15 Temmuz gecesi boğazı kesilerek katledilen harp okulu öğrencisi Murat Tekin’in suçsuz olduğu anlaşıldı.
Kendi suçsuz öz evlatlarını katletti bu millet.
Bu ayıp Türkiye’ye yeter.
YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞININ KALDIRILMASI
(İhtiyaç ve soru yoğunluğu nedeniyle tek tweet altında bilgilendirme)
Adli mercilerce hakkınızda CMK hükümlerine göre konulan yurtdışı çıkış yasağının kaldırılmasını karar kesinleşinceye kadar (dosya Yargıtay’da olsa dahi) yerel mahkemeden talep edebilirsiniz. Yerel Mahkemeler dosyanın İstinaf veya Yargıtay’da olduğundan bahisle karar vermemezlik edemezler. Diğer taraftan en ağır suçlarda dahi yurtdışı çıkış yasağı maksimum 7 yıl uygulanabilir.
7 yıllık azami sürenin dolup dolmamasına göre (bu süre istisna suçlar dışında maksimum 6 yıldır) hakkınızdaki tedbirin kaldırılmasını mahkemenizden mutlaka talep edin. Normalde en geç 4 ayda bir değerlendirme yapmaları gerekir ama uygulamada riayet edilmiyor. Siz talep etmezseniz onlar sizin yaşadığınız mağduriyeti önemsemezler.
NOT: Bazı yer mahkemeleri kararın infazı tamamlansa dahi adli kontrol kararını kaldırmayı unutuyorlar. Yasa gereği Yargıtay’ın Onama kararı ile tedbir kendiliğinden kalkar. Bunu siz takip edin böyle durumlarda mahkemeden ilgili yerlere yazı yazıp tedbirin kaldırıldığını bildirmesini isteyin.
DİLEKÇE ÖRNEKLERİ👇
1- Azami süre dolmadan Yurtdışı Çıkış Yasağının Kaldırılması Talebi
https://t.co/ZL79Qg5bqA
Eki Yargıtay 12. CD Kararı
https://t.co/eZeswD38AT
2- 7 yıllık azami süre dolması üzerine Yurtdışı Çıkış Yasağının Kaldırılması Talebi
https://t.co/uRT6cLIXAV
Her iki durumda da dilekçelere mutlaka eklenmesi gereken Yargıtay Kararları
a- https://t.co/RgPGP4P8pt
b- https://t.co/H4WqYlXrNB
Beğeni ve RT ile takipçilerine uğraştıranlara teşekkür ederim.
İşkence bir insanlık suçudur ve zaman aşımı yoktur. 15 Temmuz işkencilerinden Ali Türkşen elbet sende cezanı çekeceksin. @adalet_bakanlik
İşkenceciler KayıtAltında
Elif Sümercan
General Akın Öztürk'e yoğun işkence yapan, meslektaşlarının bile dayanamayıp yeter artık Elif dedikleri dönemin TEM şube müdür yardımcısı.
İşkenceciler KayıtAltında
ENES KANTERDEN DÜNYA TARİHİNE ALTIN HARFLERLE GEÇECEK İFADELER:
Abartılı buluyorsanız buyurun okuyun!
''50 milyon dolar kaybettim ama birisinin dünyanın her yerindeki masumları savunması gerekiyordu...
Basketbol kampından sonra çocuklarla tek tek fotoğraf çektiriyordum.
Bir çocukla fotoğraf çektirdiğim sırada ailesi herkesin önünde bana “Çin’deki toplama kamplarında Müslüman kardeşlerin işkence görürken sen kendine nasıl İnsan Hakları Aktivisti diyebiliyorsun” dedi.
Arkamı döndüm ve ona “Söz veriyorum bu konuda sana geri döneceğim” dedim. O gün her şeyi iptal edip otelime döndüm ve neler olup bittiğine dair araştırmaya başladım.
İnternette her türlü haberi bulabileceğinizi biliyorum, bu yüzden menajerimi aradım ve bana toplama kampından sağ kurtulan birini bulmasına ihtiyacım olduğunu söyledim.
Birkaç hafta içinde hayatta kalan bir bayan buldu. Ben onunla tüm işkence yöntemleri, toplu tecavüz, zorla kısırlaştırma ve kürtaj yöntemleri hakkında bir saat konuştum. Kulaklarıma inanamadım.
Konuşmamızın sonunda ona “sana yardımcı olmak için ne yapabilirim? diye sordum. “hiçbir şey” diye cevap verdi.
“Ne demek hiçbir şey, ne demek istiyorsun, yani bu 1 saatlik konuşmayı sebepsiz yere mi yaptık? diye sorunca bana, “dinle, ben Amerika’da yaşıyorum, ne istersem yaparım, ne istersem söylerim, ne istersem yerim, özgürüm, burada özgürlüğüm var. Siz asıl, her gün toplama kamplarında işkence gören, tecavüze uğrayan 2-3 milyon Uygur’a yardım edin” dedi.
O an kendi kendime dedim ki, ne olursa olsun, ben bu insanlara yardım edeceğim.
Bunu benzersiz bir şekilde yapmak istedim, çünkü çocukken bir NBA maçı izlerken ilk baktığım şey NBA oyuncularının ayakkabılarıydı. Rengine, markasına, rahat olup olmadığına bakardım ve ertesi gün babamdan bana almasını rica ederdim. Her çocuk ayakkabıları sever, bu yüzden dikkat edeceklerini bildiğim bir şeyle genç nesle ilham vermek istedim.
Dünyanın dört bir yanındaki, rejimleri tarafından ezilen sanatçılara ulaştım ve onlara tüm mücadeleleri, acıları ve hikayeleri ayakkabılara resmetmelerini istedim. Bu ayakkabıları bu şekilde tasarlattım.
Celtics için oynadığım ilk maçta Ayakkabımdaki konu “Özgür Tibet” idi ve bu, Madison Square Garden’da New York Knicks’e karşı sezonun ilk maçıydı. Garden’da açılış gecesi olduğu için herkes o maçı izlemek için oradaydı. Knicks ve Celtics maçları her zaman iyi bir rekabettir, bu yüzden tüm ülke ve dünya o maçı izliyordu.
“Özgür Tibet” yazan ayakkabılarımı giydim ve takım arkadaşlarımla ısınmaya başladım. Ulusal Marşı söyledik, maçın başlamasına 1 dakika kalmıştı. Celtics’ten iki beyefendi yanıma gelip “Ayakkabılarını hemen çıkarmalısın” dediğinde yedek kulübemizin önünde toplanmıştık.
Onlara nedenini sordum, “ayakkabılarınız uluslararası alanda çok ilgi görüyor ve çok fazla telefon alıyoruz, lütfen onları hemen çıkarın” dediler.
Benim için mükemmel bir andı çünkü vatandaşlık sınavıma hazırlanıyordum. Ben de gözlerimi kapatıp kendimle konuştum; Enes 27 değişiklik var ve 1. değişiklik ifade özgürlüğü. Sonra gözlerimi açtım ve “Hayır, ayakkabılarımı çıkarmıyorum” dedim. Onlar da bana tekrar ayakkabılarımı çıkarmamı söylediler. Ben de “ceza alsam bile onları çıkarmayacağım” dedim.
İlk devre 0 dakika oynadım ve soyunma odama geri dönünce telefonumu kontrol ettim. Binlerce bildirim vardı ve menajerimin bana gönderdiği bildirime tıkladım, “Çin televizyondaki Boston Celtics’in tüm maçları yasaklandı.
Çin’in Celtics’in bütün maçlarını yasaklaması kelimenin tam anlamıyla 24 dakika (1 çeyrek 12 dakika, 2. çeyrek 12 dakika) sürmüştü. Biz o maçı kaybettik.
Ondan önceki her maçta oynadıktan sonra o maçta hiç süre alamadım. Karşılaşmadan sonra her tüm medya kuruluşları benimle konuşmak istedi. Menajerime kabul etmeyeceğini söyledim çünkü takım arkadaşlarımın bunu dikkat çekmek için yaptığımı düşünmelerini istemiyordum.