Neyse ben zaten hiç beklenmedik zamanda bir evi, bir işi, bir aileyi, bir düzeni, bir arkadaşı ve hatta bir memleketi terk etmelerimle tanınırım fakat onlar bunu sebepsiz sanır...
Biri sayesinde bir şeyi seversiniz. Mesela gül reçelini. Sonra unutmazsınız. Gül reçelini de, size sevdiren kişiyi de. Onun için görünmez bağlarla tarihler, insanlar ve olaylar birbirine bağlıdır. Hepsi hatırlanmak için zamanını bekler.
8-10 yaşlarında iken hep çilek odam olsun isterdim maalesef hiçbir zaman olmadı 4 kız kardeş ufak bir odada büyüdük.
O yüzden şu yaşımda bile hala pembe ve çilekli şeylere zaafım var…
Bu yıl öğrendiğim en büyük ders hiçbir şeyi zorlamamamız gerektiğidir: Konuşmalar, arkadaşlıklar, ilişkiler, sevgi, aşk…
Ve bana hayattan ne öğrendin derseniz kurcalamamak derim, herkes olmak istediği yerde olsun bırakın ve yolunuza devam edin🙏
Sazımda kırık bir türkü kitaplarım ayraçlarinda binlerce insanın o ağır ağıtları ve yüreğimde cehennem. (Her seferinde aklıma onlarca kelime gelir weylo türküsünde.)