Dün akşam vakti uyuduğumda rüyamda annemi gördüm. Altın küpeleri kulağında, her zamanki genç kız neşesi üstündeydi. Siyah bir bluz giymişti. Özlemle sarılıyordum, gülerek "Aha yakalandık" diyordu. Sanki bütün bunlar onun bir şakasıymış gibi.
Burada dindar genç hanımlar nr güzel yeni türedi tesettür markaların evveliyatını biliyor, tanıtımlarını, vizyonlarını vs takip edip eleştiriyor, boykot ediyorlar. Benim hiçbirinden haberim yok. Zevkime göre, doğal kumaşlı, bütçeme uygun bir şey bulursam alıyor,
arada bir "Kağıt gibi polyesterleri fahiş fiyatlara satıyor reziller" diye genel olarak şikayetlenip evime dönüyorum. Kıyafetlerimin yarısı da LCW'dan zaten. Fakir olduğumdan herhalde.
İçimde ukde kalan iki şey var: Birincisi henüz ben anne olmamıştım, ikincisi annemin beni doğurduğu yaşa gelmemiştim. Ne yalan söyleyeyim, büyükleri biraz kıskanıyorum buna sahip olabildikleri için.
Ankara Kızılay'da kaldığımız yerin önünde geceden sabaha kadar iş makinesi enkaz kaldırdı. Biz Konya'da medeniyete alışık olduğumuz için şaşırdım, burada bu normal midir?
Yasir sabah bir demlik fındıklı kahve yapmış, bütün ev fındıklı kurabiye gibi kokuyor. Sen bunu sevmezsin ki dedim, sen içersin işte dedi, hepsi benim mi bunun dedim, bugün bitirmen şart değil ki dedi. Önümüzdeki birkaç gün fındıklı kahve içeceğim sanırım.
Bütün gece pencere açık uyumuş. Son günlerde hafif ateşi de vardı zaten. Ben yatırırken kapalıydı pencere, sonra kalkmış açmış kendi. Çok iyi geldi ama rahat ettim diyor. Ben bu kadını kendine rağmen hayatta tutmaya çalışmaktan artık çok yoruldum ya.
Esra Erol'a bi kadın geldi kocası bırakıp gitmiş. Buraya gelip benimle yüzleş diye çağrı yaptı ısrarla. Sonra adam gelmiş stüdyoya, ne yüzle geldin diye bağırıyo sjdkflf. İşin ilginci bunların hepsini sadece anneme çorba götürdüğüm beş saniyede falan görmem.
Önceden okulda öğrencilerin gürültüsü çok fazla geldiğinde kulak tıkacı takardım. Şu an ses hassasiyetim maksimumda, öğrencilerin çoğu gelmemesine rağmen öğretmenler o kadar gürültülü ki sürekli böyleyim. Bu kadar gürültüyü nereden ve nasıl çıkarabiliyorlar hayretler içindeyim
E gülerler tabii ki, o kadar para bende olsa ben de gülerim. Onlar gülmeyecek de kim gülecek, maaşı bir ay yatmazsa kirasını ödeyemeyip sokakta kalmaktan korkan gariban mı?
ona da adapte olmuşum. Diş minemdeki yıpranma ve aşınma da muhtemelen yıllarca diş sıkmış olmadan kaynaklı. Bir de ilk masaja başladığımda aşırı bir acı oluyordu, yılların kasılmasından. Ama artık öyle olmuyor. Vücudun her şeye adapte olması muazzam bir şey.
Diş sıkma yıllarca hiç farkında olmadan olabiliyormuş ve yine hiç farkında olmadan çene şeklini değiştirebiliyormuş. Diş doktoru röntgenime bakınca uzun zamandır dişimi sıkıyor olduğumu söyledi, hiç farkında değil misin sabahları çenede ağrı olmuyor mu diye şaşırdı.
Yüzüm değişti resmen. Bu sabah kalktığımda çenem yine hafif kasılmış ve gerideydi, rahatsız hissettim. Halbuki yıllardır böyle yaşıyorum ama adapte olmuşum buna. Aslında o kasılma çok rahatsız ediciymiş. Bir de artık uyandığımda dişimde diş sıkmış olma baskısını hissediyorum