Hacettepe Üniversitesi'nde gerçekleştirilen fetoskopik fetal cerrahi ile, 26 haftalık bir bebeğin omuriliğindeki açıklık anne karnında kapalı yöntemle onarıldı. Yaklaşık 30 kişilik multidisipliner ekibin, alanında uluslararası deneyime sahip Prof. Dr. Alireza Shamshirsaz'ın katkısıyla gerçekleştirdiği bu girişim, Türkiye'de bu yöntemle yapılan ilk uygulama olarak tıp tarihimizde yerini aldı.
Bu gelişme; nitelikli tıp eğitiminin, bilimsel üretimin, ekip çalışmasının ve yıllara yayılan emeğin neler başarabileceğini bir kez daha gösterdi.
Başta Prof. Dr. Özgür Deren, Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu, Prof. Dr. İlkay Işıkay, Prof. Dr. Banu Kılıçaslan, Doç. Dr. Derman Başaran olmak üzere emeği geçen tüm sağlık ekibini yürekten kutluyoruz. Bu başarıya katkı sunan uluslararası bilimsel iş birliğini de ayrıca kıymetli buluyoruz.
Bebeğin bu şekilde görüntülenmesine bile şaşıranlar olmuş ki operasyonun nasıl yapıldığını düşünün... Hacettepe'de rahim içine kapalı yöntemle, kamerayla girilerek 26 haftalık bebeğin omuriliği tedavi edilmiş. Operasyon için bebeğe de anestezi uygulanmış. 30 kişilik bir ekibin saatler süren emeğinin sonucu. Muazzam iş✨️ Bebeğin adı Umut olacakmış🌿
“Orada bulamayız” diyerek omuzlarında direklerle uçağa binmişlerdi.
Televizyonda “Zonguldaklı madenciler” diye duyduğumuzda, girilemez denilen yerlerde bile birilerine ulaşmış olabileceklerini düşündüğümüz kahramanlardı onlar.
“Kömür için değil, ömür için geldik” diyenlere saygı ve sevgiyle…
Şuna nasıl müsade edilir!? Hangi çıkar uğuruna görmezden gelinir? Dünyayı verseler karşılığında ne olur mesela? Hangi kazanım bu görüntüyü telafi edebilir? Yazıklar olsun! Unutanın kanı kurusun!
Dün akşamki Bebek Hotel dahil İstanbul’un ünlü mekanlarına yapılan baskınlarla ilgili İstanbul Başsavcılığı açıklama yaptı. Baskınların ünlülere yönelik “uyuşturucu” soruşturması kapsamında yapıldığı belirtilirken şu ifadeler kullanıldı:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçları Soruşturma Bürosu’nun soruşturma dosyası kapsamında; talimatımız gereği İstanbul Emniyeti Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce 6 işletmeye, Jandarma Narkotik Suçlarlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce 1 işletmeye arama el koyma faaliyetleri icra edilmiştir.
Aramada çok sayıda uyuşturucu madde oldugu degerlendırılen likit ,artık madde, kokain, esrar, hap, hassas terazi ve mermi ele geçirilmiştir.
Soruşturma kapsamında *Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Bulundurmak, Uyuşturucu Kullanılmasını Kolaylaştırmak ve Bir kimseyi fuhşa teşvik etmek, bunun yolunu kolaylaştırmak ya da fuhuş için aracılık etmek veya yer temin etmek * suçlarını işlediği değerlendirilen *7* şüpheli gözaltına alınmıştır.”
Ukrayna’dan Türkiye’ye yük taşıyan Türk bayraklı ticari gemi, Karadeniz’de uluslararası sularda kamikaze İHA saldırısına uğradı. Kaptan köşkünde yaşanan panik anları kameraya yansıdı. Rusya kaynaklı olduğu belirtilen saldırılarda vurulan Türk gemisi sayısı dörde çıktı
https://t.co/NL4JafH2DP
Bölge kaynıyor… İsrail, Yunanistan ve GKRY, askeri ve ekonomik anlaşmalara imza atıp burnumuzun dibinde tatbikat üzerine tatbikat yaparken, ülkemizin başkentine kadar sızan insansız hava araçları ve Rusların karadenizde vurduğu 4 ticaret gemimizin görüntüleri, grup seks magazinleri arasında kendine yer bulmaya çabalıyor. Tüm bu hengame arasında, Türk askerinin Libya’daki görev süresinin uzatılmasından saatler sonra, Libya heyetini taşıyan uçak ülkemizin kalbinde, yani Ankara’da düşüyor. Kaza mı, bela mı henüz bilinmezken, Yunan tarafı düşen uçakla ilgili alaycı başlıklar atıp ülkemizi aşağılamaya yelteniyor, İsrail basını da “daha bu ne ki” dercesine tehdit dolu yayınlar yapıyor. İşin özü, dünya yarın için pozisyon alıp farklı dillerde aynı cümleleri kurarken, biz haaala dün ile boğuşuyoruz. Ülkeler yarın için başka ülkelerle dostluk pekiştirirken, biz bizimle bile yan yana durmayı beceremiyoruz. En yakın zamanda, bu vatanın sadece senden ya da şahsen benden ibaret olmadığını hatırlamamız dileğiyle… Zira batının efeleri, kuzeyin uşakları, güneyin yörükleri, bozkırın yiğitleri, doğunun beyleridir Türkiye.
Seni beni bırakıp, artık “biz” olabilmek ümidiyle…