Gebze Belediyesi, halka YALAN söylüyor!
Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü (Etlik Laboratuvarı), Adli Tıp Laboratuvarı değildir. Hayvanların ölüm nedenini söylemez.
Ancak Etlik Laboratuvarı, raporuyla şu YALANLARINIZI ifşa etmiştir.
Halka, ölen hayvanların bir kısmının trafik kazalarında öldüğünü söylemiştiniz. Laboratuvara gönderilen hiçbir hayvanda travma belirtisi yoktu. YALANCISINIZ!
Halka, ölen hayvanların bir kısmının iyileşemeyecek düzeyde hasta olduğunu ve bu yüzden ötenazi yapıldığını söylemiştiniz. Laboratuvara gönderilen hiçbir hayvanda herhangi bir hastalık etkeni çıkmadı. YALANCISINIZ!
Laboratuvarın yayınladığı raporun, hayvanların boğulma yada anesteziye bağlı bir nedenle ölmediğini ispatladığını iddia ediyorsunuz.
Ancak yine halka YALAN söylüyorsunuz. Etlik Laboratuvarı, hayvanların yanında bulunan Keta-Kontrol isimli ilacın etken maddesi olan ketaminin analizini yapmamış. Çünkü Etlik Laboratuvarı herhangi bir anestezik maddenin analizini yapamıyor. YALANCISINIZ!
Peki Etlik Laboratuvarının raporu bizlere ne söylüyor; rapor, yaşam savunucularının; "hayvanlar, ketaminle anestezi altına alınıp, poşetlerin içine konularak boğuldu" iddialarını doğrular yöndedir.
Raporda, hayvanların hepsinin akciğerinde konjesyon (kanama ve ödem), ağız ve burunlarından kan geldiğini açıkça yazmaktadır.
Parti avukatlarımız ile birlikte, 15 Ekim Salı günü saat 16.00’da Gebze Adliyesi’nde olacağız. Başta Zinnur Büyükgöz olmak üzere tüm failler hakkında suç duyurusunda bulunacağız.
Halkımızı Salı günü Gebze Adliyesi’ne, adalet çağrımıza bekliyoruz! Katillerden hesap soracağız!
Hayvan Katliamına karşı çıkmak için eylem yapan 11 kişi gözaltına alındı Ankara’da.
Gözaltına alınanlar arasında avukat Tuğba Gülsoy ve Solmaz Saçılık bulunuyor.
Pelitli’deki ölüm kampında yaşam savunucularının nöbeti devam ediyor. İlçe Örgütümüz, failler bu katliamın hesabını verene dek yurttaşlarımız ile birlikte olacak.
Yarın 12.00’de Gebze Belediyesinin önünde olacağız. Bu katliamın mimarlarından Zinnur Büyükgöz’den hesap soracağız!
Saray Sözcülerinin Genel Başkanımız Erkan Baş’a yönelik sözleri dünyanın her yerindeki faşistlerin başvurduğu, “zeytinyağı gibi üste çıkmak” yönteminin aynısıdır.
Bu, Saray Rejiminin bizzat ve isteyerek darmadağın ettiği meşru zeminini boş çıkışlarla tamir etmeye çalışmasından ibarettir.
Yurdu NATO’nun güvenli karakolu, Kürecik ve İncirlik işgal üslerinin hamisi yapan İsrail’in ticaret ortaklarının ancak kendilerine yakışacak sıfatları bu ülkenin tam bağımsızlığını savunanlara tahvil etmeye kalkmaları, siyasi açıdan tam bir düzeysizliktir.
“Demokratik seçimlerle” ve "milli irade"nin desteğiyle seçilmiş Cumhurbaşkanlığı makamının, yine aynı İRADEYLE SEÇİLMİŞ Hatay Milletvekili Can Atalay’ı ESİR TUTABİLMEK uğruna, değiştirmek için yeterli çoğunluğu bulamadığı Anayasa’yı fiilen askıya almış olması, kendi meşruiyetini de ortadan kaldıran apaçık bir darbedir.
Anayasa'yı ayaklar altına alanlar,
Ağzını açan kim varsa hapse tıkanlar,
Halk açlıkla mücadele ederken saray üstüne saray yapanlar,
Memleketin toprağını, deresini, ormanını, kıyılarını satanlar,
"Yerli ve milli” halkını uluslararası sermayeye ucuz işgücü olarak pazarlayanlar,
Kadın, çocuk, yaşlı demeden insan öğüttükleri yetmezmiş gibi hayvanlarımızın da canına kast edenler iyi bilsin ki;
Avrupa’dan Asya’ya dünyanın dört yanındaki faşistler bizim düşmanımızken sizinse ancak çırağınız çıkabilir.
-ORTAK AÇIKLAMA-
KATLİAM VE ESARET, TABİİ HUKUKA AYKIRI KANUNLARLA MEŞRULAŞTIRILAMAZ
Meclisin tatilde olması gereken bir dönemde 5199 sayılı Hayvanları "Koruma" Kanunu'na apar topar getirilen ve tüm itiraz ve tepkilere rağmen yasalaşan değişiklik;
Anayasaya, uluslararası sözleşmelere ve hukukun genel ilkelerine aykırıdır.
• Hiçbir somut veriye ve güncel literatüre dayanmadan hazırlanmıştır.
Kamu yararı gözetmemekte ve uygulanması fiili imkansızlık taşımaktadır.
Hayvanların yaşama ve kötü muameleye maruz kalmama gibi temel haklarına aykırıdır.
Öngördüğü toplama ve itlaf yolu, alanında uzman veteriner hekimlerin akademik çalışmalara atıfla belirttikleri üzere popülasyon kontrolünde başarı sağlamamaktadır.
• Popülasyon artışına çözüm vaadi iddiasında olmasına rağmen nüfusun en büyük kaynağı olan hayvan üretimi, satışı ve ithalatına dair hiçbir yasaklayıcı hüküm içermemektedir.
• 2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Kanunu tüm kazanımlarıyla birlikte çöpe atmaktadır. 20 yıldır görevini yerine getirmeyen belediyeleri aklayarak faturasını hayvanların yaşam hakkına kesmektedir.
• Sayılan nedenlerle birlikte sokak hayvanlarını koruyup kollayan kadim kültürümüze aykırı olması nedeniyle de toplum vicdanında kabul görmemiştir.
Hayvanların ölüm kampı barınaklara toplanmasının dahi başlı başına katliam yaratacağının bilincinde olduğumuzu belirtmek isteriz.
Yaşamdan, yaşatmaktan yana çözümlerle popülasyonun kontrol altına alınması mümkün iken katliamı meşrulaştırmaya çalışan ve toplumsal kutuplaşmaya neden olan söz konusu yasa hükümleri kaldırılıp, konunun tüm bileşenlerine danışılarak, bilimsel veriler ışığında ve etik değerlere uygun bir düzenleme yapılıncaya dek gereken tüm hukuki mücadeleyi büyük bir kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
AKP’nin Meclis’ten antidemokratik yollarla geçirdiği Katliam Yasası gece yarısı Resmî Gazete’de yürürlüğe girdi., Hayvan dostlarımız ve biz yalnız değiliz. https://t.co/I78rkYpf1k üzerinden hangi kentteyseniz formu doldurun, mahalle gönüllülerine katılın.#KomşunumNöbetteyim
ÖNEMLİ DUYURU
Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikler yürürlüğe girmiş olsa da,
Kanun’un 28/A/2 maddesine göre bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürmek hâlâ suçtur. Zehirleyerek öldürmek çevrenin kasten kirletilmesi, silahla öldürmek genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını da oluşturur.
Hayvanların toplanması esnasında eziyet verici davranışlarda bulunan kamu görevlileri de 28/A/4 uyarınca hayvana işkence etme suçunu işlemiş olur. Suç işlendiği bir durumda bunu engellemek kamu görevlisini engellemek olarak değerlendirilemez.
Tüm bu durumlarda fotoğraf veya video kaydı almak kişisel verilerin ihlâli anlamına gelmemektedir. Lütfen böyle durumlarla karşılaştırdığınızda suçu delillendirin ve Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak suç duyurusunda bulunun. #SokaktayımYanındayım
Tüm ülke ayakta! Bugün katliam yasası cok hızlı bir şekilde mecliste onaylandı. Ne olursa olsun sokakları ve dostlarımızı terk etmiyoruz.
Kadıköy'de ve her yerde billbordlarda ve raket panolardayız. Sokak hayvanları mahalle sakinidir. Toplayamazsın, hapsedemezsin, öldüremezsin!
Unutma ki her sokakta ve her mahalledeyiz. Kanlı yasa meclisten geçse bile sokaklardan birlikte geçirmeyeceğiz!
İlçe örgütlenmelerimize katılmak için bize @izmiryasamhakkisavunucu İnstagram hesabımız üzerinden ulaşabilirsin.
#KomşunumNöbetteyim#SokaktayımYanındayım
📢 Tecrit ve Katliam Yasası, 02.08.2024 tarihi itibariyle, Resmi Gazete'de yayınlandı.
Halkın, aktivistlerin, derneklerin, meslek odalarının,baroların, muhalefet partilerinin tüm bilimsel ve etik itirazlarına rağmen, kültürel kodlarımıza tamamen aykırı olan bu kanlı yasa, yürürlüğe girmiş oldu ❗
Bundan sonra, sokaklarımızda köpek dostlarımız, mahalle sakinlerimiz olmayacak.
Ölüm kampı barınaklarda sessizce ölümü bekleyecekler.
Aylardır sürdürdüğümüz mücadelede, şimdi daha güçlü ses çıkarma zamanı 🥁
Mahallelerimizde örgütlenmek, dostlarımızı vermemek, güçlü bir direniş ortaya koymak zamanı 🥁
Kanlı yasayı tanımıyoruz, yasayı sokakta biz yazıyoruz ✊🏼 Sivil itaatsizliğimizle haykırıyoruz:
Toplayamazsın!
Hapsedemezsin!
Öldüremezsin!
Koordinatörümüz @yildmine Dr. Mine Yıldırım Medyascope TV’de gündemi değerlendirdi;
“… bu görüntülere yalnızca tanık olmaktan bahsediyorum. Şiddete tanıklık, her zaman insan içindeki, insan ruhundaki çok derin bir adalet anlayışını kırar. Bunun bütün toplumsal gruplarda son derece uzun süreli, yıkıcı etkileri olur. Şiddete tanıklık şiddeti besler, sokaktaki şiddet ev içindeki erkek şiddetini besler….”
#sokaktayımyanındayım
#sokakhayvanlarısahipsizdeğil
#yasayıgeriçek
#YasaDeğilCinayet
#YaşamHakkıOylanamaz
Bir güruh bu. Sokakta oynayan çocuklara, otobüste gülüşen gençlere, el ele tutuşan sevgililere, herkese düşman. 'Topunuzu keserim"ciler bunlar ve hep vardılar. 'Evinizde besleyin' diyorlar ya hani, ikinci gün 'evde köpek mi olur' diye apartman isyanı çıkaracak olanlar da onlar.
Güne Instagram platformunun erişime engellenmesi ve sansürlenmesiyle başlıyoruz. Gerekçesi milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması. / Access to Instagram platform has been blocked from Turkey as of this morning.
Kanlı yasa komisyon görüşmeleri olağanüstü hal koşullarını TBMM’de başladı.
AKP-MHP milletvekilleri gözlerini kan bürümüş bir şekilde meclise darbe yaparak yasayı geçirmek için var gücüyle mücadele ediyor.
TBMM sarayın kukla parlamentosuna dönüştürülüyor.
#YasayiGeriCek
#KediKopekKatliamınaDurDe
Hayvanları Koruma Kanun’da değişiklik teklifinin altına imza veren her milletvekili TEK TEK, bireysel olarak, MİLYONLARCA HAYVANIN KATLİNDEN SORUMLU OLACAK.
Bu yasa olur da Genel Kurul’a gelir ve bu haliyle geçerse, el kaldıran her milletvekili tarihin gördüğü en büyük katliamlardan birinin kanını ömür boyunca ellerinde taşıyacak.
Bu katliamın sorumlularını isim isim ifşa edip gelecek nesillere unutturmamak da hepimizin boynunun borcu olacak.
Tüm milletvekillerine sesleniyorum;
İçinizde bir parça insanlık kaldıysa bir kez olsun patronunuzu değil vicdanınızı dinlemeyi deneyin. Bakalım size ne söyleyecek?
Kendi suçunuzu ört bas etmek için milyonlarca hayvanı katletmenize İZİN VERMEYECEĞİZ.
Çözüm arayana çözüm basit, çözüm net, çözüm TEK👇🏽
Üretimi YASAKLA!
İthalatı YASAKLA!
Kaçakçılığı DURDUR!
Kısırlaştır, aşılat, yerinde YAŞAT!
#YasayıGeriÇek
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Bu bir katliam teklifidir.
Bu sokakta kedi-köpek demeden tüm hayvanları toplayıp, sağlıklı ve hatta yavru olanları dahi katledecek aleni bir soykırım teklifidir.
Bu bin yıllık Anadolu kültürünü “dıj güçlere” özenerek 70 vekilin imzasıyla ortadan kaldırma teklifidir.
#YasaDeğilCinayet