Afganistan'ın çetin gerçekliğinde romantik komedi kalıplarını altüst eden, sarsıcı bir aşk hikayesi.
İYİ ERKEK YOK / NO GOOD MEN, şimdi sadece MUBI'de.
Afganistan'ın çetin gerçekliğinde romantik komedi kalıplarını altüst eden, sarsıcı bir aşk hikayesi.
İYİ ERKEK YOK / NO GOOD MEN, şimdi sadece MUBI'de.
"Sahipsiz köpek" diye bi kavram uydurdular götlerinden. Evinden dışarı adım atınca dana da olur, arı da olur, salyangoz da olur, kurt da olur, köpek de olur, kelebek de olur. Siz hasta mısınız. Acil hastaneye yatırılmanız lazım sosyopat sikikler. Dünya sizin etrafınızda dönmüyor.
Şu mutluluğa bakın. Barınaktan çıkarılan her köpek bu halde oluyor. Barınaklar onlar için cehennem. Girip çıkamayan günden güne ölüyor. Bu can kurtarılmış, yuva aranıyor. Kısır, sağlıklı.
@brlstr1@NATO welcome to turkey!
they are burrying dogs that are alive for you! poisoning them and torturing them because of the @ankarabbld who has given this order. Welcome to turkey, where animal abuse is prohibitted, This is the REAL TURKEY
Toplanan sokak köpeklerini zehirledikten sonra ölmelerini bile beklemeden diri diri toprağa gömüyorlar.
Toplama emri ve öldürme izni veren yasayı bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan istedi ve onaylandı.
Hayvan Hakları Savunucusu, Avrupa Parlementosu üyesi Sebastian Everding Türkiye deki katliamları gündeme getirmiş 🙏
"Türkiye'de sokak köpekleri katlediliyor ve herkes gözünü çeviriyor. İşte bu yüzden diyorum ki: Hayvanları düşün, etrafına bak ve onlar hakkında konuş!"
SARI KIZI DA GÖTÜRDÜLER
Murat Balıkçı yazmış bu metni.
Şöyle demiş:
"Datça’nın yol sorunu bitmedi.
Çöp sorunu bitmedi.
Plaj sorunu bitmedi.
Ulaşım sorunu bitmedi.
Hastane sorunu bitmedi.
Konut ve kira sorunu bitmedi.
Yönetimle ilgili konuşulan onlarca sorun hâlâ yerinde duruyor…
Ama bugün sıra, yıllardır bu sokakları bizimle paylaşan can dostlarımıza geldi.
Az önce Vatan Caddesi’nde, Datça’nın herkesin tanıdığı Sarı Kız belediye ekipleri tarafından alındı.
Çalışan arkadaşlara tek bir sözüm yok. Onlar görevlerini yapıyor, belli ki bir ihbar geldi ya da verilen emri uyguluyorlar.
Ama benim sorum şu:
Neden?
10 yıldır bu mahallenin bir parçası olan, belli saatlerde Migros’un önünde, belli saatlerde Kültür Merkezi çevresinde dolaşan, herkesin tanıdığı Sarı Kız neden bugün toplatıldı?
Yıllardır birlikte yaşadığımız, zarar vermeyen bu canlar şimdi neden istenmiyor?
Datça’nın çözüm bekleyen bunca meselesi dururken, önceliğimiz gerçekten bu mu oldu?
Bir kentin vicdanı, en savunmasız canlılarına nasıl davrandığıyla ölçülür.
Sarı Kız sadece bir sokak köpeği değil…
O, Datça’nın hafızasıydı.
Mahallenin sessiz komşusuydu.
Birçok insanın her gün selam verdiği candı.
Bugün Sarı Kız gitti…
Yarın hangisi?
Bu soruyu hep birlikte sormamız gerekiyor.
Çünkü sokaklar sadece bize ait değil. Onlar da bu kentin sakinleri."
Altına imza atarım.
Tamam iktidar köpekleri toplayın diye emrediyor.
Tamam Milli Parklar ve Doğa Koruma zora koşuyor.
İyi de, Doğal Yaşam Alanı'nın projesini bir yıldır yapamayan beceriksizliğe ne diyeceğiz?
Arsa hazır, Muğla Büyükşehir Belediyesi kasayı açtı.
Datça Belediyesi sen ne iş yapıyorsun?
Liyakat, liyakat, liyakat...
Kuşadası’nda yaşayanlar bu çocuğu belki sokaklardan bilir, adı Sarı. Sarı aslında bir ev köpeğiydi. Onu çok seven Alman bir annesi vardı ama 4 yıl önce vefat edince maalesef ortada kaldı. Tam 4 yıldır boynunda annesinden kalma mavi tasmasıyla sokaklarda hayatta kalmaya çalışıyor . O kadar uysal, o kadar mahzun bir çocuk ki... artık çok yoruldu. Ona yeniden evini açacak, ömürlük bakacak birini arıyoruz. Kulaktan kulağa yaysak bile yeter, belki birinin kalbine dokunur.
Ne bir beklentim ne de bir umudum kalmadı.
Böylesine bir zamanı yaşamak da bizim sınavımızmış meğer.
Yıllarca olacak bu da olacak deseler kötülüğün bu kadar yayıldığı, iyilerin kötü, kötülerin ise iyi kabul edildiği bir zamanın olacağını söyleseler asla inanmazdım.
Yaşadığım üzüntü ve hayal kırıklığının hiç ama hiç bir tarifi yok.
Herkes haddini bilecekmiş, dini değerlerle alay edilemezmiş...
Peki madem öyle neden bakara-makara diyen adama haddini bildirip ters kelepçe takmadınız ve üstelik büyükelçilikle ödüllendirdiniz?
Pedofilleri, kadın katillerini patır patır sokağa salan “hukuk devleti” Deniz’i ters kelepçeyle götürüyor.
Sırf yobaz tabanlarını tatmin için bu görüntü.
Ağır leşsiniz hakikaten.
Annesi kimyasal saldırıya uğrayan ve 22 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren kadının paylaşımı:
🔸 Annem Derya D. 7 Haziran Şile Sofularda kimliği belirlenemeyen bir şahıs tarafından üzerine kimyasal madde dökülerek yakılmıştır.
🔸 Annemin yüzü dahil vücudundaki yanık oranı %17 iken, kimyasalın yakmaya devam etmesi sonucunda 2. ve 3. derece yanıklarla %27’ye ulaşmıştır.
🔸 22 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren anneme bunu yapan ve yaptıran şahıslar hala bulunamamıştır.
🔸 Olay günü annemin yanında olan şahsın bana ve ablama zarar vermekle birlikte annemi de öldürmekle tehdit ettiği mesajlar tespit edilmiş olup, yeterli ve somut bir delil olmadığı gerekçesiyle hakkında denetimli serbestlik kararı verilmiştir.
🔸 Annemin canına kast edenlerin bulunup cezasını çekmesini, can güvenliğimiz olmadığı için olayın daha detaylı incelenmesini ve sürecin hızlandırılmasını istiyoruz.
🔸 Adalet istiyoruz!