Yıl 1854... İskoç fotoğrafçı James Robertson, Galata Kulesi ve çevresini ölümsüzleştirirken aslında kısa süre sonra yok olacak bir silüeti kaydediyordu.
Ön planda sessizce duran Ceneviz dönemi surları, 1864 yılında Altıncı Daire-i Belediyye tarafından rant uğruna yıkıldı.
Surların yıkımına kredi sağlayanlar, hendekler doldurulduktan sonra ortaya çıkan araziye kendi apartmanlarını inşa eden zenginlerdi.
Eski mezarlığın ve kadim taşların yerini beton almaya başlarken, kulenin tepesinde gördüğümüz o zarif külah 1875'te kopan büyük İstanbul fırtınasında uçarak kayboldu.
İkinci Dünya Savaşı'nın yıkımını yaşamamış İstanbul, savaşı en ağır şekilde yaşayan Polonya'daki şehirlerden daha fazla hasar almış gibi görünüyor.
Bunu birisi izah edebilir mi?
#kaybolantarihinpeşinde
Vlora Hanı, Sirkeci ~
1904 yılında Mimar Raimondo d'Aronco tarafından Art Nouveau tarzda inşa edilmiş olan han binasının ilk ismi Ferouh Bey Hanı iken, 1921 yılında Vlora Han olarak değiştirilmiştir. #istanbul
📍Karahantepe — Tarihte bir ilk!
Taş Tepeler Projemiz kapsamında yürütülen kazılarda, ilk kez insan yüzü betimli bir T biçimli dikilitaş gün yüzüne çıkarıldı!
Daha önceki örneklerde insanı temsil ettiği düşünülen dikilitaşlar, bu keşifle birlikte anlamını derinleştirdi.
Karahantepe’de bulunan bu eser, Neolitik çağ insanının kendini T biçimli sütuna işlediği ilk örnek olarak insanlık tarihine ışık tutuyor.
Keskin yüz hatları, derin göz çukurları ve belirgin burnuyla bu yüz, 12 bin yıl öncesinden bugüne uzanan bir bakışı taşıyor.
Anadolu’nun kadim topraklarında her keşif, ortak geçmişimizi biraz daha görünür kılıyor.
Bu mirası korumaya, anlamaya ve dünyayla paylaşmaya devam ediyoruz.
Bu önemli keşfe emek veren kazı ekibimize ve @kvmgm’ye teşekkür ediyorum.
Selimiye Camii kubbesine yazısının yazılmasını isteyen hattat, Hüseyin Kutlu, Beşiktaş Sinanpaşa Camii kubbesine yazdığı yazıda ( 2.görsele bknz) imla hatası yapmış, yani ayeti yanlış yazmıştır. Ayrıca ayetin yazılması gereken bölümünü eksik bırakarak anlamsal bütünlüğü bozmuştur. ( Detay tedkik, tesbit ve izahatını işin ehli kudretli, vicdanlı, şan şöhret, ihale, rant peşinden koşmayan hattat, mimar, nakkaş, restoratör ve İslam sanatları tarihçilerimize havale ediyorum.)
Ayet-i Kerîmeler’in meşkinde, imla hatası hat sanatı için çok temel bir değerlendirmedir. Yazının san’at kıymeti ne olursa olsun o yazı yok hükmündedir ve muhakkak surette tekrar yazılmalıdır.
Yani demem o ki; hat sanatı açısından eşsiz yadigârları imha edip, yerine yanlış yazdıkları yazıları ve imzaları kaldırıp, yeniden eskisine ihanet etmeden ihya etmeye Beşiktaş’taki Sinan Paşa Câmii’nin kubbesi Kādıasker Mustafa İzzet Efendi’ye (1801-1876) aid iken caminin takriben 15 yıl evvelki tâmirinde tamamen kazıtılarak, mezkur hattat Hüseyin Kutlu’ya yeniden yazdırtılma cihetine gidilen bu eşsiz eserden temizliğe ve tövbeye başlayabilirler Kutlu, İrteş, Şenalp ve ekibi.
#HüseyinKutlu #SelimiyeyeDokunma #SelimiyeCamiiRestorasyonu
@tcbestepe@ikalin1@TCKulturTurizm@hattatberk@ahmetsimsirgil @talhaugurluell @biksadsanat@SelimiyeGercegi
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Taş Tepeler Projesi” kapsamında yürütülen kazılarda, Göbeklitepe kültürünü yansıtan Sayburç yerleşiminde 50’den fazla yapı gün yüzüne çıkarıldı.
Kazılarda, içinde “T” biçimli dikili taşların bulunduğu yapılarda ocak, platform, seki ve işlik alanları belirlendi. Bunların büyük kısmının konut, daha az sayıda ise özel kamu yapısı olduğu kaydedildi. Sayburç Kazı Başkanı Doç. Dr. Eylem Özdoğan, şunları aktardı: “Sayburç’ta özel kamu yapılarıyla konutları bir arada gördük. Bu hem gündelik yaşama hem de özel yapılardaki etkinliklere dair ayrıntılı bilgiler sunuyor. Konutlarda gündelik yaşamın izleri, beslenmeye dair işlerin evlerde sürdürüldüğünü gösteriyor. Özel yapılarda ise ‘T’ biçimli dikili taşların sayısı ve sekilerin düzeni farklılık arz ediyor.” Kazılarda, Neolitik dönemde, yaklaşık 12,00 yıl önce bölgede yoğun bir iskanın başladığı, Sayburç'un yaklaşık 300 yıl boyunca kesintisiz kullanılan bir alan olduğu ortaya çıkarıldı. Kaynak: AA (01.09.2025)
Tekirdağ/Şarköy/Hoşköy'de rota feneri olarak inşa edilen Hoşköy (Hora) feneri 1861 yılında Fransa'dan özel olarak getirilen malzemelerle Fransızlar tarafından inşa edilmiştir. 2 saatte bir kurulan sarkaç sistemi ile çalışan Hoşköy (Hora) Feneri 20 metre yüksekliğindedir.
Tekirdağ/Toptepe'de bulunan ve Karanovo kültürü ile yakınlığa sahip muhteşem bir tahıl depolama kabı. Makedonya ev modellerine paralellik gösterse de Balkanlar'ın hala en şaşırtıcı eseri.
6300 yıllık bu harikayı görmek için Tekirdağ Müzesi'ni ziyaret edebilirsiniz. 🎉🥳🎉