Çabalamadan güzellikleri ellerinde tutmak isteyen plastik yaşamlar ve sulanması, özen gösterilmesi gerekmeyen odalara yayılmış, sahibinin hevesinin geçmesini bekleyen plastik çiçekler.
Nereden çıktı bu plastik çiçekler?
Neden plastik bu çiçekler ?
yani tahiri zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
tahir ne kaybederdi tahirliğinden?
tahir olmak da ayıp değil
zühre olmak da
hatta sevda yüzünden
ölmek de ayıp değil.
Dostoyevski, Suç ve Ceza kitabında:
“Herkesin, gidebileceği bir yeri olmalı” der ve ekler:
“Çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir.”
“ey leyla ben badiyeden boğazımda bir yudum suyla yesrib’e vardım, ferahlığın mekke’dir dediler. gözlerim orada bile seni aradı. yazıkların olsun bana bin kere yazıklar olsun.” diyen bir şiire rastladım.
şiirin “neye mâl olduğunun hiç önemi yok.
bileyim bir daha suyu göremeyeceğim,
bir daha akşam ezanını duyamayacağım, bileyim badiyede okuduğum kitaplar yanacak ve bağdat üzümleri boğazımda kalacak.
meydana yine yalın ayak senin için geleceğim.” dediği.