YKS’de diş hekimliği tercih edecek gençlere küçük bir tavsiye:
Karar verirken; sabah alarmı kapatıp kahveyle güne başlayan, gym’e uğrayıp keyifli müziklerle kliniğe giden, gün boyu kahve molalarıyla geçen “bir diş hekiminin günü” vlog’larını çok ciddiye almayın.
Çünkü bu videolar mesleğin kendisini değil, gösterilmek istenen kısmını anlatır.
Gerçek ise çoğu zaman: uzun süren konsantrasyon, milimetrik hassasiyet, hasta yönetimi, stres, sorumluluk ve sürekli öğrenme gerektirir.
Diş hekimliği; estetik, tatmin edici ve çok değerli bir meslektir.
Ama kararınızı algıya değil, gerçeğe göre verin.
@alialmdrglu_ Dus kontenjanı arttırlsın ama geçici bir çözüm. Uzman cerrahın evde oturup atama bekledği dönmdeyiz atama arttırılmalı, özel sektörün şartları iyileştrmeli. İstanbul gibi şehirlerde bir ilana 300 hekim çoğnluğu yeni mezun başvruyor ve alınmıyorlar.
Üstelik asgari ücret bile lüks
Muslims always gets the stereotypical terrorist bomber jokes just because of 9/11, yet Americans can bomb countries every year but somehow they're not the terrorists? Somehow they're not the monsters? Okay.
Diğer branşlar adına konuşamam ama diş hekimliğinde tablo maalesef iç açıcı değil.
Randevu bulunup bulunmaması ayrı mesele, verilen hizmetin niteliği ayrı mesele.
Bugün Türkiye’de diş hekimliği hizmetinin iki temel problemi var:
Biri hekime bakan, biri hastaya.
Ve sistem sonunda hekimle hastayı karşı karşıya getiriyor.
Örneğin bir azı dişi kanal tedavisi…
Bu tedavinin üst yapısıyla birlikte düzgün şekilde tamamlanması bazen 1 saat, bazen 1,5 saat gerektirir.
Ama MHRS’de hekime 15–30 dakikada bir hasta yazılıyor.
Çoğu yerde yeterli yardımcı personel yok.
4 el diş hekimliği neredeyse lüks hâline gelmiş durumda.
Hasta sık aralıklarla yazılınca kapıda birikme başlıyor.
Bekleyen hasta haklı olarak huzursuz.
İçerideki hekim ise zamanla yarışıyor.
Hekim süreci uzatsa kapıdaki homurtu artıyor.
Kısaltmaya çalışsa kalite düşüyor.
Etik davranıp “bu sürede olmaz” deyip yönlendirse bu kez şikâyet riski doğuyor.
Hasta da haklı:
“Devlet bina yapmış, cihaz almış, neden hizmet alamıyorum?” diyor.
Ama işin iç kısmı başka.
Bu sistem ya hekime kalitesiz iş yapmayı dayatıyor,
ya da etik davrananı cezalandırıyor.
Sonuç:
Ne hekim huzurlu,
ne hasta güvende.
Bu bir randevu sorunu değil.
Bu, süre, organizasyon ve kalite sorunu.
Diş hekimlerinin elinden alınacak olan 2 sınav hakkı, tarih ötelenerek daha açıklanabilir bir hale sokuldu diye tüm sorunları bitti anlamına gelmiyor.
Bu insanlar derece ile kazanıp emekleriyle bitirdikleri bölümlerinden bir iş sahibi olarak mezun olmak istiyor. Ülkenin en başarılı gençlerini özel sektörün insafına bırakmayın. Diş hekimi bile olmayanların sermaye ile açtıkları dükkanlarda komik rakamlar teklif edilerek çalıştırılmasına izin vermeyin.
#22KasımNeydiSahi
Başta plansız kontenjan artışları, niteliksiz eğitim, istihdam ve kadro yetersizliği, işsizlik ve geleceksizlik kaygısı olmak üzere birçok sorunla karşı karşıya olan diş hekimliğinde, öncelikli sorunları çözmek yerine, yılda iki kez yapılan DUS’un (Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı) hiçbir paydaşa danışılmadan, yaratacağı mağduriyetler göz önüne alınmadan ani bir kararla yılda bire düşürülmesi kabul edilemez!
Genç hekimlerin, mesleğin ve eğitimin niteliğinin ve de toplum sağlığının korunması için birçok düzenlemenin yapılması ve gerekli adımların atılması şart.
Konuyu ve tüm sorunları TBMM gündemine taşıyarak @saglikbakanligi’na sorduk👇
#2DusHaktır #Dusyeniden2kez #Dishekimiatamabekliyor
@TDB_TDA@gencdishek
DUS’un iki oturumdan bire düşürülmesi sadece yanlış değil—açık bir haksızlıktır.
Bu karar, binlerce hekimin emeğini, aylarca yaptığı planı ve hayatını çöpe atmaktır.
Nisan sınavına güvenerek işinden ayrılan, şehir değiştiren, hayatını askıya alan insanlar var.
Şimdi onlara “Biz vazgeçtik, tek sınav yeter” mi diyorsunuz?
Ekim sınavında yerleşme oranı yerlerdeyken sınav sayısını azaltmak, adaletsizliğin resmidir.
Gerçeklikten kopuştur.
Meslektaşların emeğine ihanet etmektir.
Bu kararın ne mantığı var, ne vicdanı var, ne de bir açıklaması.
Bu düpedüz masa başında alınmış, sahayı tanımayan bir karardır.
DUS yılda iki kez yapılmalıdır.
Başka hiçbir açıklama inandırıcı değildir.
Bu yanlış düzeltilene kadar da susmayacağız.
#DUS2026 #DUSSenedE2KezOlsun
Daha dün diş hekimlerinin istihdam problemlerini ve mesleki sorunlarını dile getirmiştim.
Hali hazırda 4000’in üzerine çıkmış işsizliği DUS ’un sayısını azaltarak mı çözeceksiniz?
1.derece nitelikli sağlık mensuplarını vatanına küstürmeyin,gençliği içerletmeyin!
#dus2026@saglikbakanligi
Kimseyle rekabet etmeyen insan çekiciliği diye bir şey var. Herkes birilerinin üzerine basarken o kendi işine bakar, herkes birilerinin açığını ararken o kendi yeteneklerini geliştirir. Çünkü bilir ki deniz, diğer nehirlerle çekişerek değil, kendi hacmini çoğaltarak derinleşir.
Video 1 saat önce beni ağlattı ama o an alıntılamadım çünkü orada bırakmayacağım.
Bu ülke siyonist yalaması dolu, geçen sene buna benzer yavrularla dalga geçildi bu taymda.
Küresel siyonizmin maksadı sizin de çocuklarınızı bu hale düşürmektir. Ya kazanacaksınız ve herkes kurtulacak. Ya da kaybedeceksiniz ve kimse size acımayacak.
Bunun sırrı da güçten ibarettir. Kendinizi de kınayıp durmayın. Biz ve kuşağımız yenilmedik. Var olan bir yenilgiyi herif gibi omuzladık. Kaldıracağız bi iznillah. Kaldıramazsak da “elimizden bu kadarı geldi ya Rabbi” diyeceğiz.
Şu videoyu izleyip kalbi kılıç gibi olmayana veyl olsun. Eşşekler gibi çalışacaksınız. Sağınızdaki solunuzdakilerle değil, kendinizle yarışacaksınız.
Bu yavrunun acısını dindirmek için yetişmeye çalışıyormuş gibi durmadan çalışacaksınız.
Herkes bir işin başında ribat duruyor. Nöbet yerini bırakıp yapamayacağı işe koşan adam fayda vermiş olmaz.
Nöbetini iyi tutan, işini iyi yapmış demektir. Onun Allah’a karşı mazur olmasını ümit ederim. Allah gayretinizi bereketli kılsın.
o kadar utanıyorum ki dert sandığım şeyler yüzünden, ahirette bizi affetmeleri için dua etmekten başka çaremiz yok
Rabbim kalbine inşirah ferahlığı versin geleceği geçmişinden bin kat daha iyi olsun
we don’t own the earth
don’t own the earth
we killing each other
over some lines in the dirt
we bleed the same blood
feel the same hurt
Palestinian life
does it have the same worth?