Saye, Farsçada “gölge” demektir. Sayende ise “senin gölgende” anlamına gelir.
Sayende özgürüz,
sayende karanlıkta kalmıyoruz.
Sayende okuyoruz,
sayende söz hakkımız var.
Her şey senin sayende🇹🇷
Ekonomist Murat Muratoğlu:
“Türkiye'de yaşadığımız hayatı Hollanda'da bir ineğe yaşat ertesi gün sütten kesilir. Ülke o kadar kötü bir durumda ki insanın üretesi gelmiyor.”
Uluslararası tecrübemle bu konuşmayı yorumlayım;
ABD Büyükelçisi diyor ki; Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazen Rusya’ya yanaşıyor, S-400 alıyor, Hamas’la ilişki kuruyor vs. Ama aslında Erdoğan’ın tek isteği var; “meşruiyet”. ABD Başkanı Trump, bu gel gitlerden sıkıldı. Erdoğan’a o istediği meşruiyeti vereceğiz.
Yani mealen; Erdoğan’a iktidarını sürdürmesi için tam destek vereceğiz. Onu iç politikada güçlü göstereceğiz. “İstediğini alan lider gibi” olacak. Tabii sıcak para da yollayarak döviz ihtiyacını karşılayacağız. Tabii buna karşılık o da bizim isteklerimizi karşılayacak.
Örneğin Suriye’de İsrail’le birlikte desteklediğimiz PYD-YPG yapılanmasına karşı ciddi bir hanle yapmayacak. İsrail’in istediği Kürdistan kurulacak. Bunun için Türkiye’de yapılması gereken yeni anayasa dahil her şey yapılacak.
Kıbrıs’ta Denktaş tezleri yerini yumuşamaya bırakacak. Doğu Akdeniz’de doğalgaz vs aramaları yapılmayacak… Buna karşılık AB de Türkiye’ye sıcak mesajlar verecek.
Evet, Büyükelçi Barrack mealen bunları söylüyor. Zaman gösterecek ne olacağını ama ABD’ye tam teslim Türkiye politikasına hazır olun derim ben.
Mansur Yavaş:
“Gürcistanlı masözü belediyeden maaşını vererek evinizde çalıştırıyorsunuz. Bunu Allah’tan korkan birisi, kendi hizmetinde kullandığı birisine belediyenin parasını ödettirir mi Allah aşkına.”
Mansur Yavaş, İ. Melih Gökçek’i adeta bombaladı:
“Gökçek usulsüz oturduğun o ev var ya mahkeme kararıyla tespit edildi. Çık bakayım o evden. ÇIK. Evsiz kalmazsın. Oğlan villa yapıyor bir katına seni oturtur. Ankara halkının malını geri ver. Bunları yapmadığın müddetçe, hesap verilmedikçe televizyon karşısına geçip ne bir başkasını suçla, ne bir başkasına iftira at. Bunu Ankara halkı mutlaka değerlendirecektir.”
Helal olsun Mansur Yavaş! 👏🏻
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın New York ziyareti sürerken, Times Meydanı'ndaki dev ekrana Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'in "Umut" başlıklı fotoğrafı yansıtıldı.
Akp ve Mhp’lilerin hedef aldığı Ceza hukuku hocası Av. Dilek Ekmekçi…
Bebekken yetiştirme yurduna bırakıldı. Biyolojik ailesini ararken kendi gibi yetiştirme yurdunda büyüyen ablasına ulaştı.
Ablası da dahil devlet yurtlarında kalan genç kızları fuhuşa zorlayan “güçlü adamların” siyaset ve bürokrasi içindeki suç örgütleri olduğunu öğrendi. Mhp ile ülkü ocakları hakkında suç duyurusunda bulundu.
Susturulmak istenen Ekmekçi 1 Eylül’de tutuklandı. Duruşmaya götürülürken zorla kelepçe takmaya çalışan polisler tarafından darp edildi.
2 ay sonra yapılan ilk duruşmada mahkeme tahliyesine karar verdi. Daha özgürlüğüne kavuşamadan aynı gün Savcı itiraz etti ve yeniden tutuklanması için yakalama kararı çıkarıldı.
Yetmedi, Akp’li Osman Gökçek'in şikayeti nedeniyle 3 hafta süreyle akıl hastanesine yatırılma kararı verildi.
Dilek Ekmekçi canı ve özgürlüğü pahasına bu ülkenin kadınları için mücadele etti, lütfen Ekmekçi’nin sesi olun, cesur insanların susturulmasına izin vermeyin...
LÜTFEN BEĞEN & PAYLAŞ DESTEK OL !!!
Özgür Özel, konuşmasını herkesi ayağa kaldırarak şu sözlerle bitirdi:
"Kalkın ayağa! Millet ayaktadır!
Bu partiyi ayağa siz kaldırdınız, iktidara siz taşıyacaksınız!
Partinize sahip çıkın çünkü CHP'ye sahip çıkmak Cumhuriyete sahip çıkmaktır."
Milli bayramlarımızda Atatürk’ü anmayan, Cumhuriyetin Diyanet İşleri Başkanı olmak yerine sarayın fetvacısı olan, Diyanet’i siyasete alet eden ve bana bir Audiyi çok gördünüz diye ağlayana haram olsun!
Mabel Matiz’in Saraçhane direnişine ithaf ettiği “Gök Mavi” parçası için aylar önce hazırladığımız klibi tekrar paylaşmak istedik:
“Bunca filizin ortak bi’ düşü var…”