Çok güzel bi paneli geride bıraktık, katılamayanlar için ufak bir özet ve öne çıkan yorumları derlemek istedim.
Chainalysis Türkiye ve Orta Asya Menajeri Faruk Bey gelişen teknolojinin tarih boyunca insanların kültürlerini değiştirdiğini vurguladı. Para konseptinin metal bir formdan önce kağıda sonra da dijital bir şekle en son da blokzincirler üzerindeki kripto varlıklara yaşadığı değişim, kamu kuruluşlarının para piyasasını regülasyon kabiliyetlerini de etkiledi. Kâğıt para transferlerinin takibinin zorluğuna vurgu yapan Faruk Bey, elinizdeki kağıt paranın birkaç işlem önceki sahibin tespitinin çok zor olmasına karşın, bankalar üzerinden yapılan dijital transferlerin ne kadar da takip edilebilir olduğunu hatırlattı.
Günümüzde ise kamuda sanılanın aksine kripto para aklanılabilecek, izinizi kaybettirebileceğiniz bir yerden ziyade bolca izinizi bıraktığınız bir medium sunuyor mali suçları araştıran kamu kuruluşları için. Teknoloji de el verdiği için bu kamu kuruluşları KVHSlerden ilk önce KYC (kullanıcını tanı)-KYB(partner şirketini tanı) şimdi ise KYT(işlemini tanı) ürünlerini kullanmalarını talep ediyor.
Regülatörlerin kurumların kriptoya adaptasyonunu hızlandırmak için bu yıl atması gereken en önemli adım nedir sorusuna ise Faruk Bey şu cevabı verdi; Platform ve Saklamacı lisanslama süreci sektörün geleceği için kritik olduğundan bu muğlak süreç hızla sonuçlandırılmalı bu konuda KVHS başvurusunda bulunan şirketlere büyük sorumluluk düşüyor ama top sadece onlarda değil. Aynı soruya Tahsin Bey’de Faruk Bey’e katıldığını bu puslu sürecin blokzincir ürünleri üreterek KVHSlere çözümler sunan şirketleri de olumsuz etkileyebileceğini vurguladı.
node101 olarak İstanbul Blockchain Week’teyiz! 🚀
@Trioblockchain ve @chainalysis ile gerçekleştirdiğimiz panelde, blokzincir teknolojilerinin kurumsal ölçekte benimsenmesi için kritik öneme sahip altyapı, risk yönetimi ve uyum süreçlerini ele aldık.
Bir diğer yandan TrioLabs’in kurucusu ve uzun yıllardır blokzincir geliştirici ekosisteminde üretim yapan Tahsin Bey Türk blokzincir geliştiriciliği ekosisteminin önünün açık olduğunu, özellikle yeni kurulan ve lisanslama sürecinde bulunan KVHSlerin ihtiyaçları olan ürünlerin de uzum zamandır üretim yapan bu şirketler tarafından karşılanabiliyor olmasının bir tür ‘cluster’ yarattığını vurguladı.
Birkaç sene önce kripto punk, kripto anarşist bir sektör ortamından bugün geldiğimiz kurumların sektöre adapte olması sürecinin oldukça sağlıklı ve doğal olduğunu, en başta kurumların adaptasyonunun ana hedeflerden biri olduğunu ancak bu süreçte blokzincir felsefesinden de mümkün olduğunca az uzaklaşmak gerektiğini vurguladı.
Yarın çok güzel bir panel ile IBW community sahnesinde olacağız. 2024 yılından beri dile kolay iki senedir süre gelen KVHS tebliğlerine uyum sağlamak kurumlar için (özellikle de geleneksel köklerden gelenler için) yorucu ancak yatırımcıların ve Türk crypto ekosisteminin geleceği için hayati bir süreç.
Gerek MASAK uyumlulukları gerekse SPK tebliğlerine uyum için sektör standartlarını belirleyen Chainalysis Türkiye ve Orta Asya Menajeri Günay Faruk Özer ile uyumluluk süreçlerini konuşacağız. Ki kendisi bu konudaki en yetkin kişilerden biri gerçek bir Ankara’lıdır Ankara Fen, ODTU Bilgisayar sonrası SPK’ya katılan ilk yazılımcılardan biridir kendisinin yorumlarından çok şey öğreneceğinizden eminim benim gibi.
Bir diğer paneldaşım ise Triolabs ile yıllardır Türk blokzincir geliştiriciliğine yöne veren çalışmalarda bulunan hemen her önemli meclise ve davete konuk edilen Tahsin Büyükyavuz ile de kurumların ihtiyaç duyduğu cüzdan altyapılarını, finansal olmayan ihtiyaçlara hitap eden blokzincir ürünlerini konuşacağız. Güvenlik mimarisinin yanında ürünler ile de kurumların kullanıcılarına katacakları değerleri Tahsin abiden dinlemeniz farklı perspektifler katacaktır sizlere.
Ben ise hem moderasyonu hem de KVHS’lerin kullandıkları ve ihtiyaç duydukları blokzincir veri sağlayıcılığı noktasında dikkat edilmesi gereken veri ihlalleri ve hizmet performansları dikeylerinde diğer panelistlere katkı vermeye odaklanacağım.
Yarın görüşmek üzere 👋
node101, IBW 2026 Community Stage'de! 🚀
Kurucu ortağımız @gergin_101 'in katılımıyla gerçekleşecek oturumda, kripto hizmet sağlayıcılığının arkasındaki en kritik güvenlik katmanlarını, RPC veri sağlayıcılığını ve kurumsal uyum süreçlerini ele alacağız.
Blockchain developer ecosystem is growing,
probably faster than you think.
So far, 15.6 million commits
were sent to 722 thousand repositories
by 361 thousand developers
in the blockchain ecosystem.
How do we know the numbers?
We counted them one by one.
More soon.
Farklı coğrafyalardaki müşterilerimize;
En düşük gecikme ile (50ms altında)
Regülasyonlara uyumlu
1 Request 1 Kredi
Servis Taahütlerimize uygun hizmet verebilmek için altyapımızı üç kıtada çalıştırıyoruz.
5 countries, 10 cities, 50 blockchains…
node101 infrastructure is connecting many dots!
Deploy where it matters the most;
lower the latency,
optimize your costs,
comply with regulations.
node101 is here for you,
to find exactly what you need.
Türkiye, kriptodaki rekabetçiliğini kendisinin regüle ettiği yeni FTX'lerle kaybedebilir mi?
Her sürdürülebilir, her başarılı sistem güçlü yapı taşları üzerine inşa edilir. Türk KVHS rejimi de Platform ve Saklamacı saç ayaklarının yanında üçüncü bir ayak olan Veri Sağlayıcıları'na da sahip olmalıdır. Bu ayaklar birbirinden sadece teorik olarak değil, organik olarak da bağımsız olmalıdır. Ancak bu sayede manipülasyondan uzak, sağlıklı bir yatırım ortamı kullanıcılara sağlanabilir. İyi okumalarr!
Yazının Türkçesi için https://t.co/7HockjGdLs
FTX was designed as a risky monoblog organization because it controlled the platform, custody, and data simultaneously. Their failure dragged the whole ecosystem down with it.
Türkiye must avoid this systemic risk by enforcing a "Three Pillars" model: Platform, Custodian, and Data Provider. Organic separation is mandatory.
Geçtiğimiz ay vatani görevimi yaptığım için gündemden uzak kaldığımı sanmayın diye hızla regülasyon jurnalini yayınlayalım istedik 🙂
🏁F1 detayına dikkat çekerim 😂
Blockchain Regulation Journal April 2026 is out.
Key signals this month:
🇬🇧 FCA opens CP26/13 crypto perimeter guidance consultation
🇬🇧 First multi agency crackdown on illegal P2P crypto trading in London
🇬🇧 Draft amendments to Cryptoassets Regulations 2026, stablecoin payments in focus
🇪🇺 Eurosystem payments strategy puts tokenisation, tokenised deposits and stablecoins on the map
🇪🇺 ECB macroprudential work highlights euro stablecoin risk channels
🇺🇸 SEC draws broker dealer expectations for certain on chain user interfaces
🇺🇸 FDIC advances prudential standards for permitted payment stablecoin issuers
🇦🇺 ASIC roadmap for digital assets law reform implementation
🇦🇪 VARA framework for retail crypto derivatives
🇰🇪 Kenya launches public participation on VASP rules
Reach blockchains with node101!
Thanks to our local infrastructure, we
1. protect you from Turkish regulation 🇹🇷
2. improve decentralization with real distribution 🌍
Don’t trust us, verify.
Try our RPC services now.
Sezar'ın hakkı Trump'a!
Hiperdolarizasyonun önünde gerçek bir engel var mı?
Stabil Amerikan dolarlarının GENIUS Act ile birlikte 1'e 1 denklikle içerisinde Amerikan Hazine Bonolarının da bulunduğu güvenceli likit varlıklara bağlanmasıyla birlikte, stabil dolarlar hiç olmadığı kadar güvenilir ve sistem tarafından kabul edilmiş hale geldi. Analistler, Amerikalıların attığı bu adımın sebebi olarak, halihazırda 39 trilyon doları aşmış olan ABD borçlarının USD'yi devalüe ederek azaltılması ile alakalı olduğunu belirttiler. Ancak asıl kök neden oldukça politik ve ABD içerisindeki güç dengesiyle doğrudan alakalı. Flaş bir ifadeyle bu durumu özetlemek gerekirse, Trump Sezar olmak istiyor!
GENIUS öncesi var olan parasal sistemi kabaca özetleyelim. Amerikan halkının oylarıyla seçilen ABD hükümetinin başkanının önerisiyle, yine Amerikan halkının seçtiği senatörlerin onayıyla göreve atanan Hazine sekreteri, çeşitli vadelerle ABD hazine bonolarını ve tahvillerini ihraç ederek piyasadan borçlanır. Vergi gelirlerinin yanında, piyasadan borçlanarak bütçesini oluşturan Başkan, bu kaynaklarla görev süresince hükmeder. Ancak, piyasadan borçlandığı maaliyet yani ihraç ettiği tahvillerin asıl değişkeni olan faizi kendisi belirleyemez. Görev süresi bitmeden yeniden atayamadığı, üyelerini doğrudan kendisinin seçemediği, ABD kamusunun değil, hukuken kamu-özel bir yapıda, fiilen Wall Street etkisine açık sahiplerinin olduğu tam bağımsız Federal Reserve (FED) isimli ABD'nin merkez bankası diyebileceğimiz kuruluş faiz oranlarını ve USD emisyonunu belirler.
Bu da Başkan Trump için kabul edilemez bir durum olacak ki bir buçuk yılı aşkın süredir FED Başkanı Powell ile gitgelli bir kavga içerisinde. Powell'den ya faizleri düşürmesini ya da istifa etmesini istiyor. Trump, yetkisi olmamasına rağmen Powell'i görevden almaya bile çalıştı.
İşte tam da böyle bir ortamda, istediği kadar uygun faizlerle borçlanamayan başkanın imdadına, FED'in tek başına piyasaya yön verme tekelini orta ve uzun vadede tehdit eden, FED'in tekelinde olan USD'ye alternatif olarak doğrudan ABD hazinesinin bastığı hazine bonolarına 1'e 1 oranda denk olabilen stabilcoinler yetişti. GENIUS isimli geçtiğimiz yıl yasalaşan act (bizdeki yasaların common law karşılığı) ile birlikte artık klasik yollarla sadece bankalar ve FED üzerinden değil, aynı zamanda stabilcoinler ile kripto piyasası üzerinden de borçlanabilen bir Washington var.
Bu da ABD hükümetine ve dünyaya, kelimenin tam anlamıyla ABD dolarını yoktan var eden FED'in ve bu dolarların faizini belirleyerek başta ABD hükümetine olmak üzere tüm dünyaya borç olarak verdiği USD'nin yanında, tokenize edilmiş ABD hükümet bonoları ile de ticaret yapabilme imkânını sağlamış oluyor. Bu genius (dahiyane) hamle ile birlikte, FED'in kurulduğu 1913 yılından beri ilk defa bir Amerikan başkanı doğrudan FED'in tekelindeki bir varlık üzerinden değil, tamamen kendi tekelinde olan kendi atadığı sekreterin bastığı Amerikan hükümet bonolarının en çok rağbet gördüğü bir yapı üzerinden de borçlanabiliyor.
Kendi basmadığı parayla ülkesini yöneten bir hükümdar Sezar kadar güçlü olamaz. Belki de Trump bu nedenle, FED'in elindeki tekele hücum ederek para basma imtiyazını da kendi ellerine, ABD hükümetine almaya çalışarak Roma'nın kadir Sezarları kadar güçlü olmaya çalışıyor. 1913'te kurulan FED, pekala 2033'te de olduğu yerde olmayabilir diyor. Varoufakis'in dikkat çektiği büyük teknoloji firmalarının kendi stabil dolarlarını piyasaya Başkan Trump'ın bonolarını alarak sürmesi ile techbrolar da, bankalar da başkan da kazanıyor. Dünya üzerindeki her yatırımcı USD'yi ABD Hazine bonoları ve tahvillerine olan güvenleri nedeniyle tercih ediyor. Bu nedenle ha USD kullanmışsınız ha CitiBank'ın USDCiti'sini, Musk'ın USDX'ini, Thiel'ın USDPalantir'ini kullanmışsınız, pek de fark etmez diyebilirsiniz aynı şekilde.
Peki hadi diyelim tüm bu spekülasyonlar doğru. Sınırlararası hareket edilebilen, her şirketin ve bankanın kendi dolarlarını yaratabildiği ve mevduat yatırımcılarına %8, %10, %15 belki de daha fazla ödül (yield, reward vb ne derseniz) verebildiği bir dünyada gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin durumu ne olacak? Oturduğunuz yerden %15 dolar getirisi elde edebildiğiniz bir yerde bırakın Brezilya Realinde mevduat tutmayı, Euro'da mevduat tutar mısınız? Komşumuz Varoufakis Amerika'da kurulmaya çalışılan bu yeni para rejimine karşı diğer bankaların ve hükümetlerin ne yapacağını tartışmış siz de bi göz atın derim.
TRUMP WANTS THE DARKEST CORNERS OF BIG TECH TO OWN THE DOLLAR
The IMF-World Bank Spring meetings are usually placid affairs that participating central bankers wish to forget soon after they are over. Not this Spring. This April the feeling several central bankers brought back home with them was not the usual relief but something far more visceral: dread, terror even. The reason? The spectre of the Genius Act—the U.S. stablecoin bill barrelling toward law in 2025, hot on the heels of Donald Trump’s January 23 executive order heralding a strategic cryptocurrency reserve.
Central bankers have hitherto seen cryptocurrencies as a nuisance whose upside is that, thankfully, they lack the capacity to cause serious raptures in the architecture of the monetary systems under their care. They no longer think now that President Trump’s team are counting on cryptocurrencies pegged to the dollar as part of their strategy to rejig the global monetary system.
What unsettled central bankers this Spring wasn’t just the policy itself, but its implications: a deliberate, chaotic unravelling of the 20th century’s monetary order where central banks reigned as the sole architects of money. The Genius Act doesn’t just allow private stablecoins—it prohibits central bank digital currencies (CBDCs), anointing corporate-issued tokens as the new guardians of dollar hegemony. This isn’t innovation; it’s a hostile takeover of money itself. Lacking anything resembling serious regulation, stablecoins are neither stable nor merely an alternative dollar payment option. They are a Trojan horse for the full privatisation of money.
The European Central Bank sees the danger. If securities migrate to blockchain, with bonds, stocks, and derivatives becoming tokenised, then settlement must follow. The ECB’s solution is a tokenised euro, ensuring public money remains the bedrock of finance. So far, the ECB had to face down resistance to this plan from the German and French banks who seek to maintain the status quo. Now, the ECB has another, a bigger headache: the spectacle of Washington racing in the opposite direction. By banning CBDCs and greenlighting stablecoins, Trump’s team do not just reject public digital money—they also outsource dollar supremacy to the darkest forces within Big Tech.
The irony is grotesque. The same libertarians who rail against government are now begging the state to anoint their stablecoins as de facto official currency. Worse, they demand access to the Federal Reserve’s balance sheet—allowing private issuers to back their tokens with central bank reserves. Imagine a world where Tether, Circle, or Elon Musk’s X Coin enjoys the implicit backing of the US Treasury while operating outside banking regulations. This isn’t just regulatory arbitrage; it’s monetary feudalism.
Lest we forget, there is a reason 19th century America was a monetary dystopia: thousands of wildcat banks issuing private notes, regular panics leaving the public, the working class in particular, holding worthless paper. Even J.P. Morgan was so appalled and threatened that he decided to strongarm the federal government and other bankers to establish the Federal Reserve as a public institution with a remit to stabilise money.
Now, we’re hurtling backward. The Genius Act, whose final draft we have not seen yet, could unleash a digital wildcat era, where stablecoins—pegged to the dollar but controlled by private actors—flood the globe with digital pseudo dollars. Even if well-intentioned stablecoins, like Circle’s USDC or Tether’s USDT, are run by privateers who stand no chance of maintaining their tokens’ dollar peg once their volume escalates after they receive the official imprimatur of the federal authorities. In what must surely constitute the grossest example of truth reversal, President Trump’s executive order ill-defines stablecoins as instruments that will "promote and protect the sovereignty of the US dollar." Loosely translated this calls upon shady privateers to flood the world with private dollar proxies, ensuring that even if nations ditch the greenback, they’ll still be trapped in its digital shadow.
Europe is scrambling. The ECB, realising the existential threat, is fast-tracking a ‘wholesale CBDC’—a digital euro for institutional use that acts as a stopgap: a quick and dirty hybrid system syncing traditional payments with blockchain, buying time until true atomic settlement can be pushed past the vicious resistance of private bankers.
But it may already be too late. While Europe dithers with committees, the US is acting. The Markets in Crypto-Assets (MiCA) regulation has already driven Tether out of Europe—not because MiCA is too strict, but because the European Union’s political leadership still does not grasp the stakes. If stablecoins become the default money of crypto markets, DeFi, and emerging economies, the ECB’s half-baked digital euro will arrive to a battlefield where the war is already lost.
Meanwhile developing countries face a brutal choice. Already choking under the dollar’s dominance, they must now either ban stablecoins (thus forfeiting access to crypto capital flows) or create their own to compete with the dollar’s network effects. A third, unappetising alternative, is to surrender to a new – even more perilous –
form of de facto dollarisation.
The only central bank that has planned ahead of this tsunami is China’s, along with some of the rest of the BRICS. Having the luxury of its own, already functioning digital yuan, China’s central bank can afford to refuse lending legitimacy to stablecoins by regulating them, preferring to ban them altogether to be on the safe side. But this sensible defiance leaves one gigantic dilemma still unanswered: China’s accumulated savings of approximately $4.5 trillion held by public and private institutions. Should they dump them, thus giving a boost to the Trump team’s plan to devalue the dollar? Or hold them, thus remaining exposed to the turbulence that Trump’s team is so adept at stirring up?
In the longer term, the real danger that looms is a bifurcation that fuels geo-monetary tensions, in addition to the existing geopolitical and geo-economic ones. Two parallel monetary systems seem to be heading for a clash: One made of public monies issued in China, India and, maybe, the Eurozone. And another comprising private money, increasingly dominated by dollar-pegged stablecoins colonising the dollar zone.
Is it any wonder that, this Spring, dread was the order of the day as our central bankers boarded their planes to return from Washington?
https://t.co/UFPIkyGUiR
Türkiye'nin önde gelen dijital varlık platformlarından biri olan Paribu'ya sağlamaya başladığımız RPC altyapı hizmetleri ile birlikte, Türk blokzincir ekosisteminin üç ana erki olan platform-saklamacı-veri sağlayıcı kalemlerinin hepsinin veri dolaşımlarının tamamen yurt içinde sağlanabilmesinin de emsali ortaya çıkmış oldu.
Infrastructure is important, particularly for RPC highways that connect to blockchains.
node101 is an official infrastructure provider for @ParibuCom, delivering ultra low latency RPC services.
✅ <50ms Latency
✅ Regulatory Compliant Local Servers
✅ Powered by @HuaweiCloud1
Building the backbone of the Turkish #Web3 Infra
Bir sabah uyanıyorsunuz ve büyük bir sürprizle karşılaşmışsınız, 101 Display 🌀
Art direktörümüz @llalenas'ın gizlice çalışarak hazırladığı bu font ile artık dokümanları hazırlamak da okumak da daha keyifli benim için. Font hazırlamak hem iyi bi geometri bilgisini hem derin bir hikaye anlatıcılığı hem de etkileyici bir estetik bakış açısını harmanlamayı gerektiren büyük bir iş.
Ekibim hakkında beni en çok mutlu eden noktalardan biri de her node101 üyesinin birbirinden yaratıcı işleri büyük bir özveriyle ortaya çıkarması oluyor.
Umarım siz de dokümanlarımıza denk geldiğiniz zaman bu fontun özgüvenli ve doğal akışından hoşnut olursunuz😀
Yarın çok özel bir yayında buluşuyoruz! 🌀
node101 olarak blockchain RPC ve validasyon hizmetlerimizi düşük gecikme, yüksek güvenlik ve regülasyon uyumu gibi kritik başlıkları müşterilerimize nasıl sağladığımızı, @HuaweiCloudTR ile Türkiye’de kurduğumuz güçlü mimariyi ve gelecek vizyonumuzu konuşacağız.