“GENEL ARIZALAR OLDUĞUNDA #turknet HATLARINI KAPATIYOR.”
Bunu çağrı merkezi çalışanı söyledi. 2 haftada bir aynı derdi çekiyez. Tecrübe. Bilgilendirme msjı dahi atmıyorlar. Kesinti yapılan günleri telafi etmiyolar. Ay sonu İşi olan dersi olan ne yapıyor kimin umrunda ? #turknet
4 Eylülden bu yana int kesik. Mh arıyor diyor ki 6 Ekim’e dek tamir edilcekmiş ama bu öngörülen süre net değil. O zaman iptal edelim hattı cayma bedeli de ödemek istemiyorum.Yok olmaz 90 gün arıza ramir hakları varmış. Mağduriyetimiz GİDERİLMİYOR @TurkTelekom#türktelekom
Numara istediniz ama aramıyorsunuz ki. Şikayet kaydı açmışsınız ki zaten 262626 tane şikayet kaydımız var. Çözüm nerede ??? 4 Eylülden bu yana bir kablo arızasını gideremiyorsanız yapmayın bu işi. Mağdur ettiniz çözüm yok yok yok @TurkTelekom#türktelekom#turktelekom
4 Eylülden bugüne dek kendilerinden kaynaklımolan kablo arızasını gidermediler. Hiçbirşey yapılmıyor. Boğazım latladı temsilcilere laf anlatmaktan. 1 saniye ft ödemesek hemen kesersiniz neden hala çözemediniz sorunu. Mağdur ediliyoruz çözümü yok. Lanet olsun. #tuerktelekom
4 Eylülden bugüne dek kendilerinden kaynaklımolan kablo arızasını gidermediler. Hiçbirşey yapılmıyor. Boğazım latladı temsilcilere laf anlatmaktan. 1 saniye ft ödemesek hemen kesersiniz neden hala çözemediniz sorunu. Mağdur ediliyoruz çözümü yok. Lanet olsun. #tuerktelekom
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Musa Özuğurlu ile Sabah Pusulası programında, "Ülkemizin uçurumdan yuvarlanmasına izin vermeyeceğiz" bildirisinin ortaya çıkış sürecini özetleyerek sürecin ABD, İngiltere ve İsrail’in bölgesel operasyonlarıyla bağlantılı olduğunu, Türkiye’de laikliğin tasfiyesiyle dini temelli bir düzen kurulmaya çalışıldığını ve bunun, İsrail’in de dahil olduğu geniş bir bölgede ucuz emek sömürüsüne dayalı bir sermaye projesi olarak kurgulandığını vurguladı.
Programın tamamını izlemek için:
https://t.co/Spl0R79WaW
Başta Sındırgı’dakiler olmak üzere tüm yurttaşlarımıza geçmiş olsun. Yıkılan binalar var. Belediye Başkanına göre 10, İçişleri Bakanına göre 1!
Depremde arama-kurtarma ve yardım çalışmaları için ilk koşul, hızlı ve sağlıklı bilgidir. İktidar yalnızca bilgi saklamıyor, kendisi de bilgiye ulaşamıyor. Çünkü birbirine güveni azalmış, birbirlerinden çekinen, halkın karşısına çıkmaktan korkan bir toplama dönüşmüş durumdalar.
Zaten bilimle araları da iyi değil, dolayısıyla ha on ha bir!
Umuyoruz ki can kaybı olmasın.
Bugün Çorlu’da yaşanan tren faciasının yedinci yıl dönümü. Yedisi çocuk 25 insanımızı kaybettiğimiz feci kaza. Asıl sorumluların biri bile ceza almadı. Demiryollarında özelleştirmenin, plânsızlığın, devlet kurumlarının içinin nasıl boşaltılıp arpalıklar haline getirildiğinin hikayesi. Tüm bu halk düşmanı uygulamaların nasıl insanların hayatına kastettiğinin acı bir örneği.
Bolu Kartalkaya'da 36'sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği otel yangını davasının ilk duruşması dün başladı bugün de devam ediyor. İnsanlar can kavgası verirken patronların arabalarının telaşına düştüğü katliamın davası. Mahkeme salonu var, savcı var, hakim var, acılı aileler var ama bilirkişilerin birinci dereceden sorumlu dedikleri ortada yok, bakanlık yetkilisi yok, adalete dair umut yok.
Geçtiğimiz hafta izmir bölgesinde yaşanan orman yangınlarında vali başta kimi yetkili ağızlardan da ifade edildiği gibi özel elektrik dağıtım işi yapan Gediz Elektrik Dağıtım Şirketi’nin açgözlülüğü ve sorumsuzluğu binlerce hektar ormanlık alanın içinde yaşayan yabanıl canlılarla birlikte yanmasına, ikisi itfaiye işçisi üç yurttaşımızın ölmesine yol açtı. Devlet eliyle arz ve nakli yapılması gereken elektrik enerjisi holdinglerin kasalarını dolduran bir kazanç kapısı haline getirilince insanlar başta canlıların hayatı da değersizleşmiş oldu.
Dün Milli Savunma Bakanlığı metan gazı zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybeden asker sayısının 12'ye ulaştığını açıkladı. Asker tabutları yanında bol bol hamaset var ama askerlerin yanında bir-iki bin liralık gaz dedektörü, gaz maskesi bile yok.
Bu düzen holdinglere, sermayeye dost halkına düşman. Her yeni gün bunun yeni ve acı örneklerine tanıklık ediyoruz. Bir de üstüne bu rezil düzeni kabullenmemiz, önünde diz çökmemiz için halkı tehdit edip duruyorlar.
Bu cüreti milyonların örgütsüz olmasından buluyorlar.
Bu memleket bizim!
Sanmasınlar ki bu rezilliklerin, arsızlıklarının hesabı sorulmayacak.
Holdinglerin, sermayenin, bir avuç patronun, AKP iktidarının çıkarları için milyonlara dayatılan cehenneme karşı; örgütlenmeye, örgütlülüğü büyütmeye çağırıyoruz.
İsrail’in ABD ve diğer (açık ya da utangaç) müttefiklerinin yardımıyla gerçekleştirdiği saldırıyı İran’daki mollalar rejiminin suçları ile mazur göstermeye çalışanlar…
İsrail Devleti’nin bilimi, aklı, demokrasiyi, medeniyeti temsil ettiği saçmalığını yaymak için her fırsatı değerlendirenler…
Ekonomik yaptırımlarla nefes alamaz hale getirilmiş İran’ı, komşularının neredeyse tamamının bir biçimde işbirliği yaptığı bir düşmandan her darbe yediğinde alay konusu yapanlar…
İsrail saldırganlığına yanıt veren Filistinlilerin ya da İran’ın direncini değersizleştirip İsrail’e düşen füzelerin “teneke” olduğunu kanıtlamak için saatlerce uğraştıktan sonra hüsrana uğrayıp sessizliğe gömülenler…
İçinizde seküleri var, İslamcısı var, Türkçüsü var, Kürtçüsü var, sosyal demokratı var, “devrimcisi” var, çeşit çeşitsiniz ama dün siyasi tercihlerinizden bağımsız olarak, insanlıktan uzaklaşma doğrultusunda epey bir yol kat ettiğinizi bilin.
Çağlayan Adliyesi önünde #BaharAksu için, bir kez daha #Suçlusunuz demek için bir aradayız.
Bahar’ın ölümünden sorumlu olanları yargılıyorlar. Peki gerçekten sorumlular bu kadar mı?
Bahar uzaklaştırma kararına rağmen korunmadıysa suçlu kim?
Kadınlar sokak ortasında silahla öldürülüyorsa suçlu kim?
Kadınlara kapıyı açmayın diyen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya hesap verecek #Suçlusunuz
Yalnızca tetiği çekeni değil kadınları korumayanları da yargılayın dediğimiz için, kapıyı açmayın diyen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya #Suçlusunuz dediğimiz için TKP Üyesi ve KDK’lı 2 arkadaşımız göz altına alındı.
#Suçlusunuz demek suç değil görevdir! Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın!
Kadınların koruma ve uzaklaştırma kararlarına rağmen öldürülmesine göz yuman, sokak ortasında silahla vurulmasına müsaade edenler suçludur; suçlu sizsiniz Ali Yerlikaya!
Eğer suça ortak olmak istemiyorsanız, kadınların ölümünden kadınları sorumlu tutacağınıza koruma kararı olan kadınların öldürülmemesi için önlem alın, bireysel silahlanmanın önüne geçecek adımlar atın. Size suçlusunuz diyenleri göz altına aldıracağınıza bu ülkede kadınların ölmemesini sağlayın.
İstediğiniz kadar durdurmaya çalışın, göz altına alın, yasaklayın kadınlar ölmeye devam ettikçe suçlu olduğunuzu yüzünüze haykırmaya devam edeceğiz.
Hesap vereceksiniz.
Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın.
Çağlayan Adliyesi önünde Kadın Dayanışma Komiteleri'nin yaptığı açıklama sonrasında 2 üyemiz gözaltına alındı.
TKP Merkez Komite Üyesi ve KDK Sorumlusu Senem Doruk İnam, hukuksuz gözaltıların ardından açıklaması şöyle:
📌"Şişli’de sokak ortasında koruma kararı olmasına rağmen ellerini kollarını sallayarak öldürdüler Bahar Aksu’yu. Bugün Kadın Dayanışma Komiteleri olarak Bahar Aksu’nun davasında hem kadınları öldürenlere hem de kadınları korumayanlara suçlusunuz demek için Çağlayan Adliyesi önünde bir araya geldik. Bahar’ı öldürenler kadar Bahar’ı korumakla yükümlü olup korumayan devlet yetkililerinin de sorumlu olduğunu söyledik.
Açıklamamızı yaparken kadın cinayetlerinde sorumluluk taşıyan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya için taşıdığımız “suçlusun” dövizi polisler tarafından “suçüstü” olarak gösterildi ve işlem başlatıldı. 2 arkadaşımız bu gerekçeyle gözaltına alındı. Suçluya suçlu demek suç değildir, olamaz.
Kadınların koruma ve uzaklaştırma kararlarına rağmen öldürülmesine göz yuman, sokak ortasında silahla vurulmasına müsaade edenler suçludur, suçlu sizsiniz Ali Yerlikaya. Eğer suça ortak olmak istemiyorsanız, kadınların ölümünden kadınları sorumlu tutacağınıza koruma kararı olan kadınların öldürülmemesi için önlem alın, bireysel silahlanmanın önüne geçecek adımlar atın.
Size suçlusunuz diyenleri gözaltına aldıracağınıza bu ülkede kadınların ölmemesini sağlayın. İstediğiniz kadar durdurmaya çalışın, gözaltına alın, yasaklayın. Kadınlar ölmeye devam ettikçe suçlu olduğunuzu yüzünüze haykırmaya devam edeceğiz. Hesap vereceksiniz. Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın.”