet
Hani bulaştı?
Hani intihardı?!
Şunu tespit etmeleri bile bir sene sürdü, bir sene!
Yalnızca Rojin’in katilleri değil, bilerek ya da bilmeyerek delil karartan/karartılmasına vesile olan, süreci geciktirerek görevini ihmal eden her kim varsa yargılanmalı!
#RojinKabaişeNeOldu
#RojinİçinAdalet