Kitap gibi bir hayatınız olmasa da Bir şiiriniz olmalı Göz göze gelebileceğiniz birkaç satır Biraz umut, biraz düş, biraz da heyecan Kelimelerin arasına gizlene
Ana Kasparian, İsrail'in hapishaneleri hakkında en suçlayıcı raporu az önce okudu. Cinsel işkence organize devlet politikasıdır, en yüksek otoriteler tarafından onaylanmıştır. Kadınlar günlerce tecavüze uğratılıyor. Erkekler köpekler tarafından tecavüze uğruyor. Yangın söndürücü hortumları vücutlara sokuluyor.
Batı medyasının ahlaki durumu böyle kendini savunuyor ve rapor etmeyi reddediyorlar. Tecavüz devlet politikası olarak. İşkence organize bir uygulama olarak. Kadınlar ve erkekler en vahşi yollarla ihlal ediliyor.
Batı, ışıltılı bir ahıra insan süsü vermenin kendisidir.
Solipsist bir iskeletin kendisine organ seçtiği, şımarık iptidai tasarımcı.
Batı, hiçbir zaman o sırttan inmedi !!
Doğrusundan şüphe etmedikçe hakikat siyahi bir köle olarak kalacak!
BATIk Hedoniyet!
Bakanlığımızın arşivinden yayımladığımız belge ve fotoğraflar, 1919-1922 yılları arasında Yunan ordusunun Anadolu’daki mezalimini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yunan kuvvetleri Anadolu'yu işgali sırasında ve geri çekilirken, Lozan Barış Antlaşması ve uluslararası raporlarla da kabul edilen sistematik bir imha politikası yürütmüştür.
Paylaştığımız bu kayıtlar; Bursa civarındaki bir köyde Türk sivil halka yönelik gerçekleştirilen katliamın acı bir örneğidir.
Rojava değil Kamışlı'dır, Suriye'ye aittir.
Cizre Türkiye'ye aittir.
Amed değil Diyarbakır'dır.
Konstantin değil İstanbul'dur.
Türkiye Milleti değil Türk Milleti'dir.
Vatanın bölünmez bütünlüğü uğruna canını, bedenini feda eden yiğitlerin yanında mısınız?
Yoksa Öcalan süreciyle Türk milletinin milli değerlerinin pazarlık konusu yapıldığı tarafta mısınız?
Karar sizin