Hepiniz ağlayarak özür dileyeceksiniz. O gün geldiğinde; affedeni, acıyanı, yargılamaktan vazgeçeni de unutmayacağız! Yok öyle “torunlarla emeklilik, hepimiz kardeşiz, kavga istemiyoruz” falan.Her şey yeni başlıyor. Bu ülkeye, insanına yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz!
Yılmaz Özdil:
Ecevit Kemal, Gandhi Kemal diyorlardı şimdi hain Kemal diyorlar.
Özgür Özel mesela Kılıçdaroğlu’nu gözyaşlarıyla alkışlarken Gürsel Tekin, Berhan Şimşek, Barış Yarkadaş bizim çocuklardı, şimdi nefret objesi.
Özgür Özel ile havlucu (Özkan Yalım) arasında büyük bir aşk vardı. Milletvekili listesinde birinci sıraya koyuyorlar, otelinden çıkmıyorlardı.
Havlucu sonra poşet moşet diyince nefret etmeye başladılar.
Muhittin Böcek 1 milyon avroyu, mavi bavulu falan anlatınca ne oldu? Yeniden aday gösterecek kadar aşıktılar şimdi nefret ediyorlar.
Deniz Zeyrek:
"Fatih Altaylı yargılanmadı, yargıladı"
Neden tutuklu olduğunu sordu mahkemeye, karşısındakilerin tek bir cevabı yoktu.!
Tutukluluk bir istisnadır, Fatih Altaylı, Ekrem İmamoğlu, Orkun Özeller ve diğer Belediye Başkanları neden kaçsın, karartacak delil mi kalmış.?
Devlet Bahçeli’nin şikâyetiyle tutuklanan Emekli Albay Orkun Özeller, geçmişte ABD tarafından kendisine verilen madalyayı reddetmişti.
Özeller, o anı Fatih Altaylı’ya anlatmış, “Benim şerefim satılık değil”
Şerefli Türk Subayı Orkun Özeller, serbest bırakılsın!
"Ben çalmadan çalışılacağını ispat peşindeyim ve ispat edeceğim. Hayatım boyunca çocuklarıma haram lokma yedirmedim ama hayatı boyunca çocuklarına helal lokma yedirmemiş kişilerin de laflarını boğazlarına tıkmak zorundayım."
Şu rezaleti savunanları neden ciddiye alamam biliyor musunuz?
Bir insanı, attığı tiviti bahane edip, hukuken hiçbir yaptırımı olamamasına rağmen hapse atıyorsanız, hukuktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Anayasaya göre serbest kalması gereken insanları tutsak edip Anayasayı çiğnerseniz, Anayasanın öneminden bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Kul hakkına girip, çalana çırpana, gasp edene, çökene “bizdendir” deyip susarsanız, dinden, imandan, ahlaktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Sabah programlarında grup yapan dayılar, kayınvalidesine atlayan damatlar, eşini zehirleyip ele kaçanlar kol gezerken, eteğin boyundan, makyajın tonundan bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Cümle kuramayan yazarlar, bebek öldüren doktorlar, torpille atanan yeğenler, sahte diplomalı mühendisler varken yarını hedefleyemezsiniz . Ciddiye alamam.
Yazılı kuralları vardır hukukun. Kafanıza göre kural ekleyemez, işinize geldiği gibi şekillendirip, adına “adalet” diyemezsiniz. Derseniz ciddiye alamam.
Ardına saklandığınız tüm değerleri çıkarlarınız uğruna yok etmek üzeresiniz. Şeffaf duvarlar ardında, gizleniyoruz zannettiniz. Yanlışsınız! Elbette yanlışınıza “yanlış” diyeni susturur, sindirir, hapsedebilirsiniz! Ancak dünün tarihini nasıl değiştiremediyseniz, yarının kitaplarına da “haklı” geçmeyeceksiniz. Kendi yazdığınız kitaplara elbette geçersiniz, ama ciddiye alamam.
Sokakta dayak yiyen gençler, hakkını arayan ablalar, abiler, kardeşler, 70 yaşında ekmek derdine düşmüş dedeler, neneler! Halk işte. Değil derseniz, ciddiye alamam.
Her şey Türkiye için diyorsunuz. Biz Türkiye değil miyiz? Milletin refahı için diyorsunuz, biz millet değil miyiz? “Öyleyiz” derseniz, ciddiye alamam.
Yıkıldıysa Cumhuriyet bilelim. Geçersizse hukuk bilelim. Korkulmuyorsa Allah’tan bilelim. Aksi taktirde, her birini haksızca ağzınıza alıp, kimseden susmasını bekleyemezsiniz. Beklerseniz, ciddiye alamam.
Gürsel bey il başkanlığına bugün gideceğinizi duydum. Yollar biraz sıkıntılı "sevgili abim". O yüzden sana yardım edeyim dedim. Tem otoyolu kapalı ama utanmazlık caddesi açık. Caddenin sonunda yol ikiye bölünüyor. Sağ tarafı tercih et. Yazıklar olsun marketinin yanından merdivenleri çık, Benden bi cacık olmaz lokantasını geç. Demokrasi meydanını arkanda bırak hiç arkana bakma hatta. Bu yol yol değil sokağını bitirince tam karşında toma'ları göreceksin. "Ben iktidar tarafından muhalefet partisine atanan Kayyum'um. Bugün aslanlarla gelecektim ama kafesin kapısını biri açık bırakmış. O yüzden yalnız kaldım. Binaya kadar bana eşlik eder misiniz?" de. Koltuğa otururken de dikkat et. Raptiye maptiye koymuş olabilirler, hatta senden önce biri oturmuş olabilir. Aman ha.
Emin Çapa:
"Bir roka fiyatına 1 kilo BOR satıyoruz.
Adam onu alıp lityum pil yapıyor kilosunu 180.000 $'a satıyor"
Akp bitti ama Türkiye'yi de bitirmek üzere. Uyanmak zorundayız...
İsmail Saymaz'ın bu konuşmasını siyasal islamcılara günde 3 kez zorla izletmek lazım
Kardeşim İslam'ın haram kıldığı tek şey kadının saçı, etek boyu ve içki midir
Hırsızlık yapmak, kul hakkı yemek, yalan ve adaletsizlik helal midir, Akp bitti artık‼️
Londra'dan Vice Magazine yazarı Oobah Butler.
Yan işi, sahte restoran yorumları karşılığında 10 sterlin kazanmak.
Ancak restoranların, sahte yorumlarıyla popülerlik kazandığını gördükten sonra, aklına bir fikir geldi..
Butler, tamamen sahte bir restoran için bir plan yaptı:
Yakalandığı andan itibaren “beni asmayın” diye ağlayan, örgütün tüm gizli silah depolarını, gizli hücrelerini harita üzerinde parmakla gösterip Türk devletine istihbarat sağlayan, ben yaşayayım da, kim ölürse ölsün korkaklığında bir mahluktur apo. Peşinden sürüklediği onbinleri tek kalemde satmıştır. Elinde sadece askerimizin, polisimizin, öğretmenimizin, mühendisimizin, işçimizin, çiftçimizin, çocuklarımızın, bebeklerimizin değil, kuş gibi öttüğü için, kandırılıp örgüte katılan binlerce pkk’lının da kanı vardır. Apo bizim bildiğimiz gibi biri değilmiş… Öyle mi? Biz sizi de, Apo’yu da, size bu katilin güzellemesini yaptıranları da çok iyi biliyoruz, endişe etmeyin. Derdiniz yıllarca türlü acılar çektirdiğiniz Kürt toplumu değildir, zira kıbleniz menfaattir.
PKK'nın kongre albümündeki fotoğraflarda kim kimdir?
PKK’nın ajansı ANF, PKK’nın fesih kongresinin Kandil’de ve Zap’ta iki farklı noktada eş zamanlı olarak toplandığını duyurdu. Murat Karayılan, Zap’ta yapılan toplantıya katıldı.
Aralarında PKK, KCK, HPG, KJK ve PAJK yöneticilerinin de olduğu 232 kişinin katıldığı kongrede kararlar oybirliğiyle alındı.
PKK’nın TBMM’ye ‘çağrı’ yapabildiği bir tarihsel dönemin tanıklarıyız!
PKK’nın fesholmasının hiçbir anlamı yok. Esas olan KCK’dır. Ona bağlı Suriye’de Pyd İran’da pjak vardır. Geçenlerde KCK yönetiminden Zubeyr Aydar bir haber sitesinde pkk’nın feshinin diğer grupları bağlamadığını açıkça söylemiştir.
Ekranlarda güller açan, kutlamalar yapan konuşmacılar çoktan tarihten silinmiş bir PKK’nın silah bırakma ve kendini silme operasyonuna figüran olduklarını bilmiyorlar mı?!
Sınır komşumuz YPG/PYD ise zaten Pentagonun silah deposu!
Olanlar ABD ve İsrail eliyle planlanmış 100 yıllık bir projenin adımlarıdır
KCK ‘lı Aydar Mayıs ve Haziran’da Brüksel ve Köln’de bir dizi toplantıların yapılacağını ‘Kürt soykırımının 100. Yılı’ ilan edileceğini söylemiştir!
Yeni Anayasa ile taçlanacağı söylenen bol Zelenskili bu kukla oyunu uzun sürmeyecek diğer çözülüm süreci gibi Türk milletinin tokadıyla sonlanacaktır.
Sayın Tayyip Erdoğan, Sayın Devlet Bahçeli, PKK fesih bildirisinde, Lozan'a meydan okuyor, Türk devletine diz çöktürdükleri, aslında hiçbir şey değişmeyip kaldıkları yerden devam ettikleri ve PKK mücadelesinin zaferle sonuçlandığı, gibi net anlamlar çıkan ifadeler taşıyor, hangi kafadasınız, bu bildiri gerçekte ne diyor okuyacak partinizde sarayınızda (dalkavuk bolluğundan) tek adam kalmadı mı?
Ve an itibariyle düşman tarafından ele geçirilmiş esir edilmiş ve teslim olmuş bir ülke bir iktidar havası estiriliyor, bu utancı kaldırmamız mümkün değildir!
Sırf bir koltuk uğruna PKK'nın bu aleni açık meydan okuması karşısında kafayı sıyırmış bu siyasetçilere, Türk milleti, varlığını onurunu milli egemenlik ve toprak bütünlüğünü korumak adına, gereken cevabı er ya da geç mutlaka, verecektir!
Türk milleti koltuk peşinde iki-üç siyasetçinin malı kölesi değildir!
Yaşasın Cumhuriyet!
ESKİ AKP'Lİ MİLLİ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK ANLATIYOR....
"Hızlı bir islamcı olarak doktora tezimi Abdülhamid üzerine yapmaya karar verdim. Kahramanlıklarını araştırıp herkese anlatmak için kitap yazacaktım. Ama araştırdıkca şoklara girdim hayal kırıklığına uğradım. Necip Fazıl ve Kadir Mısıroğlunun anlattığı Abdülhamid Osmanlı belgelerinde yoktu. Ne vardı peki?
Avrupai hayat tarzına meraklı ama Avrupadan korkan bir adam, etrafında ki tüm adamları vezirleri Ermeni, Rum veya yahudi.
Yabancı devletler tehdit edince toprak verip sulh sağlayan bir padişah çıktı karşıma. Ali Suavinin Çırağan sarayı baskınından sonra beni ve ailem, bunlar topkapının zindanlarında öldürecekler korkusu ile İngiliz elçisini çağırıp Kraliçe beni korur mu diye söylüyor...
2 gün sonra Elçi Kraliçe seni aileni ve koruyacağını söylüyor ama bir şartı var Ruslara karşı Malta da ve Girit de bulunan Askerlerimiz Savaşırken Sevkiyat zorluğu çekiyor... Kıbrıs'ı vermenizi istiyor diyor, 4 gün sonra Kıbrıs'ı İngilizlere veriyor"
Karaparacılarla mücadele eden gazeteciler Timur Soykan ve Murat Ağırel’in gözaltına alındığı gün, Yiğit Bulut sarayın para politikaları kuruluna atanıyor, kültür meşalesi Mahir Polat’a elektronik kelepçe takıldığı gün, Orhan Gencebay sarayın kültür kuruluna atanıyor, e bu durumda, Ümit Özdağ’ın hapiste olduğu gün Dem’in sarayda ağırlanması tuhaf mı?