Kızın yüzündeki bir şeyi ilk kez gerçekten görme ifadesi tanıdık geldi mi? Bir süre değmeyecek adamlarla sınanmasına rağmen kendi karakterinden ödün vermeyen her kadın bir gün bu sahneyi yaşayacak
Post-doc, most-doc bunlar tamamen boş işler, sakın yapmayın.
Hepsi akademideki tıkanıklıktan ötürü ortaya çıkmış absürt pozisyonlar.
Normalde doktora derecenizi aldığınızda, bağımsız bir araştırmacı olacak yetenekte mezun olursunuz.
Eskiden doktorasını bitirenler doğrudan bir üniversitede öğretim üyesi olarak işe başlardı. Şimdilerde ise akademi, insanları ucuz iş gücü olarak sömürerek ilerliyor.
Akademisyen olma hayali kuran doktora mezunlarının sayısı, her sene açılan hocalık kadrolarından katbekat fazla. Haliyle kadro bulamayanlar, “post-doc” denilen bu saçma sapan işlere mahkum kalıyor.
Resmen “atanamamış hoca adayı” gibi bir şey. Ne öğrenci ne de hoca. Üstelik 3-5 sene post-doc yapsanız bile günün sonunda bir yerlerde hocalık kadrosu alacağınızın hiçbir garantisi yok.
Sonuç mu? 30'lu yaşların ortasına gelmiş, hâlâ hayatını kuramamış ve harcanıp gitmiş bir yığın “eskiden” parlak beyin...
Öyle bir arafta kalıyorlar ki belli bir noktadan sonra ne akademide hoca olabiliyorlar ne de endüstride mühendis olarak tutunabiliyorlar.
Doktorasını bitirmiş ama akademisyen olacağım diye daha önce başka işe girmemiş, yaşı ilerlemiş, vasıflı ancak vasfından dolayı (overqualified) ortalama işlere başvur/a/mayan insanların sayısı artıyor.
Şu gerçeği artık kabullenmek gerekiyor: Akademisyen olmak için doktora yapmak şart ama doktoradan sonra akademisyen olunacak diye bir şey yok.
Şu anda -en gencinden emekliliği gelmiş olana- 47.600 doktor öğretim üyesi var. Sadece geçen yıl 14.875 kişi doktorayı bitirmiş. Bu kadar kişiyi her yıl üniversite kadrosuna almak mümkün değil.
Bir kişi araştırma görevlisi değilse lisansüstü eğitimi esnasında mutlaka bir işe girmeli, tecrübe edinmeli, "network"ünü kuvvetlendirmeli.
Çevremde gördüğüm ciddi bir strateji hatası: Bazıları lisansta okudukları bölümlerden farklı alanlarda lisansüstü eğitim yapıyorlar. Bazı bölümlerden kabul almak da mezun olmak da kolay geliyor. Disiplinler arası çalışma teşvik görüyor ama konu üniversitede istihdama gelince artık ne ondansınızdır ne de bundan. İş zorlaşıyor.
Bugüne kadar binlerce Karadeniz fıkrası duydum, hiçbir Karadenizlinin buna alındığını görmedim.
Ama kürtler bir yolunu bulup yine mağdur oldu, tebrik ederim.